İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/182 E. 2024/885 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/182
- Karar No
- 2024/885
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/182 Esas KARAR NO: 2024/885 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 11/03/2024 KARAR TARİHİ: 05/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket uzun yıllar iş ortaklığı yürütmüş olup, davalı şirket müvekkil şirketten satın alınan araçlara Oto Kuaför Hizmeti sunduğunu. Davalı iş bu hizmetini davacı şirket iş yerleri bünyesinde kendisine kiralanmış alanlarda yürüttüğünü. Yine davalı ile davacı arasında birçok farklı ticari iş ve eylemden dolayı alacak-verecek bulunmakta olup, taraflar arasında buna dair cari hesap deşmesi tutulduğunu; tarafların yürütmekte olduğu iş ilişkisinin sona ermesi nedeniyle davacı şirket cari hesap ekstresi doğrultusunda ---------- İcra Dairesi----------- E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını. Davalı yanca icra takibine itiraz edilmiş ve icra takibinin durduğunu. Borçlu yapılan icra takibine itiraz etmiş ise de, ilgili itiraz haksız ve gerçeği yansıtmadığını. Alacak miktarı banka kayıtları, faturalar ve şirket ticari deflerler ile kolayca tespit edilebileceğini, borçlunun yaptığı hukuka aykırı itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın 9620' sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücr karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır. Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir . Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir. ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 379.510,88 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 20/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 22/12/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, taraflar arasında süre gelen ticari ilişki çerçevesinde davacı tarafça tanzim olunan faturalardan kaynaklı davacı tarafın alacaklı olup olmadığı, takibe itirazın haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı belirlenmiş, aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın mali müşavir bir bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konularına ilişkin rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Temin edilen 08/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "1.Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2023 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226' ve ----------- Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacının tarafından davalı adına yürütülen -----------Kodlu hesapta, 15.12.2023 takip yariyle davalından olan alacağının 315.493,89 TL olduğu, iş bu alacak tutarının, cari hesaplarını oluşturan, - 30.09.2023 tarihli ---------- seri no.lu 257.199,68 TL tutarlı faturanın 36.699,86 TL kalan bakiye alacağından, - 10.10.2023 tarihli ----------- seri no.lu 160.594,32 TL tutarlı faturadan, - 31.10.2023 tarihli ----------- seri no.lu 116.200,01 TL tutarlı faturadan, - 28.11.2023 tarihli ------------seri no.lu 2.000,00 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davacının ---------- Şubesine ait defterlerinde, davalı adına yürütülen yürütülen ----------- hesapta, 15.12.2023 takip tarihi itibariyle davalından olan alacağının 64.016,99 TL olduğu, iş bu alacak tutarının, cari hesap alacağını oluşturan, - 31.10.2023 tarihli ---------- seri no.lu 78.800,00 TL tutarlı faturanın 64.016,99 TL kalan bakiye alacağından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturan tarafların 2023 yılı BS ve BA formunda uyumsuzluğun bulunmadığı, Davacının cari hesap alacağını oluşturan tüm faturaların e fatura olduğu, faturaların davalı tarafa GIB portalı üzerinden teslim edildiği, dosya kapsamında davalının faturalara yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğine dair dair dayanak belge bulunmadığından, takip konusu cari hesap alacağını oluşturan fatura muhteviyatındaki hizmetin davacı tarafından davalı tarafa verildiğinin kabulü halinde, 15.12.2023 takip tarihi itibariyle, davacının davalından 379.510,88 TL alacaklı olduğu, davacının iş bu alacak tutarın 64.016,99 TL'sin ---------- Şubesine, 315.493,89 TL'sin --------- ve ------- Şubelerine ait olduğu. 379.510,88 TL asıl alacak için takip sonrasında yılık % 41,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği" belirlemelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, ihtara rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi nedeniyle ilgili kayıtlar tetkik edilememekle birlikte tarafların temin edilen karşılıklı BA/BS formlarının birbiriyle örtüştüğü, ilgili faturaların süresi içinde usulüne uygun vasıtalarla iade edilmediği, buna göre fatura konusu mal/hizmetin karşı yana verildiğinin kabul edileceği; 15.12.2023 takip tarihi itibariyle davacının 379.510,88 TL alacaklı olduğu, 379.510,88 TL asıl alacak için takip sonrasında yılık % 41,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, ayrıca alacağın likit olduğu değerlendirilmekle asıl alacağın %20 si oranında inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1.-Davanın kabulü ile; a.)Davacının ----------İcra Müdürlüğü’nün ----------- sayılı takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, b.)Alacağın likit olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın %20 si olan 75.902,17 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 25.924,39 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 4.583,55 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 21.340,84 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 60.721,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.600 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a)Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 4.583,55-TL Peşin Harcı, 3.800,00-TL Bilirkişi ücreti, 65,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.876,15TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b)Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu 05/11/2024