İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/657 E. 2024/701 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/657
- Karar No
- 2024/701
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/657 Esas KARAR NO: 2024/701 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/02/2023 KARAR TARİHİ: 19/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili ----------- Es. Sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile teminat altına alınan --------- plakalı araç sürücüsünün, 06.08.2021 tarihinde müvekkiline ait ---------- plakalı araca kavşaktan sinyal verip döndüğü esnada çarpması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere -------- plakalı araç sürücüsünün müvekkiline ait aracı farketmeden vurduğunu beyan ederek %100 kusurlu olduğunu ikrar ettiğini, müvekkiline ait aracın --------- marka ve ---------- model olduğunu, davalı şirket tarafından araçtaki değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin talebi üzerine yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda düzenlenen Uzman Raporunda araçta 5.900,00 TL değer kaybı oluştuğunun tespit edildiğini, müvekkilinin bu hizmet için kdv dahil toplam 472,00 TL tutarında ödeme yapmak zorunda kaldığını, ancak nihai tutarın, mahkememizce yapılacak yargılama kapsamında bilirkişi incelemesi sonucu belirli hale gelebileceğini, değer kaybı bedeli ve ekspertiz ücretinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine 21.02.2022 tarihinde yazılı olarak başvurulduğunu, sigorta şirketince yasal 15 günlük süre içerisinde cevap dahi verilmediğini, başvuru dilekçelerinin davalı şirkete 21.02.2022 tarihinde teslim edilmiş olup 8 iş günü içinde ödeme yapılmadığından 04.03.2022 tarihinde temerrütün oluştuğunu, davalı şirketten netice alınmaması üzerine 08.03.2022 tarihinde ----------- başvuru yapıldığını, ---------- tarafından usuli işlemlerin uzaması nedeniyle verilen sürede dosyanın sonuçlandırılamayacağı anlaşılarak taraflardan süre uzatımına ilişkin muvafakatlerinin olup olmadığı sorularak komisyonun ek süre talebine müvekkilince muvaffakat verilmiş, davalı tarafın muvafakat vermemesi nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanun tahkime ilişkin bölümü madde 427/2 gereği dosyanın ---------- sayılı kararıyla dosyadan el çekmesine kesin olarak karar verildiğini, somut olayda, davalı şirket nezdinde sigortalı olan araç sürücüsünün kazaya sebebiyet verdiği tartışmasız olup meydana gelen zarardan davalı şirketin sorumlu olduğunu belirterek tüm bu nedenlerle , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davanın kabulü ile şimdilik 100 TL değer kaybı ile KDV dahil 472,00-TL ekspertiz ücretinin davalı şirketten temerrüt tarihi olan 04.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 sayılı yasanın 6. maddesinde, genel yetkili mahkeme konusunun düzenlendiğini, aynı Yasanın 15. maddesinde ise, sigorta sözleşmesinden doğan davalarda yetki konusunun da düzenlendiğini, yasal düzenlemeler göz önüne alındığında, eldeki davanın derdest bulunduğu işbu dava bakımından yetkili olmadığını, davacı tarafın işbu davayı, yukarıdakilerden hiçbirine dahil olmayan yerde açtığını, yetki ilk itirazında bulunmak zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı, yetki ilk itirazının kabulü ile, mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili ---------- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, davacının kaza tarihinden sonra aracında meydana gelen değer kaybı meblağını öğrenmek için ekspertiz raporu aldığını, almış olduğu bu raporda başvuran tarafın aracının ne kadar değer kaybına uğramış olduğunun tespitinin yapıldığını, davacı vekilinin dilekçesinde açıkça HMK md.107’ye göre dava açtığını beyan ettiğini, hem alacak tutarını uzaman kişiye tespit ettirerek hem de alacağın belirsiz olduğu iddası ile dava açmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflarına eksik evrak ile başvuru yapıldığı halde taraflarınca değer kaybı raporu hazırlatıldığı ve araçta meydana gelen değer kaybının 1.251,16-TL olduğu tespit edilerek başvuran vekiline değer kaybı bedelinin ödendiğini, değer kaybı tespitine ilişkin bilirkişi raporu alınması ve ilgili mevzuat dahilinde rapor düzenlenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın aracında meydana gelen hasarın onarımı için müvekkili şirket tarafından 12.700,00-TL hasar onarım bedeli ödendiğini, TTK 1426. Maddesinde makul ekspertiz giderlerinin bu masraflar faydasız kalsalar dahi sigortacı tarafından karşılanması gerektiğini belirtildiğini, eksper atama yönetmeliğine uygun olarak eksper tayin edilmediğini, davacı tarafından huzurdaki dava kapsamında talep edilen fahiş ekspertiz ücretinin reddi gerektiğini, talebe konu trafik sigortası poliçesi Eksper Atama Klozunda “Rizikonun gerçekleşmesi halinde eksper, sigortacı tarafından tayin edilir ve eksper ücreti sigortacı tarafından ödenir. Sigorta sözleşmesinden menfaati olan kişi, eksperin kendisi tarafından tayin edilmesini talep ettiği hallerde, eksperim kendileri tarafından atanacağı bilgisinin sigortacıya yazılı olarak derhal bildirilmesi gerekir. Eksper ücretleri, eksper tayin eden bu kişiler tarafından ödenir.” dendiğini, bu sebeple hasar ve değer kaybı hesabına ilişkin iş bu ekspertiz ücretinin davacı tarafından katlanılması gereken bir masraf olduğunu, bununla birlikte, söz konusu tespit için talep edilen 472,00 TL ekspertiz ücreti sektör uygulamasında, oto kaza branşları için, eksper tarafından talep edilen ücret ortalamasının çok üzerinde olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalı aracın hususi araç olduğunu, sahibinin şahıs olduğunu, K.T.K'nın tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine atıf yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağı, ayrıca müvekkili şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında başvuran tarafın avans faizi isteminin haksız olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı, yetki ilk itirazının kabulü ile, mahkemenizin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili --------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki Menfaati bulunmaması nedeni ile davanın usulden reddine, müvekkili tarafından değer kaybı ödemesi yapılmış olduğundan davanın reddine, riziko tarihindeki kanun hükümlerinin uygulanmasına, teminat limitlerinin dikkate alınmasına, 20.03.2020 tarihin ve ---------- sayılı ---------- yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” uygulanmasına, 01.04.2020 Tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlarda yapılan değişikliğe göre -------- sisteminden eksper ataması yapılmadan, yapılan başvurunun EKSİK EVRAK sayılması sebebi ile davanın usulden reddine, değer kaybı yönünden bilirkişi İncelemesi yapılması halinde dosyanın; 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca değer kaybının tespiti için konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile incelenmesine, dosyada atanacak bilirkişinin ilgili mevzuat ile birlikte değerlendirme yaparak Bilirkişilik Yönetmeliği uyarınca ortaya somut veriler koyarak hesaplama yapılmasına, makul olmayan ekspertiz ücreti talebinin reddine, avans faizi talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhlerine sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmaları nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle trafik kazasından kaynaklı değer kaybı talebine ilişkindir. Mahkememizce usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı ve bedeli ile ekspertiz ücreti konularında tarafların anlaşamadıkları şeklinde olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanmış, dosya trafik konusunda uzman Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmıştırMahkememizce benimsenen usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda özetle; KUSUR YÖNÜNDEN: Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ---------- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, dava konusu araç sürücüsü davacı ---------- kusursuz olduğu, söz konusu kazaya ait --------- SBM Kaza İhbar Nolu TRAMER kaydındaki kazaya karışan araç sürücülerinin 82 - MUTABAKAT - ŞİRKETLER ARASI MUTABAKAT (SON DURUM) ile sonuçlanan kusur durumu değerlendirmesinde; --------- plaka sayılı dava konusu araç sürücüsünün kusursuz (%0) olduğu, diğer ---------- plaka sayılı araç sürücüsünün (%100) kusurlu olarak tespit edildiği görülmüş olup, TRAMER kusur durumu ile tarafımca tespit edilen kusur durumunun uyumlu olduğu, (Kusur oranı ile ilgili sadece teknik görüş bildirilmiş olup; bu husustaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu) DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN: 06/08/2021 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitler, olay yeri hasar fotoğrafları ile --------- plakalı araçta meydana gelen maddi hasarın uyumlu olduğu, (Değer Kaybı Hesaplamasında; Dava konusu ---------- plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km'si, kullanılmışlık durumu, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı kaza kaydının bulunduğu hususu, dava konusu hasarı nedeniyle SBM-TRAMER sorgulamasına yansıyan hasar kaydı bulunduğu hususu ve parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, 06/08/2021 tarihli kaza ile ilgili araçtaki hasarın şekli ve niteliği dikkate alınarak Yargıtay Kararları" doğrultusunda değerlendirilmiştir) KTK.m.90'da yer alan “trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin ----------- düzenleme yapma yetkisi verilen hüküm” Anayasa Mahkemesi tarafından İPTAL edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlenmiş olup; Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede; Dava konusu --------- plaka sayılı ---------- markaltip, ---------- model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle”; serbest piyasa koşullarında 5.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında; (5.000,00 TL Değer Kaybı) x %100 kusur oranı) = 5.000,00 TL olabileceği, Dosya kapsamında davacı vekilince sunulmuş, BAĞIMSIZ EKSPER ADI VE LEVHA NO BULUNMAYAN, 03.02.2022 tarihli (Kaza tarihinden 6 ay sonra) “Uzman Bilirkişi Mütaalası Değer Kaybı Ekspertiz Raporu” başlıklı BELGEDE; Dava konusu aracın kaza önceki ve sonrası emsal araç bulunmayan - örnek verilmeden “%5” gibi bir oranla belirlenen değer kaybı tespit raporunun Yargıtay Kararlarında beliritilen hesaplama kriterleri ile uyumsuz olduğu, dosya kapsamında davalı sigorta şirketinin hasar dosyasında bulunan (ve buna göre ödeme yapıldığı anlaşılan) sigorta Eksperi --------- tarafından hazırlanmış, 16/12/2021 tarihli (Kaza tarihinden 4 ay sonra) “Değer Kaybı Tespit Raporu” başlıklı belgede; dava konusu aracın kaza öncesi ve sonrası emsal araç bulunmayan - örnek verilmeden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları eki ve 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren KZMS Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'da yer alan Değer Kaybı Hesaplama Kriterlerine göre değer kaybı belirlendiği anlaşılmış olup, söz konusu hesaplamanın Anayasa Mahkemesi Kararı ve Yargıtay Kararları ile uyumsuz olduğu, davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde “...Davacı tarafın aracında meydana gelen hasarın onarımı için müvekkil şirket tarafından 12.700,00-TL hasar onarım bedeli ..., değer kaybı raporu hazırlatılmış ve araçta meydana gelen değer kaybının 1.251,16-TL olduğu tespit edilmiştir. Bunun üzerine başvuran vekiline değer kaybı bedeli ödenmiştir." şeklindeki beyan ve dosya kapsamında da alıcısı davacı ---------- olan, 24/12/2021 tarih ve 1,251.16 TL tutarlı ödemeye ait dekont örneği bulunduğu, Sayın Mahkemece belirtilen tutarın ödendiğinin kabulü halinde kalan- bakiye değer kaybı tutarının (5.000,00 TL— 1.251,16 TL =) 3.748,84 TL olduğu sonucuna varıldığını bildirmiştir.Davacı vekili mahkememize verdiği 25/07/2024 tarihli Değer Artırım dilekçesinde; 100 TL olarak talep edilen değer kaybı tazminatını 3.648,84- TL artırılmak suretiyle 3.748,84-TL'nin, ve KDV dahil 472,00 - TL uzman görüş raporu bedelinin 04.03.2022 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile teminat altına alınan ---------- plakalı araç ile davacıya ait ----------- plaka sayılı araç arasında 06/08/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsünün ----------- plaka sayılı araç ile yerleşim yerinde gündüz vakti seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermediği, orta ada etrafını kullanarak dönüş yapmak isteyen dava konusu aracı dikkate almadan ters yönden kavşağa girerek dava konusu araç ile çarpıştığı ve kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, dava konusu aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonra tamir edildikten sonraki 2.el piyasa rayiç değeri dikkate alınarak yapılan hesaplamada değer kaybının 5.000,00 TL olarak tespit edildiği, 472,00 TL ekspertiz ücreti ödendiği, dava konusu aracın kullanım şeklinin hususi olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya değer kaybı bedeli olarak 1.251,16 TL ödediği, kalan bakiye değer kaybı tutarının 3.748,84 TL olduğu, başvuru tarihine 8 iş günü hesaplandığında davalı sigorta şirketinin 04/03/2022 tarihinde temerrüde düştüğü, dava konusu aracın kullanım şeklinin ticari olmadığı ve yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 3.748,84 TL değer kaybı bedelinin 04/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak sayılmasına, 3-Davacı tarafça yapılmış, 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 65,00 TL ıslah harcı olarak toplam 424,80 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 6.048,25 TL masraf ile 472,00 ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 6.945,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 3.748,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 179,90 TL peşin harç ile 65,00 TL ıslah harcı toplamı 244,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 182,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2024