İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/350 E. 2024/604 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/350
Karar No
2024/604
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/350 Esas KARAR NO: 2024/604 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 15/05/2023 KARAR TARİHİ: 11/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ve davalı borçlu arasında, ticari iş ilişkisi bulunmakta olup davalı tarafça ekte sunulan purchase order (satın alma emri) düzenlendiğini ve müvekkiline mail yoluyla gönderildiğini, satın alma emrinde belirtilen 211.008,14 TL'lik hizmetler ve edimlerin müvekkili tarafından yerine getirildiğini ve akabinde fatura kesilerek KDV de eklenerek 08/12/2022 düzenleme tarihli ---------- 248.989,61 TL numaralı fatura kesildiğini ve davalıya gönderildiğini, davalı tarafa tebliğ edilen faturaya istinaden, müvekkili şirkete ödeme gerçekleştirilmediğini, herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, fatura alacağına ilişkin olarak-------- İcra Dairesi --------- E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacıdan almış olduğu ürün/hizmetlere ilişkin faturaların müvekkili tarafından herhangi bir gecikme olmaksızın makul süre içerisinde ödendiğini, müvekkili tarafından, davacıdan alınan ürün ve hizmetlere ilişkin davacı tarafından 05.04.2022 tarihinde 1.454.137,58 TL tutarlı fatura kesildiğini, bu faturanın müvekkiline ait cari hesapta ekstresinde de görüleceği üzere 11.04.2022 tarihinde müvekkili tarafından ödendiğini, akabinde yine davacı tarafından kesilen 24.05.2022 tarihli ve 1.464.645,19 TL tutarlı faturanın ise müvekkili tarafından 07.07.2022 tarihinde ödendiğini, müvekkilinin aksi yönde yazılı bir sözleşme olmadığı müddetçe olağan ödeme vadesinin 30 ila 45 gün arasında değişmekte olup, müvekkilinin buna rağmen davacının ilk faturasını kendi nakit akış planına göre çok daha kısa bir sürede 6 gün içerisinde öderken, akabinde davacı tarafından kesilen ikinci faturayı ise olağan ödeme vadeleri içinde 41 günde ödediğini, faturalar da açıkça görüleceği üzere fatura üzerinde tarafların mutabık kaldığı daha kısa bir vade öngörülmediği gibi davacı ile müvekkili arasında imzalanmış ve ödeme vadesini farklı şekilde düzenleyen herhangi bir sözleşmenin de bulunmadığını, Davalı tarafından haksız olarak icra takibine konu edilen ve akabinde işbu davaya konu olan “Ek Hizmet Bedeli” adı altında geçen faturanın ise alınan herhangi bir hizmete ilişkin olmayıp, davalının hiçbir dayanağı olmaksızın iddia ettiği kur farkı ve zararına ilişkin olduğunu, Müvekkili tarafından makul zaman süreçlerinde ve olağan ödeme şartlarına uygun olarak yapılan ödemelere rağmen, davacı tarafından 16.06.2022 tarihinde 248.989,61 TL’lik fatura kesildiğini, söz konusu faturanın müvekkili şirket tarafından kabul edilmeyerek iki kez iade faturası düzenlendiğini, Nitekim, müvekkili şirketin yetkilileri tarafından e-posta yazışmasında, konu faturanın içeriğinin neye ilişkin olduğu ve neye dayandığı sorulduğunda, davacı tarafından müvekkilinin ödemeleri geciktirdiği, bu yüzden kendilerinin kur farkı ödemek zorunda kaldıkları ve benzeri gerçeği yansıtmayan iddialar ortaya atılarak söz konusu faturanın içeriğinin haklı çıkartılmaya çalışıldığını, müvekkilinin almış olduğu faturaların tümünü olağan ödeme periyotlarına uygun olarak ve makul süreler içerisinde ödediğini, söz konusu ürünlerin davacıdan TL olarak satın alındığını, dolayısıyla faturaların da TL olarak düzenlendiğini, hal böyle iken davacının aslında söz konusu ürünlerin maliyetinin yabancı para cinsinden olduğu, bu sebeple müvekkili tarafından ödenen faturalara “kur farkı” sebebiyle uğranılan kayıptan dolayı ilave bedel yansıtılabileceği iddiasının bu şartlar altında kabul edilemeyeceğini, Davacının söz konusu ürünlerin maliyetlerine ve bundan kaynaklı olarak faturaların ödenme sürelerine ilişkin olarak müvekkilinin olağan ödeme sürelerine ilişkin bir itirazı var idiyse, bu hususun müvekkili ile yapılacak bir sözleşmeye veya üzerinde anlaşılacak ödeme koşullarına konu edilmesi veya hiç olmazsa fatura üzerinde vade tarihinin özellikle belirtilmiş olması gerektiğini, ancak davacının dayandığı bu yönde hiçbir sözleşme veya özel ödeme koşulunun bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasındaki alım satım ilişkisi baştan beri Türk Lirası cinsi üzerinden yapıldığını, bu itibarla yabancı para cinsi üzerinden varılan her hangi bir anlaşma veya yabancı para cinsine yapılan herhangi bir atıf bulunmuyorken yabancı para cinsine bağlanarak kesilen bir kur farkı faturasının hukuken hiçbir geçerliliğinin olmayacağının ortada olduğunu, Davacı tarafından faturasının hukuka uygunluğuna ve haklılığına gerekçe yapmaya çalıştığı satın alma emri müvekkili firmadaki yetkisiz bir çalışan tarafından hataen onaylama sonucu sistem tarafından kendiliğinden oluşturulan bir belgeden ibaret olduğunu belirtmiş olup, haksız ve mesnetsiz itirazın iptali davasının ve icra inkar tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili 17/05/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Davalı vekili 21/05/2024 tarihli dilekçesi ile davacı vekili tarafından dosyaya sunulan feragat beyanını kabul ettiklerini yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerini bulunmadığını bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası olduğu, yargılama sırasında davacı tarafça davadan feragat edildiği, davacı vekilinin 16/02/2023 tarihli vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu, HMK'nın 307 ve devamı maddelerinde davaya son veren taraf işlemlerinin düzenlendiği, 311. Maddede "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." düzenlemesine yer verildiği, feragatin ifade edildiği anda sonuç doğurduğu ve karşı taraf ile mahkememizin kabulüne bağlı olmadığı anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın FERAGAT nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından dava açılırken yatırılan 3.007,18-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 2.579,58-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve hazine tarafından karşılanan, sarf kararında yer alan 3.120,00-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kararın tebliğ giderleri karşılandıktan sonra arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Her ne kadar davalı kendilerini vekil ile temsil ettirmiş ise de vekalet ücreti talebi bulunmadığı bildirildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 11/07/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/350, K. 2024/604, T. 11.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-350-e-2024-604-k-954bf53ee0a4