İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/210 E. 2024/988 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/210
Karar No
2024/988
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/210 Esas KARAR NO: 2024/988 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 18/03/2022 KARAR TARİHİ: 28/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili---------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirket elektrik kullandığını, davalı/borçlu şahıslar ise davalı şirketin temsilcileri olup, müvekkili şirket ile imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nde de ticari kefaletleri bulunduğunu, ancak ticari kefaletleri bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibe konu fatura cezai şart faturası olduğunu, sözleşmenin 4.1 maddesi: "4.1) Elektrik Enerjisi Satışının Başlaması İçin Ön Koşullar, İşbu Sözleşme kapsamında gerçekleşecek elektrik enerjisi satışı için aşağıda yazılı koşulların Alıcı tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. 4.1.1) Alıcı'nın işbu Sözleşme'nin 7.2'nci maddesindeki hükümlere göre düzenlenmiş bir güvence bedelini aynı maddede belirtilen süre içerisinde Satıcıya teslim etmiş olması gerekir. 4.1.6) Yukarıda belirtilen elektrik enerjisi satışı ön koşullarından herhangi biri tamamlanmamış olmasına rağmen, Satıcı elektrik enerjisi satışını başlatma hakkına sahiptir. Bu durumda da Satıcının ön koşulların sağlanmasını Alıcı'dan talep etme hakkı saklıdır." Hükmü düzenlendiğini, ancak davalı alıcı şirketin sözleşme ile üstlenmiş olduğu güvence bedelini müvekkili şirkete teslim etmediğini, sözleşmenin 7.2 maddesinde; "...Alıcı tarafından Satıcıya verilecek olan teminatın, işbu maddede sayılanlar arasından ne şekilde sağlanmış olduğu, EK-3’te yer alan listeden seçilerek belirtilecektir. EK-3’te yer alan fatura miktarları bu Sözleşmede açıklandığı üzere Alıcı'nın yıl içerisinde tüketmiş olduğu en yüksek elektrik fatura bedellerini ifade etmektedir. Alıcı sözleşmenin EK-3 formundan görüleceği üzere, nakit teminat sunma yükümlülüğü yüklenmiştir. Müvekkil şirket elektrik satışına başlamasına karşın, Davalılar teminat yatırma yükümlülüğünü yerine getirmediklerini, herhangi bir bildirim yükümlülüğü bulunmamasına karşın davalılara, 12.10.2021 tarihinde sistemde teminatları bulunmadığı bildirilerek, teminat tamamlama yazısı gönderildiğini, alıcının, mücbir sebepler dışında sözleşme hükümlerine alıcı, mücbir sebepler dışında, işbu sözleşme hükümlerine uygun davranmaması sonucunda satıcı'nın işbu sözleşmeyi feshetmesi halinde, alıcı satıcı'ya son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını cezai şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder." Davalı şirketin borca itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve borca haksız olarak itiraz etmiş olması ve müvekkili şirketin alacağının likit olması nedeniyle; borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya temel olan ve davacı yanca sunulan sözleşmenin ilk 12 sayfası taraflar arasında düzenlenmiş ve imza edilmiş sözleşme metinleri olmadığını, Sözleşmenin 13. sayfası dışında ilk 12 sayfada müvekkil şirketin ve yetkililerinin imzası bulunmadığını, müvekkilinin imzaladığı sözleşmede teminat bedelinin kararlaştırılmadığını, sözleşmede bu maddenin çıkarıldığını, taraflarca sözleşmenin teminatsız olarak yürürlüğe konulduğunu, davacı şirketin belgede sahtecilik yaparak gerçek sözleşmeyi değil , imzalanın sözleşmenin imzalı son sayfasını sunarken diğer ilk 12 sayfayı ise müvekkillerinin imzalamadığı sonradan düzenlenmiş yeni metinler içeren hükümlerin yer aldığı sayfalar olarak sunarak mahkemeyi yanıltmaya imzalanmayan sözleşme hükümlerine dayanarak kendisine alacak ihdas etmeye çalıştığını, müvekkili ile davacı şirketin sözleşme yaparken müvekkilinin teminat maddesinin çıkarılmasını istediğini, bu şekli ile kabul etmeyeceğini beyan ettiğini, bu hususu şerh düştüğünü, davacının da teminat hükümlerini sözleşmeden çıkardığını ve müvekkilinden teminat alınmamasına karar verdiğini, bu şekilde tarafların sözleşmenin yürürlüğe girdiği 01.01.2021’den fesih edildiği 30.11.2021 tarihine kadar teminatsız olarak çalışılarak gelindiğini, buna ilişkin müvekkili ile davacı şirket arasında yazışmalar bulunduğunu, müvekkilinin imzaladığı Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin bir örneği müvekkiline verilmediğini, birçok kez talep edilmesine rağmen davacının bundan sakındığını, sözleşmelerin bir örneğinin EPDK'ya sunulması gerektiğinden sözleşmenin bir örneğinin kurumdan istenmesini ve davacıdan tüm sayfaları imzalı sözleşmenin aslının dosyaya sunulmasını talep ettiklerini, mahkemece delil olarak yargılamaya esas alınmamasını, davacı firmanın enerji piyasalarında yaşanan dalgalanma ve gelişmelere dayalı olarak, birim fiyatların kendilerini kurtarmadığını, bu şekilde elektrik satışına devam edemeyeceklerini, bu yüzden ticari ilişkinin yürütülmesinin mümkün olmadığını sebep gösterdiğini ve sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, sözleşmenin davacı tarafından başka bir sebeple feshedilmesine rağmen, sonradan müvekkili şirketin teminat mektubu sunmadığından bahisle sözleşmenin feshedildiği iddiasını ortaya atarak buradan haksız kazanç elde etme çabası içerisine girdiğini, davacı ------------- firmasının, ilk başta 11.10.2021 tarihinde, elektrik tarifelerinin hesaplanması ve elektrik piyasalarının işleyişi içerisinde ---------, -----------, gaz, kömür vs. fiyatlarında hatırı sayılır artışlar ve finans piyasalarındaki değişiklikler nedeniyle elektrik enerjisi tedarik maliyetinde meydana gelen değişiklikler nedeniyle indirim oranını tek taraflı revize etmiş ve yeni fiyatlar üzerinden satışa başladığını, akabinde 30.11.2021 tarihinde elektrik piyasasında yaşanan fiyat dalgalanmalarını ileri sürerek, artık hizmet veremeyeceğini beyan etmiş ve müvekkil şirkete başkaca bir Elektrik Dağıtım firması ile sözleşme yapması için ihbarname gönderdiğini, bunun üzerine müvekkilinin, elektrik temini için yeni bir firma ile anlaştığını, davacı ile aralarındaki ticari ilişkinin bu şekilde sona erdiğini, davacının fesih bildiriminde teminat konusuna hiç değinilmediğini, davacının, fesih bildirimini enerji piyasasın da yaşanan gelişmelere dayandırmasına, bu konuda izahat yaparak müvekkilleri ikna etmesine ve bu şekilde ticari ilişkinin bitmesini sağlamasına rağmen, müvekkil yeni tedarikçi ile anlaştıktan sonra, 01.01.2022 tarihli ------------ numaralı 93.800,00 TL bedelli cezai-i şart faturası kestiğini, müvekkilinin buna anlam veremediğini ve faturaya ------------ Noterliğinin 06.01.2022 tarihli -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ederek faturayı iade ettiğini, -----------Ş. tarafından gönderilen ihtarnameye----------- Noterliğinin 19.01.2022 tarihli -----------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, akdedilen sözleşmenin tek taraflı olarak davacı tarafından feshedildiğini, teminat maddesin dayalı bir feshin olmadığını, ekonomik sebeplerle kendisinin fesih ettiği sözleşmeye dayanarak sonradan cezai-i şart faturası düzenlemesinin sözleşmeye ve yasal mevzuata aykırı şekilde hiçbir haklı gerekçe olmadan düzenlendiği, bu nedenle faturaya itiraz edildiğinin bildirildiğini, taraflar arasında akdedilen elektrik enerjisi satış sözleşmesinin tamamen ------------Ş. tarafından, değişen fiyatlar nedeni ile artık aracılık hizmetini sunması mümkün olmadığından ötürü haksız ve hiçbir geçerli neden olmadan feshedildiğini, buna rağmen -----------Ş. tarafından elektrik tarifelerinin hesaplanması ve elektrik piyasalarının işleyişi içerisinde --------,----------, gaz, kömür vs. fiyatlarında hatırı sayılır artışlar ve finans piyasalarındaki değişiklikler nedeniyle elektrik enerjisi tedarik maliyetinde meydana gelen değişiklikler nedeniyle indirim oranını tek taraflı revize etmiş ve akabinde hizmet sunamayacağını bildirmesine ve müvekkil şirketi mağdur etmesine rağmen, sonradan sözleşmeyi sanki müvekkil haksız yere feshetmiş gibi göstererek müvekkiline cezai şart faturası kesip kendince alacak ihdas etmiş, müvekkiline karşı icra takibi başlattığını, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesinin temini ve -----------Ş. adına gerekli yaptırımların uygulanması için şikâyet dilekçesi gönderildiğini, davacı çalışanı olan ve müşteri temsilcisi olarak müvekkili şirket ile temas kuran ---------, müvekkili ...’la yaptığı yazışmalarda, müvekkilinin teminat maddesine ilişkin itirazını kabul ettiğini, müvekkilinin teminat veremeyeceklerine dair talebini onayladığını, sözleşme imzalanmadan önce müvekkili ... ile ----------- arasında yapılan 13.10.2021 tarihli görüşmede müvekkilinin “teminat konusunu görüşebildiniz mi?” şeklinde sorduğu, ---------- “Merhaba --------- Sizden teminat aldırmayacağız” şeklinde cevap verdiği, yine 25.11.2020 tarihli mesajında “Teklifimiz teminatsız olduğu için süre problemi yaşamamak adına” şeklinde yazdığı, bu şekilde tarafların teminatsız olarak sözleşmeyi imzaladıkları görüldüğünü, tarafların 01.01.2021 tarihinden sözleşmenin sona erdiği 30.11.2021 tarihine kadar bu şekilde çalıştıklarını, davacının 11.10.2021 de elektrik enerjisi tedarik maliyetinde meydana gelen değişiklikler nedeniyle indirim oranını tek taraflı revize ettiğini bildirdiğini, bu şekilde çalışmaya devam edildiğini, ama buna rağmen kurtarmayınca davacı 30.11.2021 tarihli yazısı ile elektrik piyasasında yaşanan fiyat dalgalanmalarını ileri sürerek, artık hizmet veremeyeceğini beyan ettiğini ve müvekkiline başkaca bir elektrik dağıtım firması ile sözleşme yapması için ihbarname gönderdiğini, bu şekilde taraflar arasında ki çalışma sona erdiğini, tüm bu sebeple, davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmipştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ------------ Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.---------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 93.800,00-TL Asıl Alacak, 2.775,45-TL işlemiş Faiz olmak üzere toplam 96.575,45-TL'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara 10/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar tarafından 14/02/2022 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlığın çözümü ve tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle 22/5/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı/asıl borçlu şirketin güvence bedeli yatırma yükümlülüğü olup olmadığı ile bu güvence bedelinin yatırılmamasının, davacı şirkete sözleşmeyi haklı nedenle feshi hakkı verip vermediği noktasında toplandığı, Bilirkişi heyetininde davalılar tarafından ileri sürülen sahtelik iddiasını incelemeye yetkili üye bulunmaması sebebiyle sahtelik incelemesi yapılamayacağı/yapılamadığı, Taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin sayfaların tümü imzalanmamış olup, Sözleşme maddeleri arasında bütünlük bulunduğu, davalılar tarafından dosyaya sunulu Sözleşme metninden farklı ve bütün sayfaları imzalı başka bir Sözleşme metninin dosyaya sunulmadığı, her ne kadar Sözleşmenin teminata ilişkin 7.2. no.lu maddesinin yer aldığı sayfada davalı Şirket yetkililerinin imzası bulunmasa da aynı maddede işaret edilen EK-3 belgesinde davalı Şirket kaşe ve imzasının bulunduğu tespitleri karşısında teminat verilmesinin kararlaştırıldığı ve bu teminatın verilmediği, buna dayalı olarak Sözleşmenin davacı Şirket tarafından haklı nedenle feshedilmiş olabileceği, Davalılar tarafından dosyaya sunulan “----------” isimli bir şahısla --------- üzerinden yapılan konuşmaların yer aldığı belgelerde konuşmaların kimler arasında yapıldığı, bu kişilerin telefon numaralarının ne olduğu ve konuşma dökümünün tamamına ve açıkça yer verilip verilmediğinin anlaşılamaması gerekçeleriyle incelemede dikkate alınmadığı, söz konusu yazışmaların delil niteliği konusunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sözleşmedeki kefaletname incelendiğinde TBK m. 583/1’deki kefalet miktarı, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet beyanının el yazısı ile yazıldığı, ancak yazı altında iki imzanın bulunduğu, el yazısının imzası bulunan davalılar ... veya ...’tan birine ait olabileceği, bu durumda bu iki davalıdan birinin TBK m. 583’teki el yazısı şartını yerine getirmediği, bilirkişi heyetimizde yazılı metin ve imza karşılaştırması yapmaya yetkili bir üye bulunmadığından gerekli incelemenin yapılamayacağı/yapılamadığı; yapılacak inceleme neticesinde kefaletnamede el yazısı bulunmayan davalılardan biri yönünden TBK m. 853’teki şartların gerçekleşmemesi gerekçesiyle kefaletinin geçersiz olacağı, Cezai koşul faturasına dayanak olarak sunulan iki adet faturanın toplam tutarının cezai bedeli faturasından daha yüksek olduğu, bu sebeple ceza bedeli faturasının 93.800,00.-TL üzerinden düzenlenmesinde bir aykırılık olmayacağı, taleple bağlılık ilkesi gereğince hareket edilmesi gerektiği, Sözleşmede belirlenen %5 / aylık oran üzerinden yapılan hesaplama ile 07.02.2022 takip tarihi itibarıyla işlemiş faiz tutarının 18 gün üzerinden hesaplandığı, faturanın son ödeme tarihi ile takip tarihi arasında 23 gün olduğu, bu sebeple 2.775,45.-TL işlemiş faiz talebi yönünden bir aykırılık bulunmayacağı, İcra inkâr tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti talepleri yönünden takdirin mahkemede olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, açılan davanın taraflar arasında imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin feshi sebebi ile davacı tarafından tanzim edilen cezai şart faturalarının tahsili için başlatılan ve davalının itirazı ile duran takibin devamının sağlanması amaçlı itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında elektrik enerjisi satış sözleşmesinin imzalandığının ve davalı şirkete bir süre davacı tarafından perakende elektrik satıldığının, akabinde davacı olan sağlayıcı tarafından davalının sözleşme çerçevesinde teminat yatırmadığından bahisle sözleşmenin feshedilerek feshin haksız olduğundan bahisle düzenlenen cezai şart faturalarının davalılardan tahsili için takip yapıldığının dosya kapsamında sabit olduğu, davalı şirket ile davacı şirketin sözleşmenin asıl tarafları diğer davalı iki gerçek kişinin ise davalı şirketin yetkilileri olmakla sözleşmede ticari kefil oldukları, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasının imzalanan sözleşmede teminat verme yükümlülüğü bulunup bulunmadığı ve ve bu teminatın verilmemesinin davacı yönünden sözleşmenin haklı nedenle feshi hakkı bahşedip etmediği hususlarında olduğu, gerçekten de dosya incelendiğinde davacı adına ------------ isimli çalışanının davalı şirket yetkilisi olan ... ile yapmış oldukları yazışmalarda davacı adına ----------- davalı şirket nezdinde yapmış oldukları tekliflerinin teminatsız olduğunu 25/11/2020 tarihli mesaj ile açıkça beyan ettiği, yine 13/10/2021 tarihli mesaj ile de "Merhaba ----------- sizden teminat aldırmayacağız " şeklinde davalı şirkete taahhütte bulunduğu, ------------ isimli kişinin yazışma yaptığı ------------ numaralı ----------- hattının sorgulandığında ilk tesis tarihinden itibaren ve halen davacı şirket adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, davacı ve davalı şirketin tüzel kişi tacir olmakla basiretli tacir olma sorumluluğunda oldukları, 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde dürüstlük kuralının düzenlendiği, bu kuralın tüm medeni hukuk ilişkilerinde uygulanacağı bu doğrultuda "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz " hükmünü amir olduğu, davcının çalışanının davalı adına kayıtlı kurumsal telefon numarası üzerinden davalılar ile teminat alınmayacağına dair açıkça taahhütte bulunmak şeklinde yazışmalar yapıldıktan sonra davacının davalının teminat yatırmadığından bahisle sözleşmeyi feshetmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, bu yönde davacının fesih hakkını açıkça kötüye kullandığı, bunun ise hukuk düzeni tarafından korunmayacağı davacının teminat yatırılmadığından bahisle sözleşmeyi feshedip cezai şart faturası düzenlemesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın bu sebeple reddine karar verilmiş, kötüniyet tazminatı talebi yönünde ise her ne kadar davacının feshi mahkememizce haksız olarak nitelendirilmiş ise de bu hususun tek başına kötü niyet tazminatı talebi için yeterli olmadığı, davacının takipte kötüniyetli olduğunun dosya kapsamında belirlenemediği anlaşılmakla kötüniyet tazminatı talebi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine 3-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.649,27 TL harçtan mahsubu ile arta kalan bakiye 1.221,67‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.600,00-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar vekili için takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ------------ BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 28/11/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/210, K. 2024/988, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-210-e-2024-988-k-7d3b56375bcb