İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/528 E. 2025/819 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/528
Karar No
2025/819
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/528 KARAR NO : 2025/819 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/06/2025 KARAR TARİHİ : 03/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ---- İli ---- İlçesi ------ mahallesi 106 ada 1 parsel, 1558 ada 144 ve 145 parsellerde 20 adet villa yapım işini yüklenici olarak aldığını belirttiğini ve müvekkili firmaya adi ortaklığı teklif ederek sözleşme akdettiğini, adi ortaklık sözleşmesi gereğince müvekkili firma belirtilen tarihte yapacağı 2.500.000,00 TL bedeli davalı yanın hesabına yatırdığını, devam eden tarihlerde de (04.12.2023) 100.000,00 TL bu proje için ödeme yaptığını, davalı yan bu bedelleri müvekkili firmadan tahsil ettikten bir süre sonra projenin başlanılamadığı yakında başlanılacağı ve imalatlara geçileceği şeklinde beyanda bulunduğunu ve müvekkili firmayı oyaladığını, müvekkili firma yetkilisinin ısrarlı takibi neticesinde projeye hiç başlanılmadığını öğrendiğini, bunun üzerine firmanın ödemiş olduğu toplan 2.600.000,00 TL bedeli iade edilmesini istediğini, davalının buna yanaşmadığını, müvekkili firma ---- Adliyesi ----. İcra Dairesi ----- Esas nolu dosya ile takip başlatmışsa da davalı takip dosyasına haksız itirazda bulunduğunu, dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle; davanın kabulünel, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Adi ortaklık tasfiye edilmeksizin davacının adi ortaklık bedelini talep etmesi mümkün olmadığından davanın reddi gerektiğini, taraflar arasındaki adi ortaklık 13.11.2024 tarihinde tasfiye protokolü ile tasfiye edildiğini, davalı müvekkili tarafından protokol konusu yükümlülükler yerine getirildiğini ancak davacı tarafça protokol konusu yükümlülükler yerine getirilmediğini,davacı tarafın iddia ettiği alacak likit olmadığını, bu nedenlerle; davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) talebine ilişkindir. Davacı vekilinin 03/11/2025 tarihli feragat dilekçesinde özetle; Davalı ile anlaşma sağlamış olduğunu, davadan feragat ettiklerini, davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ve talep etmiştir.Davalı vekilinin 03/11/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Davacı ile anlaşma sağlamış olduğunu, davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ve talep etmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 74.Maddesi kapsamında dosyaya mübrez vekaletname üzerinde yapılan incelemede davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.Davadan feragat; HMK mad. 307. Uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacı vekilinin mahkememizde açılan davadan feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşagıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Yargılama giderleri açısından yapılan değerlendirmede ise, tarafların talepleri dikkate alınarak 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderleri karşılıklı olarak tarafların üzerinde bırakılmıştır. Ancak Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretine ilişkin yargılama giderinin ise uyuşmazlığın sulh gereğince davalı tarafından yapılan ödemeye bağlı olarak sonuçlandığı gözetilerek davalı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/528, K. 2025/819, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-528-e-2025-819-k-27fdfcceb84f