İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/284 E. 2025/108 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/284
Karar No
2025/108
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/284 KARAR NO : 2025/108 DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/04/2023 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- ikamet eden müvekkilinin Türkiye'de izinde bulunduğu sırada, adına kayıtlı olan --- plakalı otomobile,---- plakalı motosiklet çarptığını, 23.07.2022 tarihinde ---- maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sözü geçen motosikletin ----. adına kayıtlı olduğunu, davalı -- sevk ve idaresinde olduğunu ve -----. tarafından sağlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında ----- no.lu poliçe ile sigortalandığını, müvekkilinin ----- döndükten sonra hasar tespiti yaptırdığını, bu tespite göre araçta oluşan tamirat gerektiren masraf olarak 8.193,83 Avro, değer kaybı olarak 800,00 Avro, hasarın tespiti için 1.107,89 Avro tespit bedeli olmak üzere toplam zarar 10.101,72 Avro olduğunu beyanla kazada oluşan maddi hasarın, değer kaybının, maddi hasar tespit işlemi ve tercüme masraflarının faiziyle tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket poliçe limiti dahilinde, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigortalısının kusuru oranında araç başına 43.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kusur tespitinin yapılabilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine tevdini talep ettiklerini, müvekkili şirketin, maddi hasar tazminatı bakımından onarım ve parça tedarikinde indirim hakkı bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun tespitinde iskontunun dikkate alınması gerektiğini, davacı taraf hasar söz konusu kaza nedeniyle gerçekleşen hasar bedeline ilişkin KDV talep ettiğini, başvurucu taraf hasara ilişkin bir fatura veya KDV ödediğini gösteren yazılı bir belge sunmadığını, davacı taraf tercüme ücretinin müvekkili şirketten tahsilini talep ettiğini, söz konusu ücretin poliçe teminatı kapsamında kalmadığını, zorunlu bir gider olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla uyuşmazlık konusuna yasal faiz uygulanması gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir, Davalılar ----usulüne uygun tebligat yapılmış, davalılar davaya cevap vermemiştir. Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. --- Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 23.07.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan, davalı ----- sevk ve idaresindeki, davalı --- maliki olduğu ----- plakalı araç ile davacının malik olduğu ----- plakalı aracın çarpışması sonucu, kusurun irdelenmesi, ----- plakalı araçta değer kaybı ve hasar onarım alacağı varsa miktarının ne olduğu hususlarında açılmış 10.101,72 Euro ile 2.124,00 TL tercüme masraflarına dair maddi tazminat davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Dosyada, davalı sigorta şirketi vekilinin zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 19.11.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ---- plakalı araç sürücüsü davalı ---- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/A3 ve 56/A2 maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 kusurlu olduğu, --- plakalı araç sürücüsü davacının kusurunun bulunmadığı, ----- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunda belirtilen 8.193,83 Euro'nun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, değişen parça bedelleri ile işçiliklerin kadri maruf olduğu, aracın kasko değeri göz önüne alındığında, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alındığında 800,00 Euro değer kaybının kadri maruf olduğu, davalı sigorta şirketinin 43.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, davalı ----- davalı sürücü ---- kusuru sebebiyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, bakiye zarar miktarı bakımından ----- plaka sayılı araca ilişkin kasko poliçesi kapsamında İhtiyari Mali Mesuliyet poliçesi bakımından değerlendirileceği, bu kapsamda kasko poliçesinin dava dosyasına celbi ile yeniden değerlendirme yapılabileceği, aksi takdirde diğer davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, talep edilen 1.107,89 Euro tespit bedeli ve tercüme bedeli olarak da 2.124,00 TL'nin poliçe teminatları dahilinde olmadığı rapor edilmiş olup, davalı taraflarca sunulan rapora itirazların değerlendirilmesi ve poliçe limitlerinin irdelenmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, itirazlar irdelenerek düzenlenen ek rapora göre, bilirkişilerin ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin, kök rapordaki ile aynı olduğu, bu kez ek rapor doğrultusunda ---- plaklaı araca ait kasko poliçe bilgilerinin celp edilerek ek raporun sonuç kısmının 6.maddesinde belirtilen hususular yönünden yeniden ek rapor alındığı, ek rapora göre, dosyaya mübrez ----- plakalı araca ait genişletilmiş kasko poliçesinin, davalı konumunda olan ---- plakalı araç sürücüsü ----- yüzde yüz kusurlu olduğundan ve davaya konu edilemeyeceğinden değerlendirmeye alınmadığı, bilirkişilerin 2.ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin, kök ve ek rapordaki ile aynı olduğu görülmüştür.Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalı sürücünün kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır. Mahkememizce aldırılan, AYM'nin 09.10.2020 tarihli ---- Gazetede yayımlanan ---- esas ----- karar sayılı kararına ve yerleşik içtihatlara göre hesaplama yapılan bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, yerleşik yargı içtihatları uyarınca davacının yurtdışında ikamet ediyor olması ve aracını bulunduğu yerde tamir ettirmiş olması ve bu hususları da faturalandırıp belgelendirmiş olması maddi gerçekliği karşısında, zararın da o ülkedeki para cinsine göre belirlenmesi gerektiği, davacının EURO cinsi üzerinden talepte bulunabileceği, yine, yerleşik içtihatlar uyarınca zararın KDV dahil ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, her ne kadar davalı ---. tarafından, rapora karşı beyan dilekçelerinde davada taraf olarak gösterilmemeleri gerektiği savunulmuş ise de, aracın davalı şirket adına kayıtlı olmasına bağlı olarak davalının husumet itirazına itibar edilmediği anlaşılmıştır. Yargıtay ----Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ---- esas ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca, her ne kadar davacı tarafça avans faizi talebinde bulunulmuş ise de, kazaya neden olan araç hususi araç olduğundan davalı sigorta şirketi yönünden yasal faize hükmetmek gerekmiş, her ne kadar tüm davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, davalı sigorta şirketinin, başvuru tarihinden sekiz iş günü sonrasına tekabül eden 06.12.2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, diğer davalılar-----ile ------ ise 23.07.2022 kaza tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığından, bu tarihler itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, yine her ne kadar davacı tarafça 1.107,89 Euro tespit bedeli ve 2.124,00 TL tercüme bedeli de talep edilmiş ise de, bu bedellerin poliçe teminatları dahilinde olmadığı ancak TTK 1426 maddesi uyarınca makul giderler kapsamında yargılama gideri olarak değerlendirilebileceği kabul edilerek tahkikat tamamlanmış ve davacının davasının kısmen kabulüne, toplam 8.993,83 Euro'nun (8.193,83 Euro hasar tazminatı, 800,00 Euro değer kaybı olmak üzere) fiili ödeme tarihindeki kur değeri üzerinden TL karşılığının, davalı sigorta şirketi için 43.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla, sigorta şirketi yönünden 06.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ----- için 23.07.2022 tarihinden itibaren kamu bankalarınca Euro cinsinden 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Dava tarihi olan 25.04.2023 tarihinde 1 EURO efektif satış kuru=21,4656 TL olup, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden bu kur üzerinden gerekli hesaplamalar yapılmıştır). HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile toplam 8.993,83 Euro'nun (8.193,83 Euro hasar tazminatı, 800,00 Euro değer kaybı olmak üzere) fiili ödeme tarihindeki kur değeri üzerinden TL karşılığının, davalı sigorta şirketi için 43.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla, sigorta şirketi yönünden 06.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar -----için 23.07.2022 tarihinden itibaren kamu bankalarınca Euro cinsinden 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 13.187,79 TL harçtan, peşin alınan 3.726,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.461,32 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 3.726,47 TL harç gideri, 3.400,00 TL bilirkişi ücreti, 685,50 TL posta masrafı, 2.124,00 TL tercüme masrafı ve 23.781,52 TL ekspertiz ücreti(1.107,89 EURO'nun dava tarihindeki kur değeri olan) olmak üzere toplam 33.717,49 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 29.671,39 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 2.816,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, 384,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.889,27 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı sigorta şirketi ve----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 25.905,52 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı sigorta şirketi ve--- verilmesine, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı ---- vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/284, K. 2025/108, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-284-e-2025-108-k-e42b3262c992