İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/469 E. 2024/755 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/469
- Karar No
- 2024/755
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/469 KARAR NO : 2024/755 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/06/2022 KARAR TARİHİ : 08/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.11.2021 günü saat 17.10 sıralarında, sürücü ---- yönetimindeki --- - plakalı araç ile ---- caddesinden ---- istikametinde hareket ettiği sırada kontrolsüz olarak çok fazla süratle giderken müteveffa---- kullandığı araca yan taraftan feci şekilde çarpması neticesinde ölümlü ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, sürücü ---- kontrolsüz olarak çok hızlı araç kullandığından ötürü normal seyir halinde aracını süren-----’ın kullandığı araca feci şekilde çarptığını, kaza sonrasında hastaneye sevk edilen müteveffa ----, kazaya bağlı olarak iç kanama nedeniyle vefat ettiğini, meydana gelen kazada kontrolsüz olarak aracı süren ---- 2918 sayılı KTK yer alan 52/1-b ve 57/1-a maddelerini ihlali nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğunu, bu nedenlerle; davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /TALEP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca müvekkili kuruma kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, destekten yoksun kalma tazminatı talebi hakkında kanuna ve yargıtay uygulamalarına uygun değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili kurumun sorumluluğu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. Ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince sigortasız araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, 04.12.2021 tarihinde ----- yayımlanarak yürürlüğe giren yeni genel şartlar gereği hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, Müvekkili kurum temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerektiğini, bu nedenlerle ; davanın reddine, yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Emniyet Müdürlüğü, SGK yazı cevapları------CBS'ye müzekkere yazılarak ---- soruşturma sayılı dosyası, ----Ağır Ceza Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası, ----Asliye Hukuk Mahkemesinin ----Esas sayılı dosyası, ----- Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası,----- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası, aktüerya raporu. ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 10.10.2023 tarihli kusur raporunun incelenmesinde; Sürücü ----’ın %100 (yüzde yüz) oranında, kazaya karışan diğer araç sürücülerinin ise kusursuz olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Aktüerya bilirkişisi tarafından dosyaya ibraz edilen 04.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mütevaffa ---- desteklerinin eşi -----ile anne ve babası olan dosyamız davacıları ---- ve ----- olduğu görülmüştür. Dava Dışı Sürücü ---- ile 30.03.2022 tarihinde dava dışı paydaş ----- için 500.000,00 TL, kız çocuk ----için 300.000,00 TL, kız çocuk ----- için 300.000,00 TL maddi tazminat ödemesi yönünden anlaşma sağlandığı, dava dışı sürücü---- Tarafından Yapılan Ödemeler ile anlaşma tarihi (30.03.2022) itibariyle dava dışı paydaş kız çocukları ---- ve ----- ‘ın hesaplanan zararlarının aşarak karşılandığı görülmüştür. Dava Dışı Sürücü---- ile 30.03.2022 tarihinde dava dışı paydaş ----- için 500.000,00 TL, kız çocuk ---- için 300.000,00 TL, kız çocuk ----- için 300.000,00 TL maddi tazminat ödemesi yönünden anlaşma sağlandığı görülmüştür.Dava dışı paydaş eş ----- ‘ın müşterek ve müteselsil sorumluluk dâhilinde davalı Güvence Hesabı yönünden de feragat ettiğinin kabulü halinde 430.000 TL teminat limiti kapsamında davacı ---- için 149.281,93 TL; davacı ----- için 280.718,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı görülmüştür. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle, 6098 sayılı TBK m. 53 gereğince Güvence Hesabı aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse 6098 sayılı TBK. md. 53/1-3'e dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölenle destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Somut olayda;14.11.2021 günü dava dışı sürücü --- yönetimindeki ---- plakalı araç ile müteveffa ---- kullandığı araca çarpması neticesinde ölümlü ve maddi hasarlı kaza meydana geldiği görülmüştür. ---- BAM ---- HD ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı; "b/Davacının yaralanmasına neden olan kazaya karışan aracın trafik sigortacısı kaza tarih ve saatinde bulunmadığından dava Güvence Hesabı'na karşı açılmış olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının (sigortacının olmadığı halde Güvence Hesabı'nın) tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Sigorta şirketine yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise davanın açılmasıyla temerrüde düşen sigortacının dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekir. (Bkz. Yargıtay ---- HD'nin ---- Esas, -----Karar sayılı ilamı)Somut olayda; davacının davalıya ilk olarak 17.06.2016 tarihinde başvurduğu görülmüştür. Bu başvurunun davalıya ulaştığı tarihten itibaren 8. iş günü sonunda davalının temerrüde düşeceği kabul edilerek faiz başlangıç tarihinin buna göre belirlenmesi gerekirken, hatalı olarak 11/05/2017 olarak hükmedilmesi de doğru görülmemiştir." şeklindedir. "....mahkemece belirlenen faiz başlangıç tarihlerinde bir isabetsizlik bulunmamakla, buna yönelik itirazlar yersizdir. Bununla birlikte, davaya konu traktör kişi adına kayıtlı olup ticari bir araç olmayıp ticari faaliyette bulunulmadığından, yasal faiz işletilmesi yerine avans faizine hükmedilmesi hatalı olup buna yönelik itiraz yerindedir." (----- BAM ----HD. --- Esas -----Karar) Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; ATK kusur raporu ile yapılan kusur incelemesinde davacılar murisinin dava konusu kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmadığı, dava dışı sürücünün ise %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, ayrıntılarına "DELİLLER" bölümünde yer verilen 04.04.2024 tarihli aktüerya raporunun hükme esas alınmaya elverişli bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin 18.10.2024 tarihinde bedel arttırım talepli dilekçesi doğrultusunda davanın kabulü ile kazaya sebebiyet veren aracın hususi araç olduğu da göz önünde bulundurularak, davalı Güvence Hesabı bakımından poliçede belirtilen limitle sınırlı olarak ve temerrüt tarihi olan 18.04.2022 tarihinden itibaren ( 05.04.2022 Başvuru tarihi + 8 iş günü); davacı---- için 149.281,93 TL; davacı ----- için 280.718,07 TL olmak üzere toplam 430.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı taraftan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Yargıtay ----HD. ----- Sayılı ilamında ".. Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir....Dava konusu olayda, davacıların ihtiyari dava arkadaşı olup, ayrı ayrı manevi tazminat isteminde bulunmalarına ve her bir davacı için ayrı ayrı hüküm kurulmasına (kısmen kabul kararı verilmesine) göre davacıların her biri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir." (Aynı gerekçeler için bkz. Yargıtay---- HD. ----- Sayılı ilamı) gerekçeleri ile aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan kimselerin açtıkları davalarda ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiğini belirtmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı ---- için 149.281,93 TL; davacı ----- için 280.718,07 TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 18.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacılara ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.373,30 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 80,70 TL peşin harç ve 1.470,00 TL tamamlama harcının mahsubuyla 27.822,60 TL bakiye karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 1.470,00 TL tamamlama harcı toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 3.235,75 TL ve 2.345,00 TL ATK kusur fatura bedeli toplamının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. m. 13/1-2 hükümleri gereği; a) Davacı ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, b) Davacı ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden 44.914,89 TL nispi vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.