İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/75 E. 2025/700 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/75
Karar No
2025/700
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/75 Esas KARAR NO: 2025/700 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 24/01/2025 KARAR TARİHİ: 30/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ------- numaralı tesisatına kayden elektrik enerjisi kullandığı, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davacı'nın dava dışı -------- karşılıklı imza ettiği perakende satış sözleşmesi bulunmakta iken, görevli tedarik şirketine karşı ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeni ile kullanım yerinin elektrik enerjisinin kesildiği ve sayacın mühürlendiğini, müvekkil şirket'in ilgili ekipleri tarafından 11.01.2024 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde -----elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilerek davalı aleyhine ------ seri numaralı kaçak tutanağının düzenlendiği; ------- tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde ----- elektrik enerjisi kullandığının tespit edilerek, davalı aleyhine ----- seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiğini alacağın tahsili için davanın konusu ------ kayden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının ilgili icra takibine 17/10/2024 tarihinde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan Arabuluculuk görüşmelerinin anlaşma sağlanamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu sebeple başlatılan icra takibinde, borca, işlemiş ve işleyecek faiz miktarına, faiz oranına ve ferilerine itiraz edildiğini, işbu itirazın iptali davasında alacağını ispat etme yükümlülüğünün davacı tarafta olduğunu, fatura düzenlenmiş olmasının alacak iddiası için tek başına yeterli olmadığını, davacının alacaklı olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere davacı ile müvekkili şirket arasında yapılan sözlü/yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, var ise dahi bu sözleşmenin müvekkil şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiler ile yapılmadığını, icra takibine konu alacağın varlığının yargılamayı gerektirmekte olup müvekkilinin itirazının son derece haklı olduğunu, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını beyanla; haksız ve mesnetsiz davanın külliyen reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,-----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda ," 1.Davalı ile görevli tedarik şirketi ----arasında --- tarihleri arasında ----- adresinde abonelik görüntülendiği, sonrasında aynı adreste --- Sözleşme hesap numarası ile ------- tarihleri arasında abonelik sözleşmesi görüntülendiği, sonrasında aynı adreste ---Sözleşme hesap numarası ile------- tarihleri arasında abonelik sözleşmesi görüntülendiği, davalının borcunu ödememesi üzerine davacı tarafından ------- tarihli borç nedeniyle Elektrik Kesme Mühürleme Tutanağı düzenlenerek elektriğin kesildiği, davacı tarafından kesilen elektriği mücbir sebep olmadığı halde davalının açarak kullandığı davacı kurum görevlileri tarafından ---------- tarihinde yapılan kontrollerde tespit edildiğinden ilgili dönemdeki Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 42-(1)-ç) kapsamında mahaldeki elektrik tüketiminin kaçak kullanım olduğu, ----- esaslar gereğince yapılan hesaplamalar neticesinde, ------ tarihli kaçak tutanağı kapsamında mahalde -------tarihleri arasındaki 87 günlük sürede tüketilen kaçak elektrik enerjisi miktarı ---------davalı adına ----- tarihinden itibaren mükerrer zabıt sureti olmadığından yönetmelik kapsamında ceza katsayısı 1,5 olup davacı elektrik dağıtım şirketinin 108.290.13 TL. alacağı olduğu, ---- tarihli kaçak tutanağı kapsamında mahalde --------- tarihleri arasındaki 14 günlük sürede tüketilen kaçak elektrik enerjisi miktarının 2.619,209 kWh, davalı adına 11/01/2024 tarihli mükerrer tutanak bulunduğundan yönetmelik kapsamında ceza katsayısı 2 olup davacı elektrik dağıtım şirketinin 23.219,28 TL. Alacağı olduğu, ------ tarihli tutanaklar kapsamında davalı tarafın toplam 108.290,13 TL* 423.219,28 TL.= 131.509,41 TL. kaçak tahakkuk bedelinden sorumlu tutulabileceği, ------- Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan gecikme faizi hesaplaması neticesinde davacı elektrik dağıtım şirketinin; 11/01/2024 tarihli tutanak kapsamında Gecikme Faizi ve KDV dahil olmak üzere; Toplam Alacak Bedeli: 108.290,13 TL. Asıl Alacak 7.201,29 TL. Gecikme Faizi + 1.440,26 TL. Faizin % 20 KDV'si = 116.931,68 TL. 24/01/2024 tarihli tutanak kapsamında Gecikme Faizi ve KDV dahil olmak üzere; Toplam Alacak Bedeli: 23.219,28 TL. Asıl Alacak 1.246,10 TL. Gecikme Faizi 249,22 TL. Faizin %20 KDV'si =24.714,60 TL olmak üzere; her iki tutanak kapsamında davalının kullandığı kaçak elektrik enerjisi toplam bedeli: 131.509,41 TL. Asıl Alacak 8.447,40 TL. Gecikme Faizi 1.689,48 TL. Faizin %20 KDV'si 141.646,28 TL olup bu bedelin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, taraflarca talep edilen Tazminat hususundaki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur. Davacı personelleri tarafından 24.01.2019 tarihlerinde kaçak elektrik tutanağı tanzim edilmiştir. Her ne kadar taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunmakta ise de davalının abonelik sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaları ödememesi sebebiyle aboneliğin feshedildiği, feshin davalıya gönderildiği dolayısıyla davalının ---- sayılı tesisattan abonesiz kaçak elektrik kullandığı sabit görülmüştür. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı tarafından --------- tesisat numarasına ait kaçak elektrik kullanımı sebebi ile tahahhuk ettirilen elektrik faturasının ödenmediği, bilirkişi raporu ile de davalının kaçak elektrik kullandığı görülmüştür. Bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme ve hesaplama dosya içeriğine ve hadiseye uygun bulunduğundan mahkememizce de hükme esas kabul edilmiştir. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ İLE, 1-Davalının ---------- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin aynen devamına, 2-Dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar harcı 9.675,85 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.710,74-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.965,11-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 1.710,74-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 2.326,14- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan 82,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.582,50-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/75, K. 2025/700, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-75-e-2025-700-k-ef865407e17d