İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/72 E. 2026/216 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/72
- Karar No
- 2026/216
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/72 KARAR NO : 2026/216
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/01/2025 KARAR TARİHİ : 05/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------ firmasının Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü'nce düzenlenmiş olan Kapsamlı Teminat Sertifikası ile Kapsamlı Teminat Kullanma İzninin vermiş olduğu yetki dahilinde Türkiye'nin 01.12.2012 tarihinde katıldığı -- ve ---- üyesi ülkeler arasında imzalanan 20.05.1987 tarihli Ortak Transit Sözleşmesinin Ek.1 Madde 3-E bendi, Gümrük Kanunu 85.maddesi ve Gümrük Yönetmeliğinin 212/f maddesi uyarınca, Transit Rejimine tabi eşya için tahakkuk edebilecek gümrük vergilerinin ödenmesini teminatlandırmak üzere, AB özet beyan, Gümrük Transit Rejimi beyanlarını on-line ve elektronik ortamda ----- ülkeleri ile Türk Gümrük Sistemine sunmalarını sağlayarak ticari hizmet verdiğini, müvekkilinin bu işlemler için kapsamlı teminat izni çerçevesinde Gümrük Yönetmeliği 212/f fıkrası gereği Rejim Hak Sahibi sıfatını alarak müşterileri hesabına transit rejimi beyanında bulunduğunu, sunmuş olduğu teminat gereği Gümrük İdaresine karşı müşteri ile birlikte mali olarak sorumlu kişi durumuna geldiğini, davalı ile müvekkili arasında bu hizmetleri de kapsayan 27.09.2022 tarihli müşteri sözleşmesi imzalandığı ve sözleşme gereği taahhüt edilen hizmetlerin 28.09.2022 tarihinden itibaren ifa edilmeye başlandığı, Sözleşmenin 3-a maddesine göre teminatlandırılmış transit beyanname hizmeti ----- acenteleri, iştirakleri/partnerlerinin teminatları kullandırılarak da yapılabileceğinin tanımlandığı, 4/II-i maddesinde ise transit beyannamesi nedeniyle ortaya çıkabilecek her türlü vergi, ceza, idari para cezası vs.. gibi yükümlülüklerin hizmet bedelinden ayrı olarak müşterinin sorumluluğunda olduğu, ----- bu tutarları müşteriden talep edebileceği, 4/II-m maddesinde rücu hakkının ------ müeyyide uygulandığının bildirildiği anda doğduğu, Gümrük idaresi tarafından uygulanan müeyyide bedelinin müşteri tarafından ödenmemesi halinde ----- teminatsız ihtiyati haciz talep etme hakkı olduğunun kararlaştırıldığı, davalı tarafından organize edilen ---- taşımasına konu----- no'lu transit beyannameleri için sözleşme gereği müvekkili ---- mukim iştiraki ----- teminatı kullanılarak davalıya teminat hizmeti verildiği, Sözleşmede de belirlendiği üzere davalının müvekkili ---- aldığı kullanıcı adı ile --- sistemine girerek beyan oluşturduğu, ---- yetki belgeli taşıma işleri organizatörü müşterilerin oluşturduğu beyanda taşımacı kendisi olmayabileceği, beyanı oluşturan--- ve beyan oluşturmak için davalı ----- yetkilendirdiği kullanıcılardan olduğu, sistem üzerinden ----- için oluşturduğu ---- ve ----- no'lu transit beyannamelerde taşıyıcı olarak -----görüldüğü, bahse konu transit beyannamelere ilişkin --- Müdürlüğü tarafından müvekkilinin iştiraki ----- aleyhine teminatçı kuruluş olması nedeniyle 18.06.2024 tarihli ----- kayıt numaralı idari yaptırım uygulandığı, 01.07.2024 tarihli email ile davalıya durumun bildirildiği, sonuç alınamayınca müvekkilinin iştiraki --- tarafından ----- Gümrük Müdürlüğü'ne işlemiş faizi ile birlikte 51.105,00 Euro ödeme yapıldığı, İşbu cezanın müvekkilin iştiraki olan ----- adına düzenlendiği ve ödendiği, taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkili tarafından davalıya fatura edildiği, müvekkilinin gümrük idaresine karşı idari para cezasından sorumluğunun davalı hesabına transit rejimi beyanında bulunmasından ileri geldiği,müşteri sözleşmesinin II. maddesi "i" ve "m" bendleri gereği transit beyannameleri gereği gümrük idaresince tazmin edilen gümrük cezalarını davalıdan talep etme ve rucü etme hakkının bulunduğu, takibe konu edilen idari yaptırım dışında, davalıya, müvekkil veya partnerleri, iştirakleri, acenteleri tarafından verilen hizmetler neticesinde muhatap olunan, ödenmek zorunda kalınan ulusal ve yurt dışı kaynaklı idari para cezaları, vergiler hakkında alacak haklarının baki olduğu, davalının müvekkil firmaya ödeme yapmaması üzerine -----.İcra Md.-----Sayılı dosyası ile aleyhinde icra takibine başlanıldığı, davalı tarafın icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde açıldığı, herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile takibe itiraz ettiği, icra takiplerine yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğu beyan edilmekle, müvekkilinin ödemiş olduğu idari yaptırımdan mütevellit alacaklarının muaccel hale geldiği, arz edilen nedenlerle; davalı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının için 51.105,00 EURO karşılığı ihtiyaten haczine, ---- İcra Müdürlüğü -----. sayılı icra takibine yapılan itirazın 51.105,00 EURO için iptaline, icra takibinin euro cinsi asıl alacağa 3095 sayılı kanun 4-a maddesine göre takip tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte devamına, davalı aleyhine haksız ve kötü niyetli itirazları nedeni ile %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili aleyhine --- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ancak işbu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde borca itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, müvekkili tarafına dava dilekçesi ekinde davacı tarafın sunduğu tüm delillerin birer örneğinin tebliğ edilmesi gerekir iken, ödeme emrinde de olduğu gibi, davacı tarafın dayandığı delillerin hiçbir örneğinin vekil edenler tarafına tebliğ edilmediği, davanın süresi içerisinde açılmadığı, müvekkili firmanın 26.09.2023 tarihinde mal sahibi -----ve alıcısı ----- olan yüklemenin teminatçı ve aracı firması konumunda olduğu, yükleme yapılan çekici ----, dorse----plakalı olduğu, söz konusu araçlara ilgili firma tarafından tül perde yüklendiği, araçların ---- ihracat gümrüğünde işlemlerinin tamamlandığı, işbu gümrük işlemleri ve yurtdışı çıkış için müvekkili firma tarafından teminatçı olunduğu, ----- isimli kişinin söz konusu işlemleri müvekkilinin bilgisi ve izni olmaksızın müvekkiline ait kullanıcı adı ve şifreyi kullanarak yaptığı, --- - müvekkilinin güvenini kötüye kullandığı ve içerisinde usule aykırılıklar olan işlemleri onaylayarak araçları ---- Gümrüğünden çıkardığı, aracın --- ilinde gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra ---- gitmesi beklenirken ----- yapılan işlemler sonucunda Türkiye'deki evrakların menşei ve fatura değişikliği tespit edilerek araçlar ve ürünlere el konulduğu, yüklemeye ait ürünler teslim edilemediği ve söz konusu usulsüzlükler sebebiyle teminat kapamadığından müvekkili firmanın bu davayla karşı karşıya kaldığı, bu hususta ----- hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, söz konusu davaya sebebiyet veren şahıs ve firmaların ----- olduğunu ve işbu kişilerin davaya dahil edilmesini, müvekkilinin davacı tarafa borçlu olmadığı, davacı tarafın alacaklı olduğu iddiasını da kanıtlaması gerektiği, ancak dava dilekçesinde söz konusu iddiasını kanıtlamaya yetecek nitelikte bir delile yer verilmediği, açıklanan nedenlerle davacı tarafın, iddialarını genişletmesi ya da değiştirmesi yahut yeni delil sunmasına da muvafakatinin bulunmadığı, davacı tarafın kesin delil sözleşmesine ilişkin iddialarının taraflarınca kabulü mümkün olmamakla beraber haksız, yasal dayanaktan ve kötü niyetli olarak ikame edilmiş bulunan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, --- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan dosya gümrük alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişinin ibraz ettiği 15/12/2025 tarihli raporda; raporun değerlendirme kısmında yapılan açıklamalar ve Mevzuat hükümleri ile dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; Ülkemizden ihracı yapılan ve transit refakat belgelerine kayden sevk edilen eşyaların varış gümrük idaresine (----) süresi içerisinde sunulmamasından kaynaklı olarak ----- Gümrük Makamlarınca uygulanan vergilerin tazminine ilişkin davada, gerek davalı tarafça; transit rejimi beyanında bulunan ve transit rejimi kapsamında gümrük idaresine karşı mali olarak sorumlu olan Rejim hak sahibi (asıl sorumlu) sıfatındaki ve davaya konu edilen 51.105,00 EUR gümrük vergilerini --- aracılığıyla 05.07.2024 tarihinde ödediği gözüken-----firmasının acentesi, iştiraki veya partneri olduğuna ve------” firması tarafından bu tutarların kendisine rücu edildiğini tevsik eden herhangi bir belge aslı yada apostil onaylı suretlerinin ibraz edilmemesi, gerekse davalının taşımacı veya taşımacılığa aracılık ettiğini ispata yarar belgelerin sunulmaması ile transit refakat belgelerinde----- Şirketi” isminin gönderici, alıcı, taşıyıcı veya asıl sorumlu kısımları dahil herhangi bir yerinde kayıtlı bulunmaması yanında ----- Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı Gümrük Ajansı Bölge Müdürlüğü ----- Gümrük Müdürlüğünce tanzimli gözüken 19.06.2024 tarihli ---- sayılı yazı ve eki 18.06.2024 tarihli ----- sayılı Kararda da yer aldığı üzere “sorumlu kişi olarak ---- ve taşıyıcı olarak (-----) firmalarının ödeme yükümlülüğünden müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları”, bunun yanında Ortak Transit Sözleşmesi hükümleri uyarınca, transit refakat belgesi ile sevk edilen eşyaların öngörülen süre içerisinde varış Gümrük İdaresine (------) sunmak ile rejim beyanında bulunan ve rejim hak sahibi olan asıl sorumlu yani transit rejim beyanında bulunan kişi ile transit rejimine göre taşındığını bilerek eşyayı kabul eden taşıyıcının ve eşyanın transit rejimine tabi tutulduğunu bilerek eşyayı alan kişinin sorumluluğunun bulunması, davalı tarafın ise bu kişilerden biri olduğunu ispata yarayan bir belgenin bulunmaması ile mallarla birlikte taşıma aracının da alıcı gümrük idaresine ibraz edilmemesi, ayrıca ----- tarafından -----firması adına tanzimli gözüken 30.09.2023 tarihli ----- nolu e fatura ile sadece ----- Beyanname ücretinin davalıya fatura edilmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı tarafça sunulan bilgi ve belgelerden, yurtdışında ödenen vergilerden gerçek anlamda davalının sorumlu olduğuna ilişkin bir nüveye rastlanılmadığı gibi transit refakat belgelerine kayden yurtdışına sevk edilen eşyaların süresi içerisinde varış gümrük idaresine sunulmamasından kaynaklı ödenen 51.105,00 EUR tutarı karşılama hususunda davalının sorumluluğunun bulunduğuna ilişkin Gümrük ve Dış Ticaret tekniği boyutuyla bir emareye ve bu yönde kanaate ulaşılmadığı belirtilmiştir. Raporun sonuç kısmında; yurtdışında ödenen vergilerden gerçek anlamda davalının sorumlu olduğuna ilişkin bir nüveye rastlanılmaması da dikkate alındığında, transit refakat belgelerine kayden yurtdışına sevk edilen eşyaların süresi içerisinde varış gümrük idaresine sunulmamasından kaynaklı ödenen 51.105,00 EUR tutarı karşılama hususunda, mevcut bilgi ve belgelere göre, davalının sorumluluğunun bulunduğuna ilişkin herhangi bir emareye rastlanılmadığı mütala edilmiştir.Uluslararası taşımacılıkta kullanılan ve taraflardan birinin istemi üzerine düzenlenen CMR ise, taşınan eşya ile eşyaya ilişkin temel bilgilerin dayanağına, taşıma sözleşmesinin yapıldığına, içeriğine ve eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığına kanıt oluşturmaktadır. Ayrıca Karayolu taşımacılığına ilişkin Mevzuat hükümleri uyarınca, taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi; buna karşılık, gönderen taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanmakta, ayrıca gönderen; eşyanın tesliminden önce, resmî nitelik taşıyan, özellikle gümrük işlemleri için gerekli bulunan bilgileri taşıyıcıya vermek ve kusuru olmasa da; Taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden ve özellikle gümrük işlemleri için gerekli bulunan belge ve bilgilerdeki eksikliklerden, gerçeğe aykırılıklardan, belge ve bilgilerin yokluğundan yükümlü bulunmakta, taşıyıcı ise eşyanın teslim edilmesi gereken yere ulaşmasından önce, taşımanın sözleşmeye uygun olarak yapılamayacağı veya eşyanın teslim edileceği yerde teslim engellerinin çıkması durumunda, tasarruf hakkına sahip olan kişiden talimat almak zorunda bulunmakta olup, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olmasına karşın, zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı yada eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınmakta ve zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse yada Sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olunması veya Gümrük Mevzuatı ile diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan hükümlerin taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını haklı gösterdiği hâllerde taşıyıcı sorumluluktan kurtulmaktadır. Kara yoluyla mal taşınmasında hakları ve yükümlülükleri belirleyen ve Ülkemiz tarafından 07/12/1993 tarihli ---- sayılı Kanunla uygun bulunan “Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi” (CMR Sözleşmesi-Convention Marchandise Routier) hükümleri uyarınca, Taşıyıcı; yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan ve çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden, Gönderici ise; yükün yükleme yeri, tarihi ve teslim için belirlenen yer, yükün gönderildiği kişinin isim ve adresi, Gümrük ve diğer formaliteler için gerekli talimatlar ile taşımacıya verilen belgelerin listesinin, hatalı veya yetersiz oluşundan uğrayacağı zarar, hasar ve yaptığı ödemelerden sorumlu bulunmaktadır. Ayrıca teslimin yapılacağı yeri değiştirme veya sevk mektubunda gösterilen alıcıdan başkasına teslim etmesini istemek suretiyle yüke tasarruf etmek hakkına sahip bulunan gönderici, malların tesliminden önce tamamlanması gereken gümrük ve diğer formalitelerin yerine getirilmesi için, lüzumlu belgeleri sevk mektubuna iliştirmek yahut da taşımacıya vermek ve talep ettiği diğer bilgileri kendisine sağlamak zorunda olup, taşımacının ise, bu belgelerle verilen bilgilerin doğruluğunu ve yeterliliğini inceleme yetkisi bulunmamaktadır. Buna karşın, kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş veya madeni levha ile kaplanmamış açık taşıtlar kullanılması durumunda taşımacı sorumlu tutulamamaktadır. Somut olay da Mevzuat hükümleri ile dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; Ülkemizden ihracı yapılan ve transit refakat belgelerine kayden sevk edilen eşyaların varış gümrük idaresine (----) süresi içerisinde sunulmamasından kaynaklı olarak ----- Gümrük Makamlarınca uygulanan vergilerin tazminine ilişkin davada, gerek davalı tarafça; transit rejimi beyanında bulunan ve transit rejimi kapsamında gümrük idaresine karşı mali olarak sorumlu olan Rejim hak sahibi (asıl sorumlu) sıfatındaki ve davaya konu edilen 51.105,00 EUR gümrük vergilerini----Bankası aracılığıyla 05.07.2024 tarihinde ödediği gözüken, -----” firmasının acentesi, iştiraki veya partneri olduğuna ve ------” firması tarafından bu tutarların kendisine rücu edildiğini tevsik eden herhangi bir belge aslı yada apostil onaylı suretlerinin ibraz edilmemesi, gerekse davalının taşımacı veya taşımacılığa aracılık ettiğini ispata yarar belgelerin sunulmaması ile transit refakat belgelerinde “---- Şirketi” isminin gönderici, alıcı, taşıyıcı veya asıl sorumlu kısımları dahil herhangi bir yerinde kayıtlı bulunmaması yanında ---- Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı Gümrük Ajansı Bölge Müdürlüğü ---- Gümrük Müdürlüğünce tanzimli gözüken 19.06.2024 tarihli --- sayılı yazı ve eki 18.06.2024 tarihli ----- sayılı Kararda da yer aldığı üzere “sorumlu kişi olarak -----ve taşıyıcı olarak (-----) firmalarının ödeme yükümlülüğünden müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları”, bunun yanında Ortak Transit Sözleşmesi hükümleri uyarınca, transit refakat belgesi ile sevk edilen eşyaların öngörülen süre içerisinde varış Gümrük İdaresine (-----) sunmak ile rejim beyanında bulunan ve rejim hak sahibi olan asıl sorumlu yani transit rejim beyanında bulunan kişi ile transit rejimine göre taşındığını bilerek eşyayı kabul eden taşıyıcının ve eşyanın transit rejimine tabi tutulduğunu bilerek eşyayı alan kişinin sorumluluğunun bulunması, davalı tarafın ise bu kişilerden biri olduğunu ispata yarayan bir belgenin bulunmaması ile mallarla birlikte taşıma aracının da alıcı gümrük idaresine ibraz edilmemesi, ayrıca -----. tarafından --- firması adına tanzimli gözüken 30.09.2023 tarihli ----- nolu e fatura ile sadece ----- Beyanname ücretinin davalıya fatura edilmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı tarafça sunulan bilgi ve belgelerden, yurtdışında ödenen vergilerden gerçek anlamda davalının sorumlu olduğuna ilişkin bir delile rastlanılmadığı gibi transit refakat belgelerine kayden yurtdışına sevk edilen eşyaların süresi içerisinde varış gümrük idaresine sunulmamasından kaynaklı ödenen 51.105,00 EUR tutarı karşılama hususunda davalının sorumluluğunun bulunduğu davacının ispatlayamaması nedeniyle usul ve yasaya uygun bilirkişi uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken Karar harcı 732,00 TL 'den davacı tarafça dava açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 22.192,23 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 21.460,23 TL harcın yatıran davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.