İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/12 E. 2026/300 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/12
Karar No
2026/300
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/12 Esas KARAR NO: 2026/300 DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 23/08/2024 KARAR TARİHİ: 02/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davacı şirket ile davalı şirket ---- adresinde bulunan ve-------- sayısında tapuya kayıtlı taşınmaz üzerindeki inşaat yapımı ile ilgili olarak kalıp, demir, beton ve kalıp iskelesi işleriyle ilgili olarak birim fiyat esaslı bir taşeronluk sözleşmesi imzaladıkları, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalı şirketin düzenleyeceği ve davacı şirketin de kontrol ederek onaylayacağı hak edişlere istinaden keseceği faturalar mukabilinde davalı şirkete ödeme yapılması gerekirken davalı şirketin terminlere uyabilmek ve işin hızlı şekilde yürütülmesini teminen ileride düzelenecek hak ediş faturalarına mahsuben avans talep etmesi üzerine davacı şirket iyi niyetle ve işin belirlenen sürede bitirilerek fiyat artışlarından etkilenilmemesini sağlamak adına avans ödemeleri yaptığı, bu ödemeler ile işin geçici kabulüne kadar düzenlenen hak ediş ve faturalar karşılaştırıldığında davacı şirket cari hesaplarında ------- fazla ödeme tespit edildiği, bu arada, işin geçici kabulünü takiben teslim edilen şantiyede çalışan işçilerin ücret ve işçilik alacaklarının ödenmemesi üzerine işyerinde çalışmış olan işçilerin işçilik alacaklarıyla ilgili olarak İş Mahkemelerinde gerek davacı ve gerekse davalı şirket aleyhinde davalar açıldığı ve ------- yılından işbu davanın açıldığı tarihe kadar sonuçlanan davalarla hüküm altına alınmış olan alacakları (davalı şirketin ödeme gücünün olmaması ve esasen zaman içinde de davalarla da ilgillenmemesi nedeniyle) davacı müvekkili şirket tarafından "asıl işveren" sıfatıyla ödenmek zorunda kalındığı, bu nedenle ---- itibarıyla davalı şirket işçileri için ödenen işçilik alacakları, dava harç ve masrafları, faiz ve vekalet ücretleri de toplam ----- olduğu, davalı şirketin gerek inşaat yapımı ile ilgili fatura hak edişleriyle davalı şirkete yapılmış olan fazla ödemeler arasındaki fark olan ---- gerekse davalı şirket işçilerine davalı şirket nam ve hesabına ---- kadar yapılmış olan işçilik alacakları ödemeleri toplamı olan ----- olmak üzere davacı şirket nezdindeki davalı şirket cari hesabı toplamda ---- bakiye verdiğinden, işçilik ödemeleri ne ilişkin rücu alacakları olarak şimdilik ----- inşaat fazla ödemelerine ilişkin cari hesap alacaklarına mahsuben şimdilik --- olmak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve şimdilik toplam ---- alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline davanın gerektireceği tüm harç ve masraf larla Avukatlık Ücretinin davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davaya karşı cevap dilekçesi vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği olarak alacak davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan----- Asliye Ticaret Mahkemesine defter incelemesi yönünde talimat yazılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda;" Davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu ---yıllarına ait elektronik defter kayıtlarının eksik olması sebebi ile ---- davacıya ait kayıtları tutulduğu ofiste incelemeler yapıldığı yapılan tespitler, Davalı firma, davacı firmanın alt taşeronu olarak ----- adresinde bulunan ve -----parsel sayısında tapuya kayıtlı taşınmaz üzerindeki inşaat yapımın işlerini yapmakta iken personel sorunlarını davacı firma çözmek durumunda kalarak raporda tablo şeklinde gösterilen ödemleri, Davalı firma adına ( ekde protol ve dekontlar ) arabulucu anlaşmaları ile toplam olarak ----ödediği , raporun sonuç kısmında; davacının ticari defter kayıtlarına göre , ---- tarihi itibarı ile; Davalı ile ticari ilişkiden kaynaklı cari hesaptan dolayı --- Davalı şirket çalışanlarına yapılan ödemelerden dolayı ---- olmak üzere , toplam ---- alacaklı olduğu mütala edilmiştir.------- formları yönünden eksik inceleme yapıldığından dosya talimat mahkemesine ek rapora gönderildiği, bilirkişinin ek raporunda; "Kök Raporun 2 bölümünde belirtilen tablodaki fatura hareketlerine göre davalının davacı adına düzenlemiş olduğu ---- ( davacı için ---- formu ) beyan ettiği faturalar aşağıda listelenmiş olup ek rapor ekinde sunmuş olduğum Ba formları ile karşılaştırdığında bir farklılık olmadığının görüldüğü belirtilmiş, raporun sonuç kısmında davacının, defter kayıtlarına göre oluşturduğu--- formlarının, defter kayıtları ile uyumlu olduğu, kök raporda hesaplanan tutarlarda bir değişiklik oluşturmadığı mütala olunmuştur. Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere talimat mahkemesinde sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan ---- alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ----- Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir. Vergi dairesinden celp edilen -----formlarının tetkikinde birbirleriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre davalının cari hesaptan kaynaklı alacaklı sebebiyle alacaklı olduğunun kabulü gerekeceği anlaşılmakla bilirkişi raporu da hükme esas alınarak, temerrüte düşürücü ihtar bulunmaması nedeniyle dava tarihinden faiz işletilerek davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:(Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) Davanın KABULÜ İLE, 1------ dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Karar harcı 94.459,71 TL 'den davacı tarafça yatırılan 6.537,43 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 87.922,28 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 6.537,43 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 1.212,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.212,50 -TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 211.593,32 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 3.600.00-TL arabuluculuk ücretinin esas dosya üzerinden alındığından tefrik edilen iş bu dosya yönünden alınmasına yer olmadığına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -----Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/04/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/12, K. 2026/300, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-12-e-2026-300-k-1d2a8dff70cf