İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/608 E. 2024/584 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/608
- Karar No
- 2024/584
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/608 Esas KARAR NO: 2024/584 DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 11/09/2023 KARAR TARİHİ: 12/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan 8.006,18 TL'lik alacağının tahsili için --------- Sayılı dosyası ile taraflarınca icra takibi başlatıldığını, , davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, Davalı tarafça Takip dosyasına yapılan itiraz haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, Söz konusu alacak müvekkili şirketin ve davalının ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia etmiş, Ancak takibe konu edilen ve cari hesap alacağı olduğu iddia edilen herhangi bir mal veya hizmetin müvekkiline verilmediğini, davacının müvekkilinden bir alacağı bulunmdığını, Davacının iddia ettiği alacağın varlığını ispat etmesi gerektiğini, Davacının eğer müvekkiline mal yahut hizmet verdiğini iddia ediyor ise öncelikle mal verdiğine ilişkin irsaliyeli fatura yahut teslim-tesellüm belgesi vs. evraklarını dosyaya sunması gerektiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle;Davacının Ticari Defterlerinin HMK 222 uyarınca sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu,Davalının Ticari Defterlerinin; TTK md 66 ve ilgili hükümlerde de ifade edildiği üzere, HMK 222 uyarınca sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu taraflar arasında (12.929,12 TL - 8.006,18 TL -) 4.922,94 TL Mutabakatsızlık bulunduğu, Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına düzenlenen ve Ticari Defterlerde Borç Kaydı yapılan KDV Dahil 12.929,12 TL Toplam Tutarlı 6 Adet Faturanın tamamının Davalı Şirketin Ticari Defterlerinde Davacı Şirket Alacağı olarak kaydedilmiş oldukları, 4.922,84 TL Mutabakatsızlığın Davalı Şirketçe işbu faturalara ilişkin olarak yapılmış ve Davacının Ticari Defterlerinde Davalının Fatura Borçlarından mahsup edilmek suretiyle Toplam 4.922,94 TL ödemenin, Davalı Şirketin Ticari Defterlerinde kendi aleyhlerine olacak şekilde kaydedilmemiş olmasından kaynaklandığı, Bu durumda, Usul ve Yasaya uygun tutulmuş ve dayanak belgeleriyle uyum içinde olduğu tespit olunan Davacı Şirket Ticari Defterlerine ve bu defterlerde Davalı Şirketle ilişkili kayıtlara itibar edilebileceği, Davalı Şirketin 2023 YILI BA/BS FORMU Beyannamelerinde, her ne kadar Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına Ağustos/2022 Ayında faturalar düzenlenmiş ve taraflar arasında 2023 yılında gerçekleşmiş bir Alım/Satım İşlemi bulunmasa da, Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına düzenlenen E-Faturaların, 01/07/2021 Tarihinden sonraki tarih olan Ağustos/2022 ayında düzenlenmiş E-Faturalar olması nedeniyle, Davacı Şirketçe Ağustos/2022 Ayında düzenlenen E-FATURALAR BA/BS FORMU Beyanına tabi olmamakla, dosyaya celbi sağlanacak 2022 Yılı BA/BS FORMU Beyannamelerinden huzurdaki davada hukuki bir yarar temin edilemeyeceği, Davacı Şirketin, 8.006,18 TL ASIL Alacak Talebi üzerinden harçlandırarak, İtirazın İptali/Takibin Devamı istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İTİRAZIN İPTALİ Davasında; Davacı Şirketin Usul ve yasaya uygun tutulmuş ve dayanak belgeleriyle desteklenen Ticari Defter Kayıtları itibarıyla, Davalı Şirketten, Talebi gibi 8.006,18 TL ASIL Alacağı bulunduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ------. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Davacının Ticari Defterlerinin HMK 222 uyarınca sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu,Davalının Ticari Defterlerinin; TTK md 66 ve ilgili hükümlerde de ifade edildiği üzere, HMK 222 uyarınca sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu taraflar arasında (12.929,12 TL - 8.006,18 TL -) 4.922,94 TL Mutabakatsızlık bulunduğu, Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına düzenlenen ve Ticari Defterlerde Borç Kaydı yapılan KDV Dahil 12.929,12 TL Toplam Tutarlı 6 Adet Faturanın tamamının Davalı Şirketin Ticari Defterlerinde Davacı Şirket Alacağı olarak kaydedilmiş oldukları, 4.922,84 TL Mutabakatsızlığın Davalı Şirketçe işbu faturalara ilişkin olarak yapılmış ve Davacının Ticari Defterlerinde Davalının Fatura Borçlarından mahsup edilmek suretiyle Toplam 4.922,94 TL ödemenin, Davalı Şirketin Ticari Defterlerinde kendi aleyhlerine olacak şekilde kaydedilmemiş olmasından kaynaklandığı, davalı tarafından uyuşmazlık konusu olan faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği ve iade faturası kesilmediği anlaşılmıştır.Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının faturaya konu hizmeti sunduğu, davalı tarafın fatura bedellerinin ödenmediği, davacının davalıdan taraf ticari defterleri uyarınca talebi gibi 8.006,18 TL alacağı olduğu kanaati ile davanın kabulü yolunda hüküm tesis edilmiştir. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile ---------- esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-Alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar harcı 546,90 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 277,05 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.153,75 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 8.006,18 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı ve davalı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/07/2024