İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/576 E. 2024/871 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/576
Karar No
2024/871
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/576 KARAR NO : 2024/871 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 15/08/2022 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- ile --- arasında maliki olduğu ----- plakalı araç için ----numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiği, 02.07.2020 tarihinde ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araca bağlı ----- plakalı sayılı yarı romörk ile ---- sürücüsü olduğu 21.16.12.150 tescilli biçerdöver arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ----- Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 128.maddesini kuralını ihlal ettiği ve bu nedenle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu, kaza nedeniyle meydana gelen hasarın karşılanması talebiyle --- başvuru yapıldığı ve ---- rücu ve ----- hasar numaralı dosya ve ---- rücu ve ---- hasar numaralı dosya açıldığı; yapılan incelemeler sonucunda, --- maliki olduğu ----plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle ----- aracına ilişkin olarak 01.09.2020 tarihinde 25.960,00 TL ve 08.09.2020 tarihinde 55.000,00 TL hasar bedeli ödediği, bu kapsamda, ----- yapmış olduğu ödeme nedeniyle Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi uyarınca, sigortalısının haklarına halef olduğu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde 21.16.12.150 tescilli biçerdöver sürücü ---- kusurunun bulunduğu, ---- tarafından ödenen bedelin %50 kusuru oranında rücuen tazmini amacıyla, ---- ve --- tescilli biçerdöverin sigortacısı --- aleyhine --- İcra Müdürlüğünün---- ve --- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ---- icra takibine haksız ve dayanaksız olarak itiraz ettiği; başlatılmış olan icra takibi durdurulduğu, Kaza Tespit Tutanağında ---- tescilli biçerdöver sürücüsü ---- kusur durumu "… ayrıca sürücü ---- ise karayolları trafik yönetmeliğinin 128. (Özellikle tarım işlerinde kullanılmak için imal edilmiş genişliği 2.55 metre ile 3.05 metre arasında olan araçlar günün kararmasından itibaren gün aydınlanıncaya kadar karayollarında trafiğe çıkarılamaz.) maddesini ihlal ettiği yapılan kaza yeri incelemelerinden anlaşılmıştır." şeklinde belirtildiği, --- maliki olduğu araç sürücüsü ---- %50; sigortalı araç sürücüsü ----- %50 kusurlu olduğu Ekspertiz Raporuyla da sabit olduğu,-----, İfade Tutanağında kazanın meydana gelişini "… at çiftliğinin olduğu yere geldiğim esnada üzerinde reflektör, ışığı bulunmayan bir araç aniden yola çıktı, o esnada frene bastım fakat duramayarak önümde ne olduğunu bilemediğim araca çarptım…" şeklinde belirttiği, ---- Rücu numaralı ----. İcra Müdürlüğünün --- Esas sayılı dosyasında ---- tarafından ödenen hasar bedeli 25.960 TL olduğu; ------ sigortalısının kusuru oranına tekabül eden 12.980 TLyi ödemesi gerekirken 6.490 TL ödediği, ---- Rücu numaralı ----- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasında hasar bedeli 55.000 TL olup;-----sigortalısının kusuru oranına tekabül eden 27.500 TLyi ödemesi gerekirken 13.750 TL ödediği, ---- kendi sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu kabulüyle ödeme yaptığını, ancak ----- sigortalısının %50 kusurlu olduğu, ---- hükmolunacak meblağın %20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla konu trafik kazası sonucu müvekkil şirket tarafından araç hasarına ilişkin olarak sigortalının kusuru oranında ---- (eski unvanı ---- 20/11/2020 tarihinde ----- rücu numaralı dosyaya ilişkin olarak 6.490,00 TL ve ----- rücu numaralı dosyaya ilişkin olarak 13.750,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemeler neticesinde müvekkilin sorumluluğu kalmadığı, sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirildiği, müvekkil şirket tarafından davaya konu hasar bedeli ödendiğinden başvurunun reddi gerektiği, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere davacı yan tarafından belirtilen araç hasarına ilişkin tutarlar son derece fahiş olup tarafımızca kabulü imkansız olduğu, söz konusu araç hasarının uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay İçtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiği, kusur oranlarının tespiti için herhangi bir rapor alınmamış olduğu, tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği, davanın reddine, araç hasarına ilişkin taleplerin reddine, aksi kanaatte olunması halinde uzman sigorta eksperinden rapor alınmasına, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvurana yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----İcra Müdürlüğünün --- Esas, ----- İcra Müdürlüğünün ---- Esa-s sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas, ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile dava konusu 02/07/2020 kaza tarihli; ---- plakalı, ---- model, ---- marka, çekici Ticari araç (sahibi: ---- trafik sigorta: ----) ve ÇEKİCİYE bağlı ---- plakalı, ---- şasi nolu, --- model yılı, ----marka, ---- tipi YARI RÖMORK (Damperli kasa) cinsi, beyaz-gri renkli motorsuz araç (sahibi: ---; trafik sigorta: belirtilmediği; kasko: ----) sürücü -----: kaza krokisine göre lastik izleri incelendiğinde çarpma noktasından önce çekiciye ait izin bulunmadığı, fren tedbirine başvurulmadığı, önüne aniden çıkabileceğini düşünerek daha dikkatli ve özenli davranması gerekirken üzerine düşen özen ve dikkati göstermediği; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 56/a.1 Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, yasak olduğu; madde 56/ c) Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar, hususunu ihlal ettiği; % 50 kusurlu olduğu; 21.16.12.150 tescilli, ---- model, ---- marka,--- zirai araç (sahibi: ----; trafik sigorta: ---- sürücü ----: dava konusu kaza kaza tutanağına göre gece vakti olduğu; Karayolları Trafik Yönetmeliği madde 128/b “…Ancak tarım işlerinde kullanılmak üzere imal edilmiş ve genişliği 2.55 metre ile 3.05 metre arasında olan araçlar günün kararmasından itibaren gün aydınlanıncaya kadar karayolunda trafiğe çıkarılamaz…” hususunu ihlal ettiği; % 50 kusurlu olduğu; 15/08/2020 tarihli -----tarafından ---- adına düzenlenen fatura incelendiğinde;----- plakalı, YARI RÖMORK araç onarımı için yedek parça ve iĢçilik dahil 22.000,00 TL (KDV dahil 25.960,00 TL) olduğu; Buna karşın; dava konusu ---- plakalı YARI RÖMORK için dava konusu hasar fotoğrafları bulunmadığı, dolayısıyla kazaya uygun olup olmadığının değerlendirilemediği, davacı tarafından araç sahibine hasarın ödendiğine dair banka dekontu görülemediği; takdirin sayın Mahkemenizde olduğu; Eğer Mahkeme mevcut belgelere göre; ---- plakalı YARI RÖMORK yönünden hasar bedeli KDV dahil 25.960,00 TL uygun olduğu kanaatindeyse; Kusur oranı %50 olarak 12.980,00 TL maddi zarar bedeline tekabül ettiği, dava dosyasında bulunan hasar fotoğrafları berabere değerlendirildiğinde;---- plakalı, ---- model, ---- marka, ---- model araç onarım bedeli toplam KDV dahil 55.000,00 TL olarak kaza ile uyumlu olduğu; Eğer Mahkeme mevcut belgelere göre; ----- plakalı CEKICI yönünden hasar bedeli 55.000,00 TL uygun olduğu kanaatindeyse; Kusur oranı %50 olarak 27.500,00 TL maddi zarar bedeline tekabül ettiği; Davacı sigorta Ģirketi tarafından dava dışı sigortalısına yaptığı ödemeyi gösterir ödeme belgesinin ibrazı gerektiği, Davalı ---- tarafından davadan önce çekici için 13.750,00 TL ve yarı römork için 6.490,00 TL olmak üzere toplam 20.240,00 TL ödeme yapıldığı, %50 kusur oranınca yarı römork için 12.980,00 TL ve çekici için 27.500,00 TL olmak üzere toplam 40.480,00 TL olarak belirlenen zarar tutarından, sigorta şirketi tarafından ödenen 20.240,00 TL’nin tenzili sonrasında kalan 20.240,00 TL zarar tutarından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile ----tarafından ödeme belgeleri ibraz edilmiş olmakla, kök rapordaki görüşlerini aynen korudukları, davacı sigorta şirketinin ----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına ilişkin 13.750 TL asıl alacak ve takip tarihine kadar ve işleyen faizi ile birlikte ----- talep edebileceği, ( davalı sigorta şirketi 20.11.2020 tarihinde eksik ödeme yapmış olduğundan ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen takip talebinde yer alan faizi ile ) davacı sigorta şirketinin ----İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak 6.490 TL asıl alacak ve takip tarihine kadar ve işleyen faizi ile birlikte ---- talep edebileceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile kusur ve hasar yönünden kök raporda yer alan görüşlerin korunduğu, sigorta yönünden eksik ödeme belgelerinin ibraz edilmiş olduğu, davalı sigorta şirketinin eksik ödemede bulunduğu 30.10.2020 tarihi temerrüt tarihi kabul edilerek icra faiz hesaplarının yapıldığı, sonuç ve kanaati bildirilmiştir. TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve -----sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 t. ve----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Somut olayda davacı sigorta şirketi sigortalısına ödediği tazminatı rücu için , sigortalısının haklarına halef olarak kazaya karışan karşı tarafın sigortasına ve aracın malikine karşı dava açmış olup dava açmakta aktif husumeti bulunmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (----). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Somut olayda --- plakalı, ---- model, ---- marka, ÇEKĠCĠ Ticari araç (sahibi: ---- trafik sigorta: ----) ve ÇEKİCİYE bağlı---- plakalı, ---- şasi nolu, --- model yılı, ---- tipi YARI RÖMORK (Damperli kasa) cinsi, beyaz-gri renkli motorsuz araç (sahibi: ----; trafik sigorta: belirtilmediği; kasko: ----.) sürücü -----: kaza krokisine göre lastik izleri incelendiğinde çarpma noktasından önce çekiciye ait izin bulunmadığı, fren tedbirine başvurulmadığı, önüne aniden çıkabileceğini düşünerek daha dikkatli ve özenli davranması gerekirken üzerine düşen özen ve dikkati göstermediği; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 56/a.1 Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, yasak olduğu; madde 56/ c) Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar, hususunu ihlal ettiği; % 50 kusurlu olduğu; ---- tescilli, --- model, --- marka, ---- makinesi zirai araç (sahibi: ----; trafik sigorta: ----.) sürücü ----: dava konusu kaza kaza tutanağına göre gece vakti olduğu; Karayolları Trafik Yönetmeliği madde 128/b “…Ancak tarım işlerinde kullanılmak üzere imal edilmiş ve genişliği 2.55 metre ile 3.05 metre arasında olan araçlar günün kararmasından itibaren gün aydınlanıncaya kadar karayolunda trafiğe çıkarılamaz…” hususunu ihlal ettiği; % 50 kusurlu olduğu; 15/08/2020 tarihli ---- tarafından ---- adına düzenlenen fatura incelendiğinde; ----- plakalı, YARI RÖMORK araç onarımı için yedek parça ve iĢçilik dahil 22.000,00 TL (KDV dahil 25.960,00 TL) olduğu; Buna karşın; dava konusu ---- plakalı YARI RÖMORK için dava konusu hasar fotoğrafları bulunmadığı, dolayısıyla kazaya uygun olup olmadığının değerlendirilemediği, davacı tarafından araç sahibine hasarın ödendiğine dair banka dekontu görülemediği; takdirin sayın Mahkemenizde olduğu; Eğer Mahkeme mevcut belgelere göre; ---- plakalı YARI RÖMORK yönünden hasar bedeli KDV dahil 25.960,00 TL uygun olduğu kanaatindeyse; Kusur oranı %50 olarak 12.980,00 TL maddi zarar bedeline tekabül ettiği, dava dosyasında bulunan hasar fotoğrafları berabere değerlendirildiğinde; ---- plakalı, ---model, --- marka, CEKICI -----model araç onarım bedeli toplam KDV dahil 55.000,00 TL olarak kaza ile uyumlu olduğu; Eğer Mahkeme mevcut belgelere göre; ---- plakalı CEKICI yönünden hasar bedeli 55.000,00 TL uygun olduğu kanaatindeyse; Kusur oranı %50 olarak 27.500,00 TL maddi zarar bedeline tekabül ettiği; Davacı sigorta Ģirketi tarafından dava dışı sigortalısına yaptığı ödemeyi gösterir ödeme belgesinin ibrazı gerektiği, Davalı ---- tarafından davadan önce çekici için 13.750,00 TL ve yarı römork için 6.490,00 TL olmak üzere toplam 20.240,00 TL ödeme yapıldığı, %50 kusur oranınca yarı römork için 12.980,00 TL ve çekici için 27.500,00 TL olmak üzere toplam 40.480,00 TL olarak belirlenen zarar tutarından, sigorta şirketi tarafından ödenen 20.240,00 TL’nin tenzili sonrasında kalan 20.240,00 TL zarar tutarından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğu, davacı sigortanın rücu şartları oluştuğundan davanın her iki icra dosyası yönünden kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda tazmini gereken alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden bu halde likit alacaktan sözetmek mümkün olmadığından dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile icra inkar tazminatının reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile A) 1---- İcra Müdürlüğünün---- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazların 13.750 TL asıl alacak, 542,47 TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin reddine, 2-Alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin reddine, B) ----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazların 6.490 TL asıl alacak, 256,04 TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin reddine, 3-Alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.437,14 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 297,83 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.139,31 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 297,83 TL peşin harç olmak üzere toplam 378,53 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 109,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.109,00 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %96,38 oranında olmak üzere 2.996,45 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 21.038,51 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 789,45 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 10-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 1.503,53 TL sinin davalıdan, bakiye 56,47 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 11-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/576, K. 2024/871, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-576-e-2024-871-k-e8ae07aa0129