İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/657 E. 2024/340 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/657
- Karar No
- 2024/340
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/657 KARAR NO : 2024/340 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2021 KARAR TARİHİ : 26/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Müvekkil ile davalı arasında ---- makina arızasının onarım bedeli olan 13.08.2021 tarihli fatura Alacağının ödenmemesi sonucunda -----. İcra Müdürlüğü ------ Esas Dosyası ile icra takibi başlatılmış ve Ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalının yetki itirazında bulunması hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı müvekkilinin çalışanı, teknisyen ----- tarafından arızalı parçalar değiştirilmiş, anakart ve power supply takıldığını, Yapılan işlerle ilgili servis formu doldurulduğunu, davacı müvekkil tarafından davalı şirkete faturalar kesildiğini ancak faturaların iade edildiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını yetkili mahkemenin ------ Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu arıza yapan makine, müvekkil şirkete davacı şirket tarafından 2020 yılı Kasım ayında ücretsiz onarım garantisi verilerek satıldığını, . Davacı tarafından garantili olarak satılan makinede meydana gelen arızanın giderilmesi için müvekkil şirketten ücret talebinde bulunulması dürüstlük ve iyi niyet kuralları ve ticaret ahlakıyla bağdaşmadığını, müvekkil şirket tarafından 4-5 ay kadar kullanılan söz konusu makine bir süre sonra bozulduğunu Bunun üzerine makineyi satan davacı şirketle iletişime geçen müvekkilimiz makinenin arızasının giderilmesini istediğini, satın alınan makinenin ülke genelindeki tek distribütörü olan davacı şirket tarafından kendisine garantili olarak satılan makinenin tamiri için aslında davacıya hiçbir ücret ödemesi gerekmeyen müvekkilinin işini devam ettirmek için makineyi kullanmak zorunda olduğundan dolayı karşı tarafın teknik servis elemanının masrafları için talep ettiği 2.400,00-TL'yi ödemeyi kabul ettiğini bu bağlamda cihazı tamire gelecek teknik servis elemanının masrafları için davacıya 12.04.2021 tarihinde 2.000,00-TL gönderdiğini davacı şirket yetkilisi de 2.400,00-TL'den kalan kısmı (400,00-TL) fatura edeceğini söylediğini müvekkilinin davacının birkaç ay önce garantili olduğunu söyleyerek sattığı makinenin onarımı için servis elemanının masrafları için ödemeyi mecburen kabul ettiği 2.400,00-TL'den gönderdiği 2.000,00-TL'nin düşülmesiyle kalan 400,00-TL için fatura gönderilmesini beklerken bir gün sonra davacı şirket tarafından kendisine 17.631,94-TL fatura keşide edilmiş ve gönderildiğini davacı şirkete böyle bir borcu olmadığı için iade faturası düzenlemiş ve davacıya gönderdiğini, davacı şirket tarafından tekrar fatura düzenlenmiş, müvekkil şirket tarafından da tekrar iade faturası düzenlendiğini bu şekilde defalarca fatura ve iade faturaları düzenlendikten sonra davacı şirket tarafından 13.08.2021 tarihli faturaya istinaden icra takibi başlatıldığını. Takibe konu fatura için de müvekkil şirket tarafından 19.08.2021 tarih ve ----- seri numaralı iade faturası düzenlenmiş ve davacı şirkete gönderildiğini. İçeriğindeki borç müvekkil tarafından defalarca kabul edilmeyen bir fatura için müvekkil şirketin yerleşim yerinin dışında başlatılan dava konusu icra takibi açıkça haksızdır ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, makinenin arızalanması satılan maldaki gizli bir ayıptan kaynaklanmakta olup davacı tarafın makinenin onarımı için kullandığını iddia ettiği parçalar TBK 219 ve devamındaki ayıptan sorumluluk hükümleri kapsamında kaldığını, müvekkilinin makinenin satışında kendisine vaat edildiği gibi garanti kapsamında ücretsiz onarım yapılacağını düşünerek hareket ettiğini, davacı şirket ise müvekkilinin parça ücreti ödemesi gerekeceğini müvekkile haber vermemiş ve ücret ödemeye ilişkin müvekkilin kabulünü ve onayını almadan onarımı gerçekleştirdiğini, ayrıca davacı tarafın makinenin onarımı için kullandığını iddia ederek fatura ettiği parçalar da dahil olmak üzere onarım için davacının gerçekleştirdiği tüm harcamalar ve ürünler TBK 219 ve devamındaki ayıptan sorumluluk hükümleri kapsamında kaldığından davacının müvekkilinin alacak talebinde bulunması mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- İcra müdürlüğünün ---- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ---- . İcra müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davacı şirket 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerini (Yevmiye ve Defler-i Kebir)---- Sıra No.lu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında Elektronik Defter Uygulaması çerçevesinde tutmaya başladığı, Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerini yasal süre içinde G.İ.B.'na gönderdiği ve e-beratlarını oluşturduğu, davacının incelemeye ibraz edilen, 2021 ve 2022 yıllarına ait Ticari Defterlerinden Envanter Defterlerinin açılış onamalarının 6102 sayılı TTK. Madde 64., 66. ve V.U.K. madde 220-226 uyarınca yasal süreler içinde tasdiklerinin yapıldığı, yapılan tespitlere göre davalının ticari defterlerinin HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği Davacı şirketin, davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkiye ait ticari defter kayıtlarında Davacı davalı ile olan cari hesap ilişkisini ----- müşteri kodu altında ----- İsimli hesapta takip ettiği, 31.12.2021 tarihi itibariyle — ticari defterlerde bakiyenin 17.63241 TL olduğu 16.08.2022 tarihinde Davacı ------ tarafından davalı muavin kayıtlarında 1.679,73 TL alacak kaydı yapılmış ve bakiye 15.952,68 TL olmuştur. Dolayısı ile Davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan 15.952,68 TL alacağı olduğu dosyaya Bilirkişi ----- tarafından sunulmuş olan 21.06.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda tespit edildiği üzere davalı tarafından iade edilmiş olmasına rağmen , ---- No'lu faturaların davalı kayıtlarında yer aldığı bilirkişi raporunda yer alan -----İndirilecek KDV muavin detaylarından anlaşılmakta olup, davalının kabul etmediği ve davaya konu teşkil eden ------ Faturayı da kayıtlarına almış olduğu raporda belirtilen indirilecek KDV muavin dökümünden anlaşılmaktadır. Davalının faturaları kayıtlarına alarak 16.137,72 TL indirilecek KDV tutarından yararlandığı ve bu tutarı davacının borcunda kabul ettiği anlaşılmaktadır. ----- hesabın muavin kaydının borç alacak ilişkisinde belirleyici olmadığı göz önünde bulundurulması gerektiği Davaya temel teşkil eden tamirat faturalarına konu makina satışında “ makinanın garanti kapsamında” olup/olmadığının ticari kayıtlara bakarak yorumlanamayacağı, dolayısı ile dosyaya sunulmuş herhangi bir sözleşme de bulunmadığından bu hususta kanaat oluşturulmadığı davacının Ticari defterlerinde yukarıda yapılan inceleme ve tespitler neticesinde davacının davalıdan 15.952,68 TL alacağı olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi tarafından alınan ek raporda özetle; Davacının Ba/BS formları üzerinde yukarıda yapılan inceleme ve tespitler neticesinde davacının faturalarının hem kayıtlar açısından hem de BA/BS formları bildirimi açısından usulüne uygun ve zamanında beyan edildiği, hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda özetle; Davalı -----2021 Yılı Muavin hesap dökümü İncelendiğinde; Davacının Davalıdan 31.12.2021 tarihi itibari ile 16.137,72-TL alacağı olduğu ancak bu alacağının 13.08.2021 tarihinde kesilen 17.631,94-TL tutarındaki ----- nolu faturadan kaynaklanmadığı aşağıda tabloda yer alan faturalardan kaynaklandığı Davalının Ticari defterlerine göre; Dava konusu olan 13.08.2021 tarih ve ----- nolu 17.631,94-TL tutarındaki faturanın davalının ticari defterlerine işlenmediği doğal olarak davacının davalıdan dava konusu fatura ile ilgili alacağı olmadığı tespit edildiği hususlarını beyan ve rapor etmiştir Duruşmada dinlenilen tanık ----- beyanında "Ben davacı firmada Teknik servis olarak geçen seneye kadar görev yapmaktaydım, davaya konu edilen teknik servis talebine ilişkin faturaya konu hizmeti davacı şirket adına ben verdim, davacı şirketin ikinci el makina parçaları satmaktaydı ve satın alınan makina parçaları satım tarihinden itibaren bir yıl servis garantisi kapsamı içerisindedir ancak uyuşmazlığa konu makine parçası doğrudan davacı şirketten alınmayıp davacının satmış olduğu üçüncü bir şirket aracı kılınarak alınmıştır ve davacı şirketin satım tarihi üzerinden yaklaşık 5 sene geçmiştir bu nedenle parça garanti kapsamından çıkmıştır servis talebi doğrudan davalı tarafça yapıldı servis için şehir dışına çıkıldı ayrıca servise konu hizmetin garanti kapsamında olmadığını davalıya bizzat ben bildirdim kendileri de parçanın tamir edilerek tarafımıza fatura kesilmesini söylediler Ürünü doğrudan davacı şirket satmadı davacı şirketin satmış olduğu diğer şirketten davalı satın almıştır bu durum şirket kayıtlarından da çıkar ayrıca parçanın günümüzdeki değeri 1,800 dolardır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Talimat mahkemesince dinlenilen tanık ----- beyanında" Ben davalı ----- Limited Şirketinin kuruluşundan bu yana ortağı ve yetkilisiyim. Şirketimiz ----- İlinde merkezi bulunmakla birlikte çeşitli yerlerde reklamcılık alanında faaliyet göstermektedir. Davacı----- şirketimizin reklamcılık faaliyetlerinde kullanılmak üzere 2018 ya da 2019 yılları civarında sıfır dijital baskı makinası aldık. Olağan faaliyetlerimizde belirtilen makine kullanım talimatlarına uygun olarak kullandığımız süreçte 2021 yılında makinanın arıza vermesi üzerine davacı olan satıcı firmayla gerek telefon gerekse ----- uygulaması aracılığıyla bizzat iletişime geçtim ve davacı şirket yetkilisi ve ---- ile ellerinde ikinci el olarak bulunan fakat tarafımıza ücretsiz olarak 1 yıl süreyle garanti verdiği dijital baskı makinasını kendilerinden önceden satın almış olduğumuz arızalanan makinayla değiştirilmesini teklif etti. En nihayetinde kendilerine güvenerek iş bu ikinci el makinayı verilen garanti ile birlikte önceki makine yerine aldık ve önceki makineyi kendilerine iade ettik. Makinanın kurulumunu ve teslimatını davacı şirket bizzat ----- yaptı. Ancak henüz dört ay süre ile kullandığımızda bu makina da arazı verdi ve tarafımızca her hangi bir şekilde makina kullanılamadığından yeniden davacı şirket ile irtibata geçtim. Makinanın arızasının giderilmesini istedim. Aslında ücretsiz onarım gerekmesine rağmen davacının servis elemanının masrafı için talep ettiği 2.000,00-TL'yi de davacı şirkete EFT yolu ile havale ettim. Davacı şirket satın aldığımız makinanın ülke genelinde tek yetkili bayisi olduğu için başka yerden tamir ettirebilmemiz veya servis sağlayabilmemiz mümkün değildi. Akabinde elemanlarını bizim şirkete gönderdiler.Makine çalışır hale getirildi. Ancak bize makinada hangi arızaya istinaden işlem yapıldığına ilişkin her hangi bir şifahi ya da yazılı bildirim yapılmadığı gibi belge de verilmedi. Ayrıca her hangi bir parça değişmiş ise yerine değişen parça ve takılan parça da bildirilmedi. Zaten onarım süresi yaklaşık yarım saat, bir saat sürmüştür. Her hangi bir parça da değiştirilmemiştir. Tüm bunların üzerine tarafımıza 17.631,94-TL'lik haksız olarak fatura keşide edildi. Oysa fatura içeriği itibariyle kendilerinin ücretsiz onarım garantisi kapsamında işlem yapılması gerekiyordu. Bizde bunun üzerine iade faturası keserek talep ettikleri haksız bedeli kendilerine ödemedik. Biz her ne kadar reklamcılık alanında faaliyet gösteriyor isek de alım satıma konu makinalardaki muhtemel çıkabilecek arızaları teknik olarak bilmemiz mümkün değildir. Keza şirketimiz mühendislik üzerine de faaliyet göstermemektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur Talimat mahkemesince dinlenilen tanık ----- beyanında "Ben davalı ----- şirketinde 2014 yılından günümüze kadar üretim sorumlusu makine mühendisi olarak çalışmaktayım. Davacı ----- şirket yetkililerimiz işlerimizde kullanılmak üzere kullandığımız dijital baskı makinası makine kullanım talimatlarına uygun olarak kullandığımız süreçte 2021 yılında makinanın arıza vermesi üzerine satıcı firma ile şirket yetkilileri irtibata geçtiler ve bu arıza veren makine ile aynı özelliklerde muadili bir makinanın geleceğini ve bu makinanın da arızalara karşı ücretsiz garanti kapsamında olacağının şirket yetkilimizden öğrendim. Makinanın kurulumunu ve teslimatını davacı şirket bizzat ------ yaptı. Ancak henüz dört- beş ay süre ile kullandığımızda bu makina da baskı işlemini yapan sistemin kartında arıza verdi ve tarafımızca her hangi bir şekilde makina kullanılamadı. Şirketçe satıcı davacı şirket ile irtibata geçilerek arızayı giderim için servis elemanlarının geleceğini öğrendim. Nitekim servis elemanı ----- şirketimize geldiğinde makine çalışır hale getirildi. Ben bire bir olarak davacı şirketin servis elemanının başında durmadım. Ancak bize makinada hangi arızaya istinaden işlem yapıldığına ilişkin her hangi bir şifahi ya da yazılı bildirim verilmedi gibi belge de verilmedi. Ayrıca her hangi bir parça değişmiş ise yerine değişen parça ve takılan parça da bildirilmedi. Zaten onarım süresi yaklaşık on beş dakika ya da yarım saat kadar sürmüştür. Her hangi bir parça da değiştirildiğini görmedim. Ben her ne kadar makine mühendisi isem de davaya konu makina teknik olarak elektronik bilgi gerektirmesi ve garanti kapsamında olması nedeniyle makinadaki varsa ayıbı veya bozukluğu dışarıdan göz muayenesi ile tespit etmem mümkün değildir. Tanıklık ücreti talebim yoktur. Benim olayla ilgili görgü ve bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur Talimat mahkemesince dinlenilen tanık ---- beyanında "Ben davalı -----Şirketinin 2019 ile 2021 yılları arasında kısım müdürü olarak temsile yetkilisiydim, aynı zamanda grafikerlik mesleğini icra etmekteyim. Şirketimiz ----- İlinde merkezi bulunmakla birlikte çeşitli yerlerde reklamcılık alanında faaliyet göstermektedir. Davacı -----satın alındığını bildiğim ---- dijital baskı makinası kullanılmaktayken 2021 yılında makinanın arıza vermesi üzerine şirketimizin ortağı ve yetkilisi ---- tarafından davacı olan satıcı firmayla irtibata geçildiğini biliyorum. Yapılan görüşmeler neticesinde nihayetinde mevcut makinadaki arazının giderilmesindense fark bedel verilerek tüm bakımları yapılmış ikinci el bir üst model ----- dijital baskı makinasının alındığını öğrendim. Makinanın kurulumunu ve teslimatını davacı şirket bizzat ------- yaptı. Ancak henüz bir iki ay süre ile kullandığımızda bu makina da arazı verdi ve tarafımızca her hangi bir şekilde makina kullanılamadığından yeniden davacı şirket ile şirket yetkilimiz irtibata geçti. Akabinde elemanlarını bizim şirkete gönderdiler. Makine çalışır hale getirildi. Ancak bize makinada hangi arızaya istinaden işlem yapıldığına ilişkin her hangi bir şifahi ya da yazılı bildirim yapılmadığı gibi belge de verilmedi. Ayrıca her hangi bir parça değişmiş ise yerine değişen parça ve takılan parça da bildirilmedi. Ancak onarım süresinin ne kadar sürdüğünü bilmiyorum aynı gün içerisinde onarım bitmişti. Yeni alınan ve servis elemanınca tamiri yapılan makinanın da garanti kapsamında olduğunu ---- duydum. Biz her ne kadar reklamcılık alanında faaliyet gösteriyor isek de alım satıma konu makinalardaki muhtemel çıkabilecek arızaları teknik olarak bilmemiz mümkün değildir. Keza şirketimiz mühendislik üzerine de faaliyet göstermemektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur.Dava, ticari satıma dayalı alacağa ilişkin icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu hususu ihtilafsız olup ihtilaf, faturaya konu makinanın garanti kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmıştır. Servis hizmeti verilen makinenin ikinci el olduğu anlaşılmaktadır. Davalı yan ikinci el olarak satın alınan makinenin garanti kapsamında olduğunu iddia etmekle ispat yükünün üzerine almıştır. Davalı ikinci el olarak satın alınan makinenin 1 yıl süre ile garanti kapsamı altında olduğunu hususunu herhangi bir satış sözleşmesi ve garanti belgesi ile ispat edememiştir. Tüm bu nedenlerle davacı tarafın, düzenlenen servis bedeli faturasından kaynaklı olarak, davalı taraftan alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, takibin iptaline karar verilmiştir. Davacı defterlerinde davalı muavin kayıtlarında 1.679,73 TL alacak kaydı yapıldığı tespit edilmekle bu durumun infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınması gerekmiştir. Ayrıca TBK 89. Maddesi uyarınca söz konusu borcun para borcu olduğu anlaşılmakla davalı/borçlunun icra dairesine ve mahkememize yapmış olduğu yetki itirazının reddi gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-Davalının-----. İcra müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına, ödendiği hususunda ihtilaf bulunmayan 1.679,73 TL'nin infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, 2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar harcı 1.204,44 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 212,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 991,49 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 212,95 TL peşin harç olmak üzere toplam 272,25 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.938,20 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.631,94 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.