İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/869 E. 2024/829 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/869
- Karar No
- 2024/829
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/869 KARAR NO: 2024/829 DAVA : İSTİRDAT DAVA TARİHİ : 18/12/2023 KARAR TARİHİ : 08/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu çekler, davacının elinden rızası dışında çıkmış olup davalı haksız şekilde elinde bulundurmakta olduğunu, bu çekin kendisine verilmesini gerektirecek hiçbir sözleşme, ticari ilişki, mal alım satımı ve hukuki gerekçe olmadığını, davacı çekte ciranta olarak yer olan hiçbir firmayı ve şahsı tanımamakta ve aralarında hiçbir alışveriş ve sözleşme bulunmadığını, dayanak çeke bakıldığı zaman ilk ciranta olarak ----- isimli bir şahıs görünmekte olduğunu, davacı şirketin bu kişi ile de hiçbir ticari veya başka türlü bir ilişkisi/bağlantısı bulunmadığını, davacı şirket çekte ciranta olarak yer alan söz konusu şirketlerin faaliyet alanını dahi bilmediğini, davacının bu şirketlerle hiçbir ticari faaliyeti, çek veya başka bir belge düzenlenmesini gerektirecek ilişkisi olmadığı gibi bu şirketlerin de elinde çek düzenlenmesini gerektirecek hiçbir fatura, irsaliye vb. en geniş manasıyla bilgi ve belge bulunmadığını, bununla birlikte çekte ciranta olarak adı geçen aynı firmaların ve şahsın başkaca kişilerin çeklerini de aynı kargo firmasından yahut kargo firması ile işbirliği içinde ele geçirdikleri ve bu kişiler hakkında da icra takipleri yapıldığına haricen vakıf olunduğunu, bu firmalar ve yetkilileri hakkında ---- Cumhuriyet Savcılığının ----- Sor. Nolu dosyasında da haklarında soruşturma yürütülmekte olduğunu, yine aynı cirantalar başkaca bir mağdurdan aynı şekilde ----. Aracılığıyla çaldıkları birtakım çeklere yönelik Ayrıca -----Asliye Ticaret Mahkemesinde ---- Esas sayılı dosyasında da çek iptali davası açılmış ve yargılamaya devam edildiğini, henüz icra takibi başlatılmayan diğer çeklerinde aynı kişi ve kişiler tarafından çalınarak piyasaya sürüldüğü inancında olduğunu, ayrıca nitelikli şekilde birden fazla şirkete ciro ettirilerek davacının yasal haklarını kullanımı engellenmeye çalışıldığını, çekte görünen tüm cirantalar arasında mutlak bir bağlantı olduğu ve haksız kazanç elde etmek amacıyla çeklerin çalındığını, davacının ----- Şubesi, 30/07/2023 tarihli, 25.000,00-TL bedelli, Keşidecisi ----. olan, ----- seri nolu çekin son yetkili hamilinin davacı şirket olduğunun tespiti ile çek davacı şirkete ait olduğundan davacı şirkete iadesine, açıkça haksız ve kötü niyetli olan davalı aleyhine asıl alacak miktarının %20'den az olmamak üzere davacı lehine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu çekler davalı şirket bünyesinde bulunmayıp, davaya konu çekler için her ne kadar icra takibine girişilmişse de, ödeme emrinin tebliğinden ve dava tarihinden çok önce icra takiplerinden feragat edilmiş çekler, ciro silsilesindeki bir üst ciranta olan dava dışı-----. Şirketine tevdi edildiğini, bu sebeple dava konusu çeklerle ilgili hiçbir ilgisi kalmayan davalı şirket yönünden davanın reddini talep etmekle dava dışı----- davanın ihbarını, davacının hukuki yararının bulunmadığı davanın reddi ile, davanın açılmasına davacı tarafın sebebiyet vermesi hasebiyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK m. 792 hükmüne istinaden açılan çek istirdadı talebine ilişkindir. Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.). Yasada açıkça dava şartlarının her aşamada Mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi uyarınca "arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi" gerekmektedir.----Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi 26/09/2024 Tarih -----Esas ----- Karar sayılı kararında; ''...Dava, 6102 sayılı TTK m. 792 hükmüne istinaden açılan çek istirdadı talebine ilişkindir...7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünde yapılan değişiklik ile uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi amacıyla maddeye açıklık getirildiği, davanın 6102 sayılı TTK m. 792 hükmü uyarınca çek istirdadı talebine ilişkin olduğu ve 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a kapsamında mutlak ticarî dava olduğu ve konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istisna belirtilmeden istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, somut olayda parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin de üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği ve çek istirdadı davasının aynı zamanda konusunun bir miktar para olduğu anlaşıldığından, eldeki davanın dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu...'' belirtilmiştir. 08/11/2024 tarihli ----nolu celsede davacı vekili dava şartı olmaması sebebiyle arabuluculuk yoluna başvurmadıklarını beyan etmiştir. Tüm bu nedenlerle; TTK.'nun 5/A, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A Maddesinin 2. bendinin son cümlesi, HMK'nun 114/(2) ve 115. Maddeleri uyarınca, huzurdaki davada, dava açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvurulmadığından, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Arabuluculuk dava şartı bulunmadığından Davanın USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 7/2. maddesindeki esaslara göre belirlenen 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, 6-Karar tarihinde alınması gerekli 427,60-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 426,94-TL harçtan mahsubu ile bakiye 0,66 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.