İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/213 E. 2025/245 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/213
Karar No
2025/245
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/213 KARAR NO : 2025/245 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2023 KARAR TARİHİ : 13/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile davalı ... arasında 02/11/2022 ve 09/11/2022 tarihinde yapılan ve müvekkiline ait ----- adlı ticari işletme ile davalı tarafın ticari işletmesini ilgilendiren satış sözleşmelerinin ifalarının belirlenen tarihlerde gerçekleşmemesinden ve davalının bu ifaları gerçekleştirmeyeceğinin anlaşılması üzerine sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasından kaynaklı olarak verilen çeklerin bedelsiz kaldığının tespiti ve çeklerin iadesi amacıyla dava açıldığı, her iki sözleşmeyi davacı yanı temsilen ----- ve davalı yanı temsilen ---- yaptığı, ilk sözleşmede sözleşme bedeli olarak 115.279,39 TL kararlaştırılmış ve bu bedel ilki 02.11.2022 tarihli 100.000 TL ikincisi 08.11.2022 tarihli 17.000 TL bedelli iki ayrı havale ile ödendiği, bu sözleşmedeki sözleşme konusu malların 09.11.2022 tarihinde tesliminin sağlanacağının kararlaştırıldığı, sözleşme konusu mallar için davalının 08.11.2022 tarihli fatura kestiği, ancak ilgili malların teslimi her defasında çeşitli bahaneler ileri sürülerek bir kısmı teslim edilmiş olsa da günümüze kadar hala tam olarak tesliminin sağlanmadığı, 09.11.2022 tarihinde yapılan ikinci sözleşme ilk sözleşmedeki malların nakliyede olduğu söylemi ve bunun yarattığı güven üzerine yapılmış olup sözleşme bedeli olarak 367.300,27 TL kararlaştırıldığı, bu bedelin ilki 30.04.2023 tarihli 150.000 TL bedelli diğeri 30.05.2023 tarihli 200.000 TL bedelli çeklerin ciro edilmesiyle ödendiği, önceki sözleşmeden kalan bakiye de bu sözleşmeye aktarıldığı, ancak 15/11/2022 tarihinde teslimatı sağlanacak malların tarafımıza teslimatı çok küçük bir kısmı hariç teslim edilmediği, davalı tarafın teslimatını sağladığı ürünlerin yalnızca 19.01.2023 tarihli sevk irsaliyesinde belirtilen mallar olduğu, teslim edilen mallar ile her iki sözleşmedeki malların karışık gönderilmesinden kaynaklı olarak iki sözleşmedeki malların bir kısmının teslim edildiği, bu malların her iki sözleşmedeki sipariş edilen ve bedeli ödenen mallara göre önemsiz ve ihtiyaca tam olarak cevap vermeyecek kadarını oluşturduğu, diğer malların teslimi hususunda ise davalı tarafla iletişime geçilmesine rağmen hep ileri tarih verme, oyalama durumu neticesinde malların tesliminin sağlanmayacağının anlaşıldığı, yukarıda belirtilen sebeplerle iki sözleşmeden de dönme hakkı kullanıldığından ciro edilen ve teslim edilen çeklerin bedelsizliğinin söz konusu olduğu, açılan bu davayla tedbiren çeklerin muhatap banka olan ---- Bankasına davalı tarafından ibrazı halinde ödenmemesi kararının verilmesini ve çeklerin bedelsizliğin tespiti ile iadelerinin sağlanmasını iadelerinin mümkün olmaması halinde bedellerinin avans faiziyle beraber iadesini talep edildiği, yukarıdaki açıklanan nedenlerle; göstereceğimiz teminat karşılığında çeklerin davalı tarafça ileri sürülmesi halinde karşılığının ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava konusu yapılan çeklerin bedelsizliğinin tespiti ile borçlu olmadığımızın tespitine, çeklerin tarafımıza iadesinin sağlanmasına bunun mümkün olmaması halinde bedelinin avans faiziyle beraber iadesine, vekalet ücreti ve yargılama ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Taraflara tebligat yapılarak taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü. Davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır. Teknik bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporu sonuç kısmında: "A-Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı Yönünden; Davacı tarafın ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; davacının 2022 döneminde 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’ nun 176. Maddesi kapsamında İkinci sınıf tacir sıfatıyla İşletme Defteri tuttuğu, 2022 dönemi işletme defterinin elektronik ortamda açılış kapanış onayının Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından otomatik olarak yapıldığı, davacının 2023 yılında 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’ nun 176. Maddesi kapsamında Birinci sınıf tacir sıfatıyla Bilanço Esasına göre defter tuttuğu, 2023 dönemi Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, 2023 dönemi Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin TTK’nun 64/3 maddesine uygun süresinde yaptırıldığı, davacının incelenen 2022-2023 dönemi ticari defterlerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu, davacının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Davalı Yönünden; Sayın Mahkemenin 13.09.2024 tarihli ara kararında; defter inceleme gününün 02/10/2024 günü saat 11.00 olarak belirlendiği, belirlenen inceleme gününde davalının hazır olmadığı, davalı vekili ... tarafından yerinde inceleme talebinde bulunulduğu, Sayın mahkemece verilen görev doğrultusunda davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi için davalı vekili ile irtibata geçilmiş olup sırasıyla 02.10.2024 – 22.10.2024 tarihlerinde ----- posta adresine gönderilen mailde dava konusu ile ilgili belgeler ve yerinde inceleme için randevu talep edilmiş olmasına rağmen tarafıma olumlu dönüş sağlanmamış olup açıklanan nedenlerle davalı -----ŞİRKETİ’ nin ticari defter kayıt ve dayanak belgelerinin açıklanan nedenlerle incelenemediği,Defter belge ibraz etmeyen davalı yönünden HMK.'nın 220/3. Md. Uyarınca hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin taktirlerinde olduğu, B- Davacının Davalıya Borçlu Olup Olmadığı Yönünden: Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafından davacıya 02.11.2022 ve 08.11.2022 tarihli iki ayrı teklif verildiği, 02.11.2022 tarihli sipariş /teklif formu kapsamında davacıya 08.11.2022 tarih ve ----- seri numaralı KDV dahil 108.981,80 TL fatura tanzim edildiği, faturanın davacıda kayıtlı olduğu, davalı tarafından tanzim edilen fatura içeriği ürünlere karşı davacı tarafından toplamda 117.000,00 TL ödeme yapıldığı, 02.11.2022 tarihli fiyat teklifi formu kapsamında yapılan işlemler neticesinde davacının (117.000,00-108.981,80) = 8.018,20 TL alacaklı durumda olduğu, İkinci teklif olarak 08.11.2022 tarihli sipariş /teklif formu ile 620 adet farklı ebatlarda panel radyatörlerin KDV dahil 367.300,28 TL tutarı ile tesliminin kararlaştırıldığı, bu bağlamda davacı tarafından ----- seri nolu 30.04.2023 keşide tarihli 150.000,00 TL ile ------ seri nolu 30.05.2023 keşide tarihli 200.000,00 TL tutarlı 2 adet çek ile toplamda 350.000,00 TL ödeme yapıldığı, Sayın Mahkemece dava dosyasına kazandırılan bankalardan gelen müzekkere cevaplarına göre dava konusu edilen; ----- nolu 150.000 TL tutarlı çek 02.05.2023 tarihinde ----- tarafından, ---- nolu 200.000 TL tutarlı çek ise 30.05.2023 tarihinde----- tarafından son cirantalara ödendiği, Taraflar arasında anlaşmaya varılan 08.11.2022 tarihli teklif/sipariş formuna konu 620 adet farklı ebatlardaki ürünlere ait ödemenin davacı tarafından iş bu davaya konu toplam bedeli 350.000,00 TL olan 2 adet çek ile yapıldığı, 08.11.2022 tarihli teklif/sipariş formunda anlaşmaya varılan ürünlerle ilgili davalı tarafından iki ayrı sevk irsaliyesi düzenlendiği, düzenlenen 27.12.2022 tarihli sevk irsaliyesinde farklı ebatlarda 250 adet, 19.01.2023 tarihli sevk irsaliyesinde farklı ebetlarda 240 adet toplamda ise 490 adetlik farklı ebetlarda panel radyatör ürünlerin bilgisinin yer aldığı, davalı tarafından (620-490) =130 adet farklı ebatlardaki ürünün teslimine yönelik herhangi bir belge düzenlenmediği, davalı tarafından düzenlenen sevk irsaliyeleri üzerinde şoför adı soyadı , araç plakası, ve imza bilgilerinin yer aldığı ancak bu ürünlerin davacı ve davacı yan adına hareket edenlere teslim edildiğine dair düzenlenen irsaliyeler üzerinde herhangi bir isim imza vb bilgilerin yer almadığı, (bkz. Tablo-2) Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu taraflar arasındaki ------ yazışmalarındanda ürünlerin davacıya tesliminin gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, tüm bu hususlar topluca değerlendirildiğinde davalının 08.11.2022 tarihli teklif/sipariş formu kapsamında düzenlemiş olduğu 27.12.2022 tarih ve 19.01.2023 tarihli sevk irsaliyeleri içeriğinde yer alan ürünleri davacıya teslim ettiğinin ıspat külfeti altında olduğu, dosyadaki delil durumuna göre teslimin ıspata muhtaç kaldığı, Davacı tarafın ticari defter kayıtları ve dava dosyasına sunduğu deliller üzerinde yapılan incelemeler neticesinde teslimi ıspata muhtaç kalan ürün bedelleri için davalıya ödenen iş bu davaya konu edilen ----- seri nolu 30.04.2023 keşide tarihli 150.000,00 TL çek ile yine ------ seri nolu 30.05.2023 keşide tarihli 200.000,00 TL tutarlı toplamda 350.000,00 TL tutarlı çeklerinde içerisinde yer aldığı ödemeler sonucunda dosyadaki delil durumuna göre davalıdan (350.000,00+8.018,20)=358.018,20 TL alacaklı olduğu değerlendirilmiştir. (bkz.tablo-3) C- Davacının Faiz Talebi Yönünden: Davacı vekillnin dava dilekçesinde “dava konusu yapılan çeklerin bedelsizliğinin tespiti ile borçlu olmadığımızın tespitine, çeklerin tarafımıza iadesinin sağlanmasına bunun mümkün olmaması halinde bedelinin avans faiziyle beraber iadesine” ilişkin faiz talebinin olduğu, davacının faiz talebine ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin taktirlerinde olduğu, " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir. DELİLLER *Bilirkişi raporu, *Tüm dosya kapsamı ve müzekkere cevapları, İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) hususlarına ilişkindir. Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda ;Davacı tarafından açılan eldeki dava, ciro edilen çeklerin bedelsizliğinin tespiti, bu çeklerin iadesi, iadesinin mümkün olmaması halinde bedellerinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında 02.11.2022 ve 09.11.2022 tarihli iki ayrı ticari sözleşme akdedildiği, bu sözleşmeler kapsamında davacı tarafından toplam 350.000,00 TL bedel karşılığında çeşitli ürünler sipariş edildiği ve bu bedelin karşılığında davalıya 3 adet çek verildiği anlaşılmaktadır. Çeklerden biri 30.04.2023 keşide tarihli 150.000,00 TL, diğer ikisi 30.05.2023 keşide tarihli 200.000,00 TL olmak üzere toplam 350.000,00 TL tutarındadır. Davalı tarafından sözleşmeye konu malların bir kısmının eksik, bir kısmının ise sipariş edilen ürünlerle ilgisiz şekilde karışık gönderildiği; teslim edilmeyen malların ise hiçbir gerekçe sunulmaksızın taahhüt edilen sürelere rağmen ifa edilmediği, bu nedenle sözleşme konusu edimin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.Sözleşmeye aykırı edim ifası ve sözleşmeden dönme hakkı bakımından Türk Borçlar Kanunu’nun 123. ve devamı maddeleri uyarınca, alacaklının ifa yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmeyen borçluya karşı sözleşmeden dönme hakkı mevcuttur. Bu çerçevede, davacının sözleşmeden dönme beyanının haklı ve geçerli olduğu, taraflar arasındaki temel edim dengesinin bozulduğu sabittir.Ayrıca, çekin hukuki sebebi olan temel sözleşmenin geçersizliği, ifa edilmemesi veya sona erdirilmesi halinde, HMK m.105 ve devamı maddeleri uyarınca çekin iadesi ya da bedelinin tespiti ve iadesi mümkündür. Zira ciro edilen çek, soyut bir borç ikrarı niteliği taşısa da, çek bedelinin dayanağı olan temel ilişkide ifanın gerçekleşmemesi durumunda bedelsizlik iddiası somutlaştırılarak ileri sürülebilir.Dosyada alınan bilirkişi raporu da bu durumu desteklemektedir. Bilirkişi tarafından yapılan kapsamlı değerlendirme sonucunda: Sipariş edilen ürünlerin yalnızca küçük bir kısmının ve karışık biçimde teslim edildiği, Taraflar arasında 27.12.2022 ve 19.01.2023 tarihli sevk irsaliyeleri dışında başka bir sevk evrakı bulunmadığı, Sözleşme konusu malların ifa edilmediği ve sözleşme amacının gerçekleşmediği,Davacının, çek bedelinin tamamını ödemesine rağmen karşılığında edim alamadığı,Bu sebeple çeklerin bedelsiz kaldığı ve toplamda davacının 358.018,20 TL alacaklı durumda olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay benzeri kararlarında da belirtildiği üzere, çekin karşılığını oluşturan temel edimin ifa edilmemesi halinde, çekin bedelsizliğinin tespiti ve iadesi mümkündür. Bu çerçevede mahkememizce;Davalı tarafından sözleşmeye aykırı hareket edildiği,teslim yükümlülüğünün yerine getirilmediği,edimlerin ifa edilmemesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığı,davacının sözleşmeden dönme hakkını usulüne uygun kullandığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 2- Davaya konu çek bedellerinden toplam 350.000,00-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar ve ilâm harcı olan 23.908,50-TL harçtan peşin alınan 5.977,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.931,37-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 56.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan müzekkere ve posta gideri, b.kişi ücreti olmak üzere toplam 4.602,25-TL ve dava açılışta yatırılan toplam 6.182,63-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 7-Davalı tarafça yatırılan müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 150,00-TL masrafın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/213, K. 2025/245, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-213-e-2025-245-k-61eaede8d311