İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/784 E. 2025/5 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/784
Karar No
2025/5
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/784 Esas KARAR NO: 2025/5 DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 23/12/2018 KARAR TARİHİ: 07/01/2025 Mahkememizden verilen----- Karar sayılı kararı ile mahkememize iade edilmiş olup, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında --------- akdedildim ve müvekkilin davalının acentesi olarak 27.09.2018 tarihine kadar faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında 27.09.2018 tarihinde fesih protokolü imzalandığını, protokolün 4.maddesine göre müvekkilin davalı şirketten 26.732,93 TL alacaklı olduğunu, protokolün 3.maddesinde kesin cari hesap mutabakatının yapıldığını fakat davalı tarafın bu ödemeyi yapmadığını, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, fakat davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamını, haksız itiraz nedeniyle borçlunun %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini iddia ve talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin davacıya borcunun bulunmadığını, iddia edilen alacağın kaynağını ortaya koyan bir delilin dosyaya ibraz edilmediğini, likit olmayan borç üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminabnın talep edilmesinin hukuken geçerli olmadığını, takibin dayanağı olmadığından, takibe konu asıl alacak için işletilmiş faiz ve ferilerinin kabulünün mümkün olmadığını, anılan nedenlerle haksız davarım reddini, kötü niyetli olarak hareket eden davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, %10'dan az olmamak üzere idari para cezasına hükmedilmesini savunmuştur. DELİLLER:---- sayılı icra dosyası, -----ile alınan bilirkişi raporu, ---- ait imza ve yazı örnekleri, ---- tarihli cevabi yazısı, ba bs formları, Bilirkişi Kök raporu ve tüm dosya kapsamı.Mali Müşavir bilirkişi ve Nitelikli Hesaplama uzmanı tarafından verilen kök raporda özetle; Taraflar arasında kale sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme ile acentelik sözleşmesinin sona erdiği ancak davalının bu sözleşme nedeniyle bakiye borç bakımından borç altına girmiş olduğu, Davacının, davalıdan İkale sözfeşmesi ile belirlenmiş 26.732,93 TL talep edebileceği, taraflann tacir olduğu nazara alındığında davacının avans faiz talep edebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.---------alınan bilirkişi raporunda özetle; Davacı ------ yılında kullandığı resmi defterlerin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, Ancak Yevmiye Defteri'nin kapanış tasdikinin yasal süresi geçmediğinden yapılmadığı, Davacı-----defter kayıtlarının muhasebe standartlarına göre tutulduğu, Davacı----- yılına ait resmi defterleri incelendiğinde; Dava konusu alacğa ilişkin davcı şirketin ---- nolu yevmiye fişinde ---- kodunda kayıt altına alındığı ve davacının alacak bakiyesinin ---- olduğu, Davacı Şirketin cari hesap Hareketlerinin incelenmesi neticesinde; Davacının cari hesap bakiyesinin yapılan yurt içi ve yurt dışı satışlardan kaynaklanan komisyonlardan oluştuğu ve davacının alacak bakiyesinin 26.732,93 TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın taraflar arasında düzenlenen ------ tarihli fesih protokolüyle de teyit edildiği tespit edilmiş olduğu görülmüştür. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava,------ esas sayılı icra dosyasına davacı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olarak açılmış, davacı vekili tarafından sunulan ---- ıslah dilekçesiyle davasını alacak davasına dönüştürmüştür. Böylece dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.28/07/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değşiklik mahkememizce kurulan 04.03.2021 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamıştır.Somut olayda; yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 26.732,93 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın verilen kesin süreye rağmen süresi içerisinde ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmamış olduğu görülmüştür.Mahkememizden verilen ----- sayılı kararın istinaf edilmesi üzerine ------ sayılı kaldırma ilamında özetle "davanın ----- tarihli kesin cari hesap mutabakatından kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu, itirazın iptali davasında takip hukukuna sıkı sıkıya bağlıdır, alacağın takip sebebine göre değerlendirilmesi gerektiği, davacı taraf alacağını, ----- protokolünün 3. Maddesi ile hüküm altına alınan cari hesap mutabatına dayandırdığı, davalı şirket yetkilisi isticvabında, fesih protokolünün altındaki kaşenin davalı şirkete ait olmadığını ve imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiğinden, bu durumda mahkemece; Davalı tarafın protokoldeki imzaya yönelik itirazı ile imza incelemesi yapılmasına ilişkin talebinin değerlendirilerek ve protokolün geçerli olup olmadığı hususunda davacı tarafın 22/07/2020 tarihli dilekçe ekinde gönderdiği maillerde incelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" şeklinde belirtildiği, İtirazın iptali davasında takip hukukuna sıkı sıkıya bağlı olduğu, alacağın takip sebebine göre değerlendirilmesi gerektiği, 27.09.2018 tarihli kesin cari hesap mutabakatından kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında dava konusu alacağın dayanağı fesih protokolündeki imzanın davalı tarafa ait olup olmadığı yönünde davalı tarafın imzaya yönelik itirazı konusunda davacı tarafın 22/07/2020 tarihli dilekçe ekinde gönderdiği maillerde incelenmek suretiyle karar verilmesi sonucuna gidilecek iken ----- ilamı sonrası yapılan yargılamada davacı vekili 09/12/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle davasını alacak davasına dönüştürdüğü anlaşılmakla davanın, acentelik sözleşmesinden kaynaklı alacak davası kapsamında değerlendirme yapılması anlaşılmıştır.Davalı yanın 27.09.2018 tarihli fesih protokolünün imzaya itiraz edilmesine yönelik davacı vekilinin 22/07/2020 tarihli dilekçesindeki 27/08/2018 tarihli mail yazışmaları incelendiğinde taraflar arasında mutabakat gönderildiği ve mutabık oldukları anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının acentelik sözleşmesinden kaynaklı alacak isteminde yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı kayıtlarında 26.732,93 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği, artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, her ne kadar davalı yanca 27.09.2018 tarihli fesih protokolünün imzaya itiraz etmiş ise de mail yazışmalarında tarafların mutabık oldukları, davacının lehine delil teşkil eden ticari defter ve kayıtlarında alacaklı olduğunun anlaşılması nedeniyle fesih protokolüne ilişkin imza itirazı nedeniyle imza incelemesi yapılmasına gerek bulunmadığı, davacının davalıdan 26.732,93 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile 26.732,93 TL alacağın temerrüt tarihi olan 12.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 1.826,12 TL harçtan, peşin yatırılan 322,88 TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 138,00 TL'nin düşümü ile geri kalan 1.365,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan 322,88 TL P.H harç , 35,90 TL B.H, 138,00 TL ıslah harcı ile 2.650,00 TL bilirkişi ücreti ve 822,5 TL posta gideri toplamı olan 3.969,28‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.Tarifesi gereğince 26.732,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-İstinaf kaldırma ilamı nedeniyle davalı hakkında 24/03/2022 tarihli harç tahsil müzekkeresinin iadesinin istenilmesine, 8-Hükümle birlikte ----- esas sayılı dosyasının İADESİNE, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/01/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/784, K. 2025/5, T. 07.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-784-e-2025-5-k-daa6249eb4d9