İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/439 E. 2024/448 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/439
Karar No
2024/448
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/439 KARAR NO : 2024/448

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 20/06/2023 KARAR TARİHİ : 04/09/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 20/06/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; " 23.01.2014 tarihi saat 02:15 sıralarında müvekkil --- ve --- çocukları ----- arasında yolculuk yapan ----plakalı --- devlet karayolunu takiben ---- istikametinden ---- istikametine yolculuk yaptığı sırada, olay mahalli olan ---. mevkiine gelindiğinde, otobüs sürücüsü ----- direksiyon hakimiyetini kaybetmiştir. Bunun üzerine araç yoldan çıkarak uçurumdan uçmuş ve aracın sağ yana yatması neticesinde ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı işbu elim trafik kazası meydana gelmiştir. Kazaya ilişkin ---- Cumhuriyet Başsavcılığı’nda soruşturma başlatılmıştır. Davalı şoför ---- hakkında, taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralamasına neden olma suçundan -----Ağır Ceza Mahkemesinde ----- numarasıyla kamu davası açılmış olup ----. numarasıyla sanık hakkında 14 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verilmiştir. İşbu elim kaza neticesinde 21 yolcu vefat ederken 18 yolcu ağır biçimde yaralanmıştır. Yine araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerin çocukları ---- ise hayatını kaybetmiş aracın içindeki diğer yolcular da muhtelif biçimlerde yaralanmışlardır. Ceza yargılaması kapsamında 25.05.2016 tarihinde alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporunda sanık sürücü“.. yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, hızını mahal şartları ve yolun geometrik özelliğine göre ayarlamayıp, direksiyon hakimiyetine özen göstermediği, gece vakti karlı hava ve zeminde olay mahalli özelliklerinin fark edildiği yolda kendi sevk ve idare hatasıyla aracını şeridi ve yol içinde tutamayıp, direksiyon hakimiyetini kaybederek soldan orta refüjü aşarak karşı yönden yol dışı kalmasıyla sebebiyet verdiği kazada asli ve tam kusurlu bulunmuştur. Müvekkil ----- ve ----- işbu elim kazadan sonra hayattaki en büyük desteklerini kaybetmişlerdir. -----henüz çok genç yaşında hayata veda ederken, geriye, kızlarını talihsiz bir olayla kaybedip, evlat acısı yaşayan müvekkiller kalmıştır. Aile, kazanın üzerinden geçen uzun sürelere rağmen kaza saati itibariyle değişen hayatlarının hiçbir zaman eskisi gibi olmadığını ifade etmektedirler. Müvekkiller kızlarını genç yaşında kaybetmenin şokunu atlatabilmiş değildir. Zira müvekkiller bu ani ve travmatik ölümle, manevi anlamda büyük yoksunluğa düşmüşlerdir. Öldüğü tarihlerde üniversite öğrencisi olan ---- parlak bir gelecek beklerken, davalının tam kusuru ----- hayattan koparmıştır. Müvekkiller, kazanın ardından uzun bir süre geçmesine rağmen kızlarının kaybı hakkında konuşurken çok yoğun duygusal tepkiler vermektedirler. Davalının asli ve tam kusurlarıyla hayatı olumsuz etkilenen müvekkillerin stresli ve masraflı bir yola girmesine karşılık olarak hükmedilmesi öngörülen manevi tazminat bir acı çıkarma ve keyif parası olmayıp BK. madde 56 ve BK madde 58 hükümlerince teminat altına alınmış bir alacak kalemidir. Somut olayda müvekkillerin yaşamış oldukları ve yaşayacakları stresli ve acılı günler için manevi tazminat talebimiz bulunmaktadır. Nitekim huzurdaki yargılamada manevi tazminata hükmedilirken, müteveffanın kusursuzluğu ve yaşanan evlat acısının dikkate alınmasını talep ederiz. Bu elim olayda müvekkiller üniversite öğrencisi kızlarının vefatıyla destekten yoksun kalarak maddi anlamda da zarara uğramışlardır. Kazaya neden olan-----plakalı aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kaza yılı itibariyle ----tarafından düzenlenmiştir. Müteakiben 2 Aralık 2019 tarihi itibariyle şirketler arası birleşme nedeniyle sorumluluk ---- . kapsamına geçmiştir. İşbu kaza nedeniyle 05.08.2014 tarihinde davalı sigorta şirketince Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında -----için 25.749,00 TL ve -----için 28.475,00 TL ödeme yapılmışsa da ödenen rakamlar müvekkillerin destekten yoksun kalm zararına denk değildir. Zira emsal ücret araştırmasına müteakiben sağlanmasına aktüer bilirkişinin yapacağı hesaplama ile bu husustaki iddialarımız ispatlanacaktır. İşbu dava ikame edilmeden önce davalı ----- ve -----Şirketine karşı zorunlu ticari arabuluculuk kapsamında başvuruda bulunulmuş ve son tutanak "anlaşamama" olarak tutulmuştur.Yine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi gereğince ilgili sigorta şirketine bakiye maddi tazminat ödemesi için 17.01.2023 tarihli dilekçemiz ile başvuru yapılmış dilekçemiz 20.01.2023 tarihinde sigorta şirketine ulaşmış ancak ilgili sigorta şirketince yasal süre içerisinde cevap verilmediği gibi ödeme de yapılmamıştır. Dosya kapsamında talebimize karşılık olarak dava dilekçemizin ekinde sunmuş olduğumuz delillerin ve yargılama süresinin dikkate alınarak; hakkın dava sonucuna kadar güvende olmasını sağlamak amacıyla davalıların menkul ve/veya gayri menkulleri üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını talep ediyoruz. Zira; kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumu Raporundaki kusur tespiti, sorumlu sigorta şirketi tarafından kısmi tazminat ödemesi yapılması gibi hususlar karşısında davada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği ortadır. 1-Öncelikle yargılama sonunda tahsilat kabiliyeti sağlamak amacıyla davalıların menkul ve/veya gayri menkulleri üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını,Müvekkil ---- için 150.000 TL, ----- için 150.000 TL toplamda ise 300.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte---- Şirketi ve ----müştereken ve müteselsilen tahsiline (manevi tazminat talebi yalnızca -- ve---- numaralı davalılara ilişkindir), Maddi tazminat yönünden 6100 Sayılı Yasanın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açtığımız davada; yargılama esnasında toplanacak delillere göre, fazlaya ilişkin haklarımız ve destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin gerçek zarar kesin olarak tespit edildiğinde taleplerimizi artırma hakkımız saklı kalmak kaydıyla müvekkil ---- için şimdilik 100 TL, ----- için şimdilik 100 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz. " denmiştir.Davacı vekilinin 10/06/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile taleplerini artırdığı görülmüştür.

CEVAP: Davalı --- ile---- vekili cevap dilekçesinde özetle; "Öncelikle davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ve dosya kapsamındaki diğer aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz. 1-Dava dilekçesi hukuk muhakemeleri kanunu’nun 119. ve 318. maddesinde sayılan unsurları içermemektedir. Dava dilekçesi incelendiği takdirde 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. Maddesinin e bendinde yer alan ‘’davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri ‘’ yer almamaktadır. Davacı yan, talep ve sonuç kısmında talep etmiş olduğu alacak kalemlerine ilişkin iddialarına dilekçe içeriğinde yer vermemiştir, yalnızca sonuç ve talep kısmında yer vermiştir. Bu aşamadan sonra davacı yanın iddialarını genişletmesine muvafakatimiz olmadığını belirtmek isteriz.Davacı taraf tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmemiş olup, bu durum Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun basit yargılama usulünde delillerin ikamesi başlıklı 318. Maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Davacı yanın Sayın Mahkeme’ye sunmuş olduğu delilleri tarafımıza tebliğ edilmemiş olmakla, davacı tarafından iddialarına dayanak olarak gösterilen ancak tarafımıza tebliğ edilmeyen delillere ilişkin beyan ve itiraz hakkımızı saklı tutmaktayız.Bu nedenlerle haksız ve yersiz olarak ikame edilen iş bu davanın reddi gerekmektedir.Anılan dava zamanaşımı süreleri geçtikten açıldığından, davanın zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda reddi gerekecektir.Ayrıca müvekillerin olay anında kusurlu bir hareketleri yoktur. Hız limiti aracın ve yolun teknik özelliklerine uygundur. Aracın takografından da anlaşılacağı üzere müvekkil kaza anında dalgın, yorgun, uykusuz olmadığı gibi fazla kullanım süresini aşmamıştır. Aracın teknik özellikleri prosedüre uygundur. Söz konusu kaza yol durumu ve diğer sebeplerin etkisi ile meydana gelmiş olup, nedensellik bağını kesen sebep söz konusudur. Davacı taraflar her bir davacı için, Sayın Mahkemeniz nezdinde belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği işbu dava ile müvekkilimden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 100,00-TL’lik maddi, 150.000,00-TL’lik manevi tazminat talep etmektedir. Dava konusu trafik kazasında davalı müvekillerin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun “Ceza hukuku ile medeni hukuk arasında münasebet” başlıklı 74. maddesinde yer alan “Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz.” Şeklindeki düzenleme gereği Hukuk mahkemesindeki davada davacının zararı ile olay arasındaki nedensellik bağının baştan araştırılması ve kusur derecesinin buna göre belirlenmesi gerekmektedir. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla önemle belirtmek isteriz ki; dava konusu trafik kazasından doğan maddi zararlardan, ---- plakalı aracın ZMMS (trafik) poliçesini tanzim eden sigorta şirketi poliçe teminat limiti ile sorumludur. Gerçekten de, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesi gerekir. Gerçek zararın belirlenebilmesi için olay sebebiyle elde edilen kazanımlar tazminat tutarından indirilmelidir.Özel yasaları gereği SSK, Bağkur ve Emekli Sandığı kurumunun yaptıkları ödemeler sebebiyle rücu hakkı bulunmaktadır. Bu sebeple, bu kurumlara resen yazı yazılarak; davacıya peşin sermaye değerli ödeme yapılıp, yapılmadığının tespit edilmesi, eğer ödeme yapılmışsa tazminattan düşülmesi gerekecektir.Kurum tarafından davacıya gelir bağlanmamış olması ihtimalinde ise, bu durum davacının hakkını doğrudan etkileyeceğinden, davacı tarafa SGK’ya (veya ilgili kuruma) karşı dava açması için önel verilmelidir. Açılacak bu yeni dava sonuçlanıncaya kadarda, Mahkemeniz huzurundaki işbu davada bekletici mesele yapılmalıdır. ----- plakalı aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kaza yılı itibariyle----tarafından düzenlenmiştir. Müteakiben 2 Aralık 2019 tarihi itibariyle şirketler arası birleşme nedeniyle sorumluluk ---- kapsamına geçmiştir. Bu husus belirtilerek sigorta şirketine müzekkere gönderilmesini, ----- numaralı poliçeye ilişkin hasar dosyası, ibraname, makbuz, dekont ve diğer belgelerin celb edilmesini talep etmekteyiz.Manevi tazminat taleplerinden müvekkilimin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından manevi tazminat yönünden davanın reddi gerekmektedir. Manevi tazminat taleplerinden Kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğu bulunmakta olup manevi tazminat taleplerinin de sigorta şirketine yöneltilmesi gerekmektedir. Davacı, kaza sebebiyle acı ve ızdırap duyduğundan bahisle fahiş miktarda manevi tazminat talep etmiştir. Davacının manevi tazminat talepleri günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve kazadan sonra meydana geldiği iddia olunan maluliyete uygun değildir.Haksız ve yersiz olarak ikame edilen iş bu davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz.19/07/2023 " denmiştir.Davalı----- vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacılar, 23.01.2014 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazasında müteveffa----vefat ettiğinden bahisle uğradığı destekten yoksun kalma zararlarını Plakalı aracın müvekkil şirket nezdindeki Zorunlu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinden tazminini talep etmektedir 23.01.2014 tarihinde meydana gelen kazada, kazaya karışan ----- plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde 11/10/2013-11/10/2014 vadeli ----- no’ lu Zorunlu Taşmacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Poliçe teminatı 268.000TL ile sınırlıdır. Davacı yanın iş bu davanın ikamesinden önce müvekkil şirkete yapmış olduğu başvuru neticesinde davacı tarafından sunulan evraklar çerçevesinde %100 kusur üzerinden PMF-1931 Yaşam tablosu kullanılmak suretiyle aktüer raporu hazırlanmıştır. Davacıların murisi ---- desteğinden yoksun kaldığından bahisle anne ----- 28.475,00TL, baba ----- adına hesaplanan tazminat sonucu 25,749TL tazminat 08.05.2014 tarihinde ödenmiştir. Ödeme tarihi '' 08.05.2014 '' itibariyle güncel ödeme yapılıp yapılmadığının sayın mahkemeniz nezdinde tespit edilmesini talep ederiz.Müvekkil Sigorta Şirketi tarafından yapılan 08.05.2014 tarihli ödeme ile tüm sorumluluğunu yerine getirmiştir. Buna göre, Müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin aşağıdaki esaslar çerçevesinde sorumluluğunun yerine getirilip getirilmediğinin tespiti gerekir. Müvekkil şirketin sorumluluğunun yerine getirip getirmediğinin tespiti için ödeme tarihi 08.05.2014 itibariyle güncel/ doğru ödemenin yapılıp yapılmadığının tespiti gerekmektedir. Dolayısıyla dosyanın aktüer sıfatına haiz bilirkişi incelemesine gönderilmesine karar verildiği takdirde; yukarıda izah edilen metot kapsamında değerlendirme rapor tanzim edilmesini talep ederiz. Müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının tespit edilmesi ve bu kabule dayalı olarak güncel verilere göre hesap edilen tazminata hükmedilmesi ancak müstakar Yargıtay kararlarında da belirtilen aşağıdaki koşullar tahtında yapılacak bir hesaplama metodu ile mümkün olacaktır. Müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlıdır.Müvekkil sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlıdır. Bu nedenle Sayın Mahkemeniz tarafından ceza dosyasının celp edilerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur raporu alınmasına karar verilmesini talep ederiz. Zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerekmektedir. -davacının söz konusu olaydan dolayı sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerekecektir.-müvekkil şirketin faizden sorumluluğu sınırlıdır. kaldı ki, müvekkil şirket sorumluluğunu eksiksiz yerine getirmiş olması sebebiyle temerrüde düşmemiştir. Ayrıca, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydıyla, sigortacı olan müvekkil şirketten kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasının hatalı olduğunu ifade etmek isteriz. Sigortacı olan müvekkil şirketten ancak K.T.K 98. ve 99. maddeleri uyarınca, gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 işgünü sonrasından itibaren, böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebilecektir. Yukarıda izah edilen sebeplerle; Müvekkil Şirket tarafından tüm sorumluluğun eksiksiz yerine getirilmiş olması sebebiyle esasa ilişkin itirazlarımız dikkate alınarak Müvekkil şirket tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan davanın reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini vekaleten saygılarımızla arz ve talep ederiz. " denmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.Somut olayda kazaya karışan ---- plakalı aracın trafik kaydına göre olay tarihi itibariyle davalı ----adına kayıtlı olduğu, davalı ---- araç sürücüsü olduğu, davalı ---ise aracın zmm sigortacısı olduğu anlaşılmıştır. 23.01.2014 tarihli trafik kazasında davacıların murisi ------ vefat etmiştir.Davaya konu haksız fiil nedeniyle ----.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ---- Esas ---- Karar sayılı dosyasında davalı ----- asli ve tam kusurlu olduğu, müteveffanın kusurunun bulunmadığı yönünde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin raporunun bulunduğu, rapora istinaden davalıya mahkumiyet verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.21/12/2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir kusur ve hasar uzmanı bilirkişi ile bir aktüerya konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 04/06/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi kök raporunda özetle; "Kusur Tespiti Yönünden Sonuç : Yapmış olduğum inceleme sonucunda; Dava konusu kazanın meydana gelişinde ---- plaka no'lu otobüs sürücüsü davalı ----- %100 (yüzde yüz) oranında KUSURLU olduğu, Destekten Yoksunluk Tespiti Yönünden Sonuç : 1. Seçenek : Kazazançların Asgari Ücret Seviyesine Göre : a)Hak sahibi davacı babası ----- destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararı= 348.508,36 TL b)Hak sahibi davacı annesi ------destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararı+ 871.082,44 TL c)Hak sahibi davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararları toplam= 1.219.590,80 TL 2. Seçenek : Kazançların Asgari Ücretin 2 Katı Seviyesine Göre : a)Hak sahibi davacı babası ----- destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararı= 920.038,71 TL b)Hak sahibi davacı annesi -----destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararı + 1.986.680,63 TL c)Hak sahibi davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararları toplamı= 2.906.719,34 TL Sonuç ve kanaati ile tarafımızdan tanzim olunan iş bu bilirkişi heyet raporunu Sayın Mahkemenin taktirlerine arz ederiz. " denmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu`nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu Kanun`un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı Yasa`nın 85/1. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara olacağı", aynı Yasa`nın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurdan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu`na göre işletene düşen hukuki sorumluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir.Destekten yoksun kalma 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 53vd. Maddelerinde düzenlenmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Meydana gelen kazada davalı --- -- %100 oranında tam kusurlu olduğu, davacılar murisinin ise kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Olay tarihinde mütveffa’nın ----öğrencisi olduğu bu sebeple elde edebileceği gelirin saptanması amacı ile emsal gelir araştırması yapılmasına yönelik davacı talebi doğrultusunda ----- Derneğine müzekkere yazıldığı her ne kadar müzekkereye cevap verilmemiş ise de bilirkişi raporunda müteveffanın mezun olduktan sonra almış olduğu eğitime uygun bir meslek yapabilme olasılığı bulunduğundan gelirinin asgari ücretin net tutarının 2 katından az olmayacağı kanaatiyle seçenekli hesaplama yapıldığı ilk hesaplamanın asgari ücret üzerinden ikinci hesaplamanın ise asgari ücretin iki katı üzerinden yapıldığı ikinci hesaplamanın mahkememizce dosyaya kazandırılan ----internet sitesinde yayınlamış olduğu kazanç bilgi sorgulama raporunda belirtilen brüt ücret miktarı olan 31.136,34 TL nazara alındığında asgari ücretin iki katı üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerektiği, netice itibari ile davacılardan ---- talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 920.038,71 TL,---- talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat miktarının ise 1.986.680,63 TL olduğu ancak davacıların 10.06.2024 tarihli değer artırım talepli dilekçesi dikkate alındığında taleple bağlı kalınarak talebin davacı ----- yönünden 348.508,36 TL ve davacı ----- yönünden 871.082,44 TL bedel üzerinden davanın davalılar ----. yönünden kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve ----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde tarafların kusur oranları tarafların sosyal ve mali durumları olay tarihindeki paranın alım gücü bir bütün olarak değerlendirilmiş davacılardaki acı ve elemin bir nebze olsun dindirilebilmesi amacı ile ---- yönünden takdiren 120.000 TL ve ----- yönünden takdiren 120.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar------ müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından 29/12/2023 tarihli talep dilekçesiyle davalı ----- yönünden yapılan ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı beyan ettiği, davalı tarafın ise 28/12/2023 tarihli dilekçesi ile mutabakata varıldığını ve davacının feragat ettiğini beyan ettiği, tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı anlaşılmış olmakla; davanın davalı ----- yönünden konusuz kaldığı anlaşılmış ve davacı tarafın talebi doğrultusunda konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kısmen Kabul Ve Kısmen Reddi İle; 1-Davacı ----- yönünden; A- 871.082,44 TL maddi tazminatın olay tarihi 23.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, B-Takdiren 120.000 TL manevi tazminatın olay tarihi 23.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2- Davacı ----- yönünden; A- 348.508,36 TL maddi tazminatın olay tarihi 23.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, B-Takdiren 120.000 TL manevi tazminatın olay tarihi 23.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar --- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davalı -----. yönünden mahkememize açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 4-Fazlaya dair tüm istemlerin reddine, 5-492 sayılı harçlar kanunu gereği alınması gerekli 99.704,64 TL nispi harcın, peşin alınan 1.025,34 TL peşin harç ile 4.250,00 TL talep arttırım harcının mahsubu ile bakiye 94.428,78 TL harcın davalılar ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 6-Davacılar tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 1.025,34 TL peşin harç ile 4.250,00 TL talep arttırım harçları toplamı 5.455,24 TL harcın davalılar ---- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 7- Davacı yanca yapılan 6.500,00 TL bilirkişi ücreti ile posta ve müzekkere masrafları ve diğer yargılama giderleri olarak harcanan 812,75 TL masraf toplamı 7.312,75 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 7.024,01 TL sinin davalılar----müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 8- Davacı ---- yönünden; a-Kabul edilen maddi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 125.819,07 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ------ müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, b-Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 19.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, c)Red edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesinin 10/2. Madde ve fıkrası gereği gereği 17.900,00 TL vekalet ücretinin iş bu davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar -----ödenmesine, 9- Davacı -----yönünden; a-Kabul edilen maddi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 54.276,25 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ---- alınarak davacılara verilmesine, b-Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 19.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar-----alınarak davacılara ödenmesine, c)Red edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesinin 10/2. Madde ve fıkrası gereği gereği 17.900 TL vekalet ücretinin iş bu davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı davalılar -----ödenmesine, 10-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL Arabuluculuk ücretinin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,Dair kısa karar, gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere davacılar vekilinin yüzlerine karşı davalıların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/439, K. 2024/448, T. 04.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-439-e-2024-448-k-a3bcbb860c6d