İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/520 E. 2024/725 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/520
- Karar No
- 2024/725
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/520 KARAR NO : 2024/725 DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/07/2022 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili 20.07.2022 harç tarihli dilekçesinde davalının davacıya olan borcundan dolayı ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının ----Şirketi olarak ---) tescilli markası ---- üreten ----- bölgesinde 800'den fazla market/bakkkal satış noktasına hizmet veren, günlük 12.000 adetten fazla ürün satan bir firmanın sahibi olduğunu, davalının davacıya büyük yatırımcı olarak tanıttığını, ---- bir toplantı talebinde bulunduğunu, müzakereler sonucunda anlaşmaya varıldığını, davacı ----- markasını devredeceğini, çalışanları ve yumurta tedarikçileri dahil olarak işletmeyi devredeceğini, 3 yıl boyunca davalı şirketi temsilen şirketin başında bulunacağını taahhüt ettiğini, bu taahhütler karşısında davalının da davacının ticaret şirketinin çalışanlarının, markasının, tedarikçiler, müşteriler, kişisel çaba ve idaresinin karşılığı olarak 500.000 Türk lirası ödeme yapacağını, ilk 6 ay maaş almaksızın 30 ay boyunca aylık 15.000 Türk lirası maaş ve 30 ay boyunca net kârdan %1,5 oranında pay ödeyeceğini ve anlaşma sağlandığını, davacının da buna güvenerek şirketini tasfiye ettiğini, 8 ay boyunca ücret ödenmeden çiftliğin davalıca kullanıldığını, davacının çiftlikte bulunan evini tahliye etmek durumunda kaldığını, ----- 1.400 Türk lirası bedel ile eşyalı bir ev kiralamak zorunda kaldığını, anlaşma doğrultusunda tüm taahhütlerini yerine getirdiğini, davalının sadece 150.000 Türk lirası ödeme yaptığını, geriye kalan taahhütlerini yerine getirmediğini, 17.10.2019 tarihinde ise çiftliği boşaltmaya başladığını, davacıya bilgi vermediğini, davacının ---Noterliği'nin 01.11.2019 tarihli ----- yevmiyeli ihtarnameyi gönderdiğini ve davalının buna cevap vermediğini, davalının ödemeyi taahhüt ettiği 350.000 Türk lirasının tahsili için ----- İcra Dairesi'nde takip başlattığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyasında yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini diğer talepleriyle birlikte istemiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde usûle ilişkin olarak görev yönünden davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir; esasa ilişkin olarak davacı yanın dava dilekçesinde davacının -----müseccel markası ile--- üretimi ve ticareti yaptığını, markayı ve işletmeyi davalıya devrettiğini iddia ettiğini, bu iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu, "-----" markasının davacıya veya şirketine ait olmadığını, işletme olarak kullandığını belirttiği çiftlik adresinin kira sözleşmesinin başka bir kişi adına kayıtlı olduğunu, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın ----- Asliye ticaret Mahkemesi'ne yazmış olduğu 17.08.2020 tarihli cevabî yazıda davacının 30.07.2008 tarihi itibariyle başlattığı et, süt ürünleri ve zeytin toptan ticareti faaliyetini 31.12.2013 tarihinde terk ettiği, şahsî mükellefiyetine ilişkin 2019 yılında herhangi bir beyanname vermediği belirtildiği ve tüm dökümlerin sunulduğunu, davacının gerçek dışı iddialarını hayretle karşıladıklarını, külliyen doğru olmadığını, davacının ticaret şirketi, çalışanları, markası, müşterilerinin vd. Karşılığı olarak 500.000 Türk lirası ödeneceği ve kâr payı ile 15.000 Türk lirası net maaş ödeneceği ile diğer iddialarda bulunduğunu, söz konusu markanın devri için görüşülmüş ise de davacının bu markanın sahibi olmadığının ortaya çıktığını, markanın ---- isimli kişiden devir alındığını, markanın 10.000 Türk lirası bedelle satın alındığını, davacının işlerin yürütülmesi için görevlendirildiği tarihten itibaren 2 yıl için toplam 150.000 Türk lirası ödendiğini, davacının iddia ettiği hususlara ilişkin hiçbir delil ve kanıt sunmadığını, sunmasının da mümkün olmadığını, davalının markayı aldıktan sonra 150.000 Türk lirası ödeme dışında bahsi geçen çiftliğe toplam 300.000 Türk lirası harcama yaptığını, yapılan ciddi yatırımlara rağmen davacının istifa ederek şirketi büyük zarar uğrattığını, TMK m. 6 ve HMK m.190 ispatı gerektiğini belirterek diğer talepleriyle birlikte davanın reddini talep etmiştir. RAPOR:Bilirkişi raporunda özetle;"Bilirkişi heyetimizce yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ---- davalı ---- Şirketi'nden alacağı olmadığı" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir. EK RAPOR:Bilirkişi ek raporunda özetle; "Bilirkişi heyetimizce yukarıda açıklanan nedenlerle, kök raporun sonucunu değiştirecek bir kararın olmadığı, --- davalı ---- alacağı olmadığı" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, marka devir bedeline dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen marka hisse devir bedellerine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Davacı taraf taraf ticari defter ve kayıtlarına dayanmıştır. Davalı yan davanın reddini savunmuştur.--- Noterliği'nin 14.03.2019 tarihli ve ----- yevmiyeli "marka devir sözleşmesi" başlıklı belgeye göre devreden ----" markasını davalı ---- Şirketi'ne 10.000 Türk lirası bedelle devrettiği görülmektedir. Taraflarca dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgeler incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, 11/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacının kendisine ait demirbaşları, ekipmanları teslim ettiği, çalışanlarını davalı adına çalıştırmış olduğu, kendi arabasını davalıya kullandırdığı, çiftlikte bulunan evini tahliye ettiği iddiaları ispata muhtaç olup TMK m. 6 ve HMK. m. 190/1 gereğince davacının bu hususları ispat ile mükellef olduğu açıktır.Bilirkişi heyetimizce yukarıda açıklanan nedenlerle davacı---- davalı ---- Şirketi'nden alacağı olmadığı..." şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu anlaşılmıştır. Mezkur kök rapora karşı itirazların karşılanması için oluşturulan 25/06/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda;"Bilirkişi heyetimizce yukarıda açıklanan nedenlerle, kök raporun sonucunu değiştirecek bir kararın olmadığı, davacı ---- davalı ------Şirketi'nden alacağı olmadığı kabulünün Sayın Mahkeme'nin takdirinde bulunduğu kanaatine varılmıştır. " şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak; iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı hep bir arada değerlendirildiğinde, davacı yanca marka hisse devir bedeline dayalı alacağının tahsili amacıyla ---- İcra Müdürlüğü nezdinde ----- esas sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde itirazda bulunarak takibin durdurulduğu, davacı yanın süresinde itirazın iptali davası açtığı, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde ihtilafa konu marka hisse devir bedeli alacağının davacı yanca ispatlanamadığı, davacının dayanak yaptığı ----. Noterliği'nin 14.03.2019 tarihli ve ----- yevmiyeli "marka devir sözleşmesi" başlıklı belgeye göre devreden ---- " " markasını davalı ------Şirketi'ne 10.000 Türk lirası bedelle devrettiği, bu devir sözleşmesinde davacının taraf olmadığı ancak devir sırasında devredene ilişkin vekil sıfatının bulunduğu, yine taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin olduğunu davacı yan ispatlayamadığı, bu haliyle davalı ile sözleşildiği ileri sürülen 500.000,00 TL den bakiye alacağın tespitinin mümkün olmadığı, hal böyle olunca davacı yanın, marka devir bedeline dayalı alacak talebinin yerinde olmadığı, davacı bakımından ispatlanamayan davanın reddi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Her ne kadar davacı taraf alacak iddiasının kanıtlayamadığı sabit ise de davanın kötüniyetle açıldığının da sabit olmaması nedeniyle davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerektiği anlaşılmakla koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay ----- Hukuk Dairesi -----Esas ve ----- HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının itirazın iptali davasının REDDİNE, 2-Davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazimatının yasal şartları oluşmadığından talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 4.374,44 TL harçtan mahsubu ile fazla bakiye 3.946,84 TL harcın davacıya İADESİNE, 4-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 57.286,47 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE, 7-1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.