İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/836 E. 2025/317 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/836
- Karar No
- 2025/317
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/836 Esas KARAR NO : 2025/317 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2014 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (ticari ilişkiden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Asıl davada davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davaya konu 20/01/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli --------- -------- nolu çek, 14/02/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli -------- ----------- nolu çek, 14/03/2014 tarihli 25.000,00 TL bedelli ---------- ----------- nolu çek, 25/04/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli -------- --------- nolu çek, 14/03/2014 tarihli 25.000,00 TL bedelli --------- ---------- nolu çek, 20/06/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli --------- ---------- nolu çeklerdeki imzanın müvekkil şirkete ait olmaması sebebiyle müvekkil şirketin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile davalıların müvekkil şirket hakkında icra takibine geçmesi halinde söz konusu icra takibinin İİK m. 72/2 uyarınca uygun görülecek teminat mukabilinde durdurulmasına, davalıların %20'dan aşağı olmayan kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davaya kanou 20/01/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli ------- ---------- nolu çek, 14/02/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli -------- --------- nolu çek, 14/03/2014 tarihli 25.000,00 TL bedelli --------- ---------- nolu çek, 25/04/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli ---------- ----------- nolu çek, 14/03/2014 tarihli 25.000,00 TL bedelli -------- --------- nolu çek ve 20/06/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli --------- ---------- nolu çeklerin icra takibinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiğini,----------Ş hamili olduğu 20/01/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli işbu davaya konu edilen --------- ----------- nolu çeki davalı -----------Ş'ye ciro ettiğini, müvekkil şirketin rızası hilafına imzasız ve boş olarak elinden çıkan çekler üzerindeki keşideci imzaları, müvekkil şirket yetkisiline ait olmadığını, keza müvekkil şirket yetkisinin onayı dahilinde verilmiş çeklerde olmadığını, çekler üzerindeki imzaların keşideci imzası ile aynı olmadığını, müvekkil şirket söz konusu çekin kaybolduğunu farkettiğinde müvekkil bankaya gerekli başvuruyu yaptığını, öncelikle dava konusu çeke ilişkin sahtecilik iddiasına dayalı menfi tespit davası ikame edilen ----------- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, dava konusu çeke ödeme yasağı konulması ve --------- ---------- Şubesi'ne bildirilmesine, müvekkil şirket aleyhine haciz işlemi yapılmasının icra takiine geçilmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, müvekkil şirketin davaya konu çekten borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu çekin müvekkil şirket açısından iptali ile davalıların %20'den aşağı olmayan kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl davada davalı ------------Ş vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ------------ genelinde turistik otel ve tesislere toptan gıda maddesi tedarik ettiğini, diğer davalının tedarik müşterilerinden biri olduğu ve adı geçenin ------------ yer alan oteline sağlanan malzemelere karşılık olarak dava konusu çeklerin ödeme vasıtası olarak kendisine verildiğini, başkaca çeklerin de bulunduğu ve ödenen çekler ile dava konusu çekler üzerinde bulunan imzaların aynı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ...Ş İflas İdaresine dava dilekçesi ve tensip zaptı usüle uygun tebliğ edilmiş, ancak belirlenen yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.Birleşen davada davalı ----------Ş vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine açılan davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, yetkili Mahkemenin ---------- Ticaret Mahkemeleri olduğu, ayrıca esasa ilişkin olarak da davacının iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar, hukuki niteliği itibariyle; İİK m.72/II hükmü gereğince icra takibinden önce açılan hükümsüzlüğe dayalı menfi tespit davasıdır. Dava açıldığı tarih itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zaptı ile yargılamaya başlanmış, davacının ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığında ve taraf arasında hüküm ihtiva etmek üzere kabulüne karar verilmiş ve çeklerin icra takibine konu edilmesinin önlenmesine karar verilmiş, davacı vekilince teminat tutarı Mahkememiz veznesine yatırılmış, akabinde yine davacı vekilince söz konusu çeklerin bir kısmının dava dışı birleşen dava davalısı----------Ş'ye ciro edildiğini belirterek tedbir kararının anılan davaya teşmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüş, bu kapsamda Mahkememizce kurulan ara karar ile talep konusu çeklerden ---------- seri numaralı çek yönünden anılan davalı yönünden icra takibine konulmasının engellenmesine karar verilmiş, akabinde söz konusu şirket aleyhine açılan davanın Mahkememiz dosyası ile birleştirilmesi sebebiyle her iki dosya üzerinden yargılamaya devam edilmiş, bir kısım deliller toplanmış, kurulan ara kararlar ile müflis davalı şirket hakkında iflas kararının henüz kesinleşmemesi sebebiyle davanın ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına bırakılmasına karar verilmiş, söz konusu sürenin bitiminden sonra kurulan ara kararlar dava konusu çeklerin asıllarının celbi için yazılar yazılmış, bir kısmı Mahkememiz kasasına alınmış, yargılamanın 18.celsesinde ön inceleme duruşması yapılmadığı anlaşılması sebebiyle asıl ve birleşen dava yönünden uyuşmazlık noktaları belirlenmiş, deliller toplandıktan sonra bilirkişi raporu alınmıştır. Dosyanın incelenmesinde, davacı vekili tarafından 13/11/2014 tarihli celseye katılınmaması sebebiyle davalının HMK m.150/I hükmü gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından süresi içerisinde yapılan yenileme istemi üzerine oluşturulan yenileme tensip zaptı ile taraflara duruşma gün ve saati tebliğ edilerek yargılamaya devam olunduğu ve yine yargılamanın 26 nolu 23/11/2023 tarihli celsesinde davacı vekilinin bekletme talepli mazeret dilekçesi sunduğu ve dosyanın son iş olarak alınmasını talep ettiği saatinden yaklaşık 1 saat sonra yapılan yoklamada davacının hazır bulunmaması sebebiyle ve mazeretli sayılma isteminin yerinde görülmemesi sebebiyle isteminin reddine karar verildiği davalı vekilince davanın takip edilmemesi sebebiyle ikinci kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.Bu kez davacı vekili tarafından ikinci kez yenileme dilekçesi sunulmuş ve Mahkememizde oluşturulan ikinci yenileme tensip zaptı ile taraflara duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından yapılan duruşmalara iştirak edilmiş, bilirkişi delil avansları yatırılmış, bilirkişi raporu alındıktan sonra davacı vekili yapılan 29 nolu 10/04/2025 tarihli celseye --------- İcra Ceza Mahkemesi'nin ---------- ve ----------- esas sayılı duruşma dosyaları ile ---------- esas ---------- esas ---------- esas sayılı dosyalarının duruşmalarını gerekçe göstererek mazeret dilekçesi sunduğu ve yine birleşen dava davalı vekilinin mazeret dilekçesi sunduğu görülmüştür Mahkememizce söz konusu mazeretli sayılma istemine ilişkin talep yargılamanın tüm safahatı da dikkate alınarak değerlendirilmiş ve asıl ve birleşen davalar davacı vekilinin mazeretine konu ettiği duruşmaların ------------ ve ----------- Adliyesinde aynı mahkemelerde bulunduğu, ancak davacı vekilinin vekaletnamesinde ikiden fazla vekilin bulunduğu gibi tevkille bir başka vekilin de yetkilendirildiği dolayısıyla mazeret istemine konu gerekçenin yargılamanın safahatındaki duruşma takibi ve huzurda bulunan davalı iflas idare vekilinin beyanları da dikkate alınarak mazeretli sayılma isteminin reddine, yine birleşen dava davalı vekilinin mazeretli sayılma isteminin de belgelendirilmemiş olması sebebiyle yerinde olmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmiş, duruşmaya katılan müflis davalı idaresi vekilince de davanın takip edilmediğinin beyan edildiği görülmüştür. HMK'nın 150/6.maddesine göre "İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır"Tüm dosya kapsamı ve yukarıda yazılı yasa hükmü kapsamında, davacı tarafından açılan asıl ve birleşen davanın 13/11/2014 ve 23/11/2023 tarihli celselerde takipsiz bırakıldığı ve işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı tarafından sunulan yenileme dilekçesi kapsamında her ne kadar yargılamaya devam olunmuş ise de 10/04/2025 tarihli celseye sunulan mazeretli sayılma isteminin de reddine karar verildiği ve duruşmaya katılan davalı iflas idaresi vekilince davanın takip edilmediği yönünde beyanda bulunulduğu bu kapsamda iki kez takipsiz bırakılan ve yenilenmesinden sonra yeniden takipsiz bırakılan davanın HMK m.150/VI hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davanın HMK m.150/VI hükmü gereğince açılmamış sayılmasına, 2-Asıl davada alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 4.269,40 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 3.654,00 TL harcın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 3-Birleşen davada alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 853,90 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 238,50 TL harcın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Asıl davada davalı ...Ş tarafından yapılan 50,00 TL posta masrafı yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...Ş'ne verilmesine, 6-Asıl davada davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, İlişkin olarak asıl ve birleşen davalar davacı vekili ile birleşen dava davalı vekilinin yokluğunda Davalı ------------- İflas idaresi vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/04/2025