İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/666 E. 2026/206 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/666
- Karar No
- 2026/206
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/666 Esas KARAR NO : 2026/206
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 11/07/2022 KARAR TARİHİ : 07/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... nezdinde kurulan ...’nda (...) faaliyet gösteren, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuatın tüm gereklerini yerine getirerek lisans belgesini almış bir yatırım kuruluşu olduğunu, T.C. Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı’nca ... A.Ş.’nin ..tarihinden itibaren İşlem Aracılığı Faaliyeti, Portföy Aracılığı Faaliyeti, Yatırım Danışmanlığı Faaliyeti ve Sınırlı Saklama Hizmetinde bulunmak üzere “GENİŞ YETKİLİ ARACI KURUM” olarak yetkilendirilmesinin uygun görüldüğünü, taraflar arasında 10.12.2021 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, işbu sözleşmede müvekkili aracı kurumun, “YATIRIM KURULUŞU”, davalının ise “MÜŞTERİ” sıfatıyla yer almakta olduğunu, davalının müvekkili şirket ile imzalamış olduğu 10.12.2021 tarihli sözleşme uyarınca ... A.Ş. (“...”) nezdinde bulunan ... (“...”) alım satım işlemleri gerçekleştirmekte olduklarını, müvekkili şirketin, bu işlemlerde sadece davalının alım satım emirlerini ... nezdindeki ilgili piyasaya iletmekte ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde etmekte olduğunu, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri kaldıraç etkisi nedeniyle riskli işlemlerden olduğunu, vadeli işlem sözleşmesi, sözleşmenin taraflarına, standartlaştırılmış miktar ve kalitedeki bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi, belirlenen ileri bir tarihte, bugünden üzerinde anlaşılan fiyattan alma veya satma yükümlülüğü getiren sözleşme olduğunu, opsiyon sözleşmesinin ise alıcıya, ödeyeceği belli bir tutar (opsiyon primi) karşılığında, belirli bir vadeye kadar (veya belirli bir vadede), bugünden belirlenen bir fiyat (kullanım fiyatı) üzerinden opsiyona dayanak teşkil eden bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi satın alma veya satma hakkı tanıyan, satıcıya da alıcının bu sözleşmeden doğan hakkını kullanması durumunda sözleşmeye dayanak teşkil eden malı, kıymeti, veya finansal göstergeyi satma veya alma yükümlülüğü getiren sözleşme olduğunu, Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde taraflar ...’a sözleşme bedelinin tamamını değil, belirli bir kısmını teminat adı altında ödeyip, sözleşmeye konu varlığın fiyatındaki değişimlere göre teminatlarının değeri arttığında çekme hakkı veya teminat eksildiğinde eksik teminatı tamamlama yükümlülüğü altında olduklarını, müvekkili şirket ve diğer aracı kurumların, yatırımcıların ...’un ilgili piyasasına teminatların yatırılmasına veya çekilmesine sadece aracılık edeceğini, davalıya, Sermaye Piyasası mevzuatının bir gereği olarak hesap açılışında kendisine gerekli bütün risk bildirimlerinin yapılmış olduğunu, Risk Bildirim Formunun kendisine sunulmuş, okuması ve her bir sayfayı imzalaması sağlanmış olduğunu, davalı yanın, mevcut eksi bakiye ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine, ... 18.İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatılmış olduğunu, davalının 09.03.2022 tarihinde bu takibe itiraz ettiğini belirten dilekçesini mezkur icra dosyasına sunmuş ve icra takibi, davalının haksız ve kötü niyetli itirazları sebebiyle durmuş olduğunu, davalı tarafından yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olup, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı hakkında asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerekli olduğunu, ...’un ... Genelgesi uyarınca, piyasa nezdindeki takas merkezine karşı sorumlu olan aracı kurum olup, müşterisi eksik kalan teminatı tamamlamasa da müvekkili aracı kurumun bu teminatı tamamlama yükümlülüğü altında olduğunu, ...’un ilgili genelgesi uyarınca müşterinin bu teminat borcunu ... ... nezdindeki takas merkezine olan ödemeyi müvekkili şirketin gerçekleştirmiş olduğunu, müvekkili şirketin sadece ...’da gerçekleşmesine aracılık ettiği, makul bir oranda komisyondan başka bir gelir elde etmediği bu işlemler nedeniyle davalının kötü niyetli tavırları nedeniyle 40.827,28-TL tutarında zarara katlanmış olduğunu, müvekkili aracı kurumun, Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi, düzenlenmiş bir sektörde aldığı izin uyarınca faaliyet gösteren ve SPK’nın yakın denetimi altında olan bir şirket olduğunu, taraflar serbest iradeleri ile bir sözleşme akdetmiş olduğunu ve bu sözleşme gereğince müvekkili aracı kurum üzerine düşen edimi eksiksiz ve en iyi şekilde yerine getirmiş olduğunu, ancak davalının hiçbir haklı neden göstermeksizin eksi bakiye ifasından kaçınmış olduğunu, bu durumun ticari ve ahlaki teamüllere aykırı olup, davalının tüm afakî itirazlarının reddi gerekmekte olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya, faize, faiz oranlarına, kura, kur farklarına, munzam zarara, hesap hatalarına, TBK. Md.100’de yer alan haklara ve diğer feri haklara ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuka aykırı yetkiye ve borca itirazın iptali ile davalının asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; tüketici davalarında görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, işbu sebeple tüketici müvekkili aleyhine görevsiz Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan bu davaya görevsizlik itirazında bulunma zorunluluğu hasıl olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, tüketici davalarında yetkili mahkemenin ise HMK. Md. 6 uyarınca; davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkili yerleşim yerinin ise ... ilçesinde bulunmakta olup, ... ilçesi ... Tüketici Mahkemelerinin yetkisi kapsamında olduğunu, derdest işbu dava bakımından yetkili olmadığı izahtan vareste olduğunu, davanın yetkili ... Tüketici Mahkemelerinde ikame edilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkilinin, aracı kurum olan davacı şirket aracılığıyla ... (...) işlemleri yapmakta olduğunu ancak 20.12.2021 tarihinde yapılan açıklamadan sonra döviz kurlarındaki ani değişim sebebiyle müvekkilinin hesabının eksi bakiyeye geçmiş olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin defalarca müşteri danışmanı ile iletişim sağlamaya çalışmış, pozisyonlarının kapatılmasını talep etmiş olduğunu, buna rağmen davacı şirket tarafından herhangi bir şekilde pozisyon kapatma işlemi yapılmamış ve müvekkilinin daha da zarara uğramış olduğunu, davacının sunduğu cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere müvekkilinin pozisyonunun kapatılmaması sebebiyle zarara uğradığı, davacı kurumun da pozisyonları kapatmak yerine defaatle ...'a ödemeler gerçekleştirdiğinin anlaşılmakta olduğunu, müvekkilinin, 21.12.2021 T. 11:54 ve 19:40'ta davacı kuruma ulaşmaya çalışmış, ancak cevap alamamış olduğunu, davacı kurumun, 22.12.2021 T. 07:35'te müvekkilinin mailine cevap vermiş olduğunu, müvekkilinin açık pozisyonları olduğu belirtilmek suretiyle 43.175,90-TL teminat açığı olduğunu, teminatın ödenmemesi halinde de pozisyonların kurumca kapatılacağının bildirilmiş olduğunu, bu mail üzerine müvekkili 22.12.2021 T. 09:32'te hesaplarının neden kapatılmadığını sormuş ancak net bir cevap alamadığı gibi bir de kurum tarafından daha da zarara sürüklenmiş olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki sözleşme gereği; böyle bir zarar durumunda davacı kurumun müşterisinin pozisyonlarını resen kapatma yetkisi varken kullanmamış olmasının da kabul edilebilir bir durum olmadığını, davacı kurumun her ne kadar mailler ile müvekkiline margin call (teminat tamamlama çağırısı) yapmış ise de bu çağrıyı yapmanın yeterli olmadığını, bu çağrı üzerine müvekkilinin hesabının, müvekkilinin daha fazla zarara uğramaması için davacı kurumca resen kapatılması gerektiğini, bu sebeplerle SPK'ya müzekkere yazılarak, müvekkilinin yaptığı aramalara ilişkin davacı kurum nezdindeki kayıtların istenilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, bunun yanı sıra ... A.Ş. ile SPK'ya müzekkere yazılarak, davacı kurum tarafından; müvekkilinin açık pozisyonlarının / hesaplarının kapatılıp - kapatılmadığının ve kapatıldıysa ne zaman kapatıldığının sorulmasını da ayrıca talep ettiklerini, müvekkilinin hesabından 22.12.2021 tarihinde ilk önce 34.759,00 TL daha sonra 4.720,00 TL teminat yatırılmış olmasına rağmen açık pozisyonlar kapatılmamış ve bunun sonucunda müvekkilinin eksi bakiyesi ciddi oranda artmış olduğunu, Çerçeve Sözleşme hükümleri gereğince süresi belirtilmeyen emirlerin aynı gün geçerli olması gerekmekte olduğunu, aynı husus mail yolu ile iletilen emirlerde de geçerli olmasına karşın davacı kurum tarafından bu emirler yerine getirilmemiş olduğunu, müvekkilinin yatırılan teminatlara ilişkin olarak 23.12.2021 tarihi saat 18:13'te davacı kurumla mail yoluyla iletişime geçmiş fakat herhangi bir sonuç elde edememiş olduğunu, davacı kurum tarafından açık pozisyonlar ters işlem yoluyla kapatılması gerekirken davacı kurumun sorumsuzluğu sebebiyle müvekkilinin zararı artmış olup müvekkilinin ödeme gücünün ötesinde bir meblağa ulaşmış olduğunu, müvekkilinin kapatma emrini mail yolu ile iletmiş olduğunu, müşterilerin emirlerini Çerçeve Sözleşme'deki esaslara uygun olarak elektronik ortamdan iletebileceğini, davacı kurumun türev araçlarının alım satımına aracılık faaliyeti yürütmekte olup işbu sözleşme itibariyle tüzel kişi tacir olduğunu, tüzel kişi tacir olan davacı kurumun, ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü bulunmakta olup basiretli bir iş adamının göstereceği özenle hareket etmesi gerekmekte olduğunu, bu kural gereği davacı kurumun, alım satıma aracılık faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında işin gerektirdiği mesleki dikkat ve özeni gösterilmesi gerektiğini, bu doğrultuda gerekli önlemlerin alınması gereklidir, davacı kurumun, müşteri emrinin gerçekleşmesine engel olacak davranışlardan da kaçınması Davacı kurumun aracılık faaliyeti yürütmede objektif özen borcu bulunmakta olduğunu, yani davacı kurumun, kendi yetenek ve imkânlarına göre kendisinden beklenen özeni değil, sermaye piyasasında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesi gerektiğini, fakat olayda müvekkili tarafından verilen emirler yerine getirilmemiş olup davacı kurumun özen borcuna aykırı davranmış olduğunu, davacı aracı kurumun, müşteri / yatırım temsilcisi sıfatıyla çalıştırdığı personeli dahi yeterli donanıma sahip olmadığını, müvekkilinin taleplerini karşılamamış olmasının yanında müvekkiline saatler sonra cevap vermiş olduğunu, hatta müvekkilinin emir ve talimatlarını dahi yerine getirmeyerek, müvekkilinin zararına sebebiyet vermiş olduğunu, davacı kurumun; yaptığı işe uygun, donanımlı ve yeterli sayıda personel çalıştırması gerekmekte ise de bu yükümlülüğünü yerine getirmediğinin de anlaşılmakta olduğunu, davacı kurumun, alım satım işlemlerini gerçekleştirirken müşterilerinin menfaatini ve piyasanın bütünlüğünü gözeterek, dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini, davacı kurum müşteri menfaati ve iradesi doğrultusunda hareket etmekle yükümlü olmasına karşın müşterinin kapatma emrini yerine getirmeyen davacı kurumun yükümlülüklerine aykırı davranmış olduğunu, müşteri emirlerinin derhal borsaya iletilmesinin de dürüstlük kuralının bir gereği olduğunu, müşterinin herhangi bir maddi kayba uğramaması bakımından, aksi müşteri emrinde kararlaştırılmadıkça, emrin derhal borsaya intikal ettirilmesi gerektiğini, emrin verildiği anda alım veya satım yapılabilecekken, emrin borsaya geç iletilmesi ve fiyatlarda anlık değişimlerin yaşanması sebebiyle işlemin gerçekleşmemesi halinde müşterinin uğradığı zarardan aracı kuruluş sorumlu tutulacağını, davacı kurumun aracılık faaliyeti sırasında kanundan, Çerçeve Sözleşmeden veya iyi niyet kurallarından doğan yükümlülüklerine aykırı davranışlarından borcunu gereği gibi ifa etmemiş sayılarak doğacak zararlardan sorumlu bulunmakta olduğunu, borçluya kastı veya ağır ihmali halinde sebep olacağı zararlardan dolayı hesap vermeme imkânının tanınmasının, ahlaka ve dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil edeceğini, işbu sebeple davacı kurum tarafından hazırlanan Çerçeve Sözleşmede kasıt veya ağır kusuru halinde sorumlu olmayacağına ilişkin kayıtların geçerliliği bulunmadığını, aracı kurumların, bazı hallerde sorumluluğunun müşteriye yükleyen kayıtlar da getirebileceğini, böylece daha sonra ortaya çıkma ihtimali bulunan zararların sorumluluğunu müşteriye yükleyerek, kendi sorumluluklarını ortadan kaldırmış olacağını, aracı kuruluşun, kendi lehine olağanüstü haklar sağlayan bu hükümleri müşterinin sözleşmenin başlangıcında bildiğini, muhtemel riskleri göze aldığını, doğacak sorumluluğu kabul ve taahhüt ettiğini ifade ederek, müşterinin haklarını ciddi surette zedeleyen genel işlem şartlarını çerçeve sözleşmeye koymakta olduğunu, davacı tarafça iddia edilen risk formu tüm sorumluluğu müvekkili tarafa yüklemekte olup sözleşmelerin menfaatler dengesine de aykırılık oluşturmakta olduğunu, Seri:V, No:46 sayılı Tebliğ’in 13/IV hükmü karşısında işbu risk formalarının geçerliliğinin bulunamadığını, müvekkili kuruma attığı 09.05.2022 tarihli son mailinde işlem hareket detayları bilgisine ulaşamadığını beyan etmesine rağmen kendisine davacı kurum tarafından haksız olarak bu bilgiler verilmemiş olduğunu, davacı kurumun işlem bilgisi talep eden müşteriye bu bilgileri sağlama yükümlülüğü bulunmakta olduğunu, ... işlemlerinin kaldıraçlı işlemler olduğunu, kaldıraçlı işlemlerin, TKHK. md. 3/1 gereği bankacılık ve benzeri sözleşmeler kapsamında olup tüketici işlemleri olduğunu, aynı yasanın "Diğer Tüketici Sözleşmeleri" başlıklı 5. bölümünde yer alan 49. maddesinin; "Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler" başlığını taşımakta olduğunu, bu maddenin 1. fıkrasına göre finansal hizmetlerin, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade edeceğini, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmenin ise finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler olduğunu, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun gereği kaldıraçlı alım-satım işlemlerinde her ne kadar müşteriye risk bildirimi yapılmışsa da müşteri tüketici işlemi yapmasından ötürü eksi bakiyeye düşürülemeyeceğini, dava dilekçesinde belirtilen risk bildirimine rağmen müvekkilinin tüketici olması sebebiyle müvekkilinden eksi bakiye borcu talep edilemeyeceğini, Türk Borçlar Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna göre hiç kimse iradesi dışında, sözleşme veya başka bir sebeple borç altına sokulamayacağını, hiç kimse kendi rızası ile bile olsa miktarını ve sınırını bilmediği bir borç altına sokulamayacağını, ancak kaldıraçlı işlemlerde şahısların elde ettiği kazanca göre sürekli artan bir kredi açılmakta ve müşterinin anaparasının onlarca kat fazlasına tekabül edecek oranlarda tüketici borçlandırılmakta olduğunu, bu hususun ise hukuki olmaktan uzaktır zira bu haliyle hem bir gizli hem de sınırsız bir borç verme işlemi olduğunu, işbu sebeple kaldıraçlı işlemlerde hukuken yatırılan teminattan daha fazla zarara uğramanın mümkün olmadığını, aynı hususun Yatırım Hizmetleri Tebliğ'inde de yer almakta olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde ifade edilen Çerçeve Sözleşmedeki 28. Madde kanunun açık emrine aykırı olması sebebiyle hükümsüzüz olduğunu, Yatırım Hizmetleri Tebliğinde açıkça müşterinin teminatından daha fazla zarara uğraması halinde zararın müşteriden talep edilemeyeceği ifade edilmesine karşın sözleşmenin 28. Maddesi Tebliğ ile çelişmekte olduğunu, sözleşmenin kanunun emredici hükmü ile çelişmesi durumunda çelişen sözleşme hükmünün geçersiz olduğunu, davacı kurumun gcmyatırım.com.tr internet sitesinde "Başlangıç teminatının altına düşen pozisyonlar mevzuat gereği sistem tarafından otomatik olarak kapatılır." ifadesi yer almakta olduğunu, müvekkilinin davacı kurumdaki ... hesabının 21.12.2021 tarihi itibariyle eksi bakiyeye düşmüş olduğunu, fakat davacı kurumun internet sitesinde yer alan bu ifadeye rağmen davacı kurum tarafından açık pozisyon kapatılmamış olup, müvekkilinin zararının artmasına sebebiyet verilmiş olduğunu, müvekkilinin teminat miktarını aşan oranda davacı kurum tarafından icrai yollarla 40.827,28-TL eksi bakiye borcu talep edilmekte olduğunu, müvekkilinin yatırdığı toplam teminat tutarından fazlasına ilişkin sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, davacı kurum tarafından Yatırım Hizmetleri Tebliğ'in 19. Ve 24. madde hükümleri hiçe sayılmış ve müvekkiline karşı kötü niyetli olarak ... 18. İcra Daires... Esas sayılı icra takibi başlatılmış olduğunu, davacı kurumun bu eksi bakiye borcuna ve müvekkilinin zararına, müvekkilinin emirlerini yerine getirmeyerek ve pozisyonu resen kapatma yükümlülüğüne karşın kapatmayarak sebep olduğunu, davacı kurumun kendi kusura rağmen icra takibi başlatmasında iyiniyeti bulunmadığını, özellikle son dönemlerde davacı kurum aleyhine bu tür davaların artmış olup bu durumun davacı kurumun müşterilerine karşı iyiniyetle yaklaşmadığının da açık göstergesi olduğunu, kaldı ki; her perşembe günü yayınlanan SPK Bülteni incelendiğinde de bu hususun gözlerden kaçmayacağını, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın görevsizlik nedeniyle reddini, aksi halde davanın esastan reddini, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava; taraflar arasında imzalanan Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi uyarınca, ... A.Ş. nezdinde bulunan vadeli işlemler ve opsiyon piyasasında (...) davacı aracı kurum vasıtasıyla gerçekleştirilen işlem nedeniyle oluşan zararın, aracı kurum olan davacı tarafından karşılanması nedeniyle davacıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. ... K sayılı 27/12/2022 tarihli kararıyla Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermesi üzerine dosyanın gönderildiği ... 4. Tüketici Mahkemesinin ...E sayılı ... K sayılı 13/0672024 tarihli görevsizlik kararı verildiği, İstanbul Bölge adliye Mahkemesinin 37. Hukuk Dairesinin ... E ...K sayılı kararı ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verildiği, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2025 tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı görevsizlik kararı nedeniyle dosyanın mahkememize geldiği esas defterimizin...Esas sayılı numarasına kaydının yapıldığı görülmüştür. ... 3. ATM'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan, mali müşavir bilirkişi ..., mali müşavir / SPK uzmanı bilirkişi ... ve bankacılık konusunda uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan, 11/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacı tarafından sunulan yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı’na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, Davalı hesabına 2020/12 dönemine ait kar rakamının (15.876,12.-TL) eklendiği, ilgili dönemde oluşan zararların ve vergilerin mahsup edildiği ve 24.02.2022 olan takip tarihinde 40.843,01.-TL borçlu olduğu,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. ... 4. Tüketici Mahkemesinde yapılan yargılama alınan 21/11/2023 tarihli ek rapor ile; "Davalının, hesap kapanışına ait bildirimde bulunduğu mail içeriği dikkate alınması halinde davacı şirketin davalıdan 36.953,75TL alacaklı olabileceği , dava tarihine kadar geçen süre için 1.866,13TL faiz talep edebileceği, Şayet Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davacı yan alacak bakiyesinin 24.02.2022 olan takip tarihinde 40.843,01TL olduğu, dava tarihine kadar geçen süre için 2. 062,57TL faiz talep edebileceği" sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Taraflar arasındaki Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesinin incelenmesinde; davacı Yatırım Kuruluşunun sermaye piyasası araçlarının Menkul Kıymetler Borsalarında veya Borsalar dışında alıp satması ve bunlarla ilgili her türlü işlemi müşterisi olan davalı adına takip ve yerine getirmesi ile müşterinin doğrudan Sermaye Piyasası Araçlarının uzaktan erişim kanalları ile elektronik ortamda alım satımını gerçekleştirebilmesine ilişkin esasların düzenlendiği görülmüştür. Davalının icra dairesinin ve Çağlayan Mahkemelerinin yetkisine yönelik itirazının, taraflar arasında Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeye dair para alacağı iddiasına göre davacının ikametgahı itibariyle İİK'nun 50/1 ve TBK'nın 89 maddeleri uyarınca İstanbul İcra müdürlükleri ve İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğundan reddine karar vermek gerekmiştir. ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında incelenmesinde; genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından icra takip dosyasına sunulan dilekçe ile icra müdürlüğünün yetkisine, takibe konu borca ve ferilerine itiraz edildiği, süresinde yapılan iş bu itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulduğu, takibin devamı için davacı alacaklı tarafından süresinde itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, SPK uzmanı bilirkişi ... ve ticaret hukuku uzmanı bilirkişi ...tarafından hazırlanan 04/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...1-Davalının ... ...'nda (...) işlem yaptığı, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan teminatın tümünün kaybedebileceği gibi, kayıpların toplam teminatı dahi aşabileceği bilgisinin kendisine sözleşmeler ve risk formları vasıtasıyla verildiği, bu çerçevede davacı kurum tarafından hazırlanması ve davalıya imzalatılması sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde zorunlu olan sözleşme ve formların davalıya elektronik olarak imzalatıldığı, bildirim ve teminat tamamlama çağrılarının hukuka ve mevzuata uygun olarak yerine getirildiği, pozisyonların aracı kurum tarafından kapatılmamasının piyasa koşullarından kaynaklandığı, bu meyanda davacı kuruma atf-ı kabil bir kusurdan bahsedilemeyeceği, 2-Dava konusu icra takibinin dayanağı eksi bakiyenin 2021 yılında yapılan işlemler ile sahip olunan alım satım pozisyonlarından kaynaklandığı ve davacı kurumun husule geldiği iddia olunan zararın oluşmasında bir kusuru olmadığı, 3-... A.Ş. tarafından teminat tamamlama çağrısı tutarının davalı adına davacı tarafından ödendiğini gösteren bilgi ve belgeler çerçevesinde, heyetimizce yapılan hesaplama kapsamında anapara alacağı olarak 40.843,01 TL ve işlemiş faiz olarak 1.156,76 TL olmak üzere davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 41.999,77 TL alacaklı olduğu, davacının talebinin borsa ve SPK mevzuatı ile Takasbank yönetmeliğinde yer alan takas kuralları, merkezi karşı taraf uygulamaları ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu, bu meyanda davalının borca ve icra takibine itirazının haksız olduğu, 4-Davalının ödeyeceği borç miktarının belirli olması hasebiyle alacağın likit olarak kabul edilebileceği kanaati çerçevesinde davacı kurumun icra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinin, konunun hukuki nitelik arz etmesi nedeniyle sayın Mahkemenin münhasır yetkisinde ve takdirinde olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalının teminat borcunu ... ... nezdindeki takas merkezine ödediğini, ödenen tutarın davalıdan tahsili için icra takibi yaptığı takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, davacı ile davalı arasında Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi, Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi ve risk bildirim formlarının imzalandığı, 21/12/2021 tarihinde davalının davacı kurum nezdindeki yatırım hesabında bulunan teminat tutarının ... Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında yapılan işlemler ve varlıkların fiyatlarının değişimi sonucunda eksi bakiyeye döndüğü, taraflar arasındaki Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesinin 28. Maddesi uyarınca davalının sermaye piyasası işlemleri nedeniyle eksiye düşen hesabında teminat tamamlama yükümlülüğü bulunduğu, alacaklı aracı kurum tarafından bu yükümlülük yerine getirilerek cari hesaba yansıtıldığı, taraflar arasındaki sözleşme, tüm dosya kapsamına göre alınan 04/02/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunun denetime ve hüküm kuramaya elverişli olduğu , davalının sözleşme kapsamında davalının teminat tamamlama çağrısına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacı aracı kurumun Takasbank nezdinde oluşan teminat açığını kapattığı, davacının Takasbank'a yaptığı ödeme nedeniyle takip tarihi itibariyle asıl alacağının 40.843,01TL olduğu, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz isteyebileceği, davacı alacaklı tarafından TTK 1530/7 maddesi kapsamında temerrüt faizi işletilmesi talep edilmiş ise de TTK 1530/7 maddesinde düzenlenen temerrüt faizinin mal ve hizmet tedarikine ilişin olduğu taraflar arasındaki sözleşmeye uygulanamayacağından 04/02/2026 tarihli bilirkişi raporu ile avans faizi işletilmek suretiyle yapılan hesaplamaya göre faiz tutarının 1.119,95 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olduğu gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, ... 18. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyasında; 40.827,28TL asıl alacak, 1.119,95TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 41.947,23TL alacak için davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, 40.827,28TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen nakit alacağın % 20'si olan 8.389,44TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 2.865,41-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 507,91-TL. harcın mahsubu ile bakiye 2.357,50-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 41.947,23-TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 106,83-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70-TL. başvurma harcı + 507,91-TL. peşin harç toplamı olan 588,61-TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 24.500-TL. bilirkişi ücreti + 770-TL. tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 25.270-TL. yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 25.204,29-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına, 8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560-TL. arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 1.555,94-TL.'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, geriye kalan 4,06-TL.'nın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/04/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.