İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/594 E. 2024/768 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/594
Karar No
2024/768
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/594 Esas KARAR NO :2024/768 DAVA:Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) DAVA TARİHİ:04/09/2023 KARAR TARİHİ:17/12/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taahhüt Tic. Ve San. Ltd. Şti.'yi temsile ve ilzama münferiden yetkili kişi şirket müdürü ...tarafından, ticari anlamda çalışmakta olduğu ... firmasının makine kira bedeli faturasının ödenmesi amacıyla, davalı ... A.Ş.'nin ... şubesinden 07.07.2023 tarihinde 05.01.2024 vade tarihli 1.000.000,00 –TL (BirmilyonTL) tutarında Taksitli Ticari Kredi kullandığını, davalı Bankaca müvekkil şirkete kullandırılan bu kredini yalnızca faturasını bankaya ibraz ettiği ... firmasına ödemek yapmak amacıyla kullandırıldığını, iş bu hususun bankanın isteği üzerine müvekkil şirketçe imza edilerek Bankaya sunulan evraklarda da yer bulduğunu, öyle ki müvekkil şirket imzaladığı bu metinler ile kullanmış olduğu bu krediyle kullanım amacına aykırı işlemler gerçekleştirmeyeceğini, kredinin amacına uygun kullanıldığının tespitine ve takibine yönelik Bankaya her türlü bilgiyi sunacağını ve Bankanın bu konuda denetim yapmasına muvafakat ettiğini kabul ve taahhüt ettiğini, neticeten ilgili işlemlerin tamamlanmasının ardından kredi tutarının davalı banka tarafından aynı gün müvekkil şirket hesabına aktarıldığını, 10.07.2023 tarihinde ise; müvekkil şirket yetkilisi ...'in yine davalı bankadan kullanmış olduğu başka bir kredinin 86.816,04 -TL tutarındaki kredi borcunu ödemek üzere ... hesabından davalı Bankada bulunan hesabına 85 bin TL EFT yapıldığını, sonrasında davalı bankanın uygulamasına girerek aktardığı bu para ile Bankadaki taksit ödemesini gerçekleştirmeyi amaçlayan müvekkilin her zamanki gibi ....tr adresine ‘’...’’ yazdığını, çıkan ilk sayfaya tıklayarak kullanıcı adı ve şifresini girdiğini, hemen ardından saat 11:27’de internet bankacılığına giriş şifresinin SMS olarak kendisine gönderildiğini, kendisi de gelen şifreyi sisteme girmişse de sayfanın bir anda kaybolduğunu ve sayfaya tekrar girilemediğini, ne olduğunu anlamayan ve yaklaşık 15-20 dk boyunca siteye girmeye çalışan müvekkilin sürekli mobil onay istemiyle karşılaştığını, bunun üzerine saat 11:52’de Bankanın müvekkil şirket müşteri temsilcisi ... ... ...’ı arayarak bir gariplik olduğunu, sistemin kendisinden sürekli mobil onay istediğini, halbuki daha önceleri SMS ile girdiğini söylediğini, müşteri temsilcisi ise kendisine bir sıkıntı olmadığını, mobil bankacılığı indirmesini söylendiğini, müşteri temsilcisinin beyanı üzerine mobil bankacılık indiren müvekkil yine de sisteme giremediğini, ardından müvekkilin müşteri temsilcisini aramasından 12 dakika sonra yani 12:04 te müşteri temsilcisi ... ... ... müvekkili arayarak çekmiş olduğu krediyi Bankaya bildirdiğinden başka, farklı bir çok hesaba gönderdiğini söylediğini müvekkilin de zaten az önce de kendisini arayarak belirttiği üzere bir gariplik olduğunu, işlemlerin kendisi tarafından yapılmadığını, hemen hesabın dondurulmasını söylemişse de bu süreçte hesabından 6 farklı kişi/kurum adına 26 EFT çıkışı olup, toplamda 792.837,91 –TL para aktarıldığını öğrendiğini, aktarılan bu tutarlardan ... A.Ş. firmasına giden 7 adet 1.599,99 TL yani toplamda 11.199,93 –TL hesaba iade olmuşsa da; müvekkilin 781.637,98 –TL tutarındaki parası ortadan kaybolduğunu, müvekkil şirket ciddi anlamda zarara uğradığını, ardı ardına, çoğu aynı dakika içerisinde, aynı kişilere, parça parça, defalarca kez, yarım saat süren, 26 farklı EFT işlemi ile, binlerce lira aktarılırken Bankadan hiçbir mesaj, arama, uyarı dahi gelmediğini, davalı bankanın güvenlik zaafiyeti sebebiyle müvekkilin mağdur olduğunu, neticeten izah olunan ve mahkemece re'sen saptanabilecek nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü fazlaya ilişkin her türlü talep, dava, tazminat ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla; Bankanın güvenlik zaafiyeti sebebiyle, müvekkilimiz şirkete tanımlanan ve hesaba yatan kredinin yaklaşık yarım saat içerisinde, müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan 3.kişilere aktarılan 781.637,98 –TL’nin şimdilik 10.000 -TL'sinin 10.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek, mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, müvekkil şirketin amacına uygun kullanamadığı kredi komisyonu olarak muhatap bankaca bloke edilen 122.000,00 –TL, 67.551,41 TL kredi faizi ve 3.377,58 –TL BSMV munzam zarar olmak üzere şimdilik 1.000 -TL 'nin 10.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek, mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte taraflarına ödenmesi, bankanın kusuru sebebiyle mağdur olan müvekkil şirketin ... nolu Taksitli Ticari Kredisinin geri ödemelerinin durdurulması yönünde ivedilikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... İnşaat Taahhüt Tic. ve Sanayi Ltd. Şti. (“... İnşaat”), ... A.Ş. (“Müvekkil Şirket”)’nin ... Şubesi ... numaralı müşterisi olduğunu, 10.07.2023 tarihinde, internet -mobil bankacılık kanalı ile; Üçüncü kişi...’ın ... ....’de bulunan hesabına ayrı ayrı 19.999,00-TL, 19.999,00-TL, 19.990,00-TL, 19.990,00-TL ve 100.000,00-TL olmak üzere EFT yolu ile toplam 179.978,00-TL, Üçüncü kişi olan ...’in ... ....’de bulunan hesabına ise sırasıyla 19.900,00-TL, 19.900,00-TL ve 89.900,00-TL olmak üzere EFT yolu ile toplam 129.700,00-TL, Üçüncü kişi olan ...nin ... ...’de bulunan hesabına sırasıyla 221.000,00-TL, Üçüncü kişi olan...’ın TC ... Bankası A.Ş’de bulunan hesabına sırasıyla 19.990,00-TL, 19.990,00-TL, 19.990,00-TL, 68.000,00-TL, 19.900,00-TL ve 19.900,00-TL olmak üzere EFT yolu ile toplam 167.770,00-TL, Üçüncü kişi olan ...’un ... Bankası A.Ş’de bulunan hesabına sırasıyla 19.990,00-TL, 60.000,00-TL olmak üzere EFT yolu ile toplam 79.990,00-TL, Üçüncü Kişi olan ... A.Ş’nin ... Bankası A.Ş’de bulunan hesabına EFT yolu ile 1.599,99-TL, Üçüncü Kişi olan ... A.Ş’nin T.C ... Bankası A.Ş’de bulunan hesabına EFT yolu ile 1.599,99-TL, Üçüncü Kişi olan ... A.Ş’nin ... Bankası A.Ş’de bulunan hesabına sırasıyla 1.599,99-TL, 1.599,99-TL, 15.99,99-TL, 1.599,99-TL, 1.599,99-TL olmak üzere EFT yolu ile toplam 7.995,00-TL Üçüncü Kişi olan ... A.Ş’nin ... Bankası A.Ş’de bulunan hesabına sırasıyla 1.599,99-TL ve 1.599,99-TL olmak üzere FAST transfer yöntemi ile toplam 3.198,00-TL aktarıldığını, Davacı ... İnşaat’ın Kurumsal İnternet Bankacılığı kullanımında “tam yetkili” şirket yetkilisi ...’in, hem kullanıcı adı ve internet bankacılığı şifresini, hem de 10.07.2023 tarihinde kendisine ... SMS onayında gelen tek kullanımlık işlem şifresini ... arama motoruna “...” yazarak eriştiğini, https://... uzantılı internet sitesine girdiğinin sabit olduğunu, bu hususla ilgili olarak dava dilekçesinin Açıklamalar kısmının D maddesinde aynen; “....tr adresine ‘’...’’ yazmış, çıkan ilk sayfaya tıklayarak kullanıcı adı ve şifresini girmiştir. Hemen ardından saat 11:27’de internet bankacılığına giriş şifresi sms olarak kendisine gönderilmiş, kendisi de gelen şifreyi sisteme girmişse de sayfa bir anda kaybolmuş ve sayfaya tekrar girilememiştir.” ifadesi yer aldığını, işbu uyuşmazlığa konu para transferlerinin, Müvekkili Şirket’e ait ... "http://www...com.tr"www...com.tr adresinden bahsi geçen üçüncü kişiler tarafından internet bankacılığı sistemine erişim ile gerçekleştirildiğini, davacı tarafın iddiasının aksine davacı şirket yetkilisinin işlemlerin gerçekleştiği sırada davalı bankaya ait internet bankacılığı sistemine hiç giriş yapmadığını, bunun yerine yine üçüncü kişiler tarafından sahte bir şekilde oluşturulan https://... uzantılı internet sitesini kullandığını, davacı şirket yetkilisine ait, Müvekkili Şirket nezdinde kayıtlı cep telefonu numarası olan ... numaralı telefona tek kullanımlık şifrenin gönderildiğini, bu şifrenin üçüncü kişiler tarafından oluşturulan internet sitesine girildiğinin davacı tarafından ikrar edildiğini, müvekkili şirket tarafından kullanıcı adı, kurumsal internet bankacılığı şifresi ile tek kullanımlık şifre bilgisi gönderilerek internet bankacılığına ilişkin güvenlik önlemleri alınmış olmasına rağmen, davacı şirket yetkilisinin, şirkete ait kullanıcı adı ve internet bankacılığı şifresi ile telefonuna gelen tek kullanımlık şifreyi Müvekkili Şirket’e ait olmayan sahte internet sitesine girdiğini, bu sebeple üçüncü kişilerin internet bankacılığı şifrelerinin ele geçirilmesine ve bu yolla şirket hesabından para çekilmesine kusuruyla sebep olduğunu, davacının munzam zarara ilişkin talebi açık olmadığı gibi, HMK M.119 kapsamında düzenlenen hususlardan bir kısmını içermediğini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin kusuru olmadığını ve davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı, 06/09/2023 tarihli kararı ile; uyuşmazlığın Finans İhtisas mahkemelerinin görev alına girdiğinden bahisle gönderme kararı verildiği, mahkememize tevzii edilen dosyanın yukarıdaki esası aldığı görülmüştür. Dava, kusurlu bankacılık işlemi nedeniyle oluşan zararların tahsili istemidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı hesabından rızası dışında internet bankacılığı yoluyla çekilen tutarlarda davalının bir kusurunun olup olmadığı, davalının kusuru var ise oluşan zararları davalıdan talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmakta olup bu hususlarda bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davaya konu şüpheli işlemlerle davacının hesabından çıkan -... tarafından iade edilen 11.199,93-TL çıktıktan sonra) toplam tutarın 781.636,00-TL olduğu, davacının bu tutardan şimdilik 10.07.2023-TL’sını 10.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek, mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesini talep ettiği, Davacının ayrıca, amacına uygun kullanamadığı kredi komisyonu olarak bloke edilen 122.000,00 –TL, 67.551,41 TL kredi faizi ve 3.377,58 –TL BSMV munzam zarar olmak üzere şimdilik 1.000 -TL 'nin 10.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek, mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesini talep ettiği, Davalı bankanın, işleme ilişkin dökümanları ((IP/PORT-SMS/LOG kayıtları ve hesabın işleyişi hakkında fikir verebilecek yeterli hesap hareketleri ile) birlikte sunması, ve özellikle (IP/PORT-SMS/LOG kayıt ve eşleşmelerinin bilişim uzmanınca incelenmesi kaydıyla, sistemde şüpheli işlemleri algılayabilecek bir güvenlik duvarının yeterli bulunmadığı, bulunuyor ise kısa süre içinde gerçekleştirilen işlemlerin hesabın genel işleyişi ile uyumlu olduğunun kanıtlamayışı nedeniyle kusurlu olmasına karşılık, davalının kendi cihazına dışarıdan yapıldığı düşünülen saldırı ile gelen SMS mesaj ve şifrelerinin 3.kişilerce ele geçirilmesinde yeterli önlemi almayışında kusurlu olduğunun kabulü halinde, tarafların ortaklaşa kusurlarının bulunduğu, bu durumda ise hafif kusurlarından dahi sorumlu olan bankanın sorumluluğunun %80, davacının sorumluluğunun %20 olabileceği, Davacının şüpheli işlemlere bağlı olşuan zararını, davalı bankadan kusur oranı paralelinde talep edebileceği, bloke edilen tutar, kredi faizi ve BSMV olarak talep ettiği tutarların mahiyetine ilişkin (Kredi Sözleşmesi, Kredi Talebi, Komisyon Oranı, Faizin hangi döneme ilişkin bulunduğu, faiz oranı vb konularda) yeterli açıklık bulunmayışı nedeniyle değerlendirme yapılamadığı mütalaa edildiği anlaşıldı. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilerek ve bilirkişi heyetine bir bilişim uzmanı bilirkişi de eklenerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; Dava dosyasına sunduğu belgeler dikkate alınarak, Sosyal Mühendislik Phishing (Olta Saldırıları) veya Smishing SMS Sahtekarlığı Yöntemi ile Davacının bilgilerinin çalınmış olabileceği tahmin edildiği Davalı banka, davacının bilgilerini üçüncü şahıslara vermesini engelleme görevi yoktur. Ne varki davalının bu bilgilerinin (Kullanıcı adı, t.c. no, ve şifre biligilerinin) dolandırıcıların eline geçmesini önleme bilgi ve tecrübeside yoktur. Huzurdaki elim olayda kural koyucu ve Teknik yönden üstün taraf olan bankanın log kayıtlarından daha önce bu tutarda bir eft ve/veya havale işleminin gerçekleşmediği ve dolayısıyla yapılan işlemelerin şüpheli işlemler statüsünde olduğu, Davacının bu tutarda işleminin gerçekleştiğinde aranılıp teyit alınabilirdi, Bankanın IT birimi log kayıtlarında görüldüğü üzere bu işlemin doladırıcılık işlemi olabileceğini fark edip (ki bu işlemleri takip için çok farklı bilgisayar programları ve yapay zekalı ... Es. Bilirkişi Raporu 13.08.2024 programlarda vardır), banka müşterisi davacıya ulaşıp işlemin kendisine ait olup olmadığını teyit edebilirdi bu yönüyle banka teknik olarak sorumludur, Kanaat ve sonuçlarına ulaştığı, Tarafların Kök Rapora itirazlarının değerlendirilmesinde, Kök Raporu düzenleyen bilirkişilerin; Davacının rızası hilafına hesabından çıkan tutarların 785.287,96-TL tespit edildiği, davacının davalı bankaya atfedilebilecek kusur oranına karşılık gelecek tutarı talep edebileceği, Davacının bu tutarın dışında talepleri arasında yer alan, 122.000,00-TL hesap hareketlerinde ‘... Sigorta A.Ş.,Prim Tahsilatı,Poliçe ...’ olarak yer aldığı, 67.551,41-TL kredi faizi ve bu faizin 3.377,58-TLBSMV’si ,07.07.2023 tarihinde davacıya kullandırılan 1.000.000,00-TL kredinin faizleri toplamı ile buna karşılık düşen BSMV miktarlarını oluşturduğu, Davacının sigorta primi olarak ödenen tutar ile kullandığı kredinin faizleri ve faizlerin BSMV’sini ayrıca talep edemeyeceği, Davacı vekilinin diğer itirazları ve davalı vekilinin itirazlarının Kök Raporda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelikte görülemediği, Davacı vekili tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayısını alan suç duyurusuna bağlı bir gelişmenin olup olmadığının anlaşılamadığı, Dava dilekçesinde talep edilen şimdilik 10.000-TL tutarın en yüksek mevduat faizi ile tahsili talebinin mahkemenin takdirinde olduğu mütalaa edildiği anlaşıldı. Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının, davalı bankadan sunmuş olduğu faturaya istinaden kredi kullandırıldığını, çekilen kredinin fatura alacaklısına ödeme yapmak amacıyla kullanıldığını, davalı bakaya kredinin kullanım amacına uygun kullanılıp kullanılmadığı takip ve tespit yetkisi verildiğini, kredinin kullanım amacı dışında kullanılamayacağını, çekilen kredinin davacı hesabına aktarıldığını, davacı şirket yetkilisinin ... tr. Adresine ... yazınca çıkan adrese kullanıcı adı ve şifresi ile giriş yaptığını ve bankadan gelen şifreyi girdiğini ve sayfanın bir anda kaybolduğunu, 15-20 dk boyunca siteye giriş yapmaya çalıştığını ve sürekli mobil onay istemiyle karşılaşıldığını, bunun üzerine bankanın müşteri temsilcisine ulaşıldığını, müşteri temsilcisinin sıkıntı olmadığını söylediğini, kısa süre sonra banka müşteri temsilcisinin arayarak çekilen farklı hesaplara aktarıldığını söylediğini ve 26 farklı işlemle davalı bakanın kusuru nedeniyle çekilen tutarların, kredinin amacına uygun kullanılmaması nedeniyle blokede olan komisyonun kredi faizinin ve BSMV'nin munzam zarar olarak tahsili talep etmiş, davalı banka ise gerçekleşen işlemlerde bir kusur olmadığını, davalının mobil bankacılık uygulamasını kullanmadığını, davacının banka sitesine giriş yapmadığını, şifreyi ve kendi cihazını kroma yükümlüğünün davalıda olduğunu, işlemde ikili doğrulma kullanıldığını, işlemin kayıtlı telefondan gerçekleştirildiğini ileri sürmüştür. Benzer bir olaya ilişkin İstanbul Bölge adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2022/550 Esas ve 2024/1782 Karar sayılı ilamı ile; '' 4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 inci maddesi gereğince bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlü olup, bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 386 ve devamı maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 570 inci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Güvenli bir internet bankacılık hizmetinin sunulmasında, böyle bir hizmetin alınmasında, normal bankacılık işlemlerindeki yükümlülüklerin yanı sıra hem bankanın hem de müşterinin üzerine düşen bazı ek yükümlülükler vardır. Bu bağlamda, internet bankacılığı hizmetini müşterilerine bankalar sunduğuna göre, bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Müşterilerin internet bankacılığını kullanmakta olması bankaların mevduatı koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, sorumluluğunu da hafifletmeyecektir. Bu kapsamda işlemlerini internet ortamına taşıyarak daha fazla müşteri kitlesine ulaşmak ve dolayısıyla daha fazla kâr elde etmek isteyen bankanın, buna paralel olarak gerekli teknolojik ve yazılımsal önlemleri alması, gelişen teknoloji karşısında kötü niyetli üçüncü kişilerin internet bankacılığı sistemine girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, sistemini sürekli güncelleyerek yenilemesi, herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşıldığında gerekli önlemleri almanın yanı sıra müşterilerini de anında bilgilendirmesi gerekmektedir (Savaş, Abdurrahman; İnternet Bankacılığı ve Tarafların Yükümlülükleri, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 2, s. 151.) 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı TTK) 20/2. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı TTK) 18/2) maddesi gereğince, tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Nitekim, bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle bankaların internet bankacılığı hizmeti vermeye başladıkları andan itibaren özen yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir (Yılmaz, Süleyman; Hukuki Açıdan İnternet Bankacılığı, Ankara, 2010, s. 152.) Bankalar bankacılık işlemlerinde işlem yapan gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı bunları önleyici gerekli alt yapılara sağlamalıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/3563 Esas, 2019/5115 Karar ) Banka gerçekleşmesi muhtemel riskleri öngörülebilmek ve gerekli önlemleri almak durumundadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/2391 Esas, 2020/539 Karar) Buna karşılık, hiç kuşkusuz, internet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu sebeple bilgisayarlarına başkalarının ulaşmasına imkân tanıyan her türlü gerçek ve sanal saldırıyı önleyici tedbirleri almaları ve bu konuda azami özeni göstermeleri gerekmektedir. Müşterilerin, internet bankacılığında kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlülüğü mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir. Bu itibarla, müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise 818 sayılı BK’nın 44. (6098 sayılı TBK’nın 52.) maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 818 sayılı BK’nın 96. (6098 sayılı TBK’nın 112.) maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür (Yasaman, Hamdi; Banka Hukuku, İstanbul 2013, C. II, s.105) (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/771 Esas, 2018/1256 Karar) ... davacının kişisel verilerini koruyamayarak dolandırıcılık eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde müterafik kusuru bulunduğu sonucuna varılmasında aykırılık bulunmadığı, bankanın kusursuz sorumluluğu bulunsa da, davacının da dolandırıcılık işleminin gerçekleşmesinde kusurunun bulunduğu, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebileceğinden ''gerekçesi ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. ... CBS ... Soruşturma sayılı dosyasında ifadesi alınan davacı şirket yetkilisi ...beyanında; ''07/07/2023 tarihinde ... A.Ş 'den fatura ödemesi için 1.000.000 TL tutarında kredi kullandım. Bugün yani 10/07/2023 tarihinde ... ... 85.000 TL EFT yaptım. ... internet sitesine girdim. Giriş yaparken kendime ait bilgilerimi yazdım. Ancak siteye giremedim. Ardından banka görevlisi beni arayarak 07/07/2023 tarihinde kullanmış olduğum krediyi başka hesaplara gönderdiğimi bildirdi. Ben yapılan işlemlerin tarafımdan yapılmadığını söyledim. ... müşteri temsilcisi ... beyi arayarak hesaplarımı dondurmasını istedim. Dilekçemde isimlerini ve miktarlarını bildirdiğim şekilde bilgim ve rızam dışında hesabımdan toplamda 800.000,00 TL civarında EFT yapılmıştır. Ayrıca bu işlemler yapıldığı sırada banka benim onayımı almamış ve tarafıma bilgi vermemiştir. Bu hususta bankanın da zaafiyeti bulunmaktadır.'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekili 23.10.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 781.637,98 TL'lik zarara ilişkin talebini 628.230,37 TL'ye çıkarmış ve harç ikmalini yapmıştır. Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Banka kayıtları, hesap hareketleri, İP/LOG kayıtları, ... CBS dosyası, ve tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi kök ve ek raporu hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli görülmüştür. Davacı hesap hareketlerine göre 10.07.2023 tarihinde saat 11:28,49 ile 11:56,33 arasında toplam 26 işlemle 793,197,91 TL para çıkışı olduğu, 6 farklı isme birkaç tanesi hariç aynı tutarlı EFT ' ler yapıldığı, ... A.Ş'ye yapılan 7 adet 1.599,99 TL'nin iade olduğu, davacının dava dilekçesinde işlemlerle oluşan zararının 781.637,98 TL olduğunu ileri sürdüğü ve şimdilik 10.000,00 TL'sini talep ettiği, ıslahla bu tutarı 628.230,37 olarak talep ettiği, işlemlerin davacıya ait olan telefon numarasına gönderilen şifrelerin girilmesi suretiyle gerçekleştirildiğinin, davacının cep telefonunun ele geçirildiğinin ve davacının telefonuna gelen SMS'lerin kötüniyetli üçüncü kişiye yönlendirildiğinin anlaşıldığı, davacının kişisel verilerini koruyamayarak dolandırıcılık eyleminin işlenmesinde ve bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusurunun olduğu, bankacılık faaliyetinin niteliği gereği davalının hafif kusurundan bile sorumlu olduğu, davalı bankanın, davacının hesabında bulunan parayı bilgisi ve rızası dışında gerçekleşecek kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı ve güvenlik önlemlerini geliştirmekle yükümlü olduğu, internet/mobil bankacılık uygulamasının kullanımını müşterileri için internet ortamında kullanıma arz eden davalı bankanın, bu uygulamaya karşı internet ortamında gerçekleşmesi muhtemel saldırılara ve bu tip şüpheli işlemlere karşı korumakla yükümlü olduğu, ek bilirkişi raporu ile işlemlerin 3 farlı İP numarası üzerinden gerçekleştirildiğinin tespit ediliği, yine İP takip sistemi gibi sistemlerle her zaman işlem yapılan İP'den farklı bir İP ile işlem yapılması halinde sistemin bunu fark edip uyarı verip işlemi engelleyebileceğinin mütala edildiği, somut davada 3 farklı İP'ye rağmen böyle bir sistemin kullanılmadığının anlaşıldığı, yine kısa aralılarla aynı isme aynı tutarda EFT'lerin ve kısa sürede 26 EFT'nin yapıldığı, davacı işlem kayıtlarına göre bilirkişi raporu ile bu tutarlarda ve sıklıkta işlem yapılmadığının tespit ediliği, buna göre davalı bankanın yapılan işlemleri şüpheli işlem olarak görecek sistemsel mekanizmayı geliştirmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davalı bankanın mevduatların korunması için güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığının anlaşıldığı, davacının %20 davalının ise %80 oranında kusurlu olduğu yönündeki bilirkişi raporuna mahkememizce de iştirak edildiği, davalının yasal sürede bilirkişi ek raporuna itiraz etmediği, her ne kadar davacı taraf kredi kullanımı nedeniyle oluşan komisyon, faiz ve BSMV'nin munzam zarar olarak olarak tahsilini istemiş ise de kredinin davacı tarafından çekildiği ve onaylanan kredinin davacının hesabına aktarıldığının anlaşıldığı, kredinin fatura borcunu ödemek için kullanıldığı ve davalıya bu hususta denetleme yetkisi verildiği ileri sürülmüş ise, bankanın uygulamaları gereği kredinin hangi ihtiyaç için kullanılacağını sorabileceği, davacının da buna ilişkin bir fatura sunmuş olabileceği, kredinin 07.07.2023 tarihinde kullanıldığı, eylemin 3 gün sonra olduğu, davacının krediye yada hesaba bloke konulması gibi bir talepte bulunduğunu ispat edilemediği, hesabın kullanıma açık olduğunun anlaşıldığı, kredi tutarının 3.şahsa ödeneceğine dair bir sözleşmede sunulmadığı, dolayısıyla davacının geçerli olarak kurulan kredi sözleşmesinden kaynaklı borçları/ödemeleri munzam zarar olarak talep edemeyeceği, değerlendirilmekle, kabul edilen kusur oranları ve bilirkişi hesabı ve davacının kabul ettiği zarar tutarı gözetilerek davacının davasının kısmen kabulü ile; 625.310,38 TL’nin 10.07.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile; 625.310,38 TL’nin 10.07.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 42.714,95 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL ve 10.558 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik alınan bakiye 31.887,10 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yatırmış olduğu 269,85 TL peşin, 10.558 TL ıslah harcı ve 269,85 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 11.097,70 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 10.000 TL bilirkişi, 685 TL tebligat+müzekkere ücreti olan toplam 10.685 TL yargılama masrafının ret ve kabul oranına göre 10.618,75 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 5- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.120 TL ücretin davanın kabul ve ret oranına göre 3.100,66 TL'sinin davalıdan, kalan 19,34 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 97.796,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.919,99 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/594, K. 2024/768, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-594-e-2024-768-k-6f2468f45e02