İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/429 E. 2025/428 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/429
- Karar No
- 2025/428
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/429 Esas KARAR NO : 2025/428 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 31/05/2023 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; ... 6. İcra Müdürlüğünün...Esas (Eski Esas No:...) sayılı dosyası kapsamında davalı tarafından müvekkili aleyhine kefil olduğu gerekçesiyle icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalı yana hiçbir borcu bulunmaması sebebiyle yapılan takibin haksız ve mesnetsiz olduğunu, takibin dayanağı olan hesap kat ihtarında da yer verilen ve kredi alacağının dayanağı olarak gösterilen,... sözleşme numaralı ... tarihli, 4.225.000 USD tutarlı genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil olarak imzasının bulunmadığını, müşterek müteselsil borçlu ve müteselsil kefiller bölümündeki el yazısının da müvekkiline ait olmadığını, işbu nedenle takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin hukuken geçersiz olduğunu, müvekkilinin kefil olarak herhangi bir suretle imzalamadığı genel kredi sözleşmesi nedeniyle sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, takip dayanağı olan genel kredi sözleşmesi incelendiğinde, alacağın dava konusu genel kredi sözleşmesine ve ihtar ekinde döviz kredisi kartonuna dayandırıldığının görüldüğünü, icra takibinin dayanağı olarak ise işbu genel kredi sözleşmesinin gösterildiğini, döviz kredi kartonu incelendiğinde hesap kat ihtarına ve icra takibine dayanak yapılmaya çalışılan kredinin ...tarihinde yani ... sözleşme numaralı 06.11.1998 tarihli, 4.225.000 USD tutarlı genel kredi sözleşmesinden 9 ay öncesinde kullanıldığının görülmekte olduğunu, 9 ay önce kullanılan bir kredinin 9 ay sonra imzaladığı iddia edilen bir genel kredi sözleşmesine dayanılarak kefil olduğu gerekçesiyle müvekkilinden talep edilmesinin kefalet hukukunun genel kurallarına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hesap kat ihtarında 384 sayılı ve 1.200.000 USD tutarlı kredi sözleşmesine dayanıldığını ancak bu kredi sözleşmesi icra takibine dayanak yapılmadığını, müvekkilince imzalanmış böyle bir sözleşmenin olmadığını, takibin dayanağı yapılan ... tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarının içeriği ile yapılan icra takibi arasında ciddi uyumsuzlukların mevcut olduğunu, hesap kat ihtarı ile takibin uyuşmadığını, dosyaya takip dayanağı olarak sunulan 383 sözleşme numaralı, 13.06.1996 tarihli, 15.000.000 Eski Türk Lirası tutarlı, ... sözleşme numaralı 20.02.1997 tarihli 25.000.000 Eski Türk Lirası tutarlı ve ... sözleşme numaralı 20.02.1997 tarihli 40.000.000 Eski Türk Lirası tutarlı genel kredi sözleşmelerinde müvekkilinin kefil olarak imzasının bulunmadığını, müşterek müteselsil borçlu ve müteselsil kefilleri bölümündeki el yazısının da müvekkilinin ait olmadığını, işbu nedenle genel kredi sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, takibe dayanak yapılan ... 6. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarı, ihtarnamenin içeriği, ihtarnamenin ve takibin dayanağı olan döviz kredisi kartonu, döviz kredisinin 05.02.1998 tarihinde başladığının belirtilmiş olması, hesap kat ihtarının ve takibin miktarı, genel kredi sözleşmelerinin miktarı, kefalet sınırı, takibin USD kredi dayanaklı olması nazara alındığında dava konusu genel kredi sözleşmelerindeki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığından liste halinde belirtilen genel kredi sözleşmelerinin takibe dayanak yapılmasının mümkün olmadığını, imza ve yazının müvekkiline ait olmaması ve diğer açıklanan nedenlerle müvekkilinin borçlu olmadığını, takibe konu genel kredi sözleşmelerinin geçersiz ve hukuka aykırı olduğunu, 6098 sayılı TBK'nın 598/3 maddesi uyarınca, bir gerçek kişi tarafından verilen kefalet buna ilişkin sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren 10 yıl geçmesi ile kendiliğinden sona ereceğini, huzurdaki davaya konu takip işbu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu belirterek, müvekkilinin ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas (Eski Esas No:...) sayılı dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespiti ile dava konusu icra takibinin iptaline, takibin haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davacı ...ile ... A.Ş. arasında ... tarih ve ... nolu, ... tarih ve ... nolu, ... tarih ve ... ile ... nolu, ... tarih ve ...nolu Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, takip borçlusu ...'nin kredi borcunu ödememesi nedeniyle ... 6. İcra Müdürlüğünün ... E. (Eski Esas:...E.) sayılı dosyası ile borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını ve icra takibinin kesinleştiğini, dosya alacağının ... 48. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı alacak temlik sözleşmesi ve ... 48.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı alacak temlik beyanı ile müvekkili şirket tarafından devralındığını, ... tarih ve ... numaralı genel kredi sözleşmesine ilişkin olarak davacının genel kredi sözleşmesindeki imzaya itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu hususunun, imza incelemesi ve dosyadan alınacak bilirkişi raporu ile ortaya çıkacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla genel kredi sözleşmesinin akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun kefalete ilişkin 484. vd. maddeleri uyarınca kefile ve kefalete ilişkin bilgilerin el yazısı ile yazılması zorunluluğunun bulunmadığını, davacının bu yöndeki iddialarının da geçersiz olduğunu, icra takibinden doğan şikayet ve itiraz süreleri ilamsız takipler için yasada 7 gün olarak belirtildiğini, davacının iddialarının bu yasal süre içerisinde bildirmediğini,... tarih ve ... numaralı genel kredi sözleşmesine ilişkin genel kredi sözleşmesinde davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, söz konusu sözleşmenin ve davacının imzasının incelenmesi ile ortaya çıkacağını, ... tarih ve ... numaralı, ... tarih ve ... numaralı,... tarih ve ... numaralı genel kredi sözleşmelerinde tüm sayfaların asıl borçlular ve müteselsil kefiller tarafından imzalandığını, davacı tarafından kendisinin imzasının bulunmadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından ... tarih ... numaralı genel kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığı ve kefil bölümündeki el yazısının da kendisine ait olmadığını ileri sürdüğünü ancak davacının genel kredi sözleşmesindeki imzaya itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, ihtarname ekinde bulunan döviz kartonunda yazılı kullanılan kredinin 02.07.1996 tarih 384 numaralı 1.200.000 USD'lik kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığının ihtarnamade açıkça belirtildiğini, döviz kartonunda belirtilen kredinin, davacının ileri sürdüğünün aksine ... nolu kredi kapsamında ve dolayısıyla söz konu kredi sözleşmesinin imzalanmasından önceki bir tarihte kullandırılmasının söz konusu olmadığını, dolayısıyla döviz kartonunda görünen kredinin ... tarih ... nolu kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan 600.000 USD lik döviz kredisinin 05/02/1998 tarihinde kullandırıldığı yani dayanak kredi sözleşmesinin akdedildiği tarihten sonra kredinin kullanıldığı, bu durumda hayatın olağan akışına aykırı bir durumun olmadığının aşikar olduğunu, davacı tarafından gerçek bir kişi tarafından verilen kefaletin, buna ilişkin sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren 10 yıl geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı ileri sürülmüş ise de; davacının bu iddialarının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, her ne kadar 10 yıllık süre sözleşmelerin imzalandığı tarihlerde yürürlükte olan Borçlar Kanununda öngörülmemiş ise de; TBK ile getirilen hüküm çerçevesinde belirtilen 10 yıllık sürenin, bu süre içerisinde kefile karşı icra takibi yapılması yada dava açılması halinde uygulanmayacağını, davacının kefil olduğu Genel Kredi Sözleşmelerinin 1996,1997 ve 1998 tarihli olup; borcun muaccel hale gelmesi ile davacı aleyhine 2000 yılında icra takibi başlatıldığını, genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı tarihler itibariyle 10 yıl içerisinde davacı aleyhine icra takibi yapılmış olmakla, davacının kefaletinin sonra erdiği ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini ve %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Menfi Tespit davasıdır. ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas (Eski Esas No:...) sayılı dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış, imza incelemesine ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış ve bankacı bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmıştır. ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas (Eski Esas No:...) sayılı dosyasının incelenmesinde; Temlik eden ... Bankası A.Ş. tarafından davacı ve dava dışı kişi ve şirketler aleyhine 13.06.1996 tarihli 15.000.000.000 Eski Türk Lirası bedelli, 20.02.1997 tarihli 25.000.0000.000 Eski Türk Lirası bedelli, 20.02.1997 tarihli 40.000.000.000 Eski Türk Lirası bedelli, 06.11.1998 tarihli 4.225.000 USD bedelli genel kredi sözleşmeleri, ... 6. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve hesap ekstresine istinaden 871.225.325.465 Eski TL anapara, 697.687.791.521 Eski TL faiz, 34.884.389.576 Eski TL BSMV, 5.860.000 Eski TL ihtiyati haciz Mahkeme masrafı, 15.000.000.000 Eski TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.603.818.366.562 Eski TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde, kredi sözleşmesindeki imzaların davacıya ait olmadığı iddia edildiğinden, icra takibine konu genel kredi sözleşmeleri asılları ve emsal imzaların bulunduğu belge asılları Adli Tıp Kurumuna gönderilerek imza yönünden rapor alınmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin ...tarih ve ... sayılı raporunda; genel kredi sözleşmelerindeki imzaların davacı ...'nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'nin eli ürünü olduğunu belirtilmiştir. Bilirkişi ... Mahkememize sunduğu 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının menfi tespit davasına konu olan takibin ... 6. İcra Müdürlüğünün...Esas (Eski Esas No:...) sayılı ilamsız icra takibi olduğunu, takipte alacağın dayanağı olarak; 13.06.1996 tarih ve 15.000.000.000 ETL, 20.02.1997 tarih ve 25.000.000.000 ETL, 20.02.1997 tarih ve 40.000.000.000 ETL, 06.01.1998 tarih ve 4.225.000 USD'lik genel kredi sözleşmeleri, ... 6. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesap ekstresinin gösterilmekle birlikte, hesabın katına ilişkin ihtarname de alacağın (1)... tarih ve ... sayılı 1.200.000 USD'lik kredi sözleşmesi kapsamındaki 600.000 USD'lik döviz kredisi ve ... tarih, ... sayılı 4.225.000 USD'lik sözleşme kapsamında kullandırılan yurtdışı kaynaklı 3.250.000 USD'lik döviz kredisine dayandırıldığını, icra takibinde 02.07.1996/1.200.000-USD tutarlı sözleşmenin alacağın dayanağı olarak yer almadığı, takipte alacağın dayanağı olarak gösterilen TL kredilerine ilişkin ise hesabın katı ihtarında bir talep de bulunulmadığı, icra takibinde 600.000 USD tutarlı alacağın da talep edildiği anlaşılmakla birlikte, buna ilişkin GKS'nin takibin dayanakları içinde bulunmaması nedeniyle, sonuçta takibe konu alacağın 06.11.1998 tarihli ve 4.225.000 USD tutarlı GKS kapsamındaki kredi için hesaplandığı, Davacının takibin dayanağı olan GKS'ler üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin itirazının ATK'nın 02.12.2024/173540 tarih ve sayılı yazısı ekinde yer alan Fizik İhtisas Dairesi'nin raporu ile, söz konusu imzaların ...'nin eli ürünü olduğu sonucuna varılarak doğrulanmadığını, davacının uyuşmazlığa konu 06.11.1998 tarih ve 4.225.000.-USD limitli GKS (ve dosyada yer alan diğer GKS'ler) üzerinde Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu ve kefalet limitinin sözleşme limiti ile aynı miktarda (4.225.000-USD) olduğunu, davacının imza dışında yazı ve rakamların eli ürünü olmadığını, kefaletin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğradığı itirazlarının, sözleşmenin 818 sayılı kanun döneminde düzenlenmesi ve zamanaşımının borcun muaccel hale gelmesinden itibaren işleyecek olması, diğer bir deyişle alacaklının kefile başvurabileceği andan itibaren başlayabileceği (Mülga 818 sK md.128; 6098-sK md. BK. Md 149), bu açıdan hukuki nitelikteki itirazın mahkemenin takdirinde bulunduğu, Kefilin borcun Müşteri için her ne nedenle olursa olsun muaccel olması halinde kendisine herhangi bir bildirimde bulunmaksızın kefalet borcunun da muaccel olacağını kabul ettiği (GKS md 18/d), “kefalet limiti içinde kalan borçlu temerrüdünün sonuçlarından da sorumlu olacağı, kredi borçlusunun belirlenmiş tarihte taksiti ödememesi ile temerrüdün ödenmeyen taksit açısından gerçekleştiği dikkate alınarak takibe konu alacağın hesaplandığı, takibe konu alacağın hesaplanmasında, ödenmeyen 04.05.1999 ve 04.11.1999 taksit tarihlerinin temerrüde esas alındığı, kredinin vade tarihlerinde Türk Lirasına dönüştürülmesi ile temerrüt faizi olarak nakdi TL kredilerde uygulanacağı bilinen en yüksek faiz olan %180 oranının temerrüt faizi olarak dikkate alındığını, takip tarihi itibariyle alacağın 1.090.951,48 TL tespit edildiğini, hesaplama alacak ile takipte talep edilen alacak arasındaki temel farkın, kat ihtarnamesinde talep edilen 02.07.1996 tarih ve 384 sayılı 1.200.000 USD'lik kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan 600.000 USD'lik döviz kredisinden kaynaklanan ve kat (22.07.1999) tarihinde 275.429,57 TL (275.429.569.721 ETL) olan alacaktan kaynaklandığını belirtmiştir. Bilirkişi ... Mahkememize sunduğu 04/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; taraf vekillerinin itirazlarının 13.02.2025 tarihli kök rapordaki değerlendirmeleri değiştirecek nitelikte görülmediğini belirtmiştir. Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı (Eski Esas: ... Esas) sayılı dosyasında davacıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, takip konusu genel kredi sözleşmelerindeki imzaların kendisine ait olmadığını, kefaletle ilgili yazıların kendi eli ürünü olmadığını, kefalet tarihi itibari ile 10 yıllık sürenin dolduğunu ve davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını bildirerek borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin ... tarih ve ... sayılı raporuna göre; genel kredi sözleşmelerindeki imzaların davacıya ait olduğu, genel kredi sözleşmelerinin 1996,1997 ve 1998 yıllarına ait olup mülga 818 sayılı Borçlar Kanunun yürürlükte olduğu dönemde düzenlendiği, bu nedenle kefalet ile ilgili miktar ve yazıların kefilin el yazısı ile yazılmasının geçerlilik şartı olmadığı, borcun muaccel olduğu tarihten 10 yıllık süre geçmeden 2000 yılında icra takibine geçildiği, bu nedenle hak düşürücü süreye ilişkin savunmanın da yerinde olmadığı, icra takibine konu genel kredi sözleşmelerinin 13.06.1996 tarihli 15.000.000.000 Eski Türk Lirası bedelli, 20.02.1997 tarihli 25.000.0000.000 Eski Türk Lirası bedelli, 20.02.1997 tarihli 40.000.000.000 Eski Türk Lirası bedelli, 06.11.1998 tarihli 4.225.000 USD bedelli genel kredi sözleşmeleri olduğu anlaşılmıştır. Genel kredi sözleşmeleri, ihtarname. icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı banka tarafından ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas (Eski esas ...E.) sayılı takip dosyasında, alacağın dayanağı olarak; 13.06.1996 tarihli 15.000.000.000 Eski TL, 20.02.1997 tarihli 25.000.000.000 Eski TL, 20.02.1997 tarihli 40.000.000.000 Eski TL, 06.01.1998 tarihli 4.225.000 USD' bedelli GKS'ler, ... 6.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesap ekstresinin gösterildiği, ... 6.Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde alacağın; ... tarih ve ... sayılı 1.200.000.-USD'lık kredi sözleşmesi kapsamındaki 600.000.-USD'lik döviz kredisi ve... tarih, ... sayılı 4.225.000 USD'lık sözleşme kapsamında kullandırılan yurt dışı kaynaklı 3.250.000 USD'lık Döviz Kredisine dayandırıldığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre; takip tarihi itibariyle ilk taksitten gelen alacağın toplam 678.163,74 TL (5330.236,95 TL asıl 4319.198,89 TL faiz*12.767,96 TL KKDF*15.959,94 TL BSMV tespit edildiği, takip tarihi itibariyle 2. taksitten gelen alacağın toplam 412.787,74 TL (7277.195,74 TL asıl 4124.396,33 TL faiz * 4.975,85 TL KKDF * 6.219,82 TL BSMV) tespit edildiği, buna göre 1 ve 2. taksit asıl alacağı toplamının 607.432,69 TL, 1 ve 2.taksit faiz toplamının 443.595,22 TL, 1 ve 2. Taksit KKDF'nin 17.743,81 TL, 1 ve 2. taksit BSMV'nin 22.179,76 TL olduğu ve toplam alacağın 1.090.951,48 TL olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre davalı tarafından talep edilebilecek asıl alacağın 607.432,69 TL olduğu ancak davalı tarafından icra takibinde asıl alacak olarak 871.225,32 TL talep edildiği, buna göre asıl alacak olarak 263.792,63 TL fazla talep edilmiş olduğundan bu miktar davalının davacıya borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafından talep edilebilecek toplam faiz miktarının 443.595,22 TL olduğu, ancak davalı tarafından icra takibinde 697.687,79 TL talep edildiği, buna göre 254.092,57 TL fazla faiz talebinde bulunulduğu anlaşıldığından bu miktar kadar davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının talep edebileceği BSMV'nin 22.179,76 TL olduğu, ancak BSMV olarak 34.884,39 TL talep edildiği, buna göre 12.704,63 TL fazla talepte bulunulduğu anlaşıldığından bu miktar borçlu olmadığının tespitine, buna göre icra dosyasından dolayı davacının davalıya toplamda 530.589,83 TL borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Davacı ve davalı kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş ise de; davalının takip talebinde belirtilen miktarda takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispat edilmediğinden, icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden tarafların şartları oluşmayan kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas (eski esas no:...) sayılı dosyasında; takip tarihi itibariyle, asıl alacaktan 263.792,63 TL, işlemiş faizden 254.092,57 TL ve BSMV’den 12.704,63 TL olmak üzere toplam 530.589,83 TL davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının ve davalının kötü niyet tazminat taleplerinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 36.244,59 TL harcın davalıdan tahsiline, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 83.588,47 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın ret edilen kısmına göre hesaplanan 162.251,99 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden resen yapılan 7.700 TL ATK fatura ücreti, 5.000 TL bilirkişi ücreti, 150 TL tebligat ücreti ve 11,25 TL müzekkere ücreti olmak üzere toplam 12.861,25 yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 4.254,88 TL'sinin davalıdan, geriye kalan 8.606,37 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineyi irat irat kaydına, 8-Davalı tarafından yapılan 5.000 TL bilirkişi ücreti davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.345,85 TL.sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2025 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır **Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*