İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/248 E. 2024/531 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/248
- Karar No
- 2024/531
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/248 Esas KARAR NO:2024/531 DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/07/2021 KARAR TARİHİ:24/09/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ticari amaçla kullanmadığı özel kullanımına tahsis edilen taşınmazlarda kullanmak üzere ... ile abonelik sözleşmesi akdettiğini, müvekkili şirketin ticari ve mesleki olmayan amaçla sözleşmeyi akdeden taraf olduğu için tüketici kanunu uyarınca tüketici sıfatına haiz olduğunu, aynı şekilde akdedilen sözleşmede de uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin görev olduğunu, 17/04/2019 tarihinden itibaren davalı tarafça sözleşmeye aykırı bir şekilde tahsil edilen fazla ödemenin yasal faizi ile iadesini, 18/03/2021 tarihinden itibaren sözleşme feshedilmiş olduğundan sebepsiz zenginleşme uyarınca tahsil edilen tutarların taraflarına iade edilmesini, özellikle 2020 yılında pandemi döneminde fahiş bedeller tahsil edildiğini, bu bedellerin neye göre tahsil edildiğinin anlaşılamadığını, ... ile yapılmış olan sözleşmenin tüketici kanunu uyarınca Abonelik sözleşmesi olduğunu sağlayıcı ... tarafından kanunun 52. Maddesine aykırı davranıldığını, müvekkili şirketin 21/06/2021 tarihinde arabulucuya başvurduğunu, 30/06/2021 tarihinde anlaşamama tutanağı tutulduğunu, ancak ... tarafından 22/06/2021 tarihinde de 517,43 TL fatura düzenlendiğini, kart tanımlaması olduğu için her ay ödeme alındığını, şirket ile sözlü ve yazılı olarak iletişime geçmişseler de herhangi bir çözüm bulunamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak koşuluyla 6502 sayılı kanunun 5. Maddesi uyarınca sözleşmedeki haksız şartların hükümsüz sayılmasını, 17/04/2019 tarihinden itibaren davalı tarafça sözleşmeye aykırı bir şekilde tahsil edilen 8.943,75 TL fazla ödemenin yasal faizi ile iadesini, 18/03/2021 tarihinden itibaren sözleşme feshedilmiş olduğundan sebepsiz zenginleşme uyarınca tahsil edilen 4.862,02 TL'nin yasal faizi ile taraflarına iade edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki akdedilen sözleşmedeki yetki şartı nedeniyle davanın İstanbul Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte bir uyuşmazlık olması ve davacının tüketici sıfatını haiz olması nedeniyle TKHK hükümlerinin somut olayda uygulama alanı bulmayacağı, Davacının, kendisine usule uygun bir şekilde tebliğ edilen faturalara yasal süre içerisinde itiraz etmediği, davacının, müvekkil şirkete gerek kanuna gerekse de sözleşmeye uygun; geçerli bir fesih bildiriminde bulunmadığı, hususları göz önünde bulundurularak, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ....Tüketici Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli, 2021/... Esas ve 2021/...8 Karar sayılı ilamı ile; ''taraflarının 6502 sayılı Kanun'un 3/1-k maddesindeki tüketici tanımının içerisinde kabul edilmelerinin mümkün olmadığı, somut uyuşmazlıkta açılan davanın ticari dava mahiyetinde olduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari faaliyetiyle ilgili olduğu ve ticari işletmelerinden kaynaklandığı, dolayısıyla bu tür davalara bakma görevinin Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup bir dosyada görevli olup olunmadığının yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alması gerektiği, dolayısıyla HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi de dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ve dosyanın görevli ...aeli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine'' karar verildiği görülmüştür. ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli, ... sayılı ilamı ile; ''Davacı ve davalı tacirdir. Taraflar arasında imzalanan 21.01.2016 tarihli güvenlik sistemi hizmet sözleşmesinin 9.2 maddesinde yetkili mahkeme olarak İstanbul Mahkemelerinin gösterildiği davalı tarafından da sözleşmedeki yetki şartına dayalı olarak HMK 17 kapsamında yetki itirazının ileri sürüldüğü buna göre yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazının yapıldığı görülmüştür. Davacı vekili de 09.02.2023 tarihli duruşmada dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında bağlayıcı yazılı yetki sözleşmesi olduğu görülmekle, HMK 17. Maddesi gereğince tacirler veya kamu tüzel kişilere aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmede belirlenen mahkemede açılır, hükmünü getirmiş olup tarafların tacir olması nedeniyle yetkili mahkemenin sözleşmeyle belirlenmiş olması karşısında taraflar için kesin yetki kuralının mevcut olduğu buna göre davanın sözleşmeyle belirlenen yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekeceği'' gerekçesi ile yetkisizlik kararı verildiği görülmüştür. ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli, ... sayılı yetkisizlik kararı üzerine mahkememize tevzi, edilen dosya yukarıdaki esası alarak yargılamaya devam edilmiştir. Dava, güvenlik sistemi hizmet sözleşmesine aykırı olarak fazla tahsil edilen tutarlar ile sözleşmenin feshinden sonra tahsil edilen tutarların iadesi istemidir. ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli, 2022/... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacı ile davalı arasında 21/01/2016 tarihinde ... nolu sözleşmenin yapıldığı,17/04/2019 tarihli yazışmada abonelik bedelinin TL. olarak sabitlendiği, davalı şirketin17/04/2019 tarihinde imzalanmış sözleşme olmadığını beyan ettiği, 17/04/2019 tarihinde mail yazışmalarının olduğu, davalının 13/03/2021 tarihinde davacıya mail ile Sistem İptal Yazısı gönderdiği, davacının 18/03/2021 tarihinde davalı şirkete fazla gelen fatura ve abonelik iptal ile mail gönderdiği, 21/06/2021 tarihinde arabulucuya başvurulduğu, “abonelik sözleşmesine aykırı olarak fazla faturalandırılan ve abonelik sözleşmesi feshedildikten sonra tahsil edilen tutarların iadesi'” konularında anlaşmaya varılmadığı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2021/1177 E. -2022/42 Karar nolu 14/01/2022 karar tarihli istinaf kararında; oluşturulan hüküm gereği dava konusu aboneliğin mesken aboneliği olmayıp ticarethane aboneliği olduğu, davacı 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici tanımına uymadığı, 6502 sayılı kanunun uygulanmasının uygun olmadığı yönünde hüküm oluşturduğu bu bağlamda: Takdir yüce mahkemeye ait olmak üzere fazla kesilen fatura tutarının 10.001,29 TL. olduğu 769,41 TL, işlemiş faizi ile birlikte 10.770,70 TL. olması gerektiğinin mütaala edildiği görüldü. Mahkememizce alınan 17.08.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda sonuç olarak; Daya konusunun; 17.04.2019 tarihinden itibaren davalı tarafça sözleşmeye aykırı bir şekilde tahsil edildiği iddia edilen 8.943,75 TL fazla ödemenin ve 18.03.2021 tarihinden itibaren tahsil edilen 4.862,02 TL'nin tahsili talebi olduğu, detaylıca verilen davacı taraf yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davalı tarafın davacı yan ile ticari ilişkisinin 2012 yılında başladığı ve son 17.08.2021 tarihinde 0,00(sıfır) bakiye ile sona erdiği bu tarihten sonra ise ticari ilişkinin devam etmediği, davacı tarafın 09.11.2022 tarihinde incelenen Bilirkişi raporunda 2 adet ... veS-... Nolu abone faturaların fazla kesildiği beyan edilmiştir. Ancak her iki tarafın da cari hesap ekstresi ile davacı tarafından fazla kesildiği beyan edilen faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde aynı rakam ve bakiye ile kayıtlı olduğu görülmüştür. Yukarıda ayrıntılı yapılan incelemede her ne kadar davacı tarafından fazla kesildiği iddia edilen13.05.2021 tarihli 688,62TL'lik, 31.05.2021 tarihli 336,80 TL'lik faturalar olduğu beyan edilmiş ise de yukarıda ayrıntılı yapılan incelemeler neticesinde her iki tarafın da ticari defterlerinde aynı rakam olduğu Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2'nci maddesine göre iade etmesi gerekmektedir. İşbu madde; “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” hükmünü havidir Davacı tarafından 05.04.2021 tarihli mail ile abonelik iptal dilekçelerinin sunulduğu ancak dosya kapsamında 05.04.2021 tarihli mailin davalıya ulaşıp ulaşmadığı ve ulaştı ise hangi tarihte ulaştığının tespit edilemediği, 1. İhtimal dosya kapsamında abonelik iptal dilekçelerinin davalıya ulaştığının tespit edilemediğinin kabulü halinde geçerli bir fesih bulunmadığı ve davacının herhangi bir ücretin iadesini talep edemeyeceği, 2. İhtimal güvenlik sistemi hizmetinin devam edip etmediği, sistemin sökülüp sökülmediği, ödemelerin hataen yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği, bu nedenle TBK md 78 kapsamında değerlendirme yapılamayacağı, sayın mahkemece aksinin kabulü ile 05.04.2021 tarihli mail ile feshin geçerli olduğunun ve 05.04.2021 tarihinde davalıya ulaştığının kabulü halinde davacının bu tarihten itibaren kesilen fatura tutarlarının iadesini talep edebileceği ancak bu hesaplamanın yapılabilmesi için davacı tarafın cari hesap ve ticari defterlerinin de incelenmesi gerektiği (davacı tarafın talimatla alınan bilirkişi raporunda yalnızca faturalar üzerinde durulmuş cari hesabı eklenmemiştir) bu sebeple davacı tarafın ticari defterlerine hangi rakam yazıldığı tarafımızca bilinmediğinden hesaplama yapılamadığı hususu sayın mahkemenin takdirindedir, şeklinde mütaala edildiği görülmüştür. ....Aliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasından alınan 13.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak, “Davacı ... Yapı İnş. San, ve Tic, Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin incelendiği, Davalı şirketin kayıtlarının takip edildiği muavin hesapların herhangi bir bakiye vermediği, diğer bir ifadeyle davacı şirketin davalı şirketten/şirkete alacaklı/borçlu gözükmediği, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu faturaların davacı şirket kayıtlarında yer aldığı, davacı vekilinin alacak talebinin yerindeliğinin ve talebe dayanak olarak dava dosyasına sunulan mail görsellerinin hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davalı şirket tarafından gönderilen 19.04.2019 tarihli mailde 12 aylık dönem için taahhüt edilen hizmet bedelleri ve davalı şirket tarafından kesilen fatura tutarları karşılaştırıldığında davalı şirketin taahhüt döneminde 543,50 TL fazla fatura kestiği, dosya kapsamına sunular mail görseline göre davacı şirket tarafından 05.04.2021 tarihinde fesih dokümanlarının davalı şirkete iletildiği, davalı şirket tarafından kesilen faturalar dikkate alındığında davalı şirketin fesih tarihine müteakiben 2.780,71 TL fazla fatura kestiği, Şu halde davacı şirketin dava tarihi itibariyle 3.324,21 TL alacaklı olduğu, Bununla birlikte dava tarihinin (13.07.2021) hemen akabinde davacı şirket tarafından keşide edilen 13.07.2021 tarihli ... no.lu 5.947,20 TL tutarlı iade faturasının (kredi kartı iade kayıtlarının) ve davalı şirket tarafından sonradan keşide edilen 17.08.2021 tarihli ... nolu 299,99 TL tutarlı faturanın netleştirilmesi halinde davacı şirkete 5.647,21 TL'lik ödeme (iade) yapıldığı ve şu halde davacı şirketin alacağının bu suretle ödendiği (davalı şirket tarafından -dava tarihi itibariyle- davacı şirketin 5.647,21 TL alacaklı olduğunun kabul edildiği), mütaala edilmiştir. Mahkememizce alınan 05.09.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda sonuç olarak; Nihai takdir sayın mahkemeye ait olmakla birlikte sonuç olarak sayın mahkemenin talebi doğrultusunda bilirkişi raporu ile ibraz edilen bilgi ve belgelerin yeniden incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda kök rapordaki görüşlerin aynen geçerli olduğu, mütaala edilmiştir. Taraflar arasında kamere güvenlik sistemi hizmet sözleşmesi olduğu, bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlılığın sözleşmeye aykırı olarak fazladan fatura edilip tahsil edilen bir tutar olup olmadığı, yine sözleşmenin fesih edilip edilmediği, edilmiş ise fesihten sonra tahsile dilen tutarların iadesinin gerekip gerekmediği konusunda toplandığıgörülmüştür. ....Aliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasından alınan 13.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile davalı şirket tarafından gönderilen 19.04.2019 tarihli mailde 12 aylık dönem için taahhüt edilen hizmet bedelleri ve davalı şirket tarafından kesilen fatura tutarları karşılaştırıldığında davalı şirketin taahhüt döneminde 543,50 TL fazla fatura kestiği, dosya kapsamına sunular mail görseline göre davacı şirket tarafından 05.04.2021 tarihinde fesih dokümanlarının davalı şirkete iletilmesi davalı şirket tarafından kesilen faturalar dikkate alındığında davalı şirketin fesih tarihine müteakiben 2.780,71 TL fazla fatura kestiği, davacı şirketin dava tarihi itibariyle 3.324,21 TL alacaklı olduğu, bununla birlikte dava tarihinden sonra 13.07.2021 tarihinde davacı şirket tarafından düzenlenen 13.07.2021 tarihli ... no.lu 5.947,20 TL tutarlı iade faturasının,( kredi kartı iade ) ve davalı şirket tarafından sonradan keşide edilen 17.08.2021 tarihli ... nolu 299,99 TL tutarlı faturanın taraf defter kayıtlarında yer aldığı buna göre davacı şirkete 5.647,21 TL'lik ödeme (iade) yapıldığı ve davacı şirketin alacağının bu suretle ödendiği, dava tarihi itibariyle davacı şirketin 5.647,21 TL alacaklı olduğunun tespit ediliği, raporun hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli olduğu, davalı tarafından cevap dilekçesinde feshe yönelik mailin ulaşmadığına dair bir itiraz olmadığı, yalnızca şekil şartlarını taşımadığı ve yazılı olarak yapılması gerektiğinin ileri sürdüğü, yine davalının cevap dilekçesinde 2019 yılındaki taahhüte itiraz edilmediği, davalı şirket tarafından davacının iptal istemi üzerine 31.03.2021 tarihinde gönderilen mail ile iptale yönelik bir kısım formlar gönderilerek formların doldurularak gönderilmesinin istendiği, davacının da 05.04.2021 tarihli mail ile iptal formlarını doldurarak davalıya gönderdiği, davalının sonradan feshin şekil şartlarını taşımadığına yönelik iddiasının yerinde olmadığı, davalı şirketin taahhüt döneminde 543,50 TL fazla fatura kestiği,davalı şirketin fesih tarihinden sonra 2.780,71 TL fazla fatura kestiği, dava tarihinden sonra 5.947,20 TL tutarlı iade faturasının, ( kredi kartı iade ) ve davalı şirket tarafından sonradan keşide edilen 17.08.2021 tarihli 299,99 TL tutarlı faturanın taraf defter kayıtlarında yer aldığı buna göre davacı şirkete 5.647,21 TL'lik ödeme (iade) yapıldığı ve davacı şirketin alacağının bu suretle ödendiği, dava tarihi itibariyle davacı şirketin toplam alacağının 5.647,21 TL olduğu, anlaşılmakla davacının davasının 8.158,56 TL’lik kısmı yönünden reddine, 5.647,21 TL’lik kısım yönünden ise konusuz kaldığından verilmesine yer olmadığına, konusuz kalan (5.647,21 TL’ye ) kısma dava tarihinden 13.07.2021 tarihine kadar işleyecek yasal faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kuurlmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının 8.158,56 TL’lik kısmı yönünden reddine, 5.647,21 TL’lik kısım yönünden ise konusuz kaldığından verilmesine yer olmadığına, konusuz kalan (5.647,21 TL’ye ) kısma dava tarihinden 13.07.2021 tarihine kadar işleyecek yasal faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 235,76 TL harcının mahsubu ile bakiye 191,84 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yatırmış olduğu 235,76 TL peşin ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 316,46 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 5.450,00 TL bilirkişi ücreti, 1.195,00 TL tebligat+müzekkere gideri olmak üzere toplam 6.645,00 TL yargılama masrafının haklılık durumuna göre 2.717,81 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 5- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 680,00 TL ücretin davanın haklılık durumuna göre 278,12 TL'sinin davalıdan, kalan 401,88 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5,647,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 8.158,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır