İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/656 E. 2024/269 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/656
- Karar No
- 2024/269
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/656 Esas KARAR NO :2024/269 DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/09/2022 KARAR TARİHİ:02/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, üyelerine ulusal ve uluslararası ... işlemleri yapabilme, çoklu takas sistemi esasına dayalı ... Sistemi'ne dahil ederek ... sistemi içerisinde ticaret yapabilmesini taahhüt etmekte olduğunu, müvekkilinin iştigal ettiği ticari faaliyet konusu nedeniyle çeşitli piyasa hakkında bilgi ve tecrübeye sahip olduğunu, bu bilgi ve tecrübe birikimi ile davalının sağlık sektörü bilgisi hususunda taraflar bir araya gelmiş ve bir adi ortaklık kurulması konusunda anlaşmış olduklarını, bu kapsamda tarafların 25 Aralık 2021 tarihinde Libya Devleti'nin açmış olduğu ihale konusu projenin gerçekleştirilmesi amacıyla davalı ve müvekkili adi ortaklık kurulmasına dair sözleşme imzalamış olduklarını, söz konusu adi ortaklığın amacının Libya Devleti'nin Türkiye'de bulunan sağlık kuruluşlarına ödenmemiş ve süresi geçmiş borçlarının denetimi ve mutabakatının yapılması olduğunu, adi ortaklık ilişkisi kapsamında taraflarca elde edilecek gelirin eşit olarak paylaşılması konusunda anlaşmaya varıldığını, hal böyleyken davalı tarafından, ihale kapsamında Libya Büyükelçiliği'ne 20/01/2022 tarihinde 309.334-TL fatura düzenlenmiş ve yine daha sonradan bu kapsamda fatura ve gelir elde edilmiş ise de müvekkiline bildirim ve hissesine düşen pay ödenmemiş olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya 10/04/2022 tarihinde .... Noterliği'nden ... yevmiye numarasıyla ihtarname gönderilmiş olduğunu, ancak işbu ihtarnameye herhangi bir cevap alınamamış ve davalı temerrüde düşmüş olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin mağduriyetinin giderilebilmesi için taraflarınca arabuluculuk başvurusu gerçekleştirilmiş olup arabuluculuk görüşmesinde de taraflar arasında anlaşma sağlanamadığından huzurdaki davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi mevcut olduğunu, davalının, müvekkili şirkete karşı borcu bulunmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalarının kabulüne karar verilerek; davalının masraf kalemlerini müvekkiline ibraz etmemesi nedeniyle tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğu anda artırılmak üzere HMK.107 maddesi uyarınca belirsiz alacak istemi olarak, belirlenebildiği ilk anda artırılmak üzere, şimdilik 5.000-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; talep belirsiz alacak davası konusu olamayacağını, ortada bir adi ortaklık sözleşmesi mevcut olmadığını, dava dışı Libya Hükümeti ile müvekkili şirketin sözleşme imzalamış, hizmeti müvekkilin şirket görmüş olduğunu, davacı şirket ile ortak bir iş yapılmadığını, hukuka aykırı olarak elde edilen delil sunulduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle dava şartı yokluğu olmak üzere davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Taraflar arasında imzalanan sözleşme, fatura, ticari defter ve belgeler ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan ... Ltd.Şti.Ortak Girişim sözleşmesi kapsamında, alacak davasıdır. Taraflar arasında, imzalanan sözleşme kapsamında, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarının tespiti noktalarında toplanmakta olup, varsa alacak miktarının tespiti için dayanak belgelerin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi mümkündür. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler Mali Müşavir ... ve Sözleşme Uzmanı Prof.Dr. ... tarafından hazırlanan 11/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "... 1....arasında sözleşmeye dayanan ortak girişim (joint venture) sözleşmesinin mevcut olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki ihtilafa TBK m.620 vd. düzenlenen adi ortaklık hükümlerinin somut uyuşmazlığa uygun düştüğü ölçüde uygulanması gerektiği, 2.... Yönetimin’in Libya Büyükelçiliği’ne 20.01.2022 tarihinde 309.334,00-TL tutarında düzenlediği faturadan elde ettiği kazancın, ortaklık faaliyetinden kaynaklanan bir kazanç olduğu ve bu nedenle TBK md.622 kapsamında paylaşıma tabi olduğu, 3.Somut uyuşmazlıkta kazanç paylaşımının nasıl yapılacağı noktasında TBK md.623/I ‘de düzenlene eşit paylaşım kuralının uygulama alanı bulacağı, paylaşıma konu kazancın vergi sonrası net kar/gerçek kazanç olduğu, bu itibarla ... Yönetimin Libya Büyükelçiliği’ne 20.01.2022 tarihinde 309.334,00-TL tutarında düzenlediği faturadan elde ettiği gerçek kazancın yarısını Türk ...’le paylaşmakla yükümlülüğü altında olduğu, bu itibarla davacı tarafından açılan alacak davasının koşullarının oluştuğu, 4.Davacının talebinde, davalı ticari defter ve kayıtları üzerinden alacağının tespit edilmesi yönünde olduğu, ancak davalının ticari defter ve kayıtlarını incelemeye ibraz etmediği için bu konuda tespit yapılamadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 11/01/2024 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...Davacının kök rapora yapmış olduğu itirazlar incelenmiştir ve kök rapordan sapmaya sebebiyet verecek bir hususun bulunmadığı; davacının 20.01.2022 tarihli faturada gösterilen 309.334 TL'nın yarısı olan 154.667 TL ye hak kazandığı ve bunu davalıdan talep edebileceği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Yargıtay 11.HD.16/01/2017 tarihli, 2016/2630 E.-2017/258/ K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, mahkemece tacir olan taraflara ticari defterleri sunmaları için kesin süre verilmesi halinde, davacı tarafın ticari defterlerini verilen kesin süre içerisinde ibraz etmesine karşın, davalı taraf ticari defterlerini verilen kesin süre içerisinde sunmaz ise, artık, davacı yanca usulüne uygun tutulan ticari defterleri onun (davacının) lehine delil niteliğine haizdir. Davacının icra takibine konu ettiği tutarlar eğer davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde yer almakta ise (kayıtlı ise) bu durumda davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olması nedeniyle ispat yükü kendisinde olan tarafın (davacının) ticari defterleri davacı lehine deli olacaktır. Somut olayda, Mahkememizin 26/01/2023 tarihli, 1/b nolu ara kararı ile, “Taraflara bilirkişi incelemesine esas olacak ticari defter, kayıt ve belgelerini inceleme gün ve saatinde ibraz etmek üzere TTK 'nun 83 ve HMK 'nun 219/2 ve 222. maddeleri gereğince süre verilmesine, inceleme günü defter ve belgelerini hazır etmedikleri takdirde defter ve belgelerinin ibrazından kaçınmış sayılacaklarına karar verileceği hususunun....” davalı şirket vekiline tebliği ile ihtarına karar verildiği, davalı vekiline ihtaratlı tebligatın duruşma tutanağı ile birlikte tebliğ edildiği ve davalının inceleme gününde defterlerini ibraz etmediği görülmüştür. Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, taraflara arasında, sözleşmeye dayanan ortak girişim (joint venture) mevcut olduğu, iş bu nedenle, taraflar arasındaki ihtilafa TBK m.620 vd. düzenlenen adi ortaklık hükümlerinin somut uyuşmazlığa uygun düştüğü ölçüde uygulanması gerektiği, davalının verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini inceleme günü sunmadığı, davalının ... Büyükelçiliği’ne 20/01/2022 tarihinde 309.334-TL tutarında düzenlediği faturadan elde ettiği kazancın, ortaklık faaliyetinden kaynaklanan bir kazanç olduğu ve bu nedenle TBK md.622 kapsamında paylaşıma tabi olduğu, kazanç paylaşımının TBK md.623/I ‘de düzenlenen eşit paylaşım kuralına göre yapılması gerektiği, paylaşıma konu kazancın vergi sonrası net kâr/gerçek kazanç olduğu, iş bu nedenle, davacının, sözleşme kapsamında, düzenlenen faturadan elde edilen gerçek kazancın yarısını davalıdan talep edebileceği, kanaati oluştuğundan, davacının davasının kabulü ile 154.667-TL.’nın, 28/04/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kabulü ile 154.667-TL.’nın, 28/04/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 10.565,30-TL. harçtan, peşin alınan 85,39-TL. harç + 2.600-TL. ıslah harcının toplamı olan 2.685,39-TL. harçtan mahsubu ile geriye kalan 7.879,91-TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 24.746,72 -TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL. başvurma harcı + peşin alınan 85,39-TL. harç + 2.600-TL. ıslah harcı + 6.000-TL. bilirkişi + 207-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 8.973,09-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 6-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/04/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır