İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/232 E. 2024/630 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/232
- Karar No
- 2024/630
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/232 Esas KARAR NO :2024/630 DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:06/04/2023 KARAR TARİHİ:17/09/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ... A.Ş. arasında, “...” adresinde bulunan ... projesinde mevcut 2 adet yürüyen merdivenin servis ve bakımı hususunda 01.01.2012 yürürlük tarihli Temel Bakım Sözleşmesi ve 7/24 Arıza Hizmet Protokolü ile aynı projede mevcut 1 adet asansörün servis ve bakımı hususunda 21.06.2019 yürürlük tarihli Temel Bakım Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin, 01.01.2012 yürürlük tarihli Temel Bakım Sözleşmesi ile 24 Saat Hizmet Protokolü ve 21.06.2019 tarihli Temel Bakım Sözleşmesinde bulunan tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, davalı tarafın, müvekkili şirketçe yapılan tüm uyarılara rağmen bakiye borç bedelini ödememesi üzerine ihtarname gönderildiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen davalı tarafın borcunu halen ödememesi sebebi ile müvekkil şirket tarafından.... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı/borçlunun, aleyhine başlatılmış olan icra takibine haksız olarak itirazda bulunduğu ve takibin durduğunu, müvekkilinin fazlaya dair her türlü talep hakkı saklı kalmak kaydı ile davalının.... İcra Müdürlüğü’ nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sözleşme hükümleri uyarınca, kararlaştırılan hizmet işlerinin yapılmasının ardından müvekkili şirketin ödeme sorumluluğu doğmakta olduğunu, başka bir deyişle müvekkili şirketin almadığı bir hizmete ilişkin ödeme sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, davacı tarafça düzenlenen faturaların vadelendirmeye esas teşkil etmeyeceğini, vade ve ödenecek tutarın ise sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde uygulanacağı taraflar arasındaki sözleşme ile tartışma dışı olduğunu, ticari ilişki sözleşmeye uygun devam etmekte iken, davacı tarafından.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz edildiğini, davacı bu kez de, itirazın kaldırılması için Mahkemeye başvurduğunu, davalı müvekkili şirketin kendilerine borcu bulunmamakta olduğunu, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dava; Taraflar arasında imzalanan sözleşmelere istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı nedeniyle davacı şirket tarafından davalıya karşı.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 75.669,23 TL asıl alacak ve 267,43 TL işlemiş ticari avans faizi olmak üzere toplam 75.936,66 TL toplam alacak üzerinden 24/01/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 31/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 30/01/2023 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası celp edilmiş, tarafların BA-BS formları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce SMMM bilirkişi ...'dan alınan 27/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İnceleme ve Değerlendirmeler: Harca esas değerin 75.936,66 TL olduğu, bu tutarın 24.01.2023 tarihli ödeme emrindeki tutar ile aynı olduğunu, ödeme emrine göre davacı yanca 75.669,23 TL asıl alacak, bu alacağa yıllık reeskont faizi üzerinden hesaplanacak tutar ve 267,43 TL işlemiş ticari avans faizi talep edildiği anlaşıldığını, davaya konu fatura muhteviyatının; aydınlatma kartı, fotosel, aylık bakım bedeli olduğu tespit edildiğini, davacı yanın sunduğu cari hesap ekstresine göre davalı yandan; 16.4.2021 itibari ile 235.364,72 TL, 23.01.2023 itibari ile ise 75.669,23 TL alacaklı göründüğünü, her iki cari hesap arasındaki geçişte kapanış bakiyesi ile açılış bakiyesinin aynı olduğu (235.364,72 TL), nihai bakiye olan 75.669,23 TL için ise 23.01.2023 tarihinde Şüpheli Ticari Alacak karşılığı ayırdığı anlaşıldığını, ayrıca, davacı yanca dosyaya sunulan fatura listesine göre; davalıdan 30.06.2021 tarihinde 182.776,94 TL alacaklı olunduğu görülmekte olduğunu, ayrıca, 11.08.2021 tarihli mutabakat mektubuna göre davalı ... logosu ile düzenlenen yazıda da davacıya 182.776,94 TL borçlu olunduğu anlaşılmakta olduğunu, davacı yanın talep ettiği tutar yönünden değerlendirme yapıldığında taraflar arasındaki ihtilafın 30.06.2021 tarihinden sonrasını kapsadığı sonucuna varılabileceğini, bilirkişi Görevlendirme ve Teslim Tutanağında 29.11.2023 tarihli incelemeye katılmayan davalı tarafın defterleri için değil davacı tarafın defterlerinin incelenmesi yönünde mahkemenin inceleme yetkisi verdiği anlaşıldığını, davacı yanca incelemeye sunulan 22 adet faturanın 2021 ve 2022 yıllarına ait olduğu görüldüğünü, ihtilafa konu dönemin ilk faturası 31.07.2021 tarihinde son faturası ise 25.05.2022 tarihinde düzenlendiğini, davalının 2021 ve 2022 yılına ait Ba Form bildirimleri incelendiğinde; 2021 yılında ... VKN’li davacıdan 4 fatura ile KDV hariç 447.044,00 TL alım yaptığı görüldüğünü, 2022 yılında ... VKN’li davacıdan 2 fatura ile KDV hariç 8.062,64 TL alım yaptığı görüldüğünü, davalının 2021 ve 2022 yılına ait Bs Form bildirimleri incelendiğinde; 2021 yılında ... VKN’li davacıya 1 fatura ile KDV hariç 222.253,00 TL satım yaptığı görüldüğünü, ihtilafın somutlaştığı 2021 ve 2022 yıllarında davalı ..., davacı ...’den 455.106,64 TL tutarında alım, 222.253,00 TL tutarında satım veya iade yaptığını vergi dairesine beyan ettiğini, bu durumda 2022 yılı sonu itibari ile davacıdan 232.853,64 TL tutarında net alım yaptığını kabul ettiğini, davacının 2021 ve 2022 yılına ait Ba Form bildirimleri incelendiğinde; 2021 yılında ... VKN’li davalıdan 1 fatura ile KDV hariç 222.253,00 TL alım yaptığı görüldüğünü, davacının 2021 ve 2022 yılına ait Bs Form bildirimleri incelendiğinde; 2021 yılında ... VKN’li davalıya 4 fatura ile KDV hariç 447.044,00 TL satım yaptığı görüldüğünü, 2022 yılında ... VKN’li davalıya 2 fatura ile KDV hariç 8.062,64 TL satım yaptığı görüldüğünü, ihtilafın somutlaştığı 2021 ve 2022 yıllarında davacı ..., davalı ...’den 222.253,00 TL tutarında alım, 455.106,64 TL tutarında satım veya iade yaptığını vergi dairesine beyan ettiğini, bu durumda 2022 yılı sonu itibari ile 232.853,64 TL tutarında net satım yaptığını kabul ettiğini, netice itibari ile B formları yönünden davacı ve davalının vergi dairelerine beyanları mutabık olduğunu, davacının bilirkişi incelemesine sunduğu cari hesap ekstresine göre sadece 2021 ve 2022 yılları ile sınırlı olmak üzere; davacı ...’ün düzenlediği fatura toplamı 575.702,27 TL, davalı ...’in iade faturası ve ödeme tutarı toplamı 476.052,57 TL olduğunu, diğer bir ifade ile ihtilafın vaki olduğu 2021 ve 2022 yıllarında ...’in iade faturası düzenlemediği veya ödemediği tutarın 99.649,7 TL olduğu anlaşılmakta olduğunu, ancak, yine davacının sunduğu cari hesap ekstresine göre 23.01.2023 tarihi itibari ile davacıdan 75.669,23 TL alacak bulunmakta olduğunu, bu tutarın dayanağı ise 30.04.2021 tarihinden devir gelen 235.364,72 TL ile 30.04.2021 tarihinden sonra işleyen cari hesap hareketlerinin toplamı olduğunu, cari hesap hareketlerinde Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri mucibince KDV dahil tutarlar yer aldığını, dolayısı ile davacı yanın alacak iddia ettiği 75.669,24 TL’nin üzerine ayrıca KDV hakkı talep edemeyeceği görüşünde olduğunu, ayrıca, dosyaya sunulu sözleşmelerde yer alan hizmet ve tutarlar da incelendiğini, ancak davacının sunduğu cari hesap ekstresi ile birebir eşleştirme yapılamadığını, ayrıca, dava konusu faturalardan ihtilaf tutarına isabet eden kısmına davalı yanca TTK m.21/2 maddesi kapsamında 8 günlük yasal sürede itiraz edildiğine dair dosyada bir vesaik görülemediğini, dolayısı ile bu tarihler arasında 4.128,18 TL faiz hesaplandığını, Sonuç: Davacı yanın sunduğu cari hesap ekstresine göre davalı yandan; 16.4.2021 itibari ile 235.364,72 TL, 23.01.2023 itibari ile ise 75.669,23 TL alacaklı göründüğü, her iki cari hesap arasındaki geçişte kapanış bakiyesi ile açılış bakiyesinin aynı olduğunu, nihai bakiye olan 75.669,23 TL’nin ise 23.01.2023 tarihinde Şüpheli Ticari Alacak karşılığı ayırdığı anlaşıldığını, ayrıca, davacı yanca dosyaya sunulan fatura listesine göre; davalıdan 30.06.2021 tarihinde 182.776,94 TL alacaklı olunduğu görülmekte olduğunu, ayrıca, 11.08.2021 tarihli mutabakat mektubuna göre davalı ... logosu ile düzenlenen yazıda da davacıya 182.776,94 TL borçlu olunduğu anlaşılmakta olduğunu, ancak, mutabakat mektubunda herhangi bir imza görülmediğini, imzasız mutabakat mektubunun sıhhatini sorgulamak ve eldeki dava açısından ihticaca salih olup olmadığını tespit etmek mali müşavir bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığını, ancak, davacı yanın talep ettiği tutar yönünden değerlendirme yapıldığında taraflar arasındaki ihtilafın 30.06.2021 tarihinden sonrasını kapsadığı sonucuna varılabileceğini, Bilirkişi Görevlendirme ve Teslim Tutanağında 29.11.2023 tarihli incelemeye katılmayan davalı tarafın defterleri için değil davacı tarafın defterlerinin incelenmesi yönünde mahkemenin inceleme yetkisi verdiği anlaşıldığını, davacı yanca incelemeye sunulan 22 adet faturanın 2021 ve 2022 yıllarına ait olduğu görüldüğünü, ihtilafa konu dönemin ilk faturası 31.07.2021 tarihinde son faturası ise 25.05.2022 tarihinde düzenlendiğini, ihtilafın somutlaştığı 2021 ve 2022 yıllarında davalı ..., davacı ...’den 455.106,64 TL tutarında alım, 222.253,00 TL tutarında satım veya iade yaptığını vergi dairesine beyan ettiğini, bu durumda 2022 yılı sonu itibari ile davacıdan 232.853,64 TL tutarında net alım yaptığını kabul ettiğini, ihtilafın somutlaştığı 2021 ve 2022 yıllarında davacı ..., davalı ...’den 222.253,00 TL tutarında alım, 455.106,64 TL tutarında satım veya iade yaptığını vergi dairesine beyan ettiğini, bu durumda 2022 yılı sonu itibari ile 232.853,64 TL tutarında net satım yaptığını kabul ettiğini, davacının sunduğu cari hesap ekstresine göre 23.01.2023 tarihi itibari ile davacıdan 75.669,23 TL alacak bulunmakta olduğunu, bu tutarın dayanağı ise 30.04.2021 tarihinden devir gelen 235.364,72 TL ile 30.04.2021 tarihinden sonra işleyen cari hesap hareketlerinin toplamı olduğunu, diğer bir anlatımla 30.04.2021 tarihinden sonra ...’in iade ve ödeme tutarı olan 201.292,89 TL ile davacı ...’ün 30.04.2021 tarihli bakiyesi olan 235.364,72 TL ile bu tarihten sonraki 41.597,41 TL tutarındaki fatura toplamı olan 276.962,13 TL arasındaki fark eldeki davanın ihtilaf konusu olduğunu, cari hesap hareketlerinde Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri ile düzenlenmiş Tek Düzen Hesap Planı mucibince KDV dahil tutarlar yer alacağını, dolayısı ile davacı yanın alacak iddia ettiği 75.669,24 TL’nin üzerine ayrıca KDV hakkı talep edemeyeceği görüşünde olduğunu, öte yandan, 20.05.2024 tarihinde davalı yandan ... A.Ş. ile olan 01.01.2012-06.04.2023 tarihleri arasındaki cari hesap ekstresi talep edildiğini, gelen ekstreye göre 01.01.2023 tarihi itibari ile davalı taraf davacıya 75.669,23 TL borçlu görünmekte olduğunu, bu yönü ile de davacının alacak talebi ile davalı kayıtları birbiri ile örtüşmekte olduğunu, ayrıca, dosyaya sunulu sözleşmelerde yer alan hizmet ve tutarlar da incelendiğini, ancak davacının sunduğu cari hesap ekstresi ile birebir eşleştirme yapılamadığını, zaten ihtilafın temelinde de davalı yanın “eksik iş” iddiası olduğunu, hâl böyle olunca, 3568 sayılı yasa kapsamında yetki almış S.M. Mali Müşavir tarafından sözleşme hukuku ve sektörel açıdan değerlendirme yapılabilmesi mümkün olmadığını, zira, tarafların sözleşme şartlarına uyup uymadıkları, alacak iddiasına konu mal/hizmet tesliminin/ifasının gerçekleşip gerçekleşmediğini, işin gereği gibi yapılıp yapılmadığı, sözleşme şartlarına uyulup uyulmadığını, eksik iş-ayıplı ifa gibi iddialar Mali Müşavir bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığını, dosyaya sektör uzmanı ve sözleşme hukuku uzmanı bilirkişi atanması mahkemenin takdirinde olduğunu, ayrıca, dava konusu faturalardan ihtilaf tutarına isabet eden kısmına davalı yanca TTK m.21/2 maddesi kapsamında 8 günlük yasal sürede itiraz edildiğine dair dosyada bir vesaik görülemediğini, davacının sunduğu cari hesap ekstresine göre son hareket tarihi 07.10.2022 olduğunu, takip talebi ise 24.01.2023 tarihli olduğunu, dolayısı ile bu tarihler arasında davacı lehine 75.669,24 TL ana para, 4.128,18 TL faiz olmak üzere toplam 79.277,72 TL alacak hesaplandığı bildirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;Dava konusu.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile,taraflar arasında imzalanan sözleşmelere istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağınedeniyle davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 75.669,23 TL asıl alacak ve 267,43 TLişlemiş ticari avans faizi olmak üzere toplam 75.936,66 TL toplam alacak üzerinden 24/01/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 31/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği,davalı borçlunun 30/01/2023 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilince, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik davalı tarafça yapılan itirazların haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülerek, davalının vaki itirazların iptaline, takibin devamı ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı tarafça, cevap dilekçesi ile, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinden ödeme sorumluluğu doğmadığını, başka bir deyişle müvekkili şirketin almadığı bir hizmete ilişkin ödeme sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, davacıya borcunun bulunmadığı, davacı tarafça başlatılan dava konusu icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu savunularak, davanın reddine, karar verilmesi talep edilmiş, İcra takibine itiraz dilekçesi ile de, borcunun olmadığı belirtilerek icra takibinde talep edilen borca, faiz ve ferilerine itiraz edilmiştir. İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İtiraz dilekçesinin davacı alacaklı tarafa tebliğ edilmediği, itiraz tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında eldeki davanın 1 yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır. Eldeki davada, dava şartlarının tam olduğu, incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden bir itiraz olmadığı anlaşılmakla davanın esasına girilmiştir. Uyuşmazlık teknik çözüm gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan bilirkişi raporunun hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır. TBK'nun 99/3 maddesine göre, Ülke parası dışında başka bir para birimi ile ödeme belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade yada fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. Somut olayda, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; Taraflar arasında, “...” adresinde bulunan ... projesinde mevcut 2 adet yürüyen merdivenin servis ve bakımı hususunda 01.01.2012 yürürlük tarihli Temel Bakım Sözleşmesi ve 7/24 Arıza Hizmet Protokolü ile aynı projede mevcut 1 adet asansörün servis ve bakımı hususunda 21.06.2019 yürürlük tarihli Temel Bakım Sözleşmesi imzalandığı; Bu sözleşmeler kapsamında davacı tarafından davalıya faturalar düzenlendiği, bu faturalardan dava ve takip konusu alacağın dayanağı faturaların ödenmediğinden bahisle davacı tarafça davalıya karşı icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça borcunun olmadığından bahisle takibe itiraz edildiği; Taraflar arasındaki ihtilafa konu dönemin ilk faturasının 31.07.2021 tarihinde son faturasının ise 25.05.2022 tarihinde düzenlendiği, ihtilafın somutlaştığı 2021 ve 2022 yıllarında davalı ..., davacı ...’den 455.106,64 TL tutarında alım, 222.253,00 TL tutarında satım veya iade yaptığını vergi dairesine beyan ettiği, bu durumda 2022 yılı sonu itibari ile davacıdan 232.853,64 TL tutarında net alım yaptığını kabul ettiği, ihtilafın somutlaştığı 2021 ve 2022 yıllarında davacı ..., davalı ...’den 222.253,00 TL tutarında alım, 455.106,64 TL tutarında satım veya iade yaptığını vergi dairesine beyan ettiği, bu durumda 2022 yılı sonu itibari ile 232.853,64 TL tutarında net satım yaptığını kabul ettiği, bu kapsamda her iki tarafın BA-BS formlarının birbiri ile örtüştüğü, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü ve tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davalı tarafın davacıya 75.669,23 TL borçlu görünmekte olduğu, dava konusu faturalardan ihtilaf tutarına isabet eden kısmına davalı yanca TTK m.21/2 maddesi kapsamında 8 günlük yasal sürede itiraz edildiğine dair dosyada bir evrak bulunmadığı, bu kapsamda davacı tarafın üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği, faturalar kapsamında hizmetin verildiği hususunu ispatladığı, davalıdan takip tarihi itibarı ile 75.669,24 TL asıl alacak, 4.128,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 79.277,72 TL alacaklı olduğu, takipte, tespit edilenden daha az miktarda olmak üzere 75.669,23 TL asıl alacak ve 267,43 TL işlemiş ticari avans faizi olmak üzere toplam 75.936,66 TL alacak talep edildiği anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Davacının takip talebinin yerinde olduğu, takipte talep edilen 75.669,23 TL asıl alacak ve 267,43 TL işlemiş ticari avans faizi olmak üzere toplam 75.936,66 TL alacak yönüyle davalının bir ödeme iddiası ve ispatı olmadığından icra takibine itirazlarının haksız olduğu, davacının davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Ayrıca alacak likit olduğundan, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı lehine alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1) DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun dava konusu.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının, İPTALİNE, Takibin takip talebindeki şartlarlar aynen DEVAMINA, 2)Hükmolunan 75.936,66 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 15.187,33 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 5.187,23-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 917,13-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 4.270,10-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 917,13 TL peşin harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı parası, 428,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 4.607,90 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır