İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/583 E. 2023/1020 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/583
Karar No
2023/1020
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/583 Esas KARAR NO:2023/1020Karar DAVA:5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) DAVA TARİHİ:08/09/2022 KARAR TARİHİ:18/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Şubesinde vadesiz TL, vadeli TL ve vadesiz USD hesabının bulunduğunu, müvekkilinin erkek kardeşi ...'na.... Noterliğinin 05/04/2022 tarih ve ... yevmiye numarası ile vekaletname verdiğini, ... tarafından 05/04/2022 tarihinde ... Şubesine gidildiğini ve vekaletnamedeki yetkileri kapsamında hesaptaki parayı çekmek istediğini, banka tarafında saatlerce bekletilerek sebep göstermeksizin paranın verilmediğini, bunun üzerine 06/04/2022 tarihinde avukatlar ile bankaya gidilerek şube müdürü ile bu hususun görüşüldüğünü, banka tarafından inceleme başlatıldığını ve 7 günlük yasal sürenin beklenilmesi gerektiğinin bildirildiği ve yasal sürenin sonunda tekrar gidildiğini, incelemenin yasal süreyi geçmesine rağmen devam ettiğinin belirtilmesi üzerine yaptıklarının yağma suçu olduğunu, paranın yine ...'na ödenmediğini, bunun üzerine de avukatları ile birlikte ...'nun ... Genel Müdürlüğü'ne gittiğini, banka avukatı ile görüştüklerini ve avukatın kendilerine ... ile görüşmeleri gerektiğini bildirdiğini, bu olayların ardından müvekkili hakkında 29/04/2022 tarihinde ... tarafından rapor düzenlendiğini ve ... CBS 2022/... soruşturma sayılı dosyasından el koyma kararının talep edildiğini, .... SCM... değişik iş sayılı dosyası ile 06/05/2022 tarihinde el koyma kararı verildiğini ancak bankanın el koyma kararından önce de keyfi şekilde müvekkilinin parasını alıkoyduğunu, adli yardım taleplerinin olduğunu, adli yardım talebinin kabulü ile bankanın kusursuz sorumluluğuna dayalı olarak ve adam çalıştıranın sorumluluğuna dayalı olarak bankanın müvekkiline ödemediği tutarın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Asliye hukuk mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının Sincan Yenikent Cezaevinde tutuklu iken vekaletin tanzim edildiğini, hesaplarla ilgili yapılan incelemede ise söz konusu hesaba farklı kişilerce farklı tutarların sair kereler yatırıldığının anlaşıldığını ve hesabın bahis işlemlerinde kullanıldığı şüphesi ile suça aracılık edilmemesi, suça ilişkin bulgu ve bilgilerin ...'a bildirilerek şüpheli işlem bildirimi yapıldığını, görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini, davanın reddini, davanın ...'a ihbarını, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tazminat istemine ilişkindir. Dava konusuna ilişkin olarak ... CBS 2020/... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde şüphelinin hesabına gelen bedellerin çok sayıda farklı kişi tarafından yüz yüze olmayan işlemler ile sağlandığı, gerçekleşen işlemlerin şüphelinin mali profili ile oldukça orantısız ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, para transfer işlemlerindeki karşı taraflar ile şüpheli arasında herhangi bir ticari münasebete ilişkin bilgi de bulunmadığı dikkate alındığında şüphelinin banka hesaplarını yasadışı bahis işlemlerinde kullandırmak suretiyle aracılık faaliyetinde bulunduğu kanaatinin belirtildiği, Şüphelinin yargılamasının görevli mahkemece yapılarak eylemine uyan kanun maddeleri uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına yönelik iddianame düzenlendiği görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." denilmekle, aynı yasanın 114/1-c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Yasal düzenlemeler kapsamında öncelikle görev yönüyle inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmiştir. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun, yasanın 87. maddesi gereğince yayım tarihinden itibaren altı ay sonra 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. maddesine göre, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. 6502 sayılı yasanın 83/2. fıkrasında “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.” düzenlemesine yer verilmiştir. İlgili yasa maddesi ile görev konusunun tartışılmasının önüne geçilmiştir. Dosyada yapılan incelemede; davacının ilgili kurumlardan tacir olup olmadığına ilişkin yapılan araştırma ve davacı vekilinin 13/10/2023 tarihli beyanları uyarınca tacir olmadığı, taraflar arasında imzalanan "temel bankacılık sözleşmesi" uyarınca bankanın bireysel hesap sahibi müşterisi konumunda olduğu, dava konusunun bankanın mevduatı ödemeden imtina etmesi nedeniyle sorumluluğuna ilişkin olduğu, bu halde bankalar ile tacir olmayan müşteriler arasında doğan ihtilafların tüketici mahkemelerinin görev ve sorumluluğunda olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine, İstanbul Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMELERİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2023 Katip ... Hakim ...

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/583, K. 2023/1020, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-583-e-2023-1020-k-175a3fce0aa2