İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/162 E. 2024/692 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/162
- Karar No
- 2024/692
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/162 KARAR NO:2024/692 DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:03/03/2021 KARAR TARİHİ:07/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 08.03.2018 tarihli "Web Uygulama Hizmet Sözleşmesi" imzalanarak aralarında ticari ilişki başladığını, yapılan sözleşme uyarınca 24.000.00-TL KDV'si peşin , 36.000,00-TL + KDV'si iş tesliminde olmak üzere toplam, 60.000,00-TL + KDV bedel karşılığı, davacıya özel sözleşme ekinde yer alan nitelikte, "... yazılımı" ve web sitesi geliştirme tasarlanıp, hazırlanması , kurulumu yapılıp, çalışır biçimde 19.07.2018 tarihinde teslim edileceğini, müvekkili tarafından 21.03.2018 tarihinde peşin ödeme olarak 24.000.00 TL ödendiğini, projenin ilerleyen sürecinde 03.10.2018 tarihinde 20.000.00 TL ve 23.11.2018 tarihinde 6.800,00 TL olmak üzere 50.800.00 TL ödendiğini, buna karşılık davalının sözleşme üstlendiği edimleri yerine getirmediğini, bu nedenle .... Noterliği vasıtası ile 07.01.2020 tarih ... yevmiye sayılı ihtarın gönderildiğini, sözleşmenin 4.4 maddesi uyarınca ... 8. Noterliğinin 26.10.2020 tarih ... yevmiye sayılı ihtarı ile davalıya ediminin yerine getirmemesi nedeni ile sözleşmeden dönülüp zararlarının tazminini saklı tularak yapılan ödemelerin iadesinin talebi için ihtarname gönderildiğini, keşide edilen ihtara cevap verilmemesi üzerine .... İcra müd. ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, uyuşmazlığın çözümü için arabulucuya gidildiğini ancak arabuluculuk görüşmesi anlaşmama ile sonuçlandığını belirterek, açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usül yönünden zaman aşımı itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; davacı ile müvekkili arasında 08.03.2018 tarihinde sözleşmenin akdedildiğini, müvekkili ile davacı arasında bir Wep sitesinin 120 günde tamamlanacağını ve bedelinin de 60.000.00 TL + KDV olarak imzaladıklarını, sözleşmeyi-müteakiben ekip kurarak derhal işbaşladıklarını. yapılan sözleşme akabinde davacı tarafından bir takım ekleme ve çıkarmalar talebinin yapılması yüzünden süresinde bitirilmesi gereken projenin aksadığı bu nedenle sözleşme süresi belirli bir süre daha ertelendiğini, davacı tarafından sürekli yeni yeni taleplerin oluşması yüzünden proje sürekli olarak ertelendiğini, davacının ... ...noterliği 07.01.2020 tarih ... yevmiye sayılı ihtarına karşılık 10 gün süre içinde cevap verildiğini, davacı tarafın onayı ve kabulü ile işin teslim süresinin uzadığını, verilene süreç içinde işin teslim edildiğini ancak birtakım modüllerde hat dönüşümü olanlar bildirildiğinde hatalardan arındırılmış ve çalışılabilir. vaziyette davacı tarafın kullanımına sunulduğunu, davacı taraf her ne kadar programının bazı bölümlerinden hatalı olduğu belirtilmiş ise de ayrıntılı olarak programa birebir incelendiğinde her hangi bir hata belirlenemediğini, bu nedenle davacının iddiasının yersiz olduğunu, davacı taraf BK. 473/1 maddesi uyarınca sözleşmeden dönüldüğü iddia etmekte ise de davacı yanın böyle bir hakkının bulunmadığını bu durumun oluşması davalının kusurunun bulunması ve gecikmeye neden olunması halinde söz konusu olabileceğini sözleşmeden kaynaklanan bir takım edimlerinin davalının kusurundan kaynaklanmadığını tamamen davacının kendi kusuru ve bir kısım geliştirme ve eklemeler talebi nedeni ile süreç içinde yetiştirilemediğini, sonuç olarak projenin gecikmesine müvekkilinden değil tamamen davacının farklı arzularından kaynaklandığını, Birtakım gecikmeler ise tamamen davacının rıza hilafında gerçekleştirildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında olmayan birçok iş ve işlem yapmış olmasına rağmen bu çalışmalarının karşılığı almadığı gibi ödenen bedelin iade edilmesinin talep edilmesi haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, cevabi yazı içerikleri, beyan dilekçeleri, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası aslı, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir. Dosyamız mündericatında aslı yer alan, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı/alacaklının, davalı/borçlu hakkında, 68.135,83-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yaptığı ve davalı/borçlunun süresi içerisinde, borca, faize, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durduğu görülmüştür. Dava, taraflar arasında akdedilen Web Uygulama Hizmet Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Somut olayda hukuki ihtilaf; alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı ile davacı yanın davalıdan icra takip dosyası kapsamında alacak talep edip edemeyeceği ve varsa miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine katılmış ve mahkememizce konuda uzman bilirkişiler eliyle inceleme yaptırılmasına karar verilerek dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından raporun tanzim edilerek mahkememize ibraz edildiği anlaşılmış olup; Mali Müşavir ..., Bilgisayar Mühendisi ... ve Prof.Dr.... tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 14/03/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "Taraflar arasında 08.03.2018 tarihinde WEB uygulama hizmet sözleşmesi akdedilmiş yapılan bu akdi ilişkiye istinaden avansın ödenmesini müteakiben 120 gün sonra projenin teslim edileceği kararlaştırılmış akabinde tarafların karşılıklı birtakım talepleri nedeni ile bu süreçlerin ileriki tarihlerde gerçekleştirilebileceği karşılıklı e-posta yazışmalarında görülmüştür. Davacının sözleşmeye konu proje için 50.800,00 TL ödeme yapmıştır. Bu konuda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir. Yüklenicinin işe zamanında başlamaması; sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırlan zamanda bitiremeyeceğinin açıkça anlaşılması halinde Davacıya sözleşmeden dönme hakkı tanınmaktadır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tamamının zamanında projeye uygun teslim edilememesi veya teslim edilen hizmet konusu eserin davacı yan tarafından kabul görmemesi muaccel olmayan eserin icrasında gecikmeler söz konusu oluyorsa iş sahibinin ifa tarihinden önce sözleşmeden yasal olarak dönme hakkı vermemektedir. TBK md. 47341 hükmünde düzenlenen durumda borç henüz muaccel olmamıştır, aksine burada borç muaccel olmadan önce alacaklının her ne surette olursa olsun borçluya karşı bir talepte bulunamayacağı kuralının istisnası Ayrıca iş sahibi zaten eserin tesliminde gecikilmesi halinde yükleniciyi temerrüde düşürerek TBK md. 123 vd. hükümlerini kullanma hakkına sahiptir. Bu nedenle eğer davacı md. 473 hükmünde öngörülen sözleşme ihlalleri üzerine sözleşmeden dönmek ve menfi zararını tazmin ettirmek yerine müspet zararmın tazminini talep ediyorsa borcun muaccel olmasını beklemelidir. Yukarıda detaylı olarak açıkladığımız üzere yanlar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi ile ortada bir eserin varlığı söz konusudur. Davalı bu eserin oluşmasında davalı ve ekibi belli bir istihdam yaratarak hizmet sunduğu teslim edilen eser sonucu davacı yanın birtakım zararlarının oluştuğu dikkate alınarak avans olarak verilen 50.800,00 TL ve ferilerinin talebinin hakkaniyet kurallarına aykırı olup BK. 77 md. uyarınca haklı bir neden olmaksızın sebepsiz zenginleşmeye yol açabilecektir.Sayın mahkemenin takdirlerinde olmak üzere eserin istenilen şekilde kullanılabilir. Hale gelmemesinden dolayı davacının zararı hakkaniyet kuralı içerisinde ifa edilebileceği görüş ve kanaatte olduğumuzu takdiri sayın mahkemenizin olmak üzere saygılarımızla arz ederiz." şeklinde tespitler yapılmıştır. Mahkememizce, dosyanın kök raporu hazırlayan Bilgisayar Mühendisi bilirkişiye tevdi ile sözleşme ve devamında belirtilen eksikliklerin geliştirme işinin hangi aşamasında ortaya çıktığı veya talep edildiği, bu eksiklerin makul sürede kullanıma ve sözleşmeye uygun tamamlanıp tamamlanmadığı, her bir talebin sözleşmeye uygun veya sözleşme dışı olup olmadığı, sözleşme dışı olup da davalı tarafından kabul edilen ve üretilen fazladan iş olup olmadığı ve bunların ifa süresinin uzamasının etkisi olup olmadığı, ayrıntılı ve tek tek açıklanmak suretiyle ek rapora mahal verilmeyecek şekilde rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir. Bilgisayar Mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 14/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "Sözleşme konusu yazılımın çalışır ve test edilebilir bir versiyonu her iki taraf bilgisayar sisteminde ve kayıtlarında bulunmaması nedeniyle iddia edilen eksikliklerin / ayıpların uygulama üzerinde test edilerek bir tespite varmanın imkansız hale geldiği, bu itibarla yapılan incelemeler dosyaya sunulu yazışmalar ile sınırlı kaldığı, Taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre özellikle son yazışmalarda bazı iş aktivitelerinin halihazırda tamamlanamadığı ya da tamamlanma aşamasının devam ettiği lse de son kullanıcı (özellikle siparişin düzenlenebilmesi işlevinde olduğu gibi) testine hazır olan ve test yayınına alınan ürünün hizmet kapsamını genel anlamda yerine getirebilecek nitelikte birçok işlevselliği barındırması nedeniyle taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi ile ortada bir eserin varlığının söz konusu olduğu, yazılım geliştirme süreci boyunca davacı yandan gelen taleplerin çoğunluğunun sözleşme ekinde geçen hizmet kapsamında geçmediği / detaylandırılmadığı, bu durumun davalı yana ek geliştirme ve nihayetinde iş yükü olarak geri döndüğü, sonuç olarak da sözleşmede açık ve net olarak belirtilmeyen isterlerin zamanla netleştirilmesi sözleşmenin teslimi sürecini önemli ölçüde olumsuz etkilediği," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan kök ve teknik bilirkişiden alınan ek raporların denetlenmesinde, raporun hukuki yorum ve nitelendirmeleri Mahkememize ait olmak üzere, yapılan mali ve sektörel tespit ile değerlendirme ve hesaplamalar bakımından, ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, hukuki yönleri ayrık olmak üzere, mali tespit ile sektörel değerlendirme ve hesaplamalar bakımından hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, yazılım hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağa dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekilinin zamanaşımı itirazının incelenmesinde; dava konusu yazılım üretme ve teslim hizmetine ilişkin ihtilaf nedeniyle gönderilen .... Noterliğinin 07/01/2020 tarih ve 00285 yevmiye numaralı ihtarnamesinde verilen 10 günlük süre sonunda başlayacağı, taraflarca imzalanan sözleşmenin 4.4 maddesine göre bu sürenin 10 iş günü olarak kararlaştırıldığı, bu halde 17/12/2020 tarihinde başlatılan takip nedeniyle TBK'nın 147/6. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşıldığından itirazın reddi gerekmiştir. Taraf delilleri arasında eserin sunucular üzerinde incelemesinin yapılması talebinde bulunulduğu görülmüştür. Tarafların iddia ve cevapları ile alınan bilirkişi raporlarının incelenmesinde, her ne kadar bir eserin var olduğundan bahsedilmişse de Mahkememizce iş konusunda yer alan eksikliklerin hangi aşamada ortaya çıktığı ve teslim edilememe sebebinin hangi eylemlerden kaynaklandığına ilişkin ara karar uyarınca alınan 14/06/2024 tarihli ek raporun incelenmesinde; taraflarca yapılan görüşmelerde bilirkişi incelemesine sunulabilecek çalışır ve test edilebilir vaziyette bir sürümün bulunmadığının açıkça belirtildiği, dosyada mevcut yazışmalar üzerinde yapılan incelemelerde ise son kullanıcı testine hazır olan ve test yayınına alınan ürününün genel anlamda hizmet kapsamını yerine getirebilecek nitelikte birçok işlevselliği barındığı ve bu haliyle ortada bir eserin var olduğundan bahsedilebileceğinin belirtildiği ancak taraflar arasında yapılan son yazışmalarda bazı iş aktivitelerinin - özellikle siparişin düzenlenebilmesi işlevi gibi- halihazırda tamamlanamadığı veya tamamlanmasının devam ettiği, süreç boyunca davacı yandan gelen taleplerinin çoğunun sözleşme kapsamında geçmediği veya detaylandırılmadığı, bu durumun davalı tarafa ek yazılım geliştirme ve iş yükü olarak geri döndüğü gibi davalı taraf yönünden projede yer alan iş geliştiricilerin bilgi ve tecrübesine bağlı olarak karşılaşılan bir takım problemleri çözmede ya da gelen taleplere uyum göstermede yetersiz kalması gibi durumların var olduğu tespit edilmiştir. Bu halde; her ne kadar sözleşme kapsamında tek tek detaylandırılmamış bulunan ve daha sonra eklenen talepler olduğu anlaşılmışsa da, davacının sözleşmede taahhüt edilen süreden fazla olacak şekilde davalı tarafa imkan ve süre tanıdığı, geliştirilen yazılımda davacının taleplerine uygun olmayan veya yazılım sürecinin olağan hata ve değişikliklerine ilişkin konuların karşılıklı mutabakat ile çözümüne gidilmeye çalışıldığı, davalıdan kaynaklanan sair sebepler nedeniyle davalı tarafa talepleri doğrultusunda esnek süreler tanındığı ancak tüm bunlara rağmen yazılım geliştirme sürecinin tam olarak tamamlanamadığı, davacının eksik ve hatalı gördüğü kısımları davalıya bildirdiği, buna ilişkin çalışma ve düzenlemelerin kısmen düzenlendiği ancak uzayan süreç içerisinde tam ve çalışır vaziyette ürünün dava tarihine kadar teslim edilemediği anlaşılmıştır. Davacı tarafından gönderilen .... Noterliğinin 07/01/2020 tarihli 00285 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya verilen süreye rağmen işin tamamlanamadığı gibi dosyaya sunulan yazışmaların incelenmesinde 31/08/2020 tarihinde henüz teslimin yapılmadığı, bu tarihten sonra da taraflar arasında yapılan başkaca görüşmenin varlığı dosyadan anlaşılamamış olup davacı tarafından .... Noterliğinin 26/10/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesinin gönderildiği görülmüştür. TBK'nın eser sözleşmelerinde işe başlama ve yürütmeyi düzenleyen 473. maddesi uyarınca; yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Kanunun ayıp nedeniyle sorumluluk ve ayıbın belirlenmesini düzenleyen 474. maddesine göre ise; işsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Huzurdaki davada her ne kadar mail yazışmalarına göre eserin belirli bir aşamaya gelerek test yayınına alındığı ve üzerinde çeşitli hata ve eksiklikler olduğu taraflar arasında belirtilmişse de sözleşme tarihinden ihtarnameler ve dava tarihine kadar uygun seviyede kullanıma hazır bir teslimin gerçekleşmediği, hata ve eksikliklerin teslime engele olup olmadığının incelenmesine yönelik Mahkememiz ara kararına karşın eserin geliştirici ve yüklenici olan davalı tarafından somut olarak incelemeye sunulmadığı bu halde her ne kadar dosyada mevcut yazışmalardan eserin var olduğu düşünülse bile ortada somut ve geçerli ve teslime hazır bir eserin bulunmadığı anlaşılmakla davacının sözleşmeden dönme ve bedel iadesine yönelik talebinin kabulü gerekmiş ve davalının .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasına yapılan itirazının asıl alacak yönünden iptaline karar vermek gerekmiştir. Ancak davalının borca itiraz talebinde faize yönelik itirazının incelenmesinde; davacı tarafından keşide edilen 07/01/2020 tarihli ihtarname tarihinden itibaren faizin talep edildiği, bu süreden sonra davalının çalışmalarına bir şekilde devam ettiği, daha sonra düzenlenen 26/10/2020 tarihinde sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmakla faizin başlangıcının bu ihtarnamenin tebliği ile başlayacağı değerlendirilmiş, davacı vekilince ara karar gereği Mahkememize sunulan tebliğ şerhinin incelenmesinde .... Noterliğine ait 26/10/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalı tarafa taşınmış olduklarından bahisle iade edilerek tebliğ edilemediği görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesi gereği adres değişikliklerinin 7 günlük süre içerisinde karşı tarafa bildirilmesi gerektiğinde dair açık hüküm karşısında tebliğin iade tarihinden itibaren temerrüdün oluştuğu anlaşılmakla 28/10/2020 tebliğ tarihinden itibaren davacı vekilinin talebi gereği işletilmiş 375,78-TL faize hükmedilmiş, davacı vekilinin dava dilekçesinde KDV alacağının bulunmadığına yönelik açık beyanı gereği bu kalemler yönünden değerlendirilme yapılmamış olup, takipte açıkça talep edilen ihtarname giderleri ile birlikte davacının toplam 51.780,17-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden itirazın iptali ile davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; Davalının dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının; 50.800,00-TL asıl alacak, 298,39-TL ihtarname gideri, 306,00-TL ve davalı tarafa gönderilen .... Noterliğinin 26/10/2020 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 28/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek 375,78-TL reeskont faizi olmak üzere toplam 51.780,17-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin bu miktarlar ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi üzerinden DEVAMINA, bakiye kısma ilişkin istemin REDDİNE, 2-Hükmolunan toplam 51.780,17-TL alacağın %20'si oranında olmak üzere hesaplanan 10.356,034-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Alınması gereken 3.537,10TL karar ve ilam harcının peşin alınan 646,99 TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 2.890,11 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye GELİR YAZILMASINA, -Davacı tarafından ilk dava açılırken yatırılan 2.890,11 TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinden 59,40 TL başvuru harcı, posta ve bilirkişi ücreti gideri 5.374,00-TL, olmak üzere toplam 3.727,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre yapılan hesaplamaya göre 3.336,78TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın oranlamaya göre davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre; 1.181,79TL kısmının davalıdan, 138,21TL kısmının ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE İRAT KAYDINA, 6-Davacı vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi gereğince belirlenen 6.054,25-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.07.10.2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır