İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/579 E. 2025/924 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/579
- Karar No
- 2025/924
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/579 Esas KARAR NO : 2025/924
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/07/2025 KARAR TARİHİ : 10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dosya kapsamındaki davacı beyanlarında özetle; davacı banka ile davalı borçlu arasında kredi sözleşmeleri akdedildiği ve bu sözleşmeler uyarınca borçluya kredi kullandırıldığı, borçların ödenmemesi üzerine davalının hesabının kat edildiği ve bu işlemle birlikte alacağın muaccel hale geldiği belirtilmiştir. Bu kapsamda ...A.Ş. tarafından 16.06.2025 tarih ve ... barkod numaralı ihtar ile kredi kartı hesabının kapatıldığı ve borcun ödenmesinin talep edildiği, ihtarın borçluya gönderildiği ifade edilmiştir. Davacıya göre, kredi sözleşmelerinde öngörülen hesap kat işlemi alacağın muacceliyeti için yeterli olup ihtarın tebliği zorunlu değildir; ayrıca asıl borçluya gönderilen ihtarın, borçlunun temerrüdünü ve TBK m.586 kapsamında müteselsil kefilin takibi şartlarını da sağladığı, bu hususun yerleşik Yargıtay içtihatları ile kabul edildiği ileri sürülmüştür. Borçlunun ödeme yapmaması üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğu, kredi sözleşmelerine ve sözleşmelerdeki imzaların geçerliliğine yönelik herhangi bir itiraz bulunmadığı, hesap kat ihtarnamesinin sözleşmede bildirilen adrese gönderildiği belirtilmiştir. Hesap kat ihtarına süresi içinde itiraz edilmemesi nedeniyle, İİK m.68/b uyarınca hesap özetinin ve dayanak sözleşmelerin İİK m.68 kapsamında belge niteliği kazandığı, bu suretle asıl alacak ve faiz oranlarının kesinleştiği, artık borçlunun sözleşmeye, imzaya ve alacak kalemlerine yönelik itirazlarının dinlenemeyeceği savunulmuştur. Davacı taraf ayrıca, akdi faiz ve temerrüt faizinin kredi sözleşmelerinde açıkça kararlaştırıldığını, borçlunun sözleşmeleri imzalamak suretiyle bu oranları kabul ettiğini, ihtara itiraz edilmemesi nedeniyle talep edilen asıl alacağın kesinleştiğini ileri sürmüştür. Alacağın likit, belirlenebilir ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, borçlunun icra takibine sırf tahsil sürecini uzatmak amacıyla haksız itirazda bulunduğu, bu nedenle İİK m.67/2 uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu gerekçelerle, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın savunmasında; davacı banka tarafından müvekkilin kullandığı kredilerin ödenmediği iddiasıyla ... Banka Alacakları İcra Dairesinin... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, borcun varlığı, miktarı, uygulanan faiz oranları, faiz başlangıç tarihi ve borcun muaccel hale geldiği iddialarının kabul edilmediği belirtilmiştir. Davacı bankanın, kredi alacağının muaccel hale gelmesi için zorunlu olan hesap kat ihtarnamesini usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ etmediği, bu nedenle alacağın muaccel olmadığı ve doğrudan icra takibine geçilmesinin usule aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmemesi sebebiyle davalının yasal haklarını kullanmasının engellendiği, icra takibinin ancak ödeme emri ile öğrenildiği ifade edilmiştir. Bu itibarla, muaccel olmayan bir alacak için başlatılan icra takibine dayalı itirazın iptali davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ayrıca icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığı savunulmuştur. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, talep edilen faiz oranlarının fahiş ve faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğu ileri sürülerek, banka kayıtlarının celbi ve bilirkişi incelemesi talep edilmiş; sonuç olarak davanın reddi istenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı asıl borçluya yönelik başlatılan icra takibine, davalının yaptığı itirazın iptlai istemine ilişkindir. Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür. Dava konusu icra dosyasının incelenmesinde, davalı borçlu vekilinin 01/09/2025 tarihli dilekçesi ile itirazın geri çekildiği ve borcun kabul edildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından 03/12/2025 tarihli beyan dilekçesi ile itirazın geri çekildiği ve borcun kabul edildiği bu haliyle davanın konusuz kaldığı, vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Bir dava açıldıktan sonra, dava konusunun ortadan kalkması halinde, mahkemece "Dava konusu kalmadığından esas uyuşmazlık hakkında karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekir. Bu tür kararlar, nitelikçe davanın kabulü ya da davadan vazgeçme sonucunu doğuran ve davayı sona erdiren kararlardan olmakla; davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, davacı vekilinin talebi doğrultusunda yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemiş ve konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu karar harcının peşin alınan 3.586,28 harçtan mahsubu ile geri kalan 2.970,88 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı yararına talep edilmediğinden icra inkarı tazminatı takdirine yer olmadığına, 4-İstenilmediğinden davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/12/2025
Katip e-imzalıdır.
Hakim e-imzalıdır.