İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/499 E. 2024/847 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/499
- Karar No
- 2024/847
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/499 KARAR NO :2024/847 DAVA:Sözleşmenin Feshi DAVA TARİHİ:15/08/2024 KARAR TARİHİ:24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Sözleşmenin Feshi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Müvekkilleri ile davalı banka arasında akdedilen Kredi Ve Kur Korumalı Mevduat Sözleşmesinin davalı banka tarafından tek taraflı haksız feshinden kaynaklanan uzman bilirkişilerce hesaplanacak şimdilik 10.000 TL maddi zararın tazmini talep ettiği, Müvekkili ...ile davalı banka arasında 11.05.2023 tarihinde 4.000.000,00 ve 26.05.2023 tarihinde 5.000.000,00 TL değerinde 1 sene süreli 2 farklı Kur Korumalı mevduat sözleşmesi imzalanmış ve bu kur koruma sözleşmesi kapsamında müvekkili ...Tarafından davalı bankanın ... ... şubesine toplamda 9.000.000,00 TL para yatırıldığı, Kur korumalı mevduat sözleşmesi kapsamında yatırılan 9.000.000,00 TL ye karşılık olarak davalı banka tarafından diğer müvekkili şirket ... Taşımacılık firmasına 1 sene sonra ödemeli, 2 parça halinde toplamda 9.000.000,00 TL kredi kullandırıldığı, Müvekkili ...tarafından 11.05.2023 tarihinde ve 26.05.2023 kur koruma hesabına yatırılan 9.000.000,00 TL ye karşılık diğer müvekkili şirkete 9.000.000,00 TL kredi kullandırılmış 1 sene sonra güncel kur üzerinden müvekkili ... ...'un alacağı hesaplanacak olup mu miktardan Diğer müvekkil şirketin kredi borcu düşülerek kalan miktar müvekkili ... ...'a teslim edileceği, ancak davalı banka Kur Korumalı mevduat sözleşmesi süresi dolmadan 02.10.2023 tarihinde tarafımıza gönderilen ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı haksız olarak feshettiği, davanın kabulüne, davalı bankanın Kredi sözleşmesini ve Kur Korumalı Mevduat Sözleşmesini haksız feshinden kaynaklı olarak müvekkilin kur korumalı mevduat sözleşmesinden doğan alacağının bankadan tahsili ile bankalara uygulanan en yüksek banka mevduat faiziyle beraber tarafımıza ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin (ek-1) "6.11 uyuşmazlıkların çözümü" maddesi kapsamında tahkim anlaşması bulunmakta olduğu, sözleşmenin ilgili maddesine aykırı şekilde açılan huzurdaki davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğu, sözleşmeye bakıldığında açıkça görülecektir ki taraflar arasında karşılıklı irade beyanları neticesinde tahkim anlaşması yapıldığı, davacı tarafın, sözleşmelerin müvekkil banka tarafından haksız olarak feshedildiği iddiaları somut gerçeği yansıtmamakta olduğu, hal böyle olunca müvekkil, kredi sözleşmesini, davacı tarafa gönderdiği 02.10.2023 tarihli ihtarnamede belirtildiği üzere genel kredi sözleşmesinin temerrüt başlıklı 5. maddesi'nin (g) bendine dayanarak sözleşmeyi feshettiği, sözleşmede açıkça düzenlenmiş olan ve müvekkiline sözleşmeyi feshetme hakkı veren hüküm kapsamında, borçluyu temerrüte düşürecek hallerden biri olan esaslı olumsuz etki, davacı şirket hesabına haciz şerhinin gelmesi ve davacı şahıs hakkında başlatılan soruşturma ile vuku bulmuş bu nedenle müvekkili Genel Kredi Sözleşmesi'ni haklı nedene dayanarak feshettiği, müvekkili banka ... Taşımacılık arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin 5.01. Maddesinde düzenlenen temerrüt hallerinden esaslı olumsuz etki gerçekleşmiş ve kredi borçlusu ... Taşımacılık temerrüde düşmüştür. Bununla birlikte müvekkil banka, Kefalet Sözleşmesi yükümlüsü Kefil ...ile imzalanan Mevduat Rehin Sözleşmesi'nin 1-b maddesi uyarınca davacı ... ...'a ait kur korumalı mevduat hesabından kredi borcu tahsilatı yapıldığı, Bu kapsamda davacıların haksız olarak feshedildiğine dair iddialarının gerçeği yansıtmadığı açıkça ortada olduğu, haksız ve hukuki mesnetten açıkça yoksun davalarının reddine karar verilmesi gerekmekte olduğu, arz ve izah ettiğimiz tüm hususlar ile birlikte, Genel kredi sözleşmesinde tahkim anlaşması olmasına karşın davacılar tarafından yok sayılarak huzurdaki davanın açıldığını,11.05.2023 ve 26.05.2023 tarihlerinde davacı ...ile 4.000.000,00 TL 5.000.000,00 TL degerinde 2 farklı Kur Korumalı Mevduat sözleşmesi imzalandığını, buna bağlı olarak ... Taşımacılık firmasına 1 sene sonra ödemeli, 2 parça halinde toplamda 9.000.000,00 TL kredi kullandırıldığını, 17.08.2023 tarihinde .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından haciz yazısının geldiğini, 02.10.2023 tarihinde taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nde düzenlenen temerrüt sebeplerinin gerçekleşmesi nedeniyle davacılar iddialarının aksine müvekkil tarafından haklı nedene bağlı olarak feshedildiğini, 19.11.2023 tarihinde ... 6. Sulh Ceza Hakimliği'nin tutuklama kararı ile davacı ... ...'un tutuklandığını ve halihazırda ... 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında tutuklu olarak yargılandığını, Müvekkili tarafından gerçekleştirilen fesih ve tahsilat işlemlerinin Genel Kredi Sözleşmesi, Kefalet Sözleşmesi ve Mevduat Rehin Sözleşmesi kapsamında hukuka uygun olduğunu beyan eder; dava Genel Kredi Sözleşmesi'nde yer alan tahkim anlaşmasına aykırı şekilde ikame edildiğinden huzurdaki davanın usulden reddine, aksi halde davacıların haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının esastan reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Kur korumalı mevduat sözleşmesi ve buna istinaden tahsil edilen kredi sözleşmesinden kaynaklanın ve haksız fesih iddiasıyla zarar tazmini yasal şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, Ön inceleme duruşmasının 24/12/2024 günü saat 10:00''da yapılmasına, karar verilmiştir. Bir uyuşmazlığın tarafları, üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri (tahkime elverişli) bir uyuşmazlığın hakem veya hakem heyeti tarafından çözümlenmesini kararlaştırabilirler. Bir uyuşmazlığın hakemde görüleceğine ilişkin sözleşmeye tahkim sözleşmesi denir. Tahkim sözleşmesi, temel ilişkiyi düzenleyen sözleşmeden ayrı bir tahkim sözleşmesi olarak düzenlenebileceği gibi, temel ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye konulacak bir tahkim şartı şeklinde de yapılabilir. HMK'nın 412/1. maddesi uyarınca, "Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır". Bu yasal düzenlemede, ... Model Kanunu'ndaki tanım esas almıştır. Benzer bir tanım, Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK)'nun 4. maddesinde de yer almaktadır. Tahkim sözleşmesine dair yasal tanımdan da anlaşılacağı üzere, tahkim sözleşmesinin konusu, tahkime elverişli her türlü hukuki uyuşmazlıklardır. Uyuşmazlığın sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden ya da kanundan doğmuş olmasının bir önemi yoktur. Geçerli bir tahkim sözleşmesinin varlığından söz edebilmek için; tahkim sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olması, tarafların tahkim iradesinin tahkim sözleşmesinde tereddüde yer vermeyecek derecede açık bir şekilde tecelli etmiş olması ve uyuşmazlık konusunun tahkime elverişli olması ve gerekir. Somut olayda, tahkim sözleşmesinin geçerliliği bakımından bu üç koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2021/1472 esas ve 2024/1442 karar sayılı ilamı) Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Taraflar arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, ilgili sözleşmenin her iki tarafında kabulünde olduğu, sözleşmede tahkim şartı kararlaştırılmış olup; uyuşmazlık konusu da tarafların serbestçe tahkim şartı kararlaştırabilecek konulardan olduğu anlaşılmakla; süresi içerisinde tahkim ilk itirazında bulunan davalı talebinin kabulüne ile; davanın tahkim itirazı nedeniyle Hmk md. 413 gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın tahkim itirazı nedeniyle HMK MD. 413 gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..24/12/2024 Katip ... Hakim ...