İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/749 E. 2024/683 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/749
- Karar No
- 2024/683
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/749 Esas KARAR NO :2024/683 DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:21/11/2023 KARAR TARİHİ:20/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firma ... İnş. Nak. Oto. Tekstil ve Tic. Ltd. Şti ile davalı firma ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Arasında kabul beyanı içermekte olan 12/09/2022 tarih ve ... sözleşme numaralı çocuk oyun parkı ve kent ekipmanları sözleşmesinin imzalandığını bu sözleşmeye göre davalı firmanın malları 20 iş günü içerisinde davacı firmaya teslim etmesi gerekirken teslim etmediğini, davalı firmaya sözleşme karşılığı olarak davacı şirkete ait ...Bankası ... ... ... Şubesine ait 10/12/2022 keşide tarihli, ... seri numaralı yazılı 200.000,00 TL tutarlı avans çekinin verildiğini, davacı firmanın vadesi gelen bu çeki ödemek zorunda kaldığını ve bu ödeme yüzünden mağdur olduğunu ...Bankası ... ... ... şubesine ait 10/12/2022 keşide tarihli, ... seri numaralı, 200.000,00 TL tutarlı avans çekinin cirantalarının tetkikinden de görüleceği üzere davalı firmadan sonraki cirantanın faktoring firması olduğu bu durumun da davalı firmanın kötü niyetli insanları dolandırmak gayesinde olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek davalı firmanın da kötü niyetli insanları doldurmak gayesinde olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek davalı firmaya ödenen 200.000,00 TL 'nin en yüksek faizi ile davacı firmaya iade edilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;taraflar arasında imzalanan Çocuk Oyun Parkı ve Kent Ekipmanları Sözleşmesi uyarınca davacı tarafça davalıya sözleşme gereği verilen ve daha sonra ödemesi yapılan 200.000,00 TL'lik çek nedeniyle davalının sözleşme konusu edimi yerine getirmediği iddiası ile 200.000,00 TL'nin iadesi istemli alacak davası olduğu görüldü. DELİLLER; ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... 'ne BA formları celp edilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ...'ne ait, 2022 yılına ait Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait BS formları celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 24/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava konusunun, davacının davalı ile ticari ilişkisinden doğan 200.000,00 TL alacağın tahsiline ilişkin alacak davası olduğu, Davacı firma ... İnş. Gıda Nak, Oto. Tekstil ve Tic.Ltd. Şti ile davalı firma ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti arasındaki ticari işlemlere ilişkin 2022 yılı yevmiye defterine kayıt işlemleri bilirkişi raporunun 4.3 kısmında belirtildiği gibi olup, Davacı firmanın defter ve belgelerine göre 31.12.2022 tarihi itibarıyla davalı firmaya vermiş olduğu 200,000,00 TL tutarındaki avans çekinden dolayı davalı firmadan 200,000,00 TL alacağının göründüğü, Davalı firmaya Bilirkişi raporunun 4.4 kısmında belirtildiği gibi hiçbir şekilde ulaşılamadığından defter ve belgelerinin incelenmesinin mümkün olmadığı, Davacı firmanın ticari defterlerini ibraz ettiği, Dava dosyasının tetkikinde, Mahkeme Başkanlığının yazısına istinaden ... tarafından gönderilen 08.05.2024 tarih ve ... sayılı cevabı yazıda, ...Bankası ... Yolu Ticari Şubesine ait 10.12.2022 keşide tarihli .... seri numâralı 200.000,00 TL bedelli çekin ... A.Ş (... 18) tarafından 12.12.2022 tarihinde ibraz edildiği ve çek bedelinin ödendiği, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından vergi mükelleflerinden aylık bazda (KDV hariç) 5.000,00 TL'nin üzerindeki mal alışlarını BA formu ile aynı tutarı aşan satışlarını BS formu ile beyan etme yükümlülüğü getirilmiştir. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı'nın talebine istinaden davacı firma ile davalı firmanın bağlı bulundukları vergi dairelerinden gönderilen yazılara göre, 2022 yılında davalı firma ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti tarafından davacı firma ... İnş. Gıda Nak. Oto. Tekstil ve Tic. Ltd. Şti adına herhangi bir fatura düzenlenmediği, davacı firma ... İnş. Gıda Nak. Oto. Tekstil ve Tic.Ltd. Şti'nin de davalı firmadan herhangi bir fatura almadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasında imzalanan Çocuk Oyun Parkı ve Kent Ekipmanları Sözleşmesi uyarınca davacı tarafça davalıya sözleşme gereği avans olarak verildiği iddia edilen ve daha sonra ödemesi yapılan 200.000,00 TL'lik çek nedeniyle davalının sözleşme konusu edimi yerine getirmediği iddiası ile 200.000,00 TL'nin istirdatı istemine ilişkindir. Dava konusu çek ... ... Bankasına ait .... seri numaralı, 10/12/2022 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli çektir. Çekin keşidecisinin davacı, lehtarının davalı, avalistinin ... olduğu, davalı lehtar tarafından çekin cirolanarak dava dışı ... ... A.Ş'ye verildiği, daha sonra ... A.Ş'ye cirolanarak 12/12/2022 tarihinde ibraz edildiği ve çekin ödendiği ... yazı cevabından anlaşılmıştır. Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmesinin incelenmesinde taraflar arasında Çocuk Oyun Parkı ve Kent Ekipmanları Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme numarasının ... olduğu, tarihinin 12/09/2022 olduğu, işin yapılacağı adresin İstanbul, ... olduğu, ödeme şeklinin ise tek parça 90 gün vadeli çek olacaktır, 10/12/2022 vadeli yazıldığı görülmüştür. Davacı tarafça sunulan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...d.iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunun incelenmesinde, İstanbul ili ... İlçesi, ... 7053 sokak ... 2 Sitesi ve ..., ... adresindeki taşınmazlar üzerine konulacak, sözleşme ve tespit konusu malların ayrılan yerlerine konulmadığının tespit edildiği görülmüştür. Taraflar arasında 12/09/2022 tarihli Çocuk Oyun Parkı ve Kent Ekipmanları Sözleşmesi bulunduğu anlaşılmakla, davacı taraf davalıya avans çeki verdiğini ve karşılığında işin yapılmadığını iddia etmekte olduğundan çeklerin avans olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı, dava dilekçesinde delil olarak ticari defterlere dayandığından mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunması için ihtaratlı tebligat yapılmıştır. Davalı taraf kesin süre verilmesine rağmen defterlerini ibraz etmemiştir. "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı) Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmiştir. Nitekim taraflar arasındaki sözleşme tarihinin 12/09/2022 tarihli olması, sözleşmenin teslimi için verilen sürenin 20 iş günü olması, buna karşın davacı ticari defterlerine çekin 20/09/2022 tarihinde kaydedilmiş olması gözetildiğinde davacı taraf çekin avans olarak verildiğini ispat etmiş olup bu noktada ispat yükü avans çeklerine karşılık hizmet verildiğini iddia eden davalı tarafa geçmiştir. Ancak davalı cevap dilekçesi sunmadığı gibi ticari defterleri de bilirkişi incelemesine sunmadığından avans çekinin davacı tarafça davalıya verilmesine dayanak işin yapılmadığına ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/122 d.iş sayılı dosyasından yapılan tespitin aksini gösterir davalı tarafça sunulan bir delil bulunmadığından 200.000,00 TL'nin dava tarihi olan 21/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 200.000,00 TL'nin dava tarihi olan 21/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 13.662,00 TL nispi karar harcının peşin alınan 3.415,50 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 10.246,50 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 32.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 3.723,75 TL(269,85 TL BVH, 38,40TL VSH, 3.415,50TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 3.610,00 TL ( 610,00 TL tebliğler ve posta, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır