İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/71 E. 2025/320 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/71
Karar No
2025/320
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/71 KARAR NO : 2025/320 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/01/2023 KARAR TARİHİ : 27/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aracı kurum nezdinde ... müşteri hesap numarası sahibi olan davalının müvekkili tarafından sağlanan aracılık hizmetleri vasıtasıyla sermaye piyasalarında işlem gerçekleştiren ve sürekli olarak riski yüksek işlemler açarak milyonlarca Türk Lirasını aşan pozisyonlar alan bir yatırımcı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşmeler çerçevesinde davalının müvekkilinin ’in ... A.Ş. üyeliği ve sunduğu aracılık hizmetlerinden faydalanarak, ... A.Ş. ...’nda işlem gören çeşitli vadeli işlem sözleşmelerinde büyük meblağlarda alım satım işlemi gerçekleştirdiğini, davalının uzun (alım yönlü) pozisyon alması, davalının söz konusu kontrat kapsamında “alıcı” olarak satın alma yükümlülüğü altına girmesini ifade ettiğini,...’ta işlemlerin işlemin iki tarafında bulunan “alıcı” ve “satıcı” konumundaki yatırımcılar arasında gerçekleştirilmekte olduğunu, davalının “alıcı” olarak taraf olduğu kontratın “satıcı” tarafı, aynı kontratta kısa (satım yönlü) pozisyon sahibi diğer yatırımcı veya yatırımcılar olduğunu, müvekkilinin bahse konu işlemlerin tarafı bulunmadığını, tüm vadeli işlem sözleşmeleri gibi ... Kontratında da kontratın vadeli niteliği gereği, davalının pozisyon açarken pozisyonlarının büyüklüğü üzerinden hesaplanan başlangıç teminatını ödemek, pozisyonları açık kaldığı sürece teminatını yeterli seviyede tutmak ve pozisyon zararına bağlı teminat kaybı nedeniyle teminatının yetersiz hale gelmesi halinde teminat tamamlamakla yükümlü olduğunu, ... T.A.Ş. pay piyasasında yaşanan aşağı yönlü fiyat hareketleri nedeniyle davalının ... Kontratlarındaki toplamda 4.000.000 adet payı temsil eden toplam 40.000 adet uzun yönlü pozisyonunda zarar ettiğini, 19 Eylül 2022 tarihinde davalının pozisyonlarından kaynaklanan zararı nedeniyle teminat seviyesi yetersiz hale geldiğini ve hatta eksi bakiyeye düştüğünü, davalının teminat yetersizliği, davalı tarafından elektronik işlem platformundan takip edildiği gibi telefon ile de davalıya bildirildiğini, davalının bu görüşmelerde durumun farkında olduğunu belirttiğini fakat pozisyonlarını kapamadığı gibi teminat tamamlama yükümlülüklerine ilişkin herhangi bir aksiyon da almadığını, davalının oluşan zararı nedeniyle teminatını yitirmesi ve teminat tamamlama yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davalının pozisyonlarının kapatıldığını ve pozisyon kapama işlemi sonrasında Davalı’nın hesabında 4.122.627,45 TL eksi bakiye borcu kaldığını, ilgili piyasada derinlik oluşmaması, çok fazla işlem geçmemesi ve davalının pozisyon büyüklüğü nedeniyle pozisyon kapama işlemlerinin 19, 20 ve 21 Eylül 2022 tarihlerinde gerçekleştirildiğini, yapılan tüm çağrı ve ihtarlara rağmen davalının hesabındaki eksi bakiyeyi ödememesi üzerine, davalının ...’ta işlemin karşı tarafına olan borcunu, Müvekkilu Aracı Kurum ...’a ödemek durumunda kaldığını, ... tarihinde davalıya ... 16. Noterliğinden .. yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini ve davalıya ödeme yükümlülüklerini yerine getirmesi ve temerrüt durumunu gidermesinin ihtar edildiğini, yapılan bildirimlere, ihtara ve davalının borcunu ikrar etmesine rağmen bu süreçte herhangi bir ödeme gerçekleştirmemesi üzerine, davalının mal varlığı üzerinde Müvekkilin alacağını tahsil etmesine engel olmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapmasını önlemek için 06.10.2022 tarihli ihtiyati haciz talebiyle ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde ...D. İş numaralı dava açıldığını, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarihli... K. sayılı kararıyla 4.122.627,45 TL alacağın temini için davalının menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine kararı verildiğini, 17.10.2022 tarihinde ... 13. İcra Dairesinde ihtiyati haciz kararının icrası için... E. sayılı dosya açıldığını, 17.10.2022 tarihinde borçlunun bilinen menkul ve gayrimenkul malları üzerinde ihtiyati haciz uygulandığını, hakkında ihtiyati haciz uygulanan Davalı hakkında 21.10.2022 tarihinde takip talebinde bulunulduğunu ve Davalı borçluya ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını, davalının icra dosyasına 31.10.2022 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğunu, takibin durduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının ... 13. İcra Dairesi’nin ...E. sayılı icra dosyasındaki haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı haksız olduğundan ve icra inkar tazminatının yasaca aranan tüm koşulları oluştuğundan takip alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkiline müşteri tanıma testi yaptığını ve sonucunda kaldıraçlı işlemlere uygun olmadığı yönünde çıktığını, davacının müvekkilinden mevzuata uygun olarak asgari tutarda bir başlangıç teminatı talep etmediğini ve müvekkiline asgari teminatı olmaksızın kaldıraçlı işlemler yapmaya başlattığını, davacının aydınlatma yükümlülüğüne ve riskleri bildirip genel yatırımcıların büyük çoğunluğunun bu tür kaldıraçlı vadeli işlemlerden zararla çıktıklarına dair açıklama yapmadığını, davacının müvekkiline deneme hesabı açıp 6 gün asgari 50 sanal işlem yaptırmadığını, davacının sürdürme teminatını müvekkili aleyhine ve kaldıraçlı pozisyon aldığı tahta alıcısız her gün taban yaparken yükseltip aktüel bakiyeyi kaybettirip sonunda korkunç bir eksi bakiye ile pozisyondan çıkmasına neden olduğunu, davacının başta SPK Kanunu ikincil düzenlemeler olmak üzere hukuka aykırı işlem ve eylemlerle müvekkilinin emek vererek büyüttüğü yatırım portföyünün kaybına ve devamında eksi bakiye oluşmasına neden olarak yatırım piyasasına olan güvenini kaybetmesine sebep olduğunu, bu nedenlerle haksız davanın reddine, davacının müvekkiline haksız ve mevzuata aykırı uygulamaları, haksız icra takibi, haksız dava ve müvekkilinin tüm mal varlığına ihtiyati haciz uygulaması nedeniyle asgari %20 kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesi ile şimdilik 280.000,00 TL kısmi belirsiz olarak açtıkları karşı davanın belirlenecek kayıplar tutarındaki değere ıslah edecekleri tutar üzerinden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ...13. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası, ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevabı ve ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce alınan 19/12/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; "CD içerisinde bulunan ses kaydı 1 .... ve ses kaydı ... adlı ses belgelerinin gerçekleşen konuşmaların telefonda gerçekleşen iki erkek şahıs tarafından gerçekleştiğinin anlaşıldığını, erkek şahısların konuşma içeriğinden kendilerine hitap edildiği şekliyle isimlendirildiğini, CD içerisindeki ses dökümlerine ait çözümlemelerin yazıya aktarıldığı" yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizce alınan 07/08/2024 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda özetle; " Davacının karşı davalının sözleşme kapsamında yapması gereken özellikle teminat tamamlama çağrısı olmak üzere yükümlülüklerini yerine getirdiğini, buna karşı davalının karşı davacının borç ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünün görüldüğünü, davacının karşı davalının sözleşme kapsamında yapmış olduğu pozisyon kapama işlemleri incelendiğinde davalıya karşı davalıya ait pozisyonun somut olay tarihinde makul fiyat aralıklarından gerçekleştiği zararın artmasına ya da doğmasına yol açacak işlemi bulunmadığının anlaşıldığını, varlıkların satışına konu olan dönem piyasanın düştüğü bir dönem olduğunu, bu dönemde sözleşme fiyatlarının taban olduğunu, satıcıların karşı tarafında alıcı pozisyonda bulanan bir kişi olmadığını, buna paralel olarak vadeli alım sözleşmelerin taban olduğunu ve hızla değerlerinin düştüğünü, bu sözleşmelerin değerindeki düşüşün sözleşmelerin üzerindeki kaldıraç yani öz kaynağından daha fazla tutarda işlem yapabilme yetkisi nedeniyle yüksek boyutta olduğunu, bu noktada davacı karşı davalı aracı kurumun yapabileceği seçenekler mümkünse pozisyonları satmak ve/veya ters pozisyonla kapatmak ya da teminat tamamlatarak pozisyonları devam ettirmeye çalışmak olduğunu, davacı karşı davalı satılabilecek bir fiyattan alıcı gelmesi üzerine ters pozisyonla davalının karşı davacının pozisyonunun kapatabildiğini, davacının karşı davalının pozisyon kapattığı seviyelerin somut olay tarihi itibariyle makul olduğunun görüldüğünü, piyasa fiyatlarının devam eden süreçte düşmeye devam ettiği dikkate alındığında pozisyonlar ters işlemle kapatılmasaydı teminat açığının büyümeye devam edeceğini, bu anlamda takdir mahkemeye ait olmak üzere varlıkların davacı tarafından kötü yönetildiği yönündeki iddianın somut olay açısından geçerli olmadığının değerlendirildiğini, 4.1.1 ve 4.1.2'nci bölümlerde belirtildiği üzere gerçekleştirilen işlemler vadeli işlem niteliğinde olduğunu, kaldıraçlı işlemlere (forex) ilişkin hükümlerin uygulanması mümkün olmadığını, borsalarda, ya da daha genel bir ifade ile organize piyasalarda işlem gören vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri açısından yatırılan teminattan daha fazla kayıpla karşılaşılması mümkün olup, bu tutarın müşterilerden talep edilemeyeceğine dair herhangi bir mevzuat hükmü bulunmadığını, davalı, davacı nezdindeki gerçekleştirilen işlemlerin “kaldıraç” içermesi nedeniyle “kaldıraçlı alım satım işlemi” hükümlerinin uygulanması gerektiği iddiasında olduğunu, kaldıraçlı işlem, Sermaye Piyasası Kurulunun III - 37.1 Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin (Yatırım Hizmetleri Tebliği) md.3/f.1(g) bendi hükmünde; “Yatırılan teminat tutarı karşılığında, döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıkların kaldıraçlı olarak elektronik ortamda oluşturulmuş bir platformda alım satımı” olarak tanımlandığını, kaldıraçlı işlem aynı zamanda 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunun (SPKn) md.3/f.1(u)(3) nolu alt bentte, “Döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıklar üzerine yapılacak kaldıraçlı işlemler” olarak tanımlanarak türev araçların bir alt türü olarak sayıldığını, kaldıraçlı işlemi diğer, özellikle ... A.Ş. ... gibi .... piyasalarda işlem gören türev araçlardan ayıran en temel özellik, bu türev araçların tezgahüstü türev araç niteliğini taşımasıdır. Kaldıraçlı işlemde organize bir borsa olmadığını, işlemler ilgili aracı kurum tarafından işletilen bir platform üzerinde, genellikle işlemi karşı tarafı aracı kurum olacak şekilde gerçekleştirildiğini, SPKn md.3/f.1(u) bendinde de kaldıraçlı işlem 3 nolu alt bent olarak 1 ve 2 nolu alt bentlerde tanımlanan vadeli sözleşme ve opsiyon söfleşmelerinden ayrı olarak saydığını, derdest davadaki uyuşmazlığa konu finansal ürünlere bakıldığında, işleme konu finansal ürünlerin ... A.Ş. ...'nda işlem gören vadeli işlem sözleşmeleri olduğunun görüldüğünü, bu finansal ürünün, SPKn ya da Yatırım Hizmetleri Tebliği hükmünde bir kaldıraçlı işlem (forex işlemi) olmadığını, bir ürününün kaldıraç içermesi, başka bir ifadeyle yatırılan teminatın belirli bir katı kadar pozisyon alınabilmesi bu ürünü hukuki anlamda “kaldıraçlı işlem” yapmayacağını, borsalarda işlem gören vadeli işlem sözleşmeleri (ya da opsiyonlar), ürünün tanımı gereği kaldıraç içerse dahi, hukuki anlamda “kaldıraçlı işlem” olmadığını, kaldı ki, SPKn'nin 3/1/u/3 maddesinde “kaldıraçlı işlemlerin” döviz ve kıymetli madenler ile kurulca belirlenecek diğer varlıklar üzerinde yapılacağı belirtildiğini, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri Tebliği'nin 25'inci maddesinde “kaldıraçlı işlemler dışında kalan türev araçlara ...” ifadesi kullanılarak açıkça “kaldıraçlı işlemlerin” diğer türev araçlardan ayrı bir alt sınıf olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla, “kaldıraçlı işlem” teriminin özel ifade olduğu bu düzenlemeden de anlaşıldığını, bu anlamda, davalı hesabında alım satımı gerçekleştirilen vadeli işlem sözleşmeleri kaldıraçlı işlem hükmünde olmayıp taraflar arasındaki ilişki de kaldıraçlı varlıkların alım-satım işlemi olmadığını, 6362 sayılı SPK gereği yayınlanan Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri İle Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in 19/1.d ve 24/1.c maddesinin somut olay yönünden uygulama alanı olup olmadığı, 4.1.1 ve 4.1.2'nci bölümlerde belirtildiği üzere gerçekleştirilen işlemler vadeli işlem niteliğinde olup söz konusu madde hükümlerinin somut olayda uygulanması mümkün olmadığını, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin md.19/1.(d) ve 24/1.c bendi hükmü, kaldıraçlı varlık alım — satım işlemlerine ilişkin olup, bu hükmün taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaldıraçlı varlık alım-satım işlemlerine yönelik olmaması nedeniyle, uygulanmasının mümkün olmadığını, ...Sermaye Piyasası Araçlarının Kredili Alımına dair tebliğ gereği gerekli bildirimlerin yapılıp yapılmadığını, Taraflar arasındaki işlemlerin türev (futures) işlemler olması, ve uyuşmazlık konu olayda sermaye piyasası araçlarının kredili alımının söz konusu olmaması nedenleriyle söz konusu tebliğin uygulanmasının mümkün olmadığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememizce alınan 25/01/2025 tarihli Bilirkişi Heyeti Ek Raporunda özetle;" 03/10/2022 tarihi itibarıyla asıl alacak tutarının 4.122.627,45 TL olduğunu, işlemiş temerrüt faizinin taraflar arasındaki sözleşmeye göre Temerrüt Tutarı x Yüksek Olan ... en kısa vadeli repo ağırlıklı ortalama faizi; ... Para Piyasası en kısa vadeli işlem ağırlıklı ortalama faizi; TCMB haftalık borç verme repo faizi) x 3 x 2 formülüne göre belirleneceği" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında düzenlenen vadeli işlem ve opsiyon piyasasında alım satım aracılığına ilişkin çerçeve sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali; karşı dava ise aynı sözleşmeden kaynaklı alacak istemlerine ilişkindir. Somut olayda; davalı karşı davacının 11/08/2022 tarihinde "... A.Ş. ... Alım Satım Aracılığına İlişkin Çerçeve Sözleşme " başlıklı sözleşmeyi elektronik ortamda imzaladığı, davacının sözleşme kapsamında yapması gereken özellikle teminat tamamlama çağrısı olmak üzere yükümlülüklerini yerine getirdiği, buna karşın davalının borç ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek temerrüde düştüğü, davacının sözleşme kapsamında yapmış olduğu pozisyon kapama işlemleri incelendiğinde davalıya ait pozisyonun somut olay tarihinde makul fiyat aralıklarında gerçekleştiği zararın artmasına ya da doğmasına yol açacak işlemi bulunmadığı, davalı hesabında alım satımı gerçekleştirilen vadeli işlem sözleşmeleri kaldıraçlı işlem hükmünde olmayıp taraflar arasındaki ilişki de kaldıraçlı varlıkların alım satım işlemi olmadığı, 03/10/2022 tarihi itibarıyla asıl alacak tutarının 4.122.627,45 TL olduğu, işlemiş temerrüt faizinin taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirttikleri formüle göre belirleneceği yönünde değerlendirmeler içeren bilirkişi raporu, yeterli teknik incelemeyi içerdiğinden tarafların iddia ve savunmaları tek tek değerlendirilip ve denetime elverişli olarak rapor edilmiş olduğundan hükme esas alınmış ve davacı tarafça gönderilen borç ihtarının davalıya tebliğ edilerek davalının temerrüde düşürüldüğü, sözleşme hükümlerine göre talep edilen işlemiş faiz alacağının da yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmiştir. Davalı tarafça açılan karşı dava yönünden ise karşı dava alacak istemine ilişkin olup, TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan, bu dava şartı yerine getirilmemiş olmakla, karşı davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; A)Davanın KABULÜ ile 1-Davalı borçlunun ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine yöneltiği itirazın kısmen iptali ile 4.122.627,45 TL asıl alacak, 177.602,79 TL işlemiş faiz, 8.880,14 TL BSMV olmak üzere toplam 4.309.110,38 TL yönünden takibin takip talebindeki şartlarla devamına, 2-Alacak likit olup itiraz haksız bulunduğundan, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince takdiren %20 oranında hesaplanan 861.822,07 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 294.355,33 TL nispi harçtan peşin alınan 52.043,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 242.312,04TL harcın davalı karşı davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 488.728,83.TL nispi vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak, davacı karşı davalıya verilmesine, 5-Davacı karşı davalı tarafından dava açılırken yatırılan 54.248,79‬ TL (25,60 TL VSH, 179,90 TL BVH, 54.043,29 TL peşin harç) harcın davalı- karşı davacıdan alınarak, davacı karşı- davalıya verilmesine, 6-Davacı karşı davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan 6.976,00 TL (6.500,00 TL bilirkişi ücreti , 476,00 TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davalı - karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nın davalı-karşı davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa ödenmesine, B)Karşı davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 4.800,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.184,60‬ TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde davalı-karşı davacıya iadesine 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00TL maktu vekalet ücretinin davalı- karşı davacıdan alınarak, davacı- karşı davalıya verilmesine, 3-Davalı- karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı ( e duruşma ) ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2025 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/71, K. 2025/320, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-71-e-2025-320-k-cdcbd8e194a3