İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/202 E. 2024/801 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/202
- Karar No
- 2024/801
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/202 KARAR NO:2024/801 DAVA:Ticari Satımdan Kaynaklanan DAVA TARİHİ:24/03/2023 KARAR TARİHİ:17/12/2024 MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... SAYILI DOSYASINDA; ESAS NO: ... Esas KARAR NO: 2023/433 DAVA:İstirdat DAVA TARİHİ:30/05/2023 MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS VE ... ESAS SAYILI DOSYASINDA; ESAS NO : ... KARAR NO : ... DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:03/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ... ... San. Tic. Ltd. Şti. Aşağıda bilgileri verilecek olan çekin lehtarıdır. Bahsi geçen bu çek kargodayken kaybolarak zayi olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ... esas sayılı dosya ile ödemeden men talepli çek iptali davası 01.02.2023 tarihinde ikame edildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.02.2023 tarihli tensip zaptı ile çek bedelinin %15'i oranındaki teminat karşılığında ödemeden yasaklanmasına dair ara karar oluşturduğunu, teminat bedeli süresi içinde yatırılmış olduğunu, ödemeden men yasağı konulduğunu, davalılarca vade tarihi olan 20.03.2023 tarihinde ... Bankası- ... Şubesinde takasbank aracılığıyla ödeme talep edildiğini, ... bankası ise öncelikle ... ... ... Şubesi ile iletişime geçmiş olduğunu, çeke ilişkin bilgi talep edildiğini, ... ... Bankası ise müvekkil ile iletişime geçerek durumu bildirdiğini, aynı zamanda ödeme yasağı ... Bankasına taraflarınca ivedilikle bildirildiğini ve zayi olan çeke ilişkin haksız ödeme yapılması engellendiğini, akabinde davacı tarafından çekin ödenmesinin talep edildiği banka olan... bankası ile iletişime geçilerek, bankaya ibraz edilen çeke ilişkin evrak talep edildiğini, ... Bankası tarafından davacıya çekin görüntüsü ulaştırılmış olduğunu, ekte sundukları çek görüntüsü ile davacının vermiş olduğu vekaletteki imzaların karşılaştırılması ile de anlaşılacağını, davalılarca davacı imzası taklit edilerek çek sahte şekilde ciro edildiğini, davacının lehtarı olduğu çek kaybolduğunu ve kötü niyetli 3. Kişilerin eline geçerek imzası taklit edilerek tedavüle konulduğunu, davacı aleyhine icra dosyası açılması durumunda İİK 72 uyarınca icra takibinin durdurulması konusunda teminatlı veya teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalılar kötüniyetli hareket ederek davacının mağduriyetine neden olduğundan, %20‘den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti dahil yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dilekçesinde imza itirazında bulunduğunu, ancak imza inkarında bulunmasına rağmen davacı yan, dava dilekçesinin ekine samimi imza örneklerini sunmadığını, davalının tazminata mahkum edilebilmesi için icra takibinin haksız ve kötü niyetli olması gerektiğini, dava konusu çek incelendiğinde; çekin davalıya ciro yoluyla geçtiği ve davacı ile davalı arasında başka cirantalar bulunduğu görüleceğini, davalı çeki davacıdan almadığından çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilecek durumda olmadığını, bu nedenle iyi niyetli olduğunu, davacı taraf işbu çekin kaybolarak zayi olduğunu iddia ettiğini, davalı şirket tarafından dava konusu çekin tahsili amacıyla gerçekleştirilen tüm işlemler yasaların tanıdığı hak ve yetkiler kapsamında gerçekleştirilmiş olduğunu söz konusu işlemlere dayanılarak müvekkili kötü niyetli olmak ile itham etmek mümkün olmadığını, sürekli ticari faaliyeti bulunan bir şirketin çek bedelini tahsil etmek için yasal yollara sahip olmasına rağmen ilgili yasal yolları kullanmaması akla ve mantığa olduğu kadar ticari hayatın işleyişine de aykırılık teşkil edecek olduğunu, davacı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın ve tazminat taleplerinin reddini, davacı aleyhine alacağın %20 oranından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Asıl dava yönünden ... ... ... şubesine ait ... seri numaralı, 20/03/2023 vade tarihli, 48.401,84-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti, birleşen ... ATM ... esas ve ... karar sayılı dosyası yönünden ... ... ... şubesine ait ... seri numaralı, 20/03/2023 vade tarihli, 48.401,84-TL bedelli çekin istirdatı talebi, birleşen ... ATM ... esas ve ... karar sayılı dosyası yönünden ... ... ... şubesine ait ... seri numaralı, 20/03/2023 vade tarihli, 48.401,84-TL bedelli çekten dolayı... . İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olunmadığının tespitinin davasıdır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 02/11/2023 tarihli ara karar ile dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiştir. 17/08/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çekin arka yüzünde ''... ... Limited Şirketi'' kaşe izi üzerine atılı birinci ciranta imzası ile ...'un mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir kanaat raporudur. Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2013, s. 346).Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen istemin temeli menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise, hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacı tarafa aittir. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Somut uyuşmazlıkça davacı taraflarca uyuşmazlığa konu ... ... ... şubesine ait ... seri numaralı, 20/03/2023 vade tarihli, 48.401,84-TL bedelli çekten kaynaklı imza inkarında bulunulmuş olup; mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan 17/08/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuyla da inceleme konusu senette tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çekin arka yüzünde ''... ... Limited Şirketi'' kaşe izi üzerine atılı birinci ciranta imzası ile ...'un mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususu tespit edildiği, kargodan çalınan çok sayıda çekin ciranta/ hamilinin davalılar olması, bu sebeple davalılar hakkında açılmış çok sayıda hukuk dosyası ile savcılık soruşturması bulunmasının, hayatın olağan akışına uygun olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 792. maddesine göre normal şartlarda çeki elinde bulunduran kişinin kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun kanıtlanması gerekirken, hayatın olağan akışına aykırı şekilde kargodan çalınan ve soruşturma ya da dava konusu olan bir çok çeki olduğu gibi bu çekide elinde bulunduran davalının çeki iyi niyetle ve ağır kusuru olmadan elinde bulundurduğunu kanıtlaması gerektiği, burada ispat yükünün yer değiştirdiği, dosya kapsamına göre davalılarının çeki, geçerli bir hukuki ilişkiye dayanarak iyi niyetli ve ağır kusuru olmadan elinde bulundurduğunu kanıtlayamadığı anlaşılmakla; asıl ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas ve ... karar sayılı davaları yönünden davanın kabulü ile; ... ... ... şubesine ait, ... seri numaralı, 20/03/2023 vade tarihli, 48.401,84-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile çekin istirdadına, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Asıl ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas ve ... karar sayılı davaları yönünden davanın KABULÜ İLE; ... ... ... şubesine ait, ... seri numaralı, 20/03/2023 vade tarihli, 48.401,84-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile çekin istirdadına, 2-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, Asıl dava yönünden; 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 3.306,33-TL nispi karar harcının, peşin alınan 826,59-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.479,74-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 1.032,09-TL (179.90-TL BVH, 25,60-TL VSH 826,59-TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 2.140,00-TL ( tebliğler ve posta ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas dava yönünden; 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 3.306,33-TL nispi karar harcının, peşin alınan 826,59-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.479,74-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 1.032,09-TL(179,90-TL BVH, 25,60-TL VSH 826,59-TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 184,00-TL ( tebliğler ve posta, ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas dava yönünden; 11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 3.306,33-TL nispi karar harcının, peşin alınan 826,59-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.479,74-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA 12-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 1.032,09-TL(179,90-TL BVH , 25,60-TL VSH 826,59-TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 14-Davacı tarafından yargılama gideri olmadığından bu hususta hesaplama yapılmasına yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır