İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/779 E. 2025/747 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/779
Karar No
2025/747
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/779 Esas KARAR NO : 2025/747 DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 18/08/2023 KARAR TARİHİ : 31/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalı kurum ile müvekkili arasında 04.06.2020 tarihli Maaş Ödeme Protokolü imzalandığını, bu protokol ile davalının 51 adet personelini kapsayacak şekilde, personeline yapacağı her türlü ödemenin, müvekkili banka nezdinde davalının her bir personeli adına açılacak hesaplara otomatik aktarılması hususunun düzenlendiğini, müvekkili banka Maaş Ödeme Protokolünün, 10.1 maddesi gereğince promosyon ödemesi yapıldığını davalı kurumun, Maaş Ödeme Protokolü uyarınca 15.06.2023 tarihine kadar protokole uygun hareket etmeyi taahhüt etmesine karşın, protokolün imzalanmasından sonraki hesap hareketlerini gösteren dökümden açıkça anlaşılacağı üzere protokol konusu personele yapılması gereken ödemelerin tüm protokol süresi içerisinde müvekkili banka kanalı ile yapılması gerekirken bu taahhüde aykırı hareket edildiğini ve protokolün davalı tarafından sürenin bitiminden önce tek taraflı olarak haksız feshedildiğini, ... 18. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak, davalının icra dosyasına sundukları dilekçeleri ile yetkiye, borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA / Davalının davaya cevap dilekçesinde ve özetle; 04.06.2020 tarihinde alacaklı olduğunu iddia eden taraf ile yapılan banka promosyon sözleşmesinin 10.2. maddesi hükmünü yerine getirmediğini, resmi yazı ile yerine getirmesinin tebliğ edildiğini, 7 ay cevap alabilmek için beklendiğini ancak cevap dahi verilmediğini, Kaymakamlıklarınca sözleşme hükümlerine uyulmadığı için sözleşmenin haklı fesih edildiğinin bildirildiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra kurumlara yeni atamalar ve naklen tayinler olduğunu, bunlar adına promosyon ödemelerinin yapılmasının resmi yazıyla ve telefonla şifai olarak istendiğini, sözleşme tarihinden sonra ataması yapılıp kurumlarda göreve başlayan toplam 6 memurdan sadece ... İlçe Tapu Sicil Müdürlüğünde 15.09.2020 tarihinde göreve başlayan ...'a kısıtlı promosyon ödemesi yapıldığını, diğerlerine yapılmadığını protokolün haklı fesih edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava, maaş ödeme protokolünün erken feshi nedeniyle ödenen promosyonların iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasında maaş ödeme protokolü imzalanarak ... Kaymakamlığı adına davalı bankanın ... şubesinde ... mevduat hesabı açılarak maaş ödemelerinin bu hesaptan yapılmasının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından ;... Kaymakamlığı borçlu gösterilerek protokolün haksız feshi nedeniyle kıstelyevm hesaba göre promosyon iadesi istemine ilişkin olarak ... 18. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatılmış, takip talebinde borçlu olarak “ ... Kaymakamlığı; ...gösterilmiştir.Gönderilen ödeme emrine karşılık Kaymakam adına ... tarafından takibe itiraz edilmiştir. İtirazın iptali davası da aynı şekilde yine bu kez İçişleri Bakanlığı; ... Kaymakamlığı, ... olarak açılmış; dava dilekçesi tebliğleri yine ... adresine tebliğ edilmiş, yine aynı şekilde davaya cevap verilmiş, Mahkemece ön inceleme duruşmasında husumetin İçişleri Bakanlığına yöneltilip yöneltilmediği hususunda beyanda bulunulması üzerine; davacı vekili 30.01.2024 tarihli dilekçesi ile ... Kaymakamlığına yönelttiğini bildirmiştir. Dava ehliyeti, davada taraf olma ehliyetidir. Nitekim, 6100 sayılı HMK’nın 50.maddesinde medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olacağı hüküm altına alınmıştır. Yasa hükmünde belirtildiği üzere taraf ehliyeti, medeni hukuktaki hak ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şeklidir. Maddede, gerçek ve tüzel kişi ayırımı yapılmaksızın, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların davada taraf ehliyetine de sahip olacağı belirtilmiş olup, 4721 sayılı TMK gereği de hak ehliyetine sahip olanlar gerçek ve tüzel kişilerdir. Kaymakamlık ilçelerde devleti temsil etse de hukuken tüzel kişiliği yoktur. Dolayısıyla davada taraf ehliyetinin bulunduğundan da bahsetmek mümkün değildir. Açılacak davalarda husumet kaymakamlıklara değil T.C. İçişleri Bakanlığı’na yönelmesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK.’nun 114/1-d maddesine göre tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı Kanunun “dava şartlarının incelenmesi” başlıklı 115/2. maddesi “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” hükmünü içermektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle Mahkememizce davalının taraf ehliyeti bulunmadığından davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddesi gereği dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddesi gereği dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 1.360,53-TL harçtan mahsubu ile kalan 745,13-TL'nin hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı yargılamada kendisini bir vekil ile temsil ettirmediğinden vekalet ücreti hususunda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/10/2025 Katip ¸ Hakim ¸

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/779, K. 2025/747, T. 31.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-779-e-2025-747-k-4fcc20ef676b