İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/786 E. 2025/273 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/786
- Karar No
- 2025/273
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/786 Esas KARAR NO : 2025/273 DAVA : Menfi Tespit-Alacak DAVA TARİHİ : 25/09/2006 KARAR TARİHİ : 24/04/2025 ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının mahkemenin kapatılması ve ... 40.Asliye Ticaret Mahkemesine dosyalarının aktarılması ile... Esas numarasını aldığı, ... 40.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin... sayılı 15/04/2013 tarihli kararıyla bozulduğu, dosyanın ... Esasına kaydedildiği; ancak ... 40.Asliye Ticaret Mahkemesinin kapatılarak dosyalarının ... 6.Asliye Mahkemesine aktarılması sebebiyle dava dosyasının ...Esas sayılı sırasına kaydının yapıldığı, Mahkememizden verilen 13/06/2016 tarih,... Esas ve ...sayılı kararının da Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 29.03.2018 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamıyla bozulduğu ve bu kez dosyanın ... Esas sayılı sırasına kaydedildiği, Mahkememizden verilen 28/10/2021 tarih,... Esas ve ... sayılı kararının da Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 22/05/2024 tarih,...Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla bozulduğu ve bu kez dosyanın... Esas sayılı sırasına kaydedilen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / ASIL DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Taraflar arasında 05/08/2005 tarihinde yapılan sözleşme gereğince taahhüt edilen işler yapılırken, davalı şirketin ekonomik sorunlarından dolayı işbu dilekçenin ekinde fotokopisi olan iki adet çekin teminat olarak ve davalı firmaya kredi kullanabilmek ve işi yapabilmek için verildiğini, davalı tarafın kötü niyetli olarak kendi ödemelerini yerine getirmemek amacıyla çekleri kendilerine karşı tehdit unsuru olarak kullandığını, bahse konu çeklerden dolayı herhangi bir borçlarının olmadığını, kaldı ki davalı firmanın 12/12/2005 tarihli yazılarında, sözleşme gereğince kendilerine verilen teminat çeklerini iade edeceklerini belirtmelerine karşın halen o teminat çeklerini de taraflarına kötü niyetli olarak iade etmediklerini beyanla davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Taraflar arasında 05/08/2005 tarihli Eser Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye göre, davalı şirketin, Bulgaristan'da yapılmakta olan... dekorasyon işini üstlenen müvekkilinin, bu işlerin bir kısmını davalı şirkete verdiğini, davalı şirketin üstlendiği işlerin sözleşmede açık açık belirlendiğini, bu akde dayanarak çalışmaya başlayan davalı şirketin, bir süre sonra sorun çıkartmaya başladığını ve 06/05/2006 tarihinde kimseye bir hesap vermeden iş alanını terk edip gittiğini, bunun üzerine ... 9.Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirketin akdi feshettiğini bildirdiğini, ayrıca müvekkili şirketin noter marifetiyle bir tespit yaptırdığını, bu tespit tutanağının ekinde yerin fotoğraflarının mevcut olduğunu, başka bir deyişle davalının işi ne aşamada bıraktığının sabit olduğunu, davalı şirkete, bu sözleşme uyarınca, sözleşme bedeli olan 510.000,00-Euro bedelli çeklerin teslim edildiğini ve davalı tarafın vadesi gelince bu çekleri kullandığını ve müvekkilinden tahsil ettiğini, ancak davalının elinde halen bir adet ödenmemiş çek bulunduğunu, ... Bankası ...Şubesinin 28/04/2006 tarihli ve 35.000,00-Euro bedelli çekin davalı şirket tarafından bankaya ibraz edildiğini ve her an icraya konabilecek durumda olduğunu, müvekkili şirketin de ödeme maksadıyla verdiği bu çeklerin karşılığında davalıdan teminat çekleri aldığını, ancak bu çeklerin ödeme yapıldıkça davalı şirkete iade edildiğini, davacı şirketin elinde iki adet çek kaldığını, davalı şirketin sözleşme koşullarına uymayarak, müvekkilini mağdur ettiğini ve zarar etmesine neden olduğunu, işi bırakmadan önce yapması gereken üretimleri yapmadığı gibi yaptıklarını da hatalı, eksik ve teknik şartnameye aykırı bir biçimde yaptığını, aynı zamanda yaptığı ve yapması gereken işi de zamanında ve süresinde yapmayarak, sözleşme koşullarına aykırı davranarak müvekkilini, mal sahibine karşı zor durumda bıraktığını ve ayrıca zarar etmesine neden olduğunu, mal sahibi olan şirketin, davalının yaptığı işin gecikmesi ve düzgün yapılmamış olmasından dolayı müvekkiline tazminat ve gecikme cezaları kestiğini ve kesmeye devam ettiğini, bu bedelleri de müvekkilinin istihkaklarından düştüğünü, bu kalemin davalının neden olduğu bir zarar olduğunu, bu hususlarda davalı şirketin defalarca uyarıldığını, sözleşmenin haklı olarak feshinden sonra müvekkili şirketin, eksik kalan kısımları, yani davalının yapması gerekirken yapmadığı (müvekkilinden bedelini tahsil ettiği halde) üretimler ve bunların montaj işinin bir kısmını kendisi bir kısmını da başka bir firmaya yaptırdığını, ayrıca davalının yaptığı ve monte ettiği üretimlerin bir kısmıda eksik ve hatalı olarak yapıldığı için, bunların da giderilmesi için müvekkili şirketin ayrıca bir bedel ödediğini ve halen ödemekte olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki sözleşme uyarınca gecikilen her gün için belirli bir bedelin cezai şart olarak kabul edildiğini, davalının kusuru neticesinde gecikmeler olduğunu ve müvekkilinin zarar ettiğini, bu nedenle de davalının müvekkiline cezai şart ödemesi gerektiğini, müvekkili şirketin üstlendiği işi henüz teslim ettiğini ancak kesin kabulün henüz yapılmadığını, bu nedenle yukarıda belirtilen kalemlerin karşılığını tek tek olarak bildiremediklerini, ancak ileride kesin kabul yapıldığı zaman bu rakamların netleşeceğini, müvekkili şirketin sözleşme koşulları uyarınca ödemesi gereken bedeli fazlasıyla davalıya ödediğini, bunun istirdadı ya da mahsubu gerektiğini, şöyleki; yukarıda anlatıldığı üzere davalının elinde müvekkili şirketin bir çekinin mevcut olduğunu, bu çekin bedelinin davalı tarafından her an tahsil edilmek istenebileceğini, ancak müvekkilinin davalıya bir borcunun olmadığını, aksine alacağının mevcut olduğunu, bu nedenle bu çekin karşılıksız kaldığını, bu çekin aslının davacıya iadesinin gerektiğini, bunu 23/05/2006 tarihli ihtarnamelerinde talep etmelerine rağmen halen taraflarına verilmediğini, aksine davalı şirket tarafından ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesinde...Esas sayısı ile menfi tespit davası açıldığını, bu davada müvekkilinin elinde bulunan, davalı şirkete ait bulunan ve davalı tarafından ödenmesi gereken fakat halen ödenmeyen iki adet çekin karşılıksız kalması nedeniyle iptalini istediğini, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini, borçlu olmasına rağmen alacaklı gibi davrandığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 81.000,00-Euro'unun fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ve fesih tarihinden itibaren işleyecek döviz reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 35.000 Euro bedelli çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / ASIL DAVADA: Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Davacı tarafından açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesinde başka bir tüzel kişiye dava açıldığını, bu nedenle davanın öncelikle husumet yokluğundan reddi gerektiğini, bu hususta mahkeme aksi kanaatte ise taraflar arasında 05/08/2005 tarihli Eser sözleşmesi olduğunun doğru olduğunu, ancak bu sözleşmenin koşullarına uymayan ve alacağını tahsil etmesine rağmen işi yarım bırakıp giden davacının kendisi olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin olağanüstü zarar ettiğini ve üst işverene karşı çok zor durumda kaldığını, müvekkili şirketin mal sahibi-üst işveren olan dava dışı ... isimli şirket ile sözleşme uyarınca Bulgaristan'da yapılmakta olan bir otelin bir kısım işlerini yapmayı üstlendiğini ve üstlendiği işlerin bir kısmını da alt taşeron olarak davacı şirkete verdiğini, davacı şirket ile akdedilen sözleşme uyarınca sözleşme bedeli olan miktarın hepsinin davacıya çeklerle, faturalarla ya da nakit olarak ödendiğini, davacı şirketin müvekkilinden bir alacağının olmadığını, müvekkili şirketin yaptığı ödemelerin karşılığında davacıdan birtakım teminat çekleri aldığını, ancak bu teminat çeklerinin büyük bir kısmını davacıya zamanında iade ettiğini, müvekkili şirketin elinde bu dava konusu iki adet çek kaldığını, müvekkilin de 35.000,00-Euro bedelli bir adet çekinin davacının halen elinde bulunduğunu, bu çekin bankaya ibraz edildiğini ve arkasının yazdırıldığını, başka bir deyişle bu çekin her an icraya konabileceğini, müvekkili şirketin tüm vecibelerini eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davacının 06/05/2006 tarihinde hiç kimseye haber ve hesap vermeden şantiyeden ayrıldığını ve işi yarım bıraktığını, bedelini tahsil ettiği üretimleri ve montajı yapmadan ve müvekkili çok zor durumda bırakarak çekip gittiğini, müvekkili şirketin eksik kalan işleri ve davacının hatalı yaptığı üretim ve montaj işlerini de kendisi bizzat veya başka bir firma ile yapıp bitirdiğini, ancak işin henüz bittiğini ve kesin kabulü yapılmadığı için, mal sahibinin, müvekkili şirkete keseceği cezanın henüz belli olmadığını, yine kesin kabul yapılmadığı için, davacının eksik ve hatalı yaptığı işlerin bedelinin de tam olarak tespit edilemediğini, bu nedenle fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutarak, davacı şirket aleyhine şimdilik 81.000,00-Euro'nun tahsili için ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı numarasında kayıtlı dava açtıklarını, velhasıl davacı şirketin, müvekkili şirkete borçlu olduğunu, hem işi yarım bıraktığını, hem de işi bırakmadan önce işi çok geciktirerek ve hatalı eksik işler yaparak müvekkilini zarara soktuğunu, bu durumda davacının davasının mesnedinin olmadığının ortaya çıktığını, bu teminat çeklerinin karşılığını davacının, müvekkili şirkete ödemesi gerektiğini ve davacıda kalan, müvekkili şirkete ait çekin de karşılıksız kalması nedeniyle iadesinin gerektiğini beyanla öncelikle davanın usulden reddine, bu mümkün olmazsa, müvekkili şirket tarafından açılan davanın sonucunun beklenmesine ve bilahare davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve dayanaksız olan dava ile tedbir talebinin reddine karar verilmesini istemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava, davacı tarafından davalıya verilen çeklerin karşılıksız kalması nedeni ile çekler nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ilişkin, birleşen dosya ise birleşen dosya davacısı ile davalı arasında düzenlenen sözleşme gereğince davalı tarafından sözleşmede belirtilen işlerin eksik yapılmasından kaynaklı eksik iş bedeli ile davacı tarafından davalıya verilen ve davalı tarafından yapılmayan işler nedeni ile karşılıksız kalan 35.000,00 Euro’nun davalıdan tahsiline ilişkindir. Bilirkişiler ..., Mali müşavir ... ve İç Mimar ... tarafından düzenlenen 14.12.2007 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davacının MK.2'ye ve TTK.20/2'ye aykırı davranışlarıyla sözleşmeyi ifadan kaçındığı ve davalının 10.04.2006 tarihli ihtarıyla temerrüde düştüğü, dolayısıyla davalının eser sözleşmesini fesh etmesinin haksız olmadığı, davalının elindeki davacıdan sadır olan iki çekin iadesinin söz konusu olmayacağı, davacıda bulunan davalının vermiş olduğu çekin ise iadesinin gerektiği, davacı tarafça incelemeye 2005 ve 2006 yılı yasal defterlerden yevmiye ve envanter defterinin ibraz edildiğini incelemeye ibraz edilen yasal defterlerin açılış tasdikleri ile kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, davalı tarafça incelemeye ibraz edilen 2005 ve 2006 yılı yasal defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süresinde yaptırıldığı, davacı ... Şirketince incelemeye ibraz edilen yasal defterlere göre dava tarihi itibariyle davalıdan 19.192,99-TL alacaklı olarak göründüğü, davalı ... Şirketince incelemeye ibraz edilen yasal defterlere göre davacıya dava tarihi itibariyle davalının 16.153,69-TL borçlu olarak göründüğü, tarafların yasal defterlerinin örtüşmediği, örtüşmeme farkı olan 3.039,30-TL'nin işlem tarihleri itibariyle tarafların farklı kurları kullanmalarından kaynaklandığı, huzurdaki dava ve birleşen dava yönünden yapılan incelemeler neticesinde davalının, davacıya huzurdaki dava tarihi itibariyle cezai şart tutarı olarak 25.500,00-Euro, eksik yapılan iş bedelinin 30.134,36-Euro olarak belirlendiğini bunun da davalının davacıya olan cari hesap borcundan tenzil edilmesi sonucunda davalının davacıdan olan alacağının 74.606,54-TL'sına baliğ olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişiler ..., Mali müşavir ...ve İç Mimar ... tarafından düzenlenen 21.07.2008 havale tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; huzurdaki dava yönünden hesap yapıldığında; davacı/karşı davalı ... Şirketinin taraflar arasında akdedilen sözleşme ile yükümlendiği edimlerin ifasını eksik olarak yerine getirmesi nedeniyle eksik işler bedeli + cezai şart tutarı kadar söz konusu çeklerden dolayı davacı/karşı davalı ... Şirketinin borçlu olduğunun kabulü gerektiği, huzurdaki dava yönünden hesap yapıldığında davacı ... Şirketinin talep edebileceği herhangi bir alacak tutarının olmadığı, - Sözleşmede belirtilen bitim tarihi esas alındığında; (+) Cezai Şart Tutarı 25.500,00-EURO * 1,6860 = 42.993,00-TL, (+) Eksik Yapılan İş Bedeli 30.134,36EURO * 1,6860 = 50.806,53-TL, (-) Davalı ...Şirketinin Davacı ... Şirketine olan cari hesap borcu = 19.192,99-TL (=) Davacı ...Şirketinin Davalı ...Şirketine olan borcu 74.606,54-TL olarak hesaplandığı, -davalı/karşı davacı ...Şirketinin 10.04.2006 tarihli ihtarı esas alınarak hesap yapıldığında; (+) Cezai Şart Tutarı 10.300,00-EURO * 1,6860= 17.365,80-TL, (+) Eksik Yapılan İş Bedeli 30.134,36-EURO * 1,6860= 50.806,53-TL, (-) Davalı ...Şirketinin Davacı .... Şirketine olan cari hesap borcu= 19.192,99-TL, (=) Davacı ... Şirketinin Davalı ...Şirketine olan borcu = 48 979,34-TL olarak hesaplandığı, Birleşen dava yönünden hesap yapıldığında; davacı/karşı davalı ... Şirketi tarafından davalı/k. davacı ... Şirketine verilen çeklerin ... Şirketinin taraflar arasında akdedilen sözleşme ile yükümlendiği edimlerin ifasını eksik olarak yerine getirmesi nedeniyle bedelsiz olduğuna karar verilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden birleşen davanın davacısı ... Şirketinin davalı/karşı davacı ... Şirketinden olan alacak tutarının, sözleşmedeki işlerin bitim tarihi esas alındığında 74.606,54-TL, davalı/karşı davacı ... Şirketinin 10.04.2006 tarihli ihtarı esas alınarak hesap yapıldığında 48.979,34-TL olarak hesaplandığı, bu tutarın davacı/karşı davalı ... Şirketince menfi tespit davası konusu yapılan ve davalı/karşı davacı ... Şirketi uhdesinde bulunan 2 (iki) adet çek bedelinden tahsil edilmesi gerektiği, huzurdaki dava ve birleşen dava yönünden davacı/karşı davalı ... Şirketinin herhangi bir alacak tutarının söz konusu olmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında ... Şirketinin yükümlendiği edimleri eksik ifada bulunduğu, bu nedenle davalı/karşı davacıya eksik işler bedeli+cezai şart alacağı kadar borçlu bulunduğunun kabul edilmesinin gerektiği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi Mali Müşavir ...20.07.2009 tarihli bilirkişi ikinci ek raporunda özetle; bilirkişi heyetinde yer alan... ile ... tarafından dosyaya sunulan 15.06.2009 tarihli yazıda bilirkişi kök ve ek rapordaki görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı yönünde beyanda bulunulduğu, huzurdaki dava yönünden hesap yapıldığında; davacı ... Şirketinin taraflar arasında akdedilen sözleşme ile yükümlendiği edimlerin ifasını eksik olarak yerine getirmesi nedeniyle "eksik işler bedeli + cezai şart" tutarı kadar söz konusu çeklerden dolayı davacı ... Şirketinin Davalı ...Şirketine borçlu olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle huzurdaki dava yönünden hesap yapıldığında; davacı Pim Şirketinin davalı ...Şirketinden talep edebileceği herhangi bir alacak tutarı bulunmadığı, ... şirketinin edimlerinin ifasını eksik yerine getirmesi nedeniyle ... şirketine olan borcunun ise aşağıdaki gibi hesaplandığı, burada...şirketinin alacağının tespiti yönünden esas alınması gereken tarihin Mahkemenin taktirinde olduğu, ...şirketinin alacağı ile ilgili olarak Mahkeme taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirtilen işlerin bitim tarihini esas alırsa ya da 10/04/2006 tarihli ihtarı esas alırsa seçeneklerine göre bilirkişi ek raporunda hesaplama yapılmış sözleşmenin bitim tarihi esas alındığında ... Şirketinin ... Şirketinden alacağının 74.606,54-TL olarak, 10.04.2006 tarihli ihtarname esas alındığında ise...Şirketinin ... şirketinden olan alacağının 48.979,34-TL olarak hesaplandığı, buna göre ... Şirketince ...Şirketine verilen 2 adet 52.000,00-TL tutarındaki toplam 104.000,00-TL tutarındaki çeklerden dolayı; -Eğer Mahkeme ... Şirketinin alacağının hesaplanmasında sözleşmenin bitim tarihi esas alınması gerektiği kanaatinde ise ... Şirketince ... Şirketine verilen çeklerin 104.000,00-74.606,54 = 29.393,46-TL'sinin bedelsiz kaldığının kabul edilmesinin gerektiği, -Eğer Mahkeme ... Şirketinin alacağının hesaplanmasında 10.04.2006 tarihli ihtarnamenin esas alınması gerektiği kanaatinde ise ... Şirketince ...Şirketine verilen çeklerin 104.000,00-48.979,34 = 55.020,66-TL'sinin bedelsiz kaldığının kabul edilmesinin gerektiği, -... Şirketince ... şirketine verilen ve birleşen davanın konusunu oluşturan a- ... Bankası ... Şubesinin 28.03.2006 keşide tarihli 35.000-EURO bedelli çek (çek no: ...) ile b- ... Bankası ... Şubesinin 28.04.2006 keşide tarihli 35.000-EURO bedelli çekin (çek no: ...) bedelsiz olduğuna karar verilmesinin gerektiği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişiler Mali Müşavir ..., Mimar ...ve ... tarafından tanzim edilen 01.10.2010 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davalı şirket (...) tarafından sözleşmenin 3.maddesi uyarınca, işin tesbit edilen sürede bitrilmesi için yeterli sayıda eleman gönderilmesi talebiyle davacıya bir çok kez e-mail yoluyla uyarı ve bildirimlerde bulunulduğu, bu yazışmalardan, taşeron-davacının işin bitirilmesi için gerekli olan yeterli sayıda kalifiye eleman temininde sözleşmeye uygun davranmadığının anlaşıldığı, davalı-işveren ... şirketi, davacı-taşeron ... şirketine gönderdiği ... 7.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile; davacının, sözleşmenin 3.5.11.md. hükümlerine göre görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi ve işin 21.04.2006 tarihine kadar bitirilmesi yönünde ihtarda bulunduğu, fakat ilgili ihtarnamenin tebliğ şerhinin dosyada bulunmadığı, davacının gerek e-mail yazışmaları ve gerekse 10.04.2006 tarihli ihtarnameye rağmen sözleşme ve ihtarname muhteviyatına uymayarak gerekli eleman temini ve işlerin tamamlanmasını sağlamadığı ve işveren tarafından yaptırılan 09.05.2006 tarihli tesbit tutanağıyla da davacının işyerinde bulunmadığı ve işin bitirilmediği ve eksiklikler olduğunun tespit edildiği, davalı-işveren ... şirketinin, davacı-taşeron ... şirketine gönderdiği ... 9.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile davacının işleri yapmadığı gerekçesiyle eser sözleşmesini feshettiğini, davacı-taşeronun işyeri ortamının işverence çalışmak için müsait hale getirilmediği için işleri yapamadığını ısrarla vurgulamakla birlikte, söz konusu "işyerinin hangi sebeple çalışmaya müsait olmadığı"na ilişkin tatmin edici herhangi bir izahatta bulunmadığının anlaşıldığı, ayrıca, taraflar arasında tesis edilmiş olan akdi ilişkinin başında davacı tarafın, akdedilen sözleşme içerisinde "iş ortam ve şartlarını bildiği ve buna göre süresinde işleri bitireceği" beyanında bulunduğu, dolayısıyla davacı müteahhidin akdi ilişkinin başlangıcında iş yapacağı mahalli görüp inceleyerek bu sözleşmeden kaynaklanan borçları ile ilgili taahhüt altına girdiğini, eğer sözleşme ilişkisinin başlangıcında mevcut olan iş ortamı ile ilgili "işin niteliğine aykırı" bir takım değişiklikler sonradan ortaya çıkmış ise elbette bu durumun davacı tarafından davalı iş sahibine bildirilmesi ve giderilmesinin talep edilmesini isteme hak ve yetkisine sahip olabileceği ve giderilmediği taktirde işi yapmaktan kaçınabileceğini, nitekim taraflar arasındaki sözleşmede de "iş ortamında sözleşmeye uygun olmayan durumlar meydana geldiğinde bunun işverene bildirmesi" gerektiğinin ifade edildiğini, ancak mevcut dosya içeriğinde davacı müteahhidin bu tür bir bildirimde bulunduğuna ve iş ortamının işin yapılmasına müsait olmaması sebebine dayalı olarak işin yapılmadığı iddiasını desteklemeye yarayacak herhangi bir veriye rastlanmadığını, Mevcut dosya içeriğine göre davacı müteahhidin işi teslim tarihinin 28.11.2005 olarak kararlaştırıldığını, ancak davacı müteahhidin bu taahhüdüne uygun hareket etmediğinin görüldüğünü, ki mevcut sözleşmede öngörülen vade "kesin vade" niteliği taşıdığından, davacı müteahhidin BK m.101/f.2 hükmü çerçevesinde borçlu temerrüdüne düştüğü ifade edebilecek durumda olduğunu, bu durumda davalı iş sahibinin, temerrütten kaynaklanan hakları kullanmasının mümkün olabileceğini, ancak taraflar arasında elektronik haberleşme yoluyla yapıldığı anlaşılan yazışmalardan, davalı iş sahibinin davacı müteahhide ek süre verdiği ve bu suretle teslim süresinin uzatıldığının anlaşıldığını, bu uzatmaya rağmen davacı müteahhidin yine işi bitiremediği ve nihayet davalının 10.04.2006 tarihli ihtarnameyi gönderdiğinin görüldüğünü, bu ihtarnameye rağmen davacının işi bitirmediği anlaşıldığından, temerrüt olgusunun bu ihtarname çerçevesinde kabul edilmesinin isabetli olacağını, böylece davalı iş sahibinin, taraflar arasındaki sözleşmeyi davacı müteahhidin borçlu temerrüdüne düşmesi sebebine dayalı olarak sona erdirdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesinde, sözleşme konusu işlerin eksik ve kusurlu olması durumunda iş sahibine "işi müteahhit nam ve hesabına başkasına yaptırma" yetkisi verildiğini, bu sebeple davalı iş sahibinin, davacı müteahhit tarafından yapılmayan işleri yaptırmak için başkalarına yaptığı ödemelere ilişkin masrafları davacıdan talep edebilecek durumda olduğunu, aynı şekilde taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin 12.Maddesinde "geç teslim" olgusuna dayalı olarak bir cezai şart kuralına yer verildiğinin görüldüğünü, davacı müteahhidin, kendisine verilen ilave süreye rağmen işi bitirmediği sabit olduğundan davalı iş sahibinin, anılan hükme dayalı olarak kendisine cezai şart ödenmesini de talep ve dava edebileceğini, Taraflar arasında 05.08.2005 tarihinde sözleşme imzalandığı ve 112 takvim günü süre verilmek suretiyle dava konusu işin 28.11.2005 tarihinde bitirileceğinin hüküm altına alındığını, ... ...Tic. A.Ş. Tarafından .... Ltd. Şti.'ne ... 7.Noterliği kanalıyla 10.04.2006 tarih ve 10932 sayı ile gönderilen ihtarneme'nin sonuç bölümünde; "İşbu İhtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içinde sözleşmeye göre üretilmesi gereken kalemleri eksiksiz ve kabul edilir kalitede üreterek şantiyeye gönderilmesi ve yine 3 gün içerisinde şantiyedeki kalifiye eleman sayısını (cilacı dahil) 10 işçiye çıkartarak, tüm montajların 21.04.2006 tarihine kadar bitirilmesi, aksi takdirde ana taşeron tarafından müvekkil işverenden tahsil edilecek tüm zarar ve cezaların tarafınıza ait olacağı ve hesabından kesileceği" hususunun ihtar edildiği, ayrıca bir süre hesaplamasına gerek kalmayacağı, iş bitim tarihi olarak 21.04.2006 tarihinin esas alınması gerektiği, ancak ...Ltd. Şti. İse, ....53.Noterliği kanalıyla ... tarihinde mahallen yaptırılan tespitlerde; ''....Şantiyenin yer katında ve birinci katındaki mekanlarda inşaat işlerinin devam ettiğini, kablolar geçirildiğini, asma tavanlar yapıldığını, tabanlara halı döşenmediğini, kapı yerlerinin hala inşaat esnasında bırakıldığı gibi çıplak olduğunu, kasaların yerleştirilmediğini, kapıların konulmadığını, kaplamaların yapılmadığını tespit edildiği ve ayrıca fotoğrafların çekildiği'' hususlarının belirlendiği, fotoğraflar incelendiğinde tespiti yapılan mekanlarda iş iskeleti kurularak alçıpan duvar ve tavan kaplamalarının, alçı sıva işlerinin ve elektrik kablo işlerinin devam ettiği, kapı kasalarının takılmadığı, döşeme kaplamalarının henüz tamamlanmadığı, kısmen harçlı imalat tamiratlarının devam ettiği'' tespit edildiği dikkate alındığında, tespiti yapılan eksik işlerin tamamlanmasına müteakip, taahhüt konusu mobilya işlerinin montajına geçileceği hususunun gözardı edilmemesi gerektiği, bu nedenle 13/04/2006 tarihinde tespiti yapılan eksik işlerin giderilmesi için yoğun bir çalışma programı ile en az 10 günlük bir süreye ihtiyaç duyulacağı, dolayısıyla eksik olan inşaat, elektrik ve mekanik işlerin 23/04/2006 tarihinde tamamlanabileceği, bu tarihten sonra kalan mobilya montajına geçilebileceği dikkate alındığında, işveren tarafından iş bitim tarihi olarak 21/04/2006 belirlendiği, bu tarihin yeterli olmayacağı, montajı eksik kalan imalatın ayrıntılı olarak tespiti ile bedelinin belirlenmesi işinin bu aşamada dosyadaki mevcut belgelerle belirlenmesinin mümkün olamayacağı ancak fatura üzerinden yapılan ödemelerin dikkate alınması gerekeceği aksi taktirde tarafların mukayeseli keşif özeti yapmak suretiyle kalan imalatların ayrıntısını ve imalat birim fiyat analizlerini ayrıntılı olarak dosyaya ibraz etmeleri halinde eksik kalan işlere ait hesap yapılabileceğinin tespit edildiği, davalı ... Tic. A.Ş. Tarafından ... 9.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "taraflar arasında akdedilmiş bulunan 05.08.2005 tarihli eser sözleşmesini davacı .... Ltd. Şirketinin yüklendiği işleri yapmadığı" gerekçesi ile feshettiği dikkate alındığında, taraflar arasında 05.08.2005 tarihinde imzalanan Sözleşmenin "Gecikme tazminatı ve cezai şartlar" başlığı altındaki 12.Maddenin, 12.1 bendinde; "Taşeron İş'i madde 2 de verilen iş programına uygun yapacaktır. Taşeron iş programında tespit edilen temrin içinde işleri bitiremediği taktirde her iş etabı için günde 500 Euro, İş tesliminde 1.500 Euro tutarında ceza ödeyecektir. Gecikme 30 günü geçemez" hükmüne göre gecikme cezasına ilişkin toplam ceza miktarının 16.500 Euro olduğunu, taraflar arasında 05.08.2005 tarihinde imzalanan sözleşmenin "Gecikme tazminatı ve cezai şartlar" başlığı altındaki 12.Maddenin, 12.2 bendinde; ''İşin başında veya devamı esnasında işverenin yazılı ve şifai ikazına rağmen iş için gerekli işçi, malzeme, makine, ekipman istenilen miktarlara çıkarılmadığı takdirde 200 Euro/gün ceza kesileceği" Hükmü Dolayısıyla Kesilmesi Gereken Cezanın İse 22.500.-EURO olarak hesap edildiğini, 05.08.2005 tarihinde imzalanan Sözleşmenin "Gecikme tazminatı ve cezai şartlar" başlığı altındaki 12.Maddenin, 12.3 bendinde ise; "Ceza toplamlarının, Sözleşme bedelinin %5'ini geçemeyeceği" hüküm altına alındığı hususu dikkate alındığında; 510.000-Euro x 0.05 - 25.500 Euro olduğu, bu nedenle belirlenen ceza miktarının sözleşme şartlarına uygun olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişiler Mali Müşavir ..., Mimar ... ve ... tarafından tanzim edilen 21.06.2011 havale tarihli raporunda özetle; davalı-karşı davacı, ... Tic. A.Ş. Tarafından dosyaya ibraz edilen 09.12.2010 havale tarihli dilekçesi ile ortaya koyduğu hususların irdelenmesi sonucunda; 1. Tespit aşamasında, işin genel görünümünün ortaya konularak fotoğraf çekildiği dikkate alındığında, tespit edilen kısımların ayrıntılı olarak imalat metrajı ile birim fiyatlarının bulunmadığı, bu nedenle, eksik işlere ait metrajların hazırlanarak rayiç birim fiyatların tespiti sonuncunda mukayeseli keşiflerin hazırlanması ile eksik işlerin mali miktarının net olarak belirlenmesinin mümkün olabileceği, 2. Davalı - karşı davacının talep edebileceği bir zararının mevcut olduğu, ancak bu zararın tazminine hükmedilebilmesi için kendisinin "işi yaptığı halde karşılığını alamayarak zarara uğradığını iddia eden" taraf sıfatı ile uğradığı zarar miktarını ispat etmesinin zorunluluk olduğu (BK md.42), ancak mevcut dosya içeriğine nazaran teknik bilirkişilerin bu yükümlülüğün yerine getirilemediği yönünde tespitte bulundukları, bu durumda yapılması gerekenin BK m.42/II hükmü çerçevesinde Mahkemenin takdir yetkisini kullanarak uygun bir miktarın tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği, 3. Teknik olarak yapılmış bir imalatın kesin metrajı ve rayiç birim fiyatları olmadan afaki genel görünüm ve fotoğraflar ile ancak tahminde bulunabileceği, Davacı- karşı davalı; ... Tic.A.Ş. tarafından dosyaya ibraz edilen 17.12.2010 havale tarihli dilekçesi ile ortaya koyduğu hususların irdelenmesi ile mobilyaların montajının yapılabilmesi için noter kanalıyla ortaya konulan eksikliklerin miktarının net belirlenmediği için tahmini 10 günlük süre içerisinde yapılabileceği kanaatine varılarak hesaplama yapıldığı, bu nedenle ilk rapordaki görüş ve kanaatlerinin değişmediği bildirilmiştir. ...40. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.11.2011 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı ile; ''A-1-)Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE, Davacı ... Şti’nin davalı .... Tic. A.Ş’ye teminat olarak verdiği 104.000,00 TL bedelli çeklerin 29.393,46 TL miktarının bedelsiz kaldığı anlaşıldığından, söz konusu çekler nedeni ile davacı şirketin davalı şirkete 29.393,46 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-)Davacının fazlaya ait talebinin REDDİNE,.... B-1-)Dosyamız ile birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesine ait ...Esas, ...Karar sayılı dosyada davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile 25.500 Euro cezai şart bedeli ve 30.134,36 Euro olmak üzere toplam 55.634,36 Euro’dan davalının cari hesap alacağı olan 19.192,99 TL. nın dava tarihi itibari ile Euro karşılığı olan 11.383,74 Euro’nun mahsubu ile bakiye 44.250,62 Euro’nun dava tarihinden itibaren 32095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince kamu bankalarının bir yıl vadeli Euro’ya uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte BK. 83. madde gereğince ödeme tarihindeki TL karşılığının davalı davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, Söz konusu hükmün infazı esnasında ( A-1 )nolu hükümle davacı tarafından açılan menfi tespit davasında reddedilen kısım yönünden tahsilde tekerrür olmaması nedeni ile 74.606,54 TL nın hüküm altına alınan 44.250,62 Euro’nun TL karşılığından infaz aşamasında mahsubuna, 2-)Davacının fazlaya ait talebinin REDDİNE,...'' karar verildiği, verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 15.Hukuk Dairesine gönderildiği, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 15/04/2013 tarih, ... Esas ve ...sayılı ilamı ile; ''....1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Taraflar arasında düzenlenen 05.08.2005 tarihli sözleşmeyle, davalının iş sahibine karşı yükleniminde bulunan otelin, genel mekan ve yatak odalarının sabit ahşap işleri ile hareketli mobilyalarının 16 haftalık sürede ve 510.000 euro bedelle yapılması kararlaştırılmış, asıl davanın açılmasından sonra 23.05.2006 tarihinde davalı yüklenici tarafından feshedilmiştir. Asıl davada davacı alt yüklenici (taşeron), davalı ve birleşen davada davacı yüklenicidir. Uyuşmazlıkta, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Yasası’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümleri esas alınmalıdır. Kural olarak eser sözleşmelerinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanması için eseri fen kurallarına uygun ve amacı karşılar biçimde imâl ederek iş sahibine teslim etmesi gerekir. Aksi takdirde iş sahibi anılan Yasa'nın 360. maddesine dayanarak eseri reddedebileceği gibi kusur oranında fiyatının tenzilini de talep edebilir. Bu nedenle sözleşmenin teminatı olarak verilen senetlerin iadesi de aynı koşulların gerçekleşmesine bağlıdır. Somut olayda, sözleşmenin 11.maddesinde, işin zamanında bitirilememesi durumunda, alt yüklenicinin teminatının irad kaydedilebileceği ve 12.maddesindeki temin planına uyulmadığı takdirde gecikme cezası kesileceği kabul edilmiştir. Buna göre asıl davada alt yüklenici davacının teminat çeklerinin iadesini isteyebilmesi için eseri sürede ve eksiksiz (ayıpsız) teslim ettiğini kanıtlaması zorunludur. Ne var ki davacı, iş yerinin, eserin imâline uygun biçimde süresinde tesliminin yapılamadığını bu nedenle gecikmenin davalının kusurundan kaynaklandığını iddia etmiştir. Gerçekten dosyaya giren karşılıklı yazışmalardan ve ihtarname içeriklerinden alt yüklenicinin edimini ifasına uygun biçimde zamanında yer tesliminin yapılamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda zamanında yer teslimini gerçekleştirmeyen davalı yüklenicinin fesihte haklı olduğundan sözedilemez. Ancak, bir kısım malzemenin otele getirildiği, yer teslimi yapılmadığından montajının sağlanamadığı 09.05.2006 tarihinde yüklenici tarafından yaptırılan tesbitte sabittir. Sözleşmede bedel götürü (BK.365 madde) olarak saptandığından taşeronun (alt yüklenici) iş bedelinden hakettiği miktar gerçekleştirdiği imalâta göre bulunmalıdır. O halde mahkemece yapılması gereken iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak, gerçekleşen imalâtın, sözleşmede kararlaştırılan işin tamamına göre fiziki oranının hesaplattırarak, bu oranı 510.000,00 euro iş bedeline uygulatmak, böylece bulunacak hakediş tutarından yüklenici ödemelerini mahsup etmek, alt yükleniciye fazla ödeme yapıldığı anlaşıldığında bu miktar üzerinden asıl davayı reddetmek, yüklenicinin alacaklı olduğu anlaşılırsa asıl davayı kabul etmek, birleşen davada ise, yüklenici sözleşmeyi feshettiğinden ve sözleşmede de BK’nın 158/II. maddesince aksine düzenleme yer almadığından ifaya ekli cezai şart ve eksik iş bedeli isteyemeyeceği gözetilerek tümüyle reddine karar vermekten ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle ve hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın taraflar yararına BOZULMASINA...'' karar verilerek dosyanın İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek ... Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. ... 40.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 06/05/2014 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''Yargıtay bozma ilamına uyulmasına'' karar verilmiştir. ... 40.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 06/05/2014 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile de; ''Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosyanın 01/10/2020 tarihli bilirkişi heyetine (..., ... ve ...'a) tevdii ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda gerçekleşen imalatın sözleşmede kararlaştırılan işin tamamına göre fiziki oranını belirlenmesi müteakiben, 510.000 EURO'ya tamamlanan iş bedelinin uygulanarak bulunan bedelden yüklenici ödemlerini mahsup ederek davacının alacaklı veya borçlu olup olmadığının, alacaklı veya borçlu ise borç miktarının tespitinin istenilmesine'' dair karar verilmiş ve bu doğrultuda Bilirkişiler Mali Müşavir ..., Mimar ...ve ... tarafından tanzim edilen 27.08.2014 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; 22/10/2010 tarihli bilirkişi raporları ile 21/06/2011tarihli bilirkişi ek raporlarında ortaya koydukları değerlendirmeler hakkında kanaatlerinde herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığını, davalı-karşı davacı ... Tic. A.Ş vekilinin 16/06/2014 havale tarihli dilekçesinde ortaya koyduğu hususların imalatlarının bire bir tespiti ile mümkün olabileceği, eksik kalan montaj yüzdelerinin bu aşamada tam olarak tespitinin mümkün olamayacağı, ancak taraflar arasında imzalı imalat çizimlerine ait detayların piyasada işin uzmanı mobilya üreticileri tarafından incelenerek Maliyet Analizi yapılması halinde söz konusu imalatlara ait montaj bedellerinin ne olabileceği hususunda bilgi edinilebileceği, Mahkemenin 06/05/2014 tarihli ara kararı doğrultusunda yapılan mukayeseli keşif sonrasında, A) Taraflar arasında imzalanan 05/08/2005 tarihli Eser Sözleşmesi uyarınca sözleşme bedelinin 510.000,00-Euro olduğu, ancak yapılan mukayeseli keşif ile sözleşme kapsamında kalan imalat tutarlarının 510.300,00-Euro olduğu, sözleşme aşamasında 300 Euro tutarında indirim yapılarak sözleşmenin 510.000 Euro olarak düzenlendiği, B)Sözleşme kapsamında yapılan ve fatura edilen imalatlar tutarının 497.435 Euro olarak tespit edildiği, C)Sözleşme kapsamında olup teslim edilmeyen imalat tutarının ise 12.865 Euro olduğu, D)Sözleşme kapsamında yapılmayan imalatın, sözleşme bedeline göre %2.52 oranında eksik kaldığı, yani; sözleşme kapsamındaki imalatların fiziki gerçekleştirme oranının %97,48 seviyesinde olduğunun tespit edildiği görüş ve kanaati bildirilmiştir. ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 19/01/2015 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda öncelikle sözleşmedeki imalatın sözleşmede kararlaştırılan işin tamamlanma oranına göre fiziki oranın hesaplanması bu orana 510.000 Euro iş bedelinin uygulanması, sözleşme ilişkisi nedeni ile yüklenicinin yapmış olduğu tüm ödemelerinin miktarının bulunması müteakiben asıl dava yönünden davacı yüklenicinin alacaklı olup olmadığının (kabul anlamına gelmemek şartı ile) belirlenmesi saikiyle HMK'nın 273.maddesi gereğince rapor tanzimi için inşaat, mimar, mali müşavir ve mobilya imalatı konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasına'' dair karar verilmiş ve bu doğrultuda Bilirkişiler Bağımsız Denetçi ..., İnşaat Mühendisi İşletmeci-Ekonomist ..., Yüksek Mimar ... ve İş Güvenliği Uzmanı ...tarafından tanzim edilen 27.05.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Mahkemece istenen ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda imalatın sözleşmede kararlaştırılan işin tamamlanma oranına göre fiziki oranın hesaplanması bu orana 510.000 Euro iş bedelinin uygulanması isteği doğrultusunda, sevk edilmemiş ürünler bedeli olan 12.985,91 Euro ve eksik iş bedelleri toplamı olan 38.593 Euro olmak üzere toplamda 51.578,91-Euro tamamlanmamış iş bedelinin hesaplandığını, sözleşme bedeli olan 510.000 Euro'ya bu tamamlanmamış iş bedeli oranlandığında %10,1 olarak tespit edildiğini, davacı ...A.Ş'nin, sözleşme kapsamındaki tamamladığı işlerden, 510.000,00 EUR - 51.578,91 EUR = 458.421,09 EUR alacaklı olduğu, davalı... Tic. A.Ş'nin, davacıya 503.439,54-EUR ödeme yaptığı, ancak bu ödeme rakamından, davalının 28/04/2006 vad. 35.000,00-EUR bedelli çekinin ödenmemesi ve icra takibine konu edilmesi nedeni ile mahsup edilmesi neticesinde, davalının 468.439,54-EUR ödeme yaptığının sabit olduğu, hal böyle olunca, Davacı ... Alacaklı olduğu bedel +458.421,09 EUR Davalı ...'nın yaptığı ödemeler -468.439,54 EUR Davalı ...'nın yaptığı fazla ödeme 10.018,45 EUR olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının 02/11/2015 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; ''Davacı-karşı davalı vekili beyanda bulunduktan sonra dava dosyasının en son rapor alınan bilirkişi heyetine tevdii ile davalı karşı davacı vekilinin beyanları yaptığı tasnif ile davacı karşı davalı vekilinin buna karşı yaptığı beyanlar dikkate alınarak 27/05/2015 tarihli bilirkişi raporunun 11.sayfasının 4 numarasında açıklanan hususlarda bilirkişilerin inceleme yaparak rapor düzenlemesine'' dair karar verilmiş ve bu doğrultuda Bilirkişiler Bağımsız Denetçi ..., İnşaat Mühendisi İşletmeci-Ekonomist ..., Yüksek Mimar ...ve İş Güvenliği Uzmanı ...tarafından tanzim edilen 09/04/2016 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; 27/05/2015 tarihli bilirkişi kök raporundaki görüş ve kanaatlerinin değişmediğini, davalı .... Tic. A.Ş'nin, davacı ...Tic. A.Ş'ye 10.018,45 Euro fazladan ödeme yaptığı, huzurdaki dava 09/05/2006 tarihinde ikame edilmiş olup, yapılan fazla ödemenin TL olarak karşılığının 16.866,06 TL olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 13/06/2016 tarih, 2014/564 Esas ve 2016/553 Karar sayılı ilamı ile; "Mahkememizin 2014/564 E.sayılı dosyasında (Eski ... 40 Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E.), Davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, davalının yaptığı 16.866,06 TL (10.018,45 Euro karşılığı) fazla ödeme miktarınca davanın reddine, 87.133,94 TL üzerinden davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine,.... Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasında, Davacı tarafından sözleşme haksız olarak fesih edildiğinden cezai şart ve eksik iş bedeli alacağı talebinin reddine," karar verildiği, verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 15.Hukuk Dairesine gönderildiği, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 29/03/2018 tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; ''....1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait, temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre yerinde bulunmayan davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece hükmüne uyulan Dairemiz 15.04.2013 tarih, ... Esas ... Karar sayılı bozma ilamında; “mahkemece yapılması gereken iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak, gerçekleşen imalâtın, sözleşmede kararlaştırılan işin tamamına göre fiziki oranını hesaplattırarak, bu oranı 510.000,00 euro iş bedeline uygulatmak, böylece bulunacak hakediş tutarından yüklenici ödemelerini mahsup etmek, alt yükleniciye fazla ödeme yapıldığı anlaşıldığında bu miktar üzerinden asıl davayı reddetmek, yüklenicinin alacaklı olduğu anlaşılırsa asıl davayı kabul etmek, birleşen davada ise, yüklenici sözleşmeyi feshettiğinden ve sözleşmede de BK’nın 158/II. maddesince aksine düzenleme yer almadığından ifaya ekli cezai şart ve eksik iş bedeli istenemeyeceği gözetilerek tümüyle reddine karar vermekten ibarettir.” olduğu vurgulanmıştır. Bozma ilâmına mahkemece uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak, yerine getirilmemiştir. Oysa 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere, mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması halinde o kararda belirtilen şekilde inceleme yaparak yine o kararda belirtilen hukuksal esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü ortaya çıkar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu durum, mahkemeye hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. Ne var ki mahkeme az yukarıda açıklanan bozma ilâmında işaret edilen hususları noksansız olarak yerine getirmemiştir. Bozma ilâmından sonra yapılan yargılamada bilirkişi incelemesi yapılmışsa da, bilirkişi raporunda davalı yüklenici alacağı bozma ilâmında gösterilen yönteme göre belirlenmemiştir. O halde mahkemece yapılacak iş, yeniden oluşturulacak konunun uzmanı teknik bilirkişilerden; işin bedeli götürü olduğundan, sözleşme bedeli olan 510.000,00 euro kabul edilip davacının gerçekleştirdiği imalâtın, ayıp ve eksiklikler dikkate alınmak suretiyle işin tamamına göre fiziki gerçekleşme oranı yüzde (%) olarak belirlenmeli, belirlenen bu oran, götürü bedele uygulandıktan sonra oranlanmak suretiyle, hakediş bulunmalıdır. Bulunan hakedişten yüklenicinin yaptığı ihtilâfsız ödeme miktarı mahsup edilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA...''karar verilerek dosyanın Mahkememize gönderilerek Mahkememizin 2018/1074 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 28/02/2019 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''Yargıtay bozma ilamına uyulmasına'' karar verilmiştir. Mahkememizin 28/02/2019 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile de; ''Dosyanın Mahkememizce resen seçilecek bir inşaat mühendisi, bir yüksek mimar, bir SMMM ve bir mobilya ve ahşap işleri uzmanı bilirkişiden oluşacak heyete tevdii ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda rapor alınmasına'' dair karar verilmiş ve bu doğrultuda SMMM ..., İnşaat Mühendisi ..., Ahşap İşleri Uzmanı ...ve Yüksek Mimar... tarafından tanzim edilen 20/08/2019 teslim tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Asıl dava açısından işveren davalı-karşı davacı ...'nın Taşeron davacı-karşı davalı Taşeron ...'ye ( -20.242,46 € ) Borçlu olduğu, Birleşen dava açısından davacı ...A.Ş.'nin, davalı ...A.Ş.'den talep edilebilir bir alacağının bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 12/12/2019 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile de; ''Dosyanın daha önce rapor tanzimi eden heyete tevdii ile taraf vekillerinin itirazlarıda göz önüne de alınarak; özellikle teknik bilirkişilerce imalat ve montaj kalemlerinde tespit edilen tamamlanma oranlarının hangi teknik veri ve delillere dayandırıldığının ilgili veri ve deliller ile ilişkilendirilmek suretiyle denetime açık ve hükme esas almaya elverişli şekilde tespiti suretiyle ek rapor tanziminin istenilmesine'' dair karar verilmiş ve bu doğrultuda SMMM ..., İnşaat Mühendisi ..., Ahşap İşleri Uzmanı ... ve Yüksek Mimar ... tarafından tanzim edilen 29/06/2020 teslim tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Tarafların TTK hükümlerine göre tutmak mecburiyetinde olan ticari defter bilgileri daha önceki bilirkişi raporlarında ayrıntılı şekilde yazıldığı, yasal süresi içerisinde açılış kapanış tasdikleri yapıldığından usulüne uygun tutulduğuna kanaat getirilmiş raporda tekrar dökümünün yapılmadığını, Dava konusu sözleşmede sözleşme bedeli ve diğer tutarlar Euro üzerinden anlaşıldığından borç alacak rakamları Euro olarak hesaplandığı, İşveren ...tarafından Taşeron ...'ye yapılan 503.439,54€ tutarındaki ödemelerden 27.02.2006 tarihli çeki ödemediği, çekin ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, böylece taşeron ... Projeye yapılan ödeme rakamının 503.439,54€-35.000€=468.439,54€ olduğu, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda sözleşme maddeleri ile alınan mal ve hizmetlerin tamamlanma yüzdeleri %95,24, tamamlanan 485.750,52€, eksik kalanı 24.429,48€ olarak hesap edildiğini, İşveren ...tarafından Taşeron ...'ye yapılan 503.439,54€ tutarındaki ödeme yapıldığı, 35.000,00€ tutarındaki çekin ödenmemesi ile 468.439,54€ ödeme yaptığının sabit olduğu, işveren ...'nın yaptığı ödemelerin; 468.439,54€ TAŞERON ... ürettiği mal ve hizmet tutarının 485.750,52€ İşveren Davalı Karşı Davacı ...'nın Taşeron Davacı Karşı Davalı Taşeron ...'ye (-17.310,98€) Borçlu olduğu hesap edildiği, yukarıda belirtilen değişiklikler dışında kurul kök raporunun arkasında olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 28/10/2021 tarih,... Esas ve ... karar sayılı ilamında; "1-ASIL DAVA yönünden Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacının davalıya 74.856,97-TL yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin ise reddine,... 2-BİRLEŞEN DAVA (... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası) yönünden, Mahkememizin 13/06/2016 tarih, ...Esas ve...Karar sayılı ilamının taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 29/03/2018 tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile davalı-birleşen dava davacı vekilinin temyiz talebinin ''...Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA...'' karar verildiği, işbu Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 29/03/2018 tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı ilamının taraflara usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın taraflarca karar düzeltme kanun yoluna başvurulmadığı dolayısıyla BİRLEŞEN DAVA ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası hakkında verilen Mahkememizin 13/06/2016 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı ilamının 17/07/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, birleşen dava ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası hakkında yeniden HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,...'' karar verildiği, işbu kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 22/05/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; ''... 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere,uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-birleşen dosya davacısı yüklenici vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı-birleşen dava davalısı alt yüklenici vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; asıl davada davacı alt yüklenici yaptığı iş karşılığında teminat olarak verdiği 104.000,00 TL bedelli 2 adet teminat çeki için menfi tespit isteminde bulunmuş ve bozma ilamından sonra alınan rapora göre yaptığı iş karşılığının 485.750,52 EURO, yapılan ödemenin ise 468.439,54 EURO olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacı alt yüklenicinin sözleşme dolayısıyla yaptığı işe karşılık 17.310,98 EURO alacağı bulunduğuna göre teminat çekleri yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözden uzak tutularak yanlış değerlendirme ile mevcut şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dava davacısı yüklenici vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle, davacı-birleşen dava davalısı alt yüklenici vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA..." karar verildiği, işbu karara karşı davalı-birleşen dosyada davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunması üzerine Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 13/11/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; ''...Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK’un 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE,...'' karar verilerek dosyanın Mahkememize gönderildiği ve Mahkememizin 2024/786 Esas sayılı sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 24/04/2025 tarihli duruşmasında; ''Mahkememizce usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 22/05/2024 tarih, 2022/4608 Esas ve 2024/1666 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına" karar verilmiştir. İddia, savunma, dosya içeriği deliller, tanık beyanları, alınan bilirkişi raporları ve Yargıtay ilamlarına göre; asıl davada davacı taraf, taraflar arasında 05/08/2005 tarihinde eser sözleşmesi akdedildiğini, kendisinin sözleşme gereğince taahhüt edilen işleri yerine getirdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince taahhüt edilen işler yapılırken davalı şirketin ekonomik sorunlarından dolayı toplam 104.000,00-TL bedelli iki adet çekin teminat olarak ve davalı firmaya kredi kullanabilmek ve işi yapabilmek için verildiğini, davalı tarafın kötü niyetli olarak kendi ödemelerini yerine getirmemek amacıyla çekleri kendilerine karşı tehdit unsuru olarak kullandığını, bahse konu çeklerden dolayı herhangi bir borçlarının olmadığını, davalı taraf ise, taraflar arasında 05/08/2005 tarihinde eser sözleşmesi akdedildiğini fakat davalı şirketin tüm vecibelerini eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davacının 06/05/2006 tarihinde hiç kimseye haber ve hesap vermeden şantiyeden ayrıldığını ve işi yarım bıraktığını, bedelini tahsil ettiği üretimleri ve montajı yapmadan ve kendisini çok zor durumda bırakarak çekip gittiğini, davalı şirketin eksik kalan işleri ve davacının hatalı yaptığı üretim ve montaj işlerini de kendisi bizzat veya başka bir firma ile yapıp bitirdiğini, ancak işin henüz bittiğini ve kesin kabulü yapılmadığı için, mal sahibinin, davalı şirkete keseceği cezanın henüz belli olmadığını, yine kesin kabul yapılmadığı için, davacının eksik ve hatalı yaptığı işlerin bedelinin de tam olarak tespit edilemediğini, bu nedenle fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutarak, davacı şirket aleyhine şimdilik 81.000,00-Euro'nun tahsili için ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı numarasında kayıtlı dava açtıklarını, velhasıl davacı şirketin, davalı şirkete borçlu olduğunu, hem işi yarım bıraktığını, hem de işi bırakmadan önce işi çok geciktirerek ve hatalı eksik işler yaparak davalıyı zarara soktuğunu, bununla birlikte davacıda kalan, davalı şirkete ait 35.000,00-TL bedelli çekin de karşılıksız kalması nedeniyle iadesinin gerektiğini, bu çek nedeniyle borçlu olmadığını savunmuş ve ileri sürmüştür. Birleşen davada ise davacı taraf, taraflar arasında 05/08/2005 tarihli Eser Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye göre, davalı şirketin, ...'da yapılmakta olan ...Otelinin dekorasyon işini üstlenen davacının, bu işlerin bir kısmını davalı şirkete (alt işveren) verdiğini, davalı şirketin üstlendiği işlerin sözleşmede açık açık belirlendiğini, bu akde dayanarak çalışmaya başlayan davalı şirketin, bir süre sonra sorun çıkartmaya başladığını ve 06/05/2006 tarihinde kimseye bir hesap vermeden iş alanını terk edip gittiğini, bunun üzerine ... 9.Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirketin akdi feshettiğini bildirdiğini, ayrıca davacı şirketin noter marifetiyle bir tespit yaptırdığını, davalı şirkete, bu sözleşme uyarınca, sözleşme bedeli olan 510.000,00-Euro bedelli çeklerin teslim edildiğini ve davalı tarafın vadesi gelince bu çekleri kullandığını ve davacıdan tahsil ettiğini, ancak davalının elinde halen bir adet 35.000,00-TL bedelli ödenmemiş çek bulunduğunu, sözleşmenin haklı olarak feshinden sonra davacı şirketin, eksik kalan kısımları, yani davalının yapması gerekirken yapmadığı (davacı şirketten bedelini tahsil ettiği halde) üretimler ve bunların montaj işinin bir kısmını kendisi bir kısmını da başka bir firmaya yaptırdığını, ayrıca davalının yaptığı ve monte ettiği üretimlerin bir kısmıda eksik ve hatalı olarak yapıldığı için, bunların da giderilmesi için davacı şirketin ayrıca bir bedel ödediğini ve halen ödemekte olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki sözleşme uyarınca gecikilen her gün için belirli bir bedelin cezai şart olarak kabul edildiğini, davalının kusuru neticesinde gecikmeler olduğunu ve davacının zarar ettiğini, bu nedenle de davalının davacıya cezai şart ödemesi gerektiğini, davacı şirketin üstlendiği işi henüz teslim ettiğini ancak kesin kabulün henüz yapılmadığını, bu nedenle davacı şirketin sözleşme koşulları uyarınca ödemesi gereken bedeli fazlasıyla davalıya ödediğini, bunun istirdadı ya da mahsubu gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 81.000,00-Euro'unun fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ve fesih tarihinden itibaren işleyecek döviz reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 35.000 Euro bedelli çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, davalı taraf ise, haksız ve dayanaksız olan açılan davanın reddini talep etmiştir. Öncelikle taraflar arasında 05/08/2005 tarihli sözleşmenin akdedildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf, asıl davada davacı tarafın davaya konu iki adet çek nedeniyle menfi tespit isteminin yerinde olup olmadığı, birleşen davada ise taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davalı tarafından üstlenilen işlerin davacıya geç teslim edilip edilmediği, cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise davacının davalıdan cezai şart alacağının varlığı ve miktarı ile 35.000,00-TL bedelli çeke ilişkin menfi tespit isteminin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Asıl dava yönünden; Mahkememizce 24/04/2025 tarihli duruşmada ''Mahkememizce usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 22/05/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına'' karar verildiğinden işbu Yargıtay ilamının içeriğinde de açıkça ''... teminat çekleri yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken...'' ibaresi yer aldığından Mahkememizce asıl davada davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden ise; Mahkememizin 13/06/2016 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı ilamının taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 29/03/2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile davalı-birleşen dava davacı vekilinin temyiz talebinin ''...Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA...'' karar verildiği, işbu Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 29/03/2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının taraflara usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın taraflarca karar düzeltme kanun yoluna başvurulmadığı dolayısıyla birleşen dava ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası hakkında verilen Mahkememizin 13/06/2016 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamının Mahkememizce 17/07/2018 tarihinde kesinleştiği kanaatine varılmakla, birleşen dava ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / ASIL DAVADA Davanın KABULÜNE, davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, Asıl Davada; Daha önce karar ve ilam harcı alındığından bu konuda tekrar hüküm kurulmasına yer olmadığına, Asıl Davada; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Asıl Davada; Davacı tarafından yapılan 5.425,00-TL bilirkişi ücretleri, 1.206,30-TL posta masrafları, 12,20-TL başvuru harcı ve 1.404,00-TL peşin harç olmak üzere toplam 8.047,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Asıl Davada;Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Asıl Davada;Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, Asıl davada; HMK.nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, BİRLEŞEN (... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası) DAVADA Mahkememizin 13/06/2016 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 29/03/2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile davalı-birleşen dava davacı vekilinin temyiz talebinin ''...Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA...'' karar verildiği, işbu Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 29/03/2018 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı ilamının taraflara usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın taraflarca karar düzeltme kanun yoluna başvurulmadığı dolayısıyla BİRLEŞEN DAVA ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası hakkında verilen Mahkememizin 13/06/2016 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının 17/07/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, birleşen dava ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası hakkında yeniden HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA, Mahkememizce birleşen davada esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiğinden, yeniden karar harcı alınmasına yer olmadığına, Mahkememizin 13/06/2016 tarih, ... esas ve...karar sayılı ilamında yer alan; ''Birleşen dava davalısı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen kısım yönünden 15.670,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava davacısından alınarak birleşen dava davalısına verilmesine'' dair ve esas hükmün feri'si mahiyetindeki hükümler, Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 29/03/2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile davalı-birleşen dava davacı vekilinin temyiz talebinin ''...Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA...'' karar verildiği, işbu Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 29/03/2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının taraflara usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın taraflarca karar düzeltme kanun yoluna başvurulmadığı dolayısıyla BİRLEŞEN DAVA ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası hakkında verilen Mahkememizin 13/06/2016 tarih,... Esas ve... Karar sayılı ilamının 17/07/2018 tarihinde kesinleştiğinden bu husus hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, HMK 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avanslarından geriye kalan kısımlarının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde mahkememize verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2025 Katip ... ¸ Hakim ... ¸