İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/656 E. 2025/453 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/656
- Karar No
- 2025/453
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/656 KARAR NO : 2025/453 DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/03/2024 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 ... 11. Tüketici Mahkemesi ...Esas ...Karar sayılı dosyasında verilen yetkisizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzii edilmiş, görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkiline ait kasko sigortalı ... plakalı, 2016 model ... marka traktörün kazaya karışmış ve kullanılamaz hale geldiğini, kaza sonrasında sözleşme kapsamında teminat altına alınan zararın hesaplanarak sigorta poliçesi uyarınca tazmin edilmesi istemiyle davalı sigortacıya başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketinin 06/11/2018 tarihli yazısında, rayicin altında değer tespitinde ve aracın kiralık olarak kullanıldığı gerekçesi ile proporsiyon indirimi yapılarak eksik ödeme teklifinde bulunulduğunu, ayrıca davalının bu kısmi kabul halinde kalan ksıımlar açısından da ibraz edilmesi gerektiği şartını ileri sürdüğünü, bu nedenle 19/11/2018 tarihinde davalı taraf aleyhine dava açıldığını, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ve ...Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, ... 4. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan icra takibi neticesinde, bu miktar ve ferilerinin ancak 22/02/2024 tarihinde icra dosyasına yatırıldığını, ancak günümüz itibariyle paranın alım gücünün düşmesi nedeniyle en azından ödenen paranın güncel uyarlamasının yapılmasının gerekmekte olduğunu beyan ederek davanın kabulüne, belirsiz alacağın bilirkişi raporu ile tam olarak belirlendiği zaman artırılmak üzere müvekkiline ödenen miktarın enflasyon, altın/döviz kurlarındaki artış, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artış vb. çeşitli ekonomik nedenlerle paranın değer kaybetmesi, alım gücünün değişmesi nedeniyle miktarın uyarlanmasına ve sebepsiz zenginleşme, munzam zarar, uyarlama/ denkleştirici adalet gereği rayiç-güncel bedelinin belirlenerek ödenmesine, belirlenecek bu bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak müvekkili lehine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava konusu kazaya karışan ...Plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 22/12/2017- 22/12/2018 tarihlerini kapsayan...poliçe numaralı ...Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sirgortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminatları, poliçe limitleri ve poliçe dönemi ile sınırlı olduğunu, munzam zarar talep edilmesinin şartlarından birinin de borçlunun kusurlu olması olduğunu, müvekkili şirketin kusurunun olmadığını, davacıyı zarara uğratmak maksadı ile ödeme yapılmadığı hususunun gerçeği yansıtmamakta olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin davacının tüm hak ve alacaklarını ödemiş olduğundan temerrüde düşmediğini, müvekkili şirketin kendisine iletilen bilgi/belgeler çerçevesinde ve yerinde yapmış olduğu ekspertizler neticesinde mevzuat hükümleri uyarınca belirlediği zarar bedelini poliçe kapsamında süresi içerisinde davacı tarafa ilettiğini ancak davacının dava yoluna başvurduğunu, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini hukuka uygun olarak yerine getirdiğini beyan ederek öncelikle beyan ve itirazlarının dikkate alınarak davanın esastan reddine, müvekkili bakımından munzam zarar talebine dair hiçbir şart gerçekleşmemiş olmakla, davanın müvekkili şirket hakkında esastan reddine, müvekkili şirketin sigortalısı açısından munzam zarar durumunun gerçekleştiğinin kabulü durumunda ise, dava konusu talep, müvekkili şirketin düzenlediği poliçe teminat kapsamı haricinde kalması sebebiyle, davanın müvekkili şirket hakkında esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER UYAP araç sorgu raporu, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sureti, ... 4. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının UYAP sureti., Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi cevabının delil olarak dosyamıza alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : Dava; tazminat istemine ilişkindir. Dosyanın ... 11. Tüketici Mahkemesi'nin; 17/10/2024 tarih, ... Esas ve...Karar sayılı görevsizlik kararının 25.10.2024 tarihinde kesinleşmesi üzerine mahkememize geldiği anlaşılmıştır. Dava, ticari ilişkiden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Elde ki dava; ilk olarak tüketici mahkemesinde açılmış, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilerek dosyanın görevli bulunan asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Asliye hukuk mahkemesince Arabuluculuk Kanunu kapsamında bir inceleme yapılmamıştır. ... 11. Tüketici Mahkemesince 17/10/2024 tarih, ...Esas ve... Karar sayılı görevsizlik kararının 25.10.2024 tarihinde kesinleştiği, mahkememize 06.11.2024 tarihinde geldiği, 07.11.2024 tarihinde tensip yapıldığı, davacı vekilince sunulan arabuluculuk son tutanağına göre, 26.10.2024 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve 11.11.2024 tarihinde olumsuzlukla sürecin sonlandığı, görevli olan mahkememizce esasa kayıt yapılmadan 07.11.2024 tarihinden önce sonlanmış arabuluculuk tutanağının bulunmadığı görüldü. 7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile “Kanunun 4 üncü maddesi ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. 6325 sayılı HUAK'nun 18/A-2 maddesi gereği arabuluculuğa tabi davalarda dava açılırken, arabulucuya başvurulması ve sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekmekte ise de aynı maddenin son cümlesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi emredici olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme karşısında HMK m.115/2 madde hükmü uygulanarak bu eksikliğin giderilmesi mümkün değildir. (Bknz :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 HD sinin... E....K sayılı 16.06.2022 tarihli ilamı, Bknz: Yargıtay 11. HD sinin... E. ...sayılı 06.05.2024 tarihli ilamı). Mahkememizce esasa kayıt yapılıncaya kadar tamamlanmış arabuluculuk son tutanağının bulunmaması sebebiyle HMK 114/2 ve HMK 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle dosyanın 114/2 115 /2 uyarınca usulden reddine , 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydının yapılmasına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (7/1 mad.) gereğince hesap olunan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda , kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf'a kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır