İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/130 E. 2024/859 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/130
Karar No
2024/859
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/130 Esas KARAR NO : 2024/859 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/02/2024 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı tarafın kendi savurganlığını ve yaptığı yatırımlardan zarar etmesi nedeni ile kendisinin miras payına düşen evini satmak zorunda kaldığını, davalının kendi kusuruyla uğradığı bu zararından sonra babalarından kalan diğer evde daha fazla hakkının olduğunu iddia ederek müvekkilinin payını da istediğini, müvekkilinin bu isteğini reddetmesi üzerine davalının, müvekkili ve ailesi üzerinde baskı uygulamaya başladığını ve zamanla bu baskının tehdit boyutuna ulaştığını, davalının tehdit boyutuna ulaşan baskıları fiziksel ve sözel şiddete de dönüştüğünü, müvekkilinin eşi ...'a hakaret ettiğini ve fiziksel şiddet uyguladığını, müvekkilinin eşinin konu ile ilgili emniyet güçleri ve savcılıklar nezdinde şikayette bulunduğunu ve uzaklaştırma talep etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin dava konusu olay ile bağımsız bir devre mülk dolandırıcılığına maruz kaldığını, müvekkilinin uğradığı dolandırıcılığın toplam zararını bilmesinin mümkün olmadığını, davalının, irade fesadı altında bedelsizlik vaadiyle imzalattırılan bonolara dayanarak ... 31.İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığını, müvekkilinin takip üzerine ... 15.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine itiraz davası açtığını, borcu olmadığını bonoların hileli olarak alındığı yönünde itiraz ettiğini, 11.10.2023 tarihinde ... 22.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ... E. Sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açtığını, davalının müvekkili ve ailesine karşı korkutma ve baskı davranışlarının devam ettiğini, davalıdan gelen baskı sonucunda müvekkilinin davayı takip edemediğini, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen kararın kesinleştiğini, müvekkili üzerindeki maddi ve manevi cebirin hala devam ettiğini, davaya konu bonoların sebebe bağlı olarak düzenlenmiş olduğunu "malen" düzenlenen bonoların herhangi bir mal alışverişine dayanmadığını, taraflar arasında herhangi bir temel borç ilişkisinin bulunmadığını, bonoların iyi niyetli üçüncü kişilere ciro edilmediğini, 01.04.2023 vade tarihli 1.500.000-TL ve 01.11.2023 vade tarihli 1.000.000-TL bedelli bonolarda "bedeli malen ahzolunmuştur." ibaresi yer aldığını, malen ibaresi yer alan senedin malen düzenlenmediğini ikrar eden tarafın senedi ta'lil etmiş sayılacağından ispat yükünün yer değiştirdiğini, davalının yan mal veya para alışverişini ispatla yükümlü olduğunu, davaya konu senetlerin müvekkilince hileli ve korkutmaya esas davranışları nedeni ile sakatlandığını iradesi ile bedelsiz olarak imzalanan senet metninde "malen" ibaresinin yer aldığını, davaya konu bonoların başından itibaren bedelsiz olarak düzenlendiğini, müvekkili ile davalı arasında senedin düzenlenmesine esas teşkil edecek herhangi bir borç ilişkisinin doğmadığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir borç ilişkisi doğmadığını, müvekkili ile davalı arasındaki anlaşmada davaya konu bononun tedavüle çıkarılmamasının yattığını, davaya konu bono bu ilişkinin tarafı olmayan herhangi bir kişiye ciro edilmediğini, müvekkilinin hile ve korkutma etkisi altında senedi keşide ettiğini davalı ile aralarında bir borç ilişkisi bulunmadığını, dosyaya sunulacak savcılık ve emniyet ifadeleri, uzaklaştırma kararları ve tanık anlatımlarıyla da ispatlanacağı üzere davalının kendi maddi kayıplarını telafi etmek gayesiyle müvekkili ve ailesine sistematik olarak maddi ve manevi cebir uyguladığını, davaya konu bonolar ciro edilmediğini beyanla davalarının kabulü ile başından itibaren bedelsiz, hile ve korkutma ile elde edilen ta'lil edilmiş ... 31.İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatılan 01.04.2023 vade tarihli 1.500.000,00-TL ve 01.11.2023 vade tarihli 1.000.000,00-TL bedelli bonolar nedeni ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, senetlerin iptaline, İİK md.72/5 uyarınca kötü niyetli davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin, davacının erkek kardeşi olduğunu, senetlerin düzenlendiği tarihlerde tarafların, ... Bankası'nın ... Şubesi'nde buluştuklarını ve banka şubesinde senetleri doldurarak imzaladıklarını, müvekkilinin, davacının eşi ...'a karşı fiziksel şiddet uyguladığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında yaşanan ceza yargılamasının ve uzaklaştırma kararlarının yegane sebebinin ... ile ... arasında geçen tartışma olduğunu, senetlerin bu kararlarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin davacının kardeşi ...'a karşı şahsi bir husumetinin bulunmadığını, müvekkilinin tehdit ve baskılarıyla dava konusu senetleri düzenlendiği yönündeki davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve soyut iddialardan ibaret olduğunu, müvekkilinin kalp hastası olduğunu %78 oranında engellilik raporunun bulunduğunu, davacı vekilinin görevsizlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilen ... 22.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasındaki beyanlara dayanarak senedin taraflarınca ta'lil edildiğini öne sürdüğünü, ilgili davada davacı tarafça senetlerin teminat olarak verildiği beyan edildiğinden senedin davacı tarafça ta'lil edilmiş bulunduğunu, ispat yükünün de senet metnindeki "malen" kaydının aksini iddia eden davacı taraf üzerinde olduğunu, müvekkilinin 2 sene boyunca ...'da çalıştığını ve ağabeyinin borçlarını kapamak için tüm kazancını babası ile ortak hesabına gönderdiğini ve bu paranın da davacının borçlarına harcandığını, müvekkilinin senede konu borcunu davacıdan alamadığını üstüne üstlük davacıya kredi ve dolandırıcılık borçlarını kapamak adına para göndermeye devam ettiğini, müvekkilinin annesiyle birlikte yaşadığını ve annesini kıramayacağını bilen davacı tarafın her seferinde anneleri ...'ı arayarak müvekkilinin para göndermesini sağlamak için annesine baskıda bulunduğunu, tarafların yine ... Bankası'nın ... Şubesi'nde buluştuklarını, 02.03.2023 düzenleme ve 01.04.2023 vade tarihli senet düzenlendiğini, müvekkilinin, son aşamaya kadar kardeşine karşı yargı veya icra yoluna gitmemek için beklediğini ancak gelinen aşamada halen söz konusu senetlerden alacağına kavuşamadığından icra yoluna başvurma zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkilinin borçludan alacağı esasen bu iki senetin toplam bedelinin de kat ve kat üstünde olduğunu, miras meselesinin haricinde müvekkilinin 20 yıldan uzun süredir banka kanalıyla ve elden olmak üzere davacı tarafa borç para verdiğini, miras dağılımında haksızlığa uğrayanın, yıllardan beri kardeşinin borçlarıyla uğraşanın, annesinin geçimini ve bakımını sağlayan taraf olduğunu ve alacağını tahsil edemeyen müvekkilinin, dosyadaki esas mağdur konumunda olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava, menfi tespit davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Dava Şartı olarak Arabuluculuk'' başlıklı md.5/A-f.1: ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' şeklindedir. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 31. Maddesiyle bu fıkrada yer alan "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" şeklinde değiştirilmiş ve yine 7445 sayılı Kanun'un Geçici 1.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Dava Şartı olarak Arabuluculuk'' başlıklı 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3.maddesinin 1.fıkrasına eklenen Menfi Tespit ve İstirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca, ''Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' Dosyanın ve dava dilekçesinin incelenmesi neticesinde; Eldeki davanın konusunun bir miktar para olan Menfi Tespit davası olduğu, 7445 sayılı Kanun'un 31. Maddesiyle 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin 1.fıkrasında yer alan "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" şeklinde değiştirilerek dava türlerine ve konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun para olan menfi tespit davası olması şartı aranmış olduğu, söz konusu hükmün yürürlük tarihinin 01/09/2023 tarihi olarak belirlendiği ve eldeki davanın 26/02/2024 tarihinde açıldığı, eldeki davanın "dava şartı olarak arabuluculuk" kapsamında olduğu ve davacı vekilinin 17/12/2024 tarihli duruşmadaki beyanı ile dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağının bulunmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmakla Mahkememizce 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 44.328,89 -TL harçtan mahsubu ile artan 43.901,29 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi md.7/2 gereğince 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/130, K. 2024/859, T. 27.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-130-e-2024-859-k-7795a3cb9f38