İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/557 E. 2025/30 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/557
Karar No
2025/30
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/557 Esas KARAR NO:2025/30 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:04/09/ 2023 KARAR TARİHİ:16/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine ... poliçe numarasıyla sigortalı ... plakalı araç, 29.10.2021 tarihinde müvekkile ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, ... plakalı araç sürücü bu kazanın gerçekleşmesinde %100 kusurlu olduğunu, ancak, müvekkilin işbu kaza bağlamında kusuru bulunmamasına karşın kendisine kusur etfedildiğini, bahse konu kusur durumunun değiştirilmesi ve araçta oluşan zararların (hasar farkı-değer kaybı) poliçe limitleri dahilinde ödenmesi amacıyla müvekkili adına Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu ve 2022.E... sayılı başvuruya istinaden yapılan yargılamada Uyuşmazlık Hakeminin 10/06/2023-K-2023/... sayılı kararı ile 'Usul işlemlerin uzaması nedeniyle Komisyon tarafından verilen sürede dosyanın sonuçlandırılamayacağı anlaşılmış olup taraflardan ek süre için muvafakat talep edildiğini, davacı tarafın ek süreye muvafakat verdiğini ancak davalı taraf muvafakat vermediğini, sigorta şirketi tarafından süre uzatımına muvafakat edilmemesi halinde 5684 sayılı yasanın 30/23. maddenin göndermesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunun Tahkime İlişkin bölümü madde 427/2 gereği taraflar anlaşmama durumunda mahkemeden karar alınabileceği kabul edildiğini, bu çerçevede dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonuna iadesine karar verilmiştir." gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine karar verildiğini, verilen karara karşı Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetine yaptığımız itirazın 18/07/2023 - 2023/İHK-... sayılı kararda "İtiraz Hakem Heyeti'nin incelemesinin ön koşulu, yasal süresi içinde verilmiş bir kararın varlığıdır. Somut olayda, yasal süresi içinde verilmiş bir karar bulunmadığından itiraz incelemesiyle yeni bir işlem yapılması mümkün ve usule uygun olmayacağından koşulları bulunmayan itirazın reddine karar verilmelidir." gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin itiraz konusu kaza nedeniyle uğradığı hasar farkı ve değer kaybı zararının tazmin edilmesi ve kusur durumunun değiştirilmesi amacıyla dava açılması zorunluluğunun doğduğunu, davalı tarafça müvekkilinin zararının karşılanmaması hukuka aykırı olduğunu, olay neticesinde iki araçlı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra sürücüler kendi aralarında tutanak tutmuş ve durum her iki aracın trafik sigortacılarına bildirildiğini, müvekkilinin aracının kusurlu bulunduğunu, ancak kaza sonucu kusur ile ilgili yanlış bir tespitte bulunulduğunu, zira gerçekleşen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kaza krokisi ve kaza sonrasına ait resimler incelendiğinde; müvekkile ait aracın, normal bir hızda, kurallara uygun bir şekilde seyir halinde olduğu, kazanın gerçekleştiği kavşak noktasına kontrollü bir şekilde giriş yaptığı ve bahse konu kavşak üzerindeki geçişini de büyük ölçüde tamamladığı esnada, oldukça süratli bir şekilde seyreden davalı tarafça sigortalanmış aracın, müvekkiline ait aracın sağ yan kısmına çarpmış olduğunun anlaşıldığını, kaza anında, karşı araç sürücüsü müvekkili görmesine rağmen hızını azaltmadığını, müvekkile ait aracın kavşak üzerindeki geçişini büyük ölçüde tamamladığı esnada bahse konu kazanın gerçekleşmiş olmasının, ancak davalı tarafça sigortalanmış karşı araç sürücüsünün oldukça hızlı olduğundan dolayı müvekkiline ait aracı görmesine rağmen duramamış olmasıyla açıklanabileceğini, tüm bu nedenlerle, müvekkile ait ... plakalı araca kusur izafe edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, ayrıca, müvekkile ait aracın, iddia edildiği gibi, geçiş hakkına riayet etmediğine dair herhangi bir delil de bulunmadığını, zira söz konusu “Geçiş Hakkı” sınırsız bir hak olmadığını, aksi halde, yolu kullanabilme bakımından geçiş hakkına sahip olan tarafın nasıl davranırsa davransın, kusurlu olamayacağı ve geçiş hakkına sahip olmayan tarafın, geçiş hakkının karşı tarafa ait olduğu bir yola hiçbir zaman katılabilme olanağının olamayacağı gibi bir durum söz konusu olacağını, dolayısıyla, geçiş hakkının diğer tarafa ait olduğu bir yola bağlanan bir araç, karşı aracın geçiş hakkının gerekliliklerine uygun bir şekilde gerekli kontrolleri yapıp yükümlülüklerini yerine getirerek ve hızını ayarlayarak bu yola geçiş yapabileceğini, somut olayda da, müvekkiline ait aracın, bahse konu yola bağlanırken kurallara uygun bir şekilde hareket ederek gerekli kontrolleri (bağlantı noktasına yaklaşmakta olan ve çarpışma tehlikesinin olduğu herhangi bir aracın olup olmadığını kontrol etme ve hızını azaltma gibi) yaptığını, ancak müvekkile ait aracın geçiş yaptığı ve ayrıca geçişini büyük ölçüde tamamladığı esnada, davalı karşı aracın oldukça süratli olması nedeniyle öngörülemeyecek bir şekilde kavşak noktasına yaklaşması ve müvekkile ait aracı görmesine rağmen durmaması nedeniyle bahse konu kazanın gerçekleşmiş olması söz konusu olduğunu, kaza tespit tutanağı ve kaza fotoğrafları incelendiğinde karşı aracın asli kusurlu olduğu açıkça anlaşıldığını, gerçekleşen kazada tüm kusurun karşı araca ait olduğunu, müvekkile ait aracın herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek, kusur bilirkişisi atanarak gerçekleşen kazada, tarafların Kusur oranının belirlenmesine, 100,00-TL hasar bedeli ve 100,00-TL değer kaybı ücretinin şimdilik toplamda 200,00-TL'nin poliçe limitleri dâhilinde muhatap şirketin temerrüt tarihi olan 15.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza bakımından, taraflarına yöneltilen talebin, Genel Şartları uyarınca teminat kapsamı dışında kaldığını ve müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil şirket zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında olan ödeme yükümlülüğünün ancak sigortalı aracın kusurunun varlığı halinde ve yalnızca poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, sigortalı araçta meydana gelen hasar durumu, söz konusu hasarın kaza nedeniyle meydana gelip gelmediği, aracın pert sayılıp sayılamayacağı, tazminat ödemesinin hangi şekilde yapılması gerektiği, aracın rayiç değeri, sovtaj bedeli gibi hususların Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ile müvekkilimiz Şirket nezdinde tanzim edilen poliçe uyarınca uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesi gerektiğini, sigortalı aracın dava konusu kazada kusursuz bulunduğundan işbu haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 29/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı adına kayıtlı 07 NTK 16 plaka sayılı araçta oluşan hasara ilişkin maddi tazminat talebine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, trafik kazası tespit tutanağı, STK Uyuşmazlık Hakeminin 10/06/2023- K-... sayılı kararı, STK İtiraz Hakem Heyetinin 18/07/2023 - 2023/İHK-... sayılı kararı, başvuru dilekçesi, değer kaybı eksper raporu, hasar ekspertiz raporu, kaza yeri resimleri ve araca ilişkin foroğraflar, ruhsat ve sürücü belgesi fotokopileri, sigorta poliçeleri, tramer kaydı, ATK raporu ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Dosyanın dava konusu kazadaki kusur durumu yönünden değerlendirme yapılmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi ile hazırlanan 19/02/2024 tarihli ön raporda, maddi hasarlı kaza sonucu sürücüler arasında maddi hasarlı kaza tespit tutanağı düzenlenmiş olup, bu tutanakta detaylı yol ve mahal bilgileri yer almamakta olup, dosya kapsamında mahal özelliklerini kavşağın yapısını, mahaldeki hız limitini, mahalde sürücülere hitaben bulunan trafik işaret levhalarını ve kazaya etken diğer verileri gösteren herhangi bir tutanağın da bulunmadığının anlaşıldığı, sağlıklı kusur oranı tespiti bakımından; kaza tarihi itibarı ile olay mahalli kavşağın yapısı, kavşak kollarında yaklaşan sürücülere hitaplı bulunan trafik işaret levhaları ve mahaldeki hız limitinin tespitine, araçların kavşağa geliş istikametleri, araçların darbe aldığı kısımlar ve çarpışma noktasının yerinin ölçekli kroki üzerinde gösterilmesine ve kaza sonrası çekilen tüm fotoğrafların dosya kapsamına alınmasının gerektiği bildirilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın adli trafik bilirkişisine tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; 19/02/2024 tarihli ATK raporunda belirtilen hususlarda hazırlanan 14/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın Karayolları Trafik Kanununun 47.maddesinin c) ve d) fıkraları ile 57.maddesinin a) fıkrası ve 84.maddesinin h) fıkra: lal ederek; Taşıt yolunda dönel kavşak içinde, araç kullanırken, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere ayrıca kavşakta bulunan trafik işaret ve levhalarına uymak zorunda olduğu halde, dosya kapsamı ve dosyada mevcut sürü rin kendi aralarında tanzim ettikleri Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına ve olay yeri fotoğraflarına göre; sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ile 19.10.2021 günü, sat:13.15 sıralarında ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde, Otoban Bağlantı yolu üzerinden Lojistik üssüne seyir halindeyken Lojistik Üssü Dönel Kavşağına geldiğinde, olay yeri fotoğraflarında görüldüğü üzere dönel kavşak içerisinde kendisini hitap eden DUR trafik işaret levhası olduğu halde, levhaya uymayarak kavşağa giriş yaptığı sırada, aracının sağ yan kısımlarıyla, sağından ... istikametinden İstanbul istikametine seyir halindeyken Kavşağa giren sürücü ...'ın, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarının çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, bu şekilde dönel kavşakta, özen yükümlülüğüne uymadığı dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi, kavşakta geçiş önceliğine uymayarak, ... plakalı araca ilk geçiş hakkını vermediği ve davranışı ile kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın Karayolları Trafik Kanununun 47.maddesinin d) fıkrası ile 52.maddesinin a) fıkrasını ihlal ederek taşıt yolunda araç kullanarak dönel kavşağa yaklaşırken, dönel kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorunda olduğu halde, dosya kapsamı ve dosyada mevcut sürücülerin kendi aralarında tanzim ettikleri Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına ve olay yeri fotoğraflarına göre; sevk ve idaresindeki ... plakalı la 19.10.2021 günü, sat:13.15 sıralarında ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... istikametinden İstanbul istikametine seyir halindeyken Otoyol bağlantı yolunda Lojistik Üssü istikametine gitmek iken kendisine hitap eden “dur” trafik işaret levhası olduğu halde levhaya uymayarak geçiş yapan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun sağ yan kısımlarının çarpışması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, bu şekilde meydana gelen trafik kazasında, kavşağa girerken dikkatli olmadığı, kavşakta kendisi anayoldan gelen araç olduğu için geçiş önceliğini elde etmesine rağmen, diğer sürücünün yol verdiğini gördükten sonra kavşak kesişimine girerek kavşağı geçmesi gerekirken, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı, kavşakta anayoldan kavşağa giren araç olarak ilk geçiş hakkına ve geçiş önceliğine sahip olsa da, kavşağa diğer istikametlerden giren araçlara dikkat etmesi gerektiği, bu ine uymayarak, dikkatsiz ve tedbirsiz hareket etmesi sonucu trafik kazasına karıştığı anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında %2 oranında kusurlu olduğu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi - SBM TRAMER' de, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın % 100, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın ise kusursuz olduğu kanaatinin belirtildiği, ancak iş bu Bilirkişi Raporunda yapılan izahatta belirtildiği üzere ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın, kazada %25 kusurlu olduğu için, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi - SBM TRAMER' de yapılan kusur dağılımına uyulmadığı bildirilmiştir. Adli Trafik bilirkişisi tarafından tanzim edilen 14/08/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazlar yönünden ve dava konusu kazadaki kusur durumu yönünden değerlendirme yapılmak üzere dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne sevki ile hazırlanan 02/12/2024 tarihli raporda; Sürücü ... idaresindeki kamyon ile bağlantı yolu üzerindeki kavşak mahallinde istikametine hitaben bulunan "Dur" yazılı trafik levhasının dikkate alarak durması ve ilk geçiş hakkını sağ taraftan bölünmüş yolu takiben gelen otomobile bırakması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği yaklaşmakta olan otomobile rağmen kavşağa giriş yapıp bu aracın istikametini kapatarak dava konusu kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla olayda,%100 kusurlu olduğu, Sürücü ... idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri dışındaki bağlantı yolunu takiben seyretmekte iken kaza mahalli kavşakta meydana gelen maddi hasarlı kazanın oluşumunda mahal şartları itibarı ile hatalı tutum ve davranışının bulunmadığı mütalaa edilmiş olup, sonuç üzerinde atfı kabil kusur olmadığı bildirilmiştir. 02/12/2024 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunun usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması sebebiyle ATK raporuna karşı itirazların reddi ile bu bağlamda dosya kapsamında daha önce düzenlenen Adli Trafik bilirkişi raporunun rapora sevk talimatını aşar şekilde kusur değerlendirilmesine bulunulması, rapor sevkinde yalnızca ATK raporunda belirtilen eksiklerin değerlendirilmesi yönünden rapor tanzimi gerekirken kusur değerlendirilmesi yapılmış olmasının ATK raporu ile çelişki mahiyetinde olmayacağı kanaati ile tekrar bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddine karar verilmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 maddesinde düzenlenen motorlu araç işleten ile araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun hukuki niteliği kural olarak tehlike sorumluluğudur. Mezkur Kanunun 85/1 maddesi uyarınca "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Yine aynı kanunun 58/son maddesi uyarınca "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." Bu düzenlemeler kapsamında motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin, motorlu aracın işletilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararlardan sorumluluğu kusur(haksız fiil) sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen yükümlülüğünün ihlaline dayanan olağan sebep sorumluluğu niteliğinde de değildir. Tehlike sorumluluğu niteliğindeki bu sorumluluğun doğması için, motorlu aracın işletilmesine özgü tipik tehlikenin gerçekleşmesi yeterli olup motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin kusuru yahut objektif özen yükümlüğünü ihlali aranmaz. Motorlu taşıt işletenin olağan sebep sorumluluğu istisna olup 2918 Sayılı Kanun'un 85/3 fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre işletme haline olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. Somut olayda meydana gelen trafik kazası aracın işletilmesi sırasında meydana geldiğinden, işletenin sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğunda şüphe yoktur. Bu sebeple işleten ancak kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi ile motorlu araç işleten veya teşebbüs sahibine zorunlu mali sorumluluk sigortası yapma mecburiyeti getirilmiştir. Bu düzenleme ile sigortacının, motorlu taşıt işletenin veya teşebbüs sahibinin motorlu taşıtın işletilmesinden doğan sorumluluğunu teminat ile sınırlı olmak üzere karşılaması amaçlanmıştır. Aynı kanunun 92 maddesinde ise zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı tahdidi biçimde sayılmıştır. Maddeye göre; aşağıdaki hususlar zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu dışındadır. "a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. " Somut olayda; taraflar arasında çözümlenmesi gereken ilk husus, taraflar arasındaki uyuşmazlık konularından biri de olan dava konusu kazada tarafların kusur durumunun ne olduğu hususudur. Eldeki davada davacı taraf 29/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı adına kayıtlı 07 NTK 16 plaka sayılı araçta oluşan hasara ilişkin maddi tazminat talep etmiştir. İşbu davaya konu trafik kazası nedeniyle İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 02/12/2024 tarihli raporda; sürücü ... idaresindeki kamyon ile bağlantı yolu üzerindeki kavşak mahallinde istikametine hitaben bulunan "Dur" yazılı trafik levhasının dikkate alarak durması ve ilk geçiş hakkını sağ taraftan bölünmüş yolu takiben gelen otomobile bırakması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği yaklaşmakta olan otomobile rağmen kavşağa giriş yapıp bu aracın istikametini kapatarak dava konusu kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla olayda,%100 kusurlu olduğu, sürücü ... idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri dışındaki bağlantı yolunu takiben seyretmekte iken kaza mahalli kavşakta meydana gelen maddi hasarlı kazanın oluşumunda mahal şartları itibarı ile hatalı tutum ve davranışının bulunmadığı ve atfı kabil kusurunun bulunmadığının belirtildiği, 02/12/2024 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunun usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması sebebiyle ATK raporuna karşı itirazların reddi ile bu bağlamda dosya kapsamında daha önce düzenlenen Adli Trafik bilirkişi raporunun rapora sevk talimatını aşar şekilde kusur değerlendirilmesine bulunulması, rapor sevkinde yalnızca ATK raporunda belirtilen eksiklerin değerlendirilmesi yönünden rapor tanzimi gerekirken kusur değerlendirilmesi yapılmış olmasının ATK raporu ile çelişki mahiyetinde olmayacağı kanaati ile tekrar bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddine karar verilerek ATK raporu kusur değerlendirilmesi bahsinde Mahkememizce hükme esas alınmış olup davalı sigorta şirketi sigortalısı ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmakla davacının kendi kusuru ile sebebiyet verdiği maddi zararın davalı tarafından karşılanmasının hukuka uygun olamayacağı değerlendirilerek yukarıdaki açıklamalar ile birlikte ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan rapor ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak sigortalı araç sürücüsü olan ...'ın davaya konu kazanın gerçekleşmesinde kusuru bulunmadığından Mahkememizce davalı sigorta şirketinin de sorumlu olmayacağı tespit edilerek davanın reddine karar verilmiş ve tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, yüzlerine karşı, HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle(40.000,00 TL'yi aşmadığından) KESİN olmak üzere karar verildi.16/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/557, K. 2025/30, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-557-e-2025-30-k-6091cf6a0865