İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/159 E. 2024/588 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/159
- Karar No
- 2024/588
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/159 Esas KARAR NO : 2024/588 DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 09/03/2023 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA (Davacı vekili dava dilekçesinde özetle); Müvekkili banka ile müteveffa ... arasında akdedilen Bireysel Kredi Sözleşmesi gereği açılan kredi hesabı uyarınca kredi açılmış ve kullandırıldığını, müteveffa ... ile davalı ... A.Ş. arasında adedilen Sigorta Poliçesi kapsamında, ...'e kullandırılan bu krediye Hayat Sigortası yapıldığını, müteveffa ...'in bu krediden kaynaklı müvekkili bankaya borcu bulunduğunu, müvekkili bankanın, alacağını tahsil edemeden ... vefat ettiğini, müteveffa ... ile kullanmış olduğu Tüketici Kredisine tanımlanan Hayat Sigortası ve Sigorta Poliçesi hükümleri gereğince müvekkili bankaca davalı ... A.Ş.'ye sigorta tazminatının tazmini için başvuruda bulunulmuş ise de, davalı tarafça ... Sayılı ve 31.12.2021 Tarihli yazı ile "Sigorta başlangıç tarihinden önce gelen/mevcut bulunan kanser hastalığından kaynaklı vefatın, grup sigorta sertifikasında da belirtildiği üzere vefat teminatı kapsamının dışında olmasından ötürü,'' olduğu gerekçesiyle müvekkili bankanın tazminat talebinin reddedildiğini, mezkur Sigorta Poliçesi müvekkili banka tarafından müteveffaya tanımlanan krediye teminat olarak düzenlenen bir sigorta olup müvekkili bankanın bu poliçenin dain ve mürtehini olduğunu, müvekkil banka dain mürtehin olmakla, davalı sigorta şirketi poliçe teminatı kapsamında kalan bakiye kredi alacağını doğrudan müvekkil bankaya ödemekle yükümlü olup, müteveffanın sağlık sorunlarını gerekçe göstererek ödeme yapmaktan imtina etme hakkı bulunmadığını beyan ederek 25.448,27-TL sigorta tazminatının 04/09/2021 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP (Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle); dava konusu uyuşmazlıkta görevli Mahkeme Tüketici Mahkemeleri olup, davanın öncelikle görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesinin talep olunduğunu, a-sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutar poliçe bedeli ile sınırlı olup, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte poliçe bedelini aşan tutar talebinin kabulü olanaklı olmadığını, banka tarafından sunulan yargıtay kararları kapsamında önce sigorta şirketine başvurulması gerektiği yönünde içtihat oluştuğu algısı yaratılmak istenmekteyse de, bu kararın içtihat olmadığını ispat edecek aksi yönde kararlar da mevcut olduğunu, sigortalı muris ..., ... Bankası aş' den kullanmış olduğu tüketici kredisi sonrasında ... numaralı poliçe ile sigorta kapsamına alındığını, sigortalının sigorta öncesinden gelen ''kanser'' hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu beyan ederek mahkemeniz huzurunda açılan iş bu davanın emsal kararlar gözetilerek öncelikle görevsiz mahkemede açılmış olması nedeni usulden reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava;hayat sigortasından kaynaklı alacak istemine ilişkindir Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava dışı müteveffa ...'in davacı bankadan kullanmış olduğu kredi sonrası borcunu ödeyemeden vefat etmesiyle sebebiyle kredide hayat sigortası olarak yer alan davalı sigorta şirketinin borçtan sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarı, poliçenin düzenlenmesi sırasında sigortalının kanser hastalığı olup olmadığı, hastalığını kasten gizleyip gizlemediği, dolayısı ile ihbar yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde; Bireysel Kredi Sözleşmesine, Kredi Kullandırım Dekontuna, Hesap Özetine, Kredi Geri Ödeme Planına, Sigorta Poliçesine, Tazminat Red Yazısına, Arabuluculuk Son Tutanağına, Bilirkişi İncelemesine, Banka defter ve kayıtlarına, Ticaret sicil kayıtları ve yasal her türlü delillere delil olarak dayanmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Kredi Sözleşmesi ve eklerine, ... numaralı poliçeye ilişkin Sağlık Beyan Formu, Bilgilendirme Formuna, ... numaralı poliçe sertifikasına, şirketimize iletilen tıbbi raporlar, ölüm belgesi, tazminat ret yazısına, ... Hastanesi'nin 20.08.2018 Tarihli Raporuna, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin sigortalının vefat tarihinde düzenlenen Vefat Epikriz Raporuna, Grup Hayat Sigorta Sözleşmesine, Sigortalıya ait sağlık kuruluşlarından alınan sağlık raporları ve SGK’ dan alınacak ayrıntılı tedavi dökümlerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ...nolu ilamı ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 5.4.2018 T, ... ilamına, müvekkili şirkete ait tüm defter, belge ve kayıtlara, banka kayıtlarına, ... Hastanesi'nin 20.08.2018 Tarihli Raporu ile sigortalıya ait tüm tıbbi belge ve epikriz raporlarına, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin sigortalının vefat tarihinde düzenlenen Vefat Epikriz Raporu ile sigortalıya ait tüm tıbbi belge ve epikriz raporlarına, bilirkişi incelemesine, Yargıtay içtihatlarına, davacı tarafın delillerine karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile her tür yasal delile delil olarak dayanmıştır. 05/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda "Bn. ...’e (TC Kimlik No: ...); 20.08.2018 tarihli patoloji raporu ile sol meme Ca. tanısı konulduğunu, ilk tanı sırasında kemik metastazı da saptandığını, kemik metastazına yönelik palyatif amaçlı radyoterapi uygulandığını, ileri evre hastalık nedeniyle yoğun kemoterapi, hormonoterapi ve immunoterapi de aldığını, sol memeye yönelik 19.02.2019 tarihinde sol modifiye radikal mastektomi operasyonu uygulandığını, Protez ameliyatı 08.09.2020 tarihinde yapıldığını, hastalığın progresyon göstermesi nedeniyle yoğun tedaviye devam edildiğini, hasta, tedavisine ...’da devam etmek istediği için, sonraki tedavisine Muğla’da devam edildiğini, Hasta 09.04.2021 tarihinde kansere bağlı olarak gelişen tablo nedeniyle hastanede vefat ettiğini, hastanın vefatı ile kanser hastalığı arasında illiyet bağı bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı" bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Tüm dosya kapsamı toplanan deliller ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; dava, kredili hayat sigortası sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu hayat sigorta poliçesinde davacı ... Bankası A.Ş.nin mürtehin kaydı yer almaktadır. Davacı vekili, kredi borçlusu ...'in davacı bankadan 12.03.2021 tarihinde tüketici kredisi kullanımına yönelik anlaşma sağlandığını, sonrasında krediyi kullanan ...'in borçlarını ödeyemeden vefat ettiği, anlaşılmıştır. Sigorta sözleşmeleri iyi niyet sözleşmeleri olup, taraflar sözleşme kurulması aşamasında birbirlerini aydınlatma yükümlülüğü altındadır. Riziko ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK’nın 1439. maddesinde; (1) Sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı 1440. maddede belirtilen süre içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmeden cayılmış kabul olunur. Önemli olan bir hususun sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması durumu değiştirmez. (2) Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder." düzenlemesi yer almaktadır. Yine poliçe ve riziko tarihinde yürürlükte bulunan Hayat Sigortaları Genel Şartları’nın C.2 maddesinde "Sözleşmenin Yapılması Sırasındaki Beyan Yükümlülüğü: 2.1-Sigortacı, bu sözleşmeyi, gerek sigorta ettiren gerekse bilgisinin olduğu hallerde hayatı sigorta edilenlerin ve temsilci aracılığıyla sigorta yapılıyorsa temsilcinin de beyanını esas tutarak yapmıştır. 2.2-Gerek sigorta ettiren gerekse sigortalı ve temsilci,sigorta sözleşmesinin yapılması sırasında kendisince bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali halinde, sigortacı durumu öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeden cayabilir veya sözleşmeyi yürürlükte tutarak sekiz gün içinde prim farkını talep edebilir. Ancak, sigortacının bildirilmemiş, eksik veya yanlış bildirilmiş olan hususları bilmesi veya ihbar etmemenin ya da yanlış ihbar etmenin kusura dayanmaması halinde cayma caiz değildir. Bu durumda rizikonun kabul edildiğinden daha yüksek olması nedeniyle daha fazla bir prim alınması gerekiyorsa sigortacı durumu öğrendiği tarihten itibaren sekiz gün içinde prim farkını talep edebilir. Sigorta ettiren, talep edilen prim farkını kabul ettiğini sekiz gün içinde bildirmediği takdirde sözleşmeden cayılmış olur. Ancak, prim farkının kabul edilmemesi nedeniyle sözleşmeden cayılması sigortacının gerçeğe aykırı veya eksik beyanı öğrendiği tarihten itibaren bir aylık süre içinde söz konusudur. Beyan yükümlülüğünün kasıtlı ihlalinde sigortacı riziko gerçekleşmiş olsa bile sözleşmeden cayabilir ve prime hak kazanır. Kastın söz konusu olmadığı durumlarda riziko; sigortacı durumu öğrenmeden önce veya sigortacının cayabileceği veya caymanın hüküm ifade etmesi için geçecek süre içinde gerçekleşirse, sigortacı tazminatı o tazminata ilişkin olarak tahakkuk ettirilen prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki orana göre öder. 2.3-Cayma veya prim farkını talep etme hakkı süresinde kullanılmadığı takdirde düşer. 2.4-Sözleşme akdedilmesinden itibaren aralıksız veya itirazsız olarak iki yıl süreyle yürürlükte kalmışsa artık sigortacı sözleşmeden cayamaz ancak durumu öğrendiği tarihten itibaren sekiz gün içinde prim farkını talep edebilir. Ancak, sigortalı talep edilen prim farkını kabul etmezse rizikoya ilişkin olarak alınan prim ile alınması gereken prim arasındaki oran çarpılır çıkan miktar tazminat olarak ödenir. 2.5- Eksik ve yanlış beyan fazla prim alınmasına neden olmuşsa, fazla alınan miktar sigorta ettirene gün esası üzerinden iade olunur." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, kredi borçlusu ... ile davalı sigorta şirketi arasında 12.03.2021 başlangıç ve 27.02.2024 bitiş tarihli hayat sigorta sözleşmesi düzenlendiği, murisin 04/09/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde sigortalının sözleşmenin başlangıç tarihinden önce mevcut bulunan kanser hastalığını ... no.lu poliçenin 12.03.2021 tarihli sağlık beyan formunda beyan etmemesi nedeniyle tazminat talebinin reddedildiğini savunmuştur. Bu durumda,murisin ölümü ile kanser hastalığı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, (Yargıtay 4 HD ... K. Sayılı 09/03/2022 tarihli emsal ilamı) sigortalının ölüm nedeninin ne olduğu, sigorta öncesi gizlediği bir hastalığı bulunup bulunmadığı, ölümün gizlenen hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususlarında HMK 266 maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mahkememizce aldırılan 05.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda; 20.08.2018 tarihli patoloji raporu ile sol meme Ca. tanısı konulduğu, ilk tanı sırasında kemik metastazı da saptandığı, kemik metastazına yönelik palyatif amaçlı radyoterapi uygulandığı, ileri evre hastalık nedeniyle yoğun kemoterapi, hormonoterapi ve immunoterapi de aldığı, sol memeye yönelik 19.02.2019 tarihinde sol modifiye radikal mastektomi operasyonu uygulandığı, protez ameliyatı 08.09.2020 tarihinde yapıldığı, hastalığın progresyon göstermesi nedeniyle yoğun tedaviye devam edildiği, hastanın, tedavisine ...’da devam etmek istediği için, sonraki tedavisine ...’da devam edildiği, hastanın 09.04.2021 tarihinde kansere bağlı olarak gelişen tablo nedeniyle hastanede vefat ettiğinin belirtildiği, ... no.lu poliçenin başlangıç tarihi olan 12.03.2021 tarihinden önce teşhis edildiği, ...'in ölümü ile hastalık arasında illiyet bağının mevcut olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda, somut olayda, celbedilen murise ait tıbbi belge ve kayıtlara göre tanzim edilen, gerekçeli, ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, sigortalı murisin ölümü ile poliçe başlangıç tarihinden önce tespit edilen ve beyan etmediği rahatsızlıkları arasında illiyet bağının bulunduğu tespit edildiğinden,kredi borçlusu ve murisin TTK'nın 1435 ve Hayat Sigortaları Genel Şartları C.2-2 maddelerine aykırı olarak sözleşmeden önce var olan ve tedavi gördüğü hastalığını poliçenin tanzimi esnasında sigorta şirketine bildirmeyerek tam ve doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu durumun sigorta poliçesine ve teminatına aykırılık oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılarak ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükle bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60.-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 434,60.-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 7,00-TL daha harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine, 5-Davalı tarafından yatırılan gider avansı ve yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 7/2 ve 13/2 maddesine göre belirlenen 25.448,27.-TL maktu vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair davacı vekilinin huzurunda, davalı vekilinin yokluğunda dava konusu miktar dikkate alındığında HMK 341/2 uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. Açıklandı.09/10/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır