İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/333 E. 2025/874 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/333
Karar No
2025/874
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/333 Esas KARAR NO : 2025/874

DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/05/2025 KARAR TARİHİ : 16/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; Bölükbaş ailesinin, kendi arazisine akaryakıt istasyonu inşa ettiğini ve tesisini, akaryakıt satılabilir hale getirdiğinde, ... ile sözleşme imzalayarak 1998 ila 2010 arasındaki 12 yıl boyunca, ... markalı ürünleri, bu istasyonda sattığını, Danıştay 13.Dairesinin talimatı ve Rekabet Kurulunun tavsiyesine uygun olarak bu geçmiş 12 yılda elde ettiği müşterisiyle birlikte davalı firmaya transfer olduğunu, davalının aynı dönemde transfer ettiği diğer/bir kısım bayilerine anahtar teslimi istasyon inşa edip/bağışlarken davacıyı (5615 sayılı kanun ile EPDK'nın yapılmasını emrettiği Kurumsal kimlik ile otomasyon sistemi ve hava/ su saatiyle) 2010 ila 2021 arasındaki 11 yıl boyunca çalıştırdığını, (04.10.2019 ila 19.07.2021 tarihli ihtamamede yazılı olduğu üzere) Metni davalı tarafından hazırlanmış olan protokollerde “...yılda 650 m3 akaryakıt satmazsan her m3 için senden 300,-TL ile ayrıca sözleşmeyi haksız ve erken terk edersen 300.000,-TL ceza alırım...” yazılı olduğunu, bunlara karşılık davalıya bayilik sözleşmesine 5 yıllar boyunca (2010/2015 ve ... ve ...) sadık kalma = protokoldeki şartlara katlanma karşılığında sadece indirimli akaryakıt vermeyi taahhüt ettiğini, yani davacının iktisadi faaliyet hürriyetini 1l yıl boyunca iskontolu akaryakıt alabilmek uğruna feda ettiğini, Davalı/dağıtıcı protokolün 3.2.5. maddesine açıkça (benzinin toplam karının % 50'si benim, % 50 'si senin) yazarken (motorinin toplam dağıtım karının % 55'ini ben alırken, % 99,45 'ini sana vereceğim) yazmış ise de; 2019 yılı başından itibaren ve sözleşmenin ifa edildiği tüm süre boyunca, sadece davalıya değil/ Türkiye geneline yaygın bayilerine, protokol ile taahhüt ettiği kar payını vermediğini, Türkiye genelindeki bayileri gibi davacının da ihtar keşide ederek; 08.2019 tarihli ihtar ile; "Ben 07.2019 ve sonrası faturalarımı inceledim. Sen bana protokole yazdığın kar oranına uygun akaryakıt vermemişsin...bu aykırılığa son ver...geçmiş/tespit ettiğim 4.139,-TL zararımı öde..." 09.2019 tarihli ihtarname ile; 22.08.2019 tarihli ihtardaki süre dolmasına rağmen zararımı ödemedin...bu şekilde zarar vermen ekonomik varlığımı tehdit ediyor...” dediğini, ancak sözlü ve yazılı ricalara rağmen davalının protokole aykırı fiilinde ısrar etmesi nedeniyle davacının sözleşmeyi haksız olarak 04.10.2019 tarihli ihtarname ile fesih ettiğini, fesih ihtarının davalıya tebliğinden hemen sonra davalı (saha sorumlusu Sayın ... ile bölge müdürü Sayın ... ile satıştan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sayın ...'yı) davacıyla görüşmeye gönderdiğini, gelen heyetin diğer bayiler gibi, davacıya da “...bir hata oldu...yılbaşını bekle...yılbaşından sonra hata düzeltilecek...” demiştir. gelen heyetin güzel ahlaklı insanlarına güvenen davacı/bayi onlara (onların yazdırdığı şekilde) “...01.10.2019 /14089 sayılı ihtarla yaptığım, fesihten feragat ediyorum...” yazarak verdiğini, kar payı ihlal edilerek yapılan satışla 2019 yılı bitirildiği ve 2020 yılı girdiği ve hatta 2021 yılı geldiği halde halen ihlallerin devam etmesi nedeniyle (genel müdür yardımcısı ve bölge müdürleri ve saha sorumluları) davalı/şirketin protokole aykırı uygulamalarından rahatsız olan bayilere verdiği sözü yerine getirmemesi nedeniyle (önce, bayilere herşey düzelecek sözünü veren yöneticilerin işten ayrıldığını ve sonra da bayilerin yaygın olarak, sözleşmeleri fesih ettiğini) davacının da 06.2021 tarihli ihtarla; "...10.2019'da fesih hakkımızı kullandık...heyet gönderdiniz...protokole uymayı sözlü olarak da taahhüt ettiniz...halen ortalama % 1,5 oranındaki karımı vermiyorsunuz...beni ekonomik olarak mahvediyorsunuz...zararımı ödeyin...” 07.2021 tarihli ihtarla; “...21.06.2021 tarihli ihtardaki sürenin dolmasına rağmen halen aynı haksız fiile devam ediyorsunuz...ekonomik varlığımı devam ettirebilmek mecburiyetiyle sözleşmeyi fesih ediyorum...” didiğini, Sözleşmenin feshi akabinde davalının 5015 sayılı yasanın emrine ve EPDK.'unun talimatına istinaden yapmak zorunda kaldığı, ariyetlerini iade aldığını, Sözleşmenin feshi akabinde davacının iktisadi varlığını devam ettirebilmek adına, rakip firmayla sözleşme imzaladığını, yeni dağıtıcısının, protokole uygun kar payı ile verdiği akaryakıtı ... tüketicisine iskontolu satarak satışını ortalama % 10-15 oranında artırdığını, bu tarihten itibaren 16 ay sonra davalının ceza talep ettiğinden bahisle arabulucu başvurusu yaptığını, başvuruya davacının 06.2019'dan 07.2021 tarihine kadarki 2 yıllık sürede protokole aykırı davranarak toplam 166.238,-TL zarar verdiğini açıklayarak, zararının ödenmesi veya takas/mahsup talebi sunduğunu, buna rağmen davalının, ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasını açarak “...sözleşmenin haksız olarak fesih edilmiş olması nedeniyle ceza ile kar mahrumiyeti...ödenmesine karar verilmesini...” arz ettiğini, davalının bu uzlaşmaz tavrı nedeniyle, davacı tarafından öncelikle arabulucu başvurusu yapıldığın ve davalının tavrında değişiklik olmaması üzerine sonrasında bu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu ildirerek davacıya vermesi gereken kar payı ile fiilen verdiği kar payının tespitinden sonra aradaki farkın/zararın ödenmesine ve bu zarara (zararın beher fatura ödemesinin yapıldığında doğmuş olması nedeniyle) her faturanın ödendiği tarihten itibaren/dönemsel ve akdi faiz uygulanmasına (Bu ticari ilişkinin ekonomik ve deneyim yönünden hamisinin davalı, diğer tarafa tabi olanın davacı olduğu değerlendirilerek, karşılıklılık ilkesi gereği, davalı lehine düzenlenmiş oranın uygulanmasına) tüm giderlerin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davalı müvekkilinin bayilik ilişkisi boyunca sözleşmelere uygun hareket ettiği gibi bayilik sözleşmelerinin müvekkili şirkete ticari koşulları tek taraflı düzenleme ve değiştirme yetkisi verdiğini, müvekkili ... A.Ş. 'nin, ... markası ve kurumsal kimliği altında ülke genelinde faaliyet gösteren akaryakıt dağıtım şirketi olduğunu, davacı ile müvekkili arasında ilk bayilik sözleşmesinin 2010 yılında imzalandığını, bayilik ilişkisinin 2010 yılından itibaren sözleşme ve protokoller yenilenerek sürdürüldüğünü, taraflar arasında en son 04.07.2019 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi, 19.06.2019 tarihli Bayilik Protokolü akdedildiğini, davalı müvekkili şirketin davacı yanın iddia ettiğinin aksine, bütün sözleşmeleri kapsayan bayilik ilişkisi boyunca, sözleşmeye dayalı olan ve üzerine düşen tüm edimlerini eksiksiz bir biçimde yerine getirdiğini ve basiretli bir tacir olarak sözleşmeye uygun hareket ettiğini, taraflar arasında imzalanan, Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 41. maddesinin:“ a) Bayiye satılacak her türlü petrol ürününün fiyatı ... tarafından saptanır ve uygulanır. BAYİ işbu sözleşme uyarınca satın aldığı petrol ürünleri bedellerini, ... tarafından belirlenecek fiyatlar üzerinden, yine ...’in belirlediği ödeme koşullarına göre ...’e ödeyecektir. b) ... petrol ürünlerinin satış fiyatlarını BAYİ, ...' in belirleyeceği ve tavsiye edeceği asgari ve azami satış fiyatlarını da dikkate alarak serbestçe belirleme hakkına sahiptir. Madeni yağın yerel düzeydeki asgari ve azami satış fiyatı, ayrıca ... tarafından belirlenerek tavsiye niteliğinde BAYİ'ye bildirilir. BAYİ, ... tarafından kendisine tavsiye niteliğinde bildirilen asgari ve azami satış fiyatına göre madeni yağ ürünlerinin satış fiyatını serbestçe belirler... '' şeklinde olduğunu, davacı tarafından imza edilen sözleşme hükümlerinden de görüleceği üzere müvekkili şirket tarafından satışa arz edilen ürünlerin fiyatlarının belirlenmesi konusunda münhasıran tek yetkinin müvekkili şirkete ait olduğunu, davacının da sözleşmeleri imzalamak sureti ile bu yetkiyi açıkça kabul ettiğini, kaldı ki müvekkili şirketin bayilik sözleşmesine ve hukuka aykırı olacak hiçbir fiyat belirlemesi de yapmadığını, dolayısıyla davacının haksız davasının reddinin gerektiğini, davacı yanın sözleşmeyi süresinden önce haklı bir nedene dayanmadan feshederek, müvekkili şirketin büyük zarar ve kar kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini, imzalanan sözleşmeler ile davalı şirketin 5 yıl süre ile müvekkilinin 19/06/2024 tarihine kadar bayisi olmasının sağlandığını ve davalıya bayilik hakkı tanındığını, ilerleyen süreçte ise davalının sözleşme 19/06/2024 tarihinde sonlanması gerekirken olağan bitiş süresinden çok daha önce ... Noterliğinin ... tarihinde ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın fesih ettiğini, müvekkilinin ticari koşullara ilişkin düzenlemeleri tek taraflı değiştirebileceğinin sözleşmelerde açıkça kararlaştırılmış olması bir yana, davacının bu değişikliği benimsemesi, itiraz etmemesi, değişikliğe rağmen mal alımına devam etmesi yapılan değişiklikleri de zımnen (örtülü olarak) benimsediği ve kabul ettiği anlamını taşıdığını bildirerek haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; taraflara arasındaki bayilik ilişkisi kapsamında davacının davalıdan kar payı alacağının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde miktarının tespitine ilişkindir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ..., sektör bilirkişisi ..., ticaret ve borsa alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisi ... tarafından sunulan 23.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda; " dosyaya mübrez belge, bilgi, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Mali ve Sektörel Yönden Yapılan İnceleme; Davacı şirketin 2018, 2019, 2020, 2021 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, * Davacı şirketin, davalı ile olan ticari ilişkisini cari hesap açmadan faturaları kapatarak kaydetmiş olduğunu belirttiğinden davalı şirket ile olan cari hesap hareketinin bulunmadığı, * Davalı şirketin 2018,2019,2020,2021 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, * Davalı yanın 2018,2019,2020,2021 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davacı yandan 31.12.2021 tarihi itibari ile 34,10 TL bakiyesi olduğu, * Taraflar arasında olan protokole göre uygulanması gereken fiyat raporda tabloda açıklanmış, bu fiyat ile bayiye uygulanan fiyat arasındaki fark hesaplandığında bayiye uygulanması gerekenden benzin için 8.932,31 litre karşılığı 47.311,6 TL bayiye eksik uygulandığı hesaplandığı, * Taraflar arasında olan protokole göre uygulanması gereken fiyat raporda tabloda açıklanmış, bu fiyat ile bayiye uygulanan fiyat arasındaki fark hesaplandığında bayiye uygulanması gerekenden motorin için 39.692,65 litre karşılığı 176.581,22 TL bayiye eksik uygulandığı hesaplandığı, Hukuki Tespitler Sonucunda Taraflar arasındaki sözleşmede davalının fiyatları tek tarafları olarak belirleyeceğinin açıkça kararlaştırıldığından, belirlenen bedellere uygun olarak faturalar düzenlenerek davacıya tebliğ edildiğinden, davacı taraf faturalara herhangi bir itirazda bulunmayarak faturaları ticari defterlerine işlediğinden, faturalara ilişkin olarak da ödeme yaptığından, diğer bir deyişle ticari ilişkiye herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeden uzun süre devam ettiğinden, davacının alacak iddiasının yerinde olmadığı, Sayın Mahkemenin aksi kanaate olması halinde, davacının talep edebileceği alacağın yukarıda hesaplandığı, Meselenin asli ve nihai hukuki takdiri ve tavsifi 6100 sayılı HMK'nın md.266/c.2 vemd.279/4 ahkâmıyla 6754 sayılı Kanun'un md.3/3 hükmü gereği tamamen ve münhasıran Sayın Mahkemeye aittir." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında "Davacı dava dilekçesi ile, davalı tarafından kendilerine düzenlenen faturadaki birim fiyatı ... çıkış fiyatına uygun olmaması ve taraflar arasında imzalanan protokolün 3.2.3. Maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak fiyatlandırma yapıldığı gerekçesiyle geçmiş döneme ait fazladan tahsil edilen ücretin iadesini talep etmiştir. Sözleşmenin Fiyat Tesbiti- Ödeme-Muacceliyet Ve Temerrüt Hali başlıklı 41/a. Maddesinde;'' BAYİ'ye satılacak her türlü petrol ürününün fiyatı ... tarafından saptanır ve uygulanır. BAYİ, işbu sözleşme uyarınca satın aldığı petrol ürünleri bedellerini, ... tarafından belirlenecek fiyatlar üzerinden, yine ...'in belirlediği ödeme koşullarına göre ...'e ödeyecektir..,'' hükmü düzenlenmiştir. Taraflar arasında imzalanan protokolün 3.2.3. Maddesinde ticari şartların düzenlendiği tesbit edilmiştir. Davacının ticari defterleri incelenmek suretiyle talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafından kesilen faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tesbit edilmiştir. Davalı tarafından, satış karşılığında kesilen faturalardan, protokolde kararlaştırılan birim fiyattan yüksek bedel uygulanarak fazla tahsilat yapılmış ise de, davacı bu faturaları ihtirazi kayıt koymadan davalıya ödemiştir. TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen birim fiyat kabul edilmiş sayılır. Davacı fatura içeriğine itiraz etmeyip ödeme yaptığından , davalıdan fazla ödemenin iadesini isteyemez. Mahkemece, bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin... Esas- .... Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.)" belirtilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında "Taraflar arasında düzenlenen protokolün 3.2.3 maddesinde peşin ve vadeli satışlarda bedelin nasıl belirleneceğine ilişkin ayrıntılı düzenleme bulunmaktadır. Yine taraflar arasında düzenlenen akaryakıt bayilik sözleşmenin 41. maddesinde satılacak ürün bedellerinin Alpet tarafından belirleneceğine ilişkin düzenleme bulunmaktadır. Taraflar ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya sunulan ve mahkemece hükme esas alınan 10/12/2018 tarihinde mahkemeye sunulan bilirkişi raporuna göre; tarafların ticari ilişkilerin başladığı 20/09/2010 tarihinden bu döneme ilişkin sözleşmenin sona erdiği 18/09/2015 tarihine kadar davalı tarafça davacıya düzenlenen faturaların sözleşme hükümlerine aykırı olarak iskontoların hesaplandığı, davacının 116.495,89 TL fark alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Davalının düzenlediği tüm faturalar davacının ticari defterlerine işlenmiş, sözleşmenin yürürlükte kaldığı 5 yıl boyunca az yukarıda belirtilen ihtarname dışında herhangi bir faturaya itiraz edilmemiş ve ihtirazı kayıt da konulmamış ve fatura bedelleri davalı tarafa ödenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 21/2. maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Fatura düzenlenebilmesi için taraflar arasında bir akdi ilişkinin bulunması gereklidir. Bunun yanı sıra fatura tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı kabul edilmekte ve faturada yer alması olağan sayılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü ve bedeli gibi fatura mündericatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine karine teşkil etmektedir. Ancak bu karinenin aksi elbetteki her türlü delil ile ispatlanabilir. Davacı adına düzenlenen faturalara itiraz edilmeden ticari defterlerine kaydederek karşılığında bedelinin ödenmesi karşısında tacir olan davacının TTK'nın 18/2. maddesi uyarınca, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen içeriğin ve iskontonun kabul edilmiş sayılması gerektiği, fatura içeriğine itiraz etmeyip bedelini çekincesiz ödemiş olmakla davalıdan fatura bedelinden kaynaklı zararının tazminini isteyemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2016 Tarih ...Esas ve... Karar sayılı ilamı)." belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı ile davalı arasaında uzun süredir akaryakıt bayilik ilişkisi bulunduğunun, davalı tarafça davacıya satılan ürünlerin taraflar arasında düzenlenen protokolde belirlenen fiyatın üzerinde satıldığının bu nedenle davacının zararının ve kar pay alacağının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, taraflar arasında son olarak 19/06/2019 tarihli akaryakıt bayilik protokolünün ve 04/07/2019 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesinin düzenlendiği, bayilik sözleşmesinde sözleşmenin sona erme tarihinin 19/06/2024 tarihi olduğunun belirtildiği, bayilik sözleşmesinin davacı tarafından davalıya gönderilen 19/07/2024 tarihli ihtarname ile feshedildiği, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında sunulan deliller ve tarafların ticari defterlerinin incelenerek davacının iddia ettiği gibi zararının ve alacağının bulunup bulunmadığının teknik yönden tespiti ve hesaplanılması hususunda bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bayilik sözleşmesi kapsamında davalı tarafından davacıya satılacak petrol ürünlerinin fiyatlarının nasıl belirleneceğinin taraflar arasaında düzenlenen protokolün 3.2.5 maddesinde düzenlendiği, davacı tarafça açılan bu davada davalı tarafça satışı yapılan ürünlerin protokolde belirlenen fiyatların üzerinde satışının yapıldığının bu nedenle davacının zararının bulunduğunun belirtilerek bu dava açılmış ise de bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalı tarafça davacıya satışı yapılan ürünler yönünden düzenlenen faturaların davacı defterlerine işlenerek davacı tarafça ödemelerin yapıldığı, davacı tarafça ticari defterlerine işlenen bu faturalar yönünden 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde düzenlenen 8 günlük süre içerisinde itirazda bulunulmadığı bu nedenle yukarıda belirtilen emsal nitelikteki İstinaf İlamlarında da belirtildiği üzere TTK'nun 21/2 maddesi kapsamında kanun maddesinde belirlenen süre içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı ve ödemleri yapılmış bu faturalar yönünden zarar tazmini talebinde bulunulamayacağı, yine taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinin 41.maddesinde davalı tarafından satılacak her türlü petrol ürününün fiyatının davalı tarafından belirleneceğinin ve davacının bu sözleşme uyarınca satın aldığı petrol ürünleri bedellerini, davalı tarafından belirlenecek fiyatlar üzerinden, yine davalının belirlediği ödeme koşullarına göre davalıya ödeneceğinin de düzenlendiği anlaşıldığından tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL karar harcının, peşin alınan 853,88 TL harçtan mahsubu ile bakiye 238,48 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 16/12/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/333, K. 2025/874, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-333-e-2025-874-k-fe95b35406fc