İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/3 E. 2025/465 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/3
- Karar No
- 2025/465
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/3 Esas KARAR NO : 2025/465 Karar DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/01/2025 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ... No'lu ve ... vadeli İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı ... A.Ş.'ye ait " ..." adresinde bulunan ...Santralinde 20.07.2022 tarihinde hırsızlık olayının meydana geldiğini, hırsızlık maksatlı elektrik santraline girildiği hususundaki sigortalının müvekkiline yapmış olduğu hasar ihbarı ile mahallinde inceleme ile ekspertiz raporu düzenlendiğini, ekspertiz raporuna göre güneş panellerinde enerji düşüşü olduğundan kontrol amacı ile gelindiğinde tel örgünün iki yerden kesilmiş olduğunu ve üç bölümde bulunan panellerin altında bulunan solar kabloların kesilerek zarar verilmiş olduğunun farkedildiğini ve jandarmaya haber verildiğini, yine yapılan incelemelerde kabloların çalınmadığı fakat sökülmek sureti ile zarar verildiğini ve olayda kabloların yer altı kablo kanalından geçiyor olması sebebiyle hırsızlık niyetiyle kabloları kesmiş kişilerin kabloları kablo kanalından çekerek çıkaramadıkları ve bu nedenle de hırsızlık eylemini gerçekleştirememiş olabileceklerinin kanaatine varıldığını, ekspertiz raporunda ayrıca hırsızlık eylemini gerçekleştirmek amacıyla sigortalı kıymetlerin bulunduğu yerlere girilmesi veya bu yerlerin açılması esnasında verilecek tahribat da sigorta teminatı kapsamında bulunduğundan söz konusu hasarın hırsızlık sigortalı genel şartları kapsamında değerlendirilebileceğinin belirtildiğini, ekspertiz raporunda A ve B noktası için toplam 2.801,11 USD hasar tespit edilmiş poliçeye göre sigortacının sorumluluğunun %80 üzerinden 1.000,00 USD muafiyet kaydı uygulanarak 1.703,59-1.000,00=703,59 USD müvekkili şirket tarafından sigorta teminatı kapsamında 14.11.2022 tarihinde sigortalıya hasar tazminatı olarak ödediğini, söz konusu hasarda sigortalının hizmet aldığı davalı güvenlik firmasının kusuru bulunduğunu, hırsızlık girişiminin fark edilmemiş ve gerekli müdahalelerin yapılmamış olması sebebiyle davalı güvenlik firmasının zarardan sorumlu olduğunu, TTK md. 1472 "Sigortacı, sigorta tazminatı ödediğinde hukuken sigorta ettirenin yerine geçer. Sigorta ettirenin gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder." uyarınca müvekkili sigorta şirketinin, sigortalısının haklarına halef olarak hasardan sorumlulara karşı rücu hakkını kullandığını, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısına ödediğini, tazminatı sorumlu güvenlik şirketine rücu hakkı bulunduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin ödemiş olduğu bedelin davalıdan tahsili adına ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi yapılmışsa da davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini, yapılan itiraz haksız ve süreci uzatmaya yönelik olduğunu, uyuşmazlığın çözümü ve söz konusu bedelin rücuen tazmini için taraflarınca dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da anlaşma sağlanamadığını belirterek ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ve talepleri gerçeğe aykırı, hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın reddi gerektiğini, görev yönünden itirazlarının bulunduğunu, davanın görevsizlik nedeniyle reddini, dosyanın görevli Asliye Hukuk mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafından ileri sürülen hasara ilişkin tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı defilerinin bulunduğunu, zamanaşımı defileri doğrultusunda işbu haksız davanın esasa girilmeksizin öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketi yüklendiği tüm edimlerini özenle ifa ettiğini, hırsızlık teşebbüsü sonrası iddia olunan zarar bağlamında hiçbir kusuru olmadığından sorumluluğunun da bulunmadığını, her ne kadar davacı taraf müvekkiline kusur atfetmişse de iddiasını hiçbir şekilde somutlaştırmadığı gibi ispat edecek delil de sunmadığını, müvekkili taraf ile dava dışı sigortalı arasında " uzaktan izleme alarm ve kontrol ve destek hizmetleri sözleşmesi " imzalandığını, sözleşme maddesi kapsamında dolaylı zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafça iddia edilen üretim kaybı kapsamındaki zarar iddiası da bir dolaylı zarar talebi olduğunu ve sözleşmesel zeminde müvekkili şirketin iddia edilen üretim kaybını tazmin ile ilgili bir yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkili şirketin görev alanı ile ilgili olarak dava dışı sigortalı şirkete daha önce gerekli risk bildirim analizinde bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşme alanına dahil olsa dahi özel güvenlik hizmeti sözleşmesi garanti sözleşmesi niteliğinde olmadığını, müvekkilinin sözleşme gereğince belirlenen " uzaktan izleme alarm ve kontrol ve destek hizmetleri sözleşmesi " kapsamında mevcut ekipman sayısı ve imkanları dahilinde tesisteki görevini eksiksiz yerine getirdiğini, taraflar arasında imzalanan özel güvenlik hizmet sözleşmesi uyarınca, müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, müvekkili şirkete söz konusu projede güvenlik personeli ile aktif hizmet vermediğini, uzaktan kamera denetimi gerçekleştirdiğini ve bir risk tespit etmesi durumunda ise, emniyet'e bilgi verdiğini, somut dava konusu olay bağlamında da, müvekkili şirket kendisine düşen tüm görevleri eksiksiz bir şekilde yerine getirerek ilgili kurumlara bildirimlerde bulunduğunu, aksi takdirde dahi kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile hasar olayında izah edilen gerekçelerle dava dışı sigortalı gerekli özeni göstermediğinden müteferrik kusur göz önünde bulundurulması gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilinin sözleşmesel yükümlülükleri yerine getirdiğinden ve risk bildirimlerinde bulunduğundan müvekkilinin kusurunun, diğerlerinden fazla olamayacağını, davacı tarafça iddia edildiği üzere müvekkili şirket ve çalışanlarının kusurundan dolayı gerçekleşmiş bir hırsızlık teşebbüsü ve bu olay neticesinde kanıtlanmış bir zarar olmadığından davacının haksız rücu isteminin reddi gerektiğini, haksız fiil ile müvekkili şirket arasında illiyet bağı olmadığını, müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceğini, zira müvekkili şirketin sözleşme kapsamındaki tek yükümlülüğü kamera izleme ve bildirimde bulunma şeklinde olduğunu, o halde müvekkili şirketin ifa edimleri ile meydana gelen olay arasında illiyet bulunmadığını, dava dışı sigortalı gerekli tedbirleri almadığından ve gerekli özeni göstermediğinden asli kusurlu olduğunu, meydana gelen olay bakımından kusur tespiti yapılmadığını, taraflar arasındaki sözleşme sigorta veya garanti sözleşmesi hükmünde olmadığını, sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getiren müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, iddia edilen hasar bedelinin farazi olduğunu, gerçeğe uygun kıymet takdiri yapılmadığını, zarar iddiası olan bedel yönünden incelenecek olan emtiya değerinin objektif olarak tespit edilmesi ve dayanak belgeleriyle ortaya konulması zorunlu olduğunu, davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme lütuf ödemesi (...) niteliğinde olduğunu, müvekkil şirkete rücu edilemeyeceğini belirterek davaya konu hırsızlık teşebbüsü 20.07.2022 tarihinde gerçekleştiğini, davanın 02.01.2025 tarihinde açıldığını, haksız fiile dayalı olarak maddi ve manevi tazminat talep eden davacılar borçlar Kanunu m.72 uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra davayı açmış olduklarından, haksız fiile dayalı maddi tazminat talepleri zamanaşımına uğradığını, öncelikle görev itirazımız doğrultusunda davanın görev yönünden reddini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, zaman aşımı itirazımızın kabulünü, aksi halde zamanaşımı ve diğer itirazları doğrultusunda davacı tarafından açılan işbu haksız davanın ve taleplerinin reddini ve davacının alacağın %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. GEREKÇE : Dava, davacının sigortalısına ödemiş olduğu tazminatların davalıdan tahsiline yönelik başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, dava dışı ... AŞ.'ye ait ...adresinde 20.07.2022 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, dava dışı şirkete hırsızlık olayı sebebiyle 1.000,00 USD muafiyet kaydı da gözetilerek 703,59 USD'nin 14.11.2022 tarihinde ödendiğini belirterek bu tutarın davalı tarafından rücuen tazmini için ... 21. İcra müdürlüğünün ... E sayılı takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. ... 21. İcra müdürlüğünün ...E sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının dosyamız davacısı... Sigorta,, borçlunun dosyamız davalısı ...AŞ. olduğu takibe dayanak borcun 20.07.2022 tarihinde ... A.Ş YE AİT... santralinde 36 adet 6mmsolar kabloların hırsızlık maksadıyla kesildiği sigortalının hizmet aldığı güvenlik firmanızın hırsızlığın önlenmesi ve gerekli müdahalelelerin yapılmaması nedeniyle sorumluluğu bulunduğundan sigortalıya 14.11.2022 tarihinde ödenmiş olan 703.59 USD doları karşılığı 23.124.82-TL nin rücuen tahsili talebi olduğu, alacak miktarının 23.124,82 TL olduğu anlaşılmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup, davacı taraf, hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı şirketin güvenlik hizmetinde ihmal olduğunu bu sebeple zararının oluştuğunu ispatlamak durumundaadır. Dosya, davacının sigortalısına ödediği tazminatı davalıdan talep edip edemeyeceği hususunda bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu 20/05/2025 tarihli raporda, davacı sigorta şirketi tarafından sigortacının sorumluluğunun %80'i üzerinden 1.000,00USD muafiyet uygulanarak 14.11.2022 tarihinde sigortalıya 703,59 USD tazminat ödenmiş olduğu, hırsızlığa teşebbüs sonucu oluşan dava konusu kablo hasarının meydana gelmesinde müterafik kusur bulunduğu davacı ... A.Ş.'nin sigortalısı dava dışı ... A.Ş.'nin 650 asli kusurlu ve davalı ...A.Ş.'nin %50 asli kusurlu olduğu, davacı ... A.Ş.'nin sigortalısına ödemiş olduğu tazminatı davalı ...A.Ş.'den %50 kusuru oranında talep edebileceği rapor edilmiştir. Davacının sigortalısına ödediği bedeli rücuen talep edebilmesi için ,sigortalı iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayında güvenlik şirketi olan davalı şirketin ihmali olduğunu, ihmal sebebiyle sigortalı iş yerinde zarar oluştuğunu ispatlamak durumundadır. Dosyaya aldırılan bilirkişi raporunda davacı şirketin sigortalısı olan dava dışı iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayında davalı şirketin kusuru yanında, davacının sigortalısının da müteferrik kusuru olduğu ve davalının kusurunun %50 olduğu anlaşılmakla davacı tarafın sigortalısı iş yerinde meydana gelen zararın %50 sinden davalının sorumlu olacağı kanaatine varılmış ve davacının sigortalısı iş yerinde hırsızlık olayı neticesinde 2.396,89 USD zararın oluştuğu ve bu zararın %80 oranında davalının kusuru ile oluştuğu gerekçesi ile sigorta poliçesindeki muafiyet kayıtları düştükten sonra geriye 917,51 USD hasarın kaldığı ve davacı tarafın bu hasar üzerinden 14.11.2022 tarihinde dava dışı sigortalısına 703,59 USD ödeme yaptığı anlaşılmış olup, hırsızlık olayının meydana gelmesinde bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere davalı şirketin kusurunun %50 olduğu ve bu oran üzerinden davalının sorumluluğunun bulunup, davacının sigortalısına ödediği tazminatı bu oran dikkate alınarak davalıya rücu edebileceği kanaatine varılmış, oluşan 2.396,89 USD zararın %50'sinden davalının %50'sinden dava dışı şirketin sorumluluğu bulunmakta olup, bu zararın %50'si olan 1.198,44 TL'sinden davacının sigortalısı olan dava dışı şirket sorumlu olup, davacı şirketin dava dışı şirkete ödeyeceği tazminat tenzili muafiyet miktarı olan 1.000,00 USD düşüldükten sonra 198,44 USD olup bu tutar üzerinden davacının icra takibinde TL olarak talepte bulunması sebebiyle yapılan hesaplama neticesinde davacının sigortalısına ödediği tazminatın 6.522,10 TL'sini davalıdan rücuen talep edebileceği kanaatine varılmış, davanın kısmen kabul kısmen reddine ile, davalının ... 21. icra müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 6.522,10 tl asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 6.522,10 tl'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen KABUL KISMEN REDDİNE ile, Davalının ... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 6.522,10 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 6.522,10 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına 3- Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 4-Davacı tarafından yapılan 10.080,00 TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre 2.842,56 TLsinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına 5- Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olamdığına 6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 6.522,10-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 16.602,72-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8- Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin kabul-red oranına göre 1.015,20 TL'sinin davalıdan, 2.584,80 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına 9- Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı MİKTAR itibariyle HMK 341 maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 02/07/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır