İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/796 E. 2025/574 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/796
- Karar No
- 2025/574
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/796 Esas KARAR NO : 2025/574 Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinden ÖZETLE, davacı şirket ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki süresince düzenlenen ve ekte örneklerine yer verilen faturaların bakiye 687.923,45 TL'lik kısmının ödenmemesi üzerine ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası tahtında takibat yapıldığı, ancak davalının, haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ettiği, itiraz sonucunda yürütülen arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşmaya varılamadığı, davalının, takibin başlatılmasından ve ödeme emrinin tebliğinden sonra, 04/12/2024 tarihinde, davacı şirkete 408.348,37 TL tutarında ödeme yaptığı, yapılan bu ödeme ile davalının bu kısım için borcu kabul ettiğini, dolayısıyla davalının ... 32. İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin 04/12/2024 tarihinde yapılan 408.348,37 TL tutarındaki kısmi ödemenin mahsup edilmesi suretiyle devamına, davalının toplam dosya alacağının (687.923,45 TL) %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesinden ÖZETLE, Müvekkilinin davacı tarafa 411.600,00 TL lik borcun kanun gereği damga vergisi kesintisi yapılarak 408.348,37 TL olarak ödediğini, bu konuda dekontları dosyaya sunduğunu, davacı taraf her ne kadarda borç ödenmemiş gibi algı yaratmaya kalksa da borcun davacıya bu davadan önce ödendiğini, müvekkil kurum karşı tarafa olan 408.348,37 TL(damga vergisi kesintisi yapılmış hali) borcunu davadan önce haricen ödemiş olup müvekkil kurumun hiçbir borcu kalmadığını, davacının haksız yere işbu davayı açtığını, davacı taraf değişik tarihlerde hiçbir hizmet olmadan, müvekkil kurumun iradesi ve talebi dışında kendiliğinden faturalar kestiğini, faturaya dayalı bir borcun varlığı herşeyden önce muteber bir temel borç ilişkisinin varlığı şartına bağlı olduğunu, faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında böyle bir temel borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurması da söz konusu olmayacağını, öncelikle görev itirazımızın kabulü ile dosyanın görevli mahkeme gönderilmesini, haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. GEREKÇE Dava itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf dava dilekçesinde davalı ile süregelen ticari ilişki sebebiyle davalının 687.923,45 TL borcu olması sebebiyle davalıya karşı ... 32. İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibinin başlatılmasından sonra 04/12/2024 tarihinde 408.348,37 TL'lik ödeme yaptığını, davalıdan icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama gideri alacaklarının olduğunu belirterek icra dosyasından davalının yaptığı 408.348,37 TL'lik ödeme mahsup edilerek bakiye kalan kısım yönünden icra takibinin devamını talep etmiştir. ... 32. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...A.Ş, borçlunun dosyamız davalısı ...olduğu, borcun dayanağının 687.923,45 TL bakiye fatura alacağı olduğu, takibin 18/11/2024 tarihinde açıldığı ve borçlunun 04/12/2024 tarihli itiraz dilekçesi ile "Müdürlüğünüzün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkilim aleyhine yapılmış olan takip ile ilgili borca ve yetkiye itiraz ediyoruz. Müvekkil kurum aleyhine açılan icra takibi haksız ve mesnetsizdir. Müvekkil kurum karşı tarafa olan 408.348,37 TL borcunu haricen ödemiş olup müvekkil kurumun hiçbir borcu kalmamıştır. Müvekkil kurumun karşı tarafa hiçbir borcu yoktur. Aynı zamanda söz konusu işlemler ... olup yetkili icra dairesi İstanbul Anadolu İcra daireleridir. Bu nedenle yetkiye de itiraz etmekteyiz. Hal böyle iken söz konusu icra takibi haksız olup itiraz etme zaruriyeti doğmuştur. Bu nedenle takibe, borca, yetkiye, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize, ferilerine açıkça itiraz etmekteyiz." şeklinde itiraz dilekçesi le icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği anlaşılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğu iddiası ile mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir. Davalı taraf 04/12/2024 tarihinde davacıya 408.348,37 TL'lik ödeme yaptığını belirterek bu ödemeye ilişkin dekont sunmuş ve davanın reddini talep etmiştir. BK 89/1maddesinde Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceği hüküm altına alındığından davalı tarafın yetki itirazı mahkememizce reddedilmiştir. İcra dairesinden davalının ödeme yaptığı 04/04/2024 tarihi itibariyle icra dosyasındaki borç tutarına ilişkin kapak hesabı dosyamız arasına alınmıştır. 04/12/2024 tarihi itibariyle dosya borcunun 919.274,93 TL olduğu görülmüştür. Dosyanın serbest muhasebeci bilirkişi tevdiği ile davaya konu fatura sebebiyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda davalı tarafın ödeme emrini tebliğinden sonra 04/12/2024 tarihinde davacı şirkete 408.348,37 tutarında ödeme yaptığı iddiası da değerlendirilerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş bilirkişi dosyaya sunduğu 29/04/2025 tarihli raporda Davacı tarafın kayıtlarındaki 687.923,45 TL alacağın dayanağı 01.03.2024 tarihli ... nolu 101.701,96 TL tutarlı, 16.05.2024 tarihli ... nolu 411.600,00 TL tutarlı fatura, 19.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı fatura, 24.10.2024 tarihli ... nolu 91.729,18 TL tutarlı vade farkı faturası, 18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı faturadan oluşmaktadır. Faturaların toplamı 788.151,14 TL olup davalı tarafça yapılan ödeme 100.827,69 TL “dir. Fatura toplamları 788.151,14 TL “den 100.827,69 TL ödeme düşüldüğünde davacının talebi olan 687.923,45 TL “ye ulaşıldığı, davalı nezdinde davacı 320 Ticari Borçlar hesabında takip edilmektedir. Mezkur hesabın muavininden görüleceği üzere davalı nezdinde takip tarihi itibariyle 539.268,27 TL davalının davacıya borcu bulunduğu, davalı taraf nezdinde damga vergisi kesintileri bulunmaktadır. 31.05.2024 tarihli 3.251,64 TL ve 01.03.2024 tarihli 874,26 TL olmak üzere toplam 4.125,90 TL 488 sayılı Damga Vergisi kanunu gereği zorunlu kesinti olup bu tutarın davacı kayıtlarında da düşülmesi gerektiği, davacı tarafın takip talebindeki alacağın dayanağı olan 01.03.2024 tarihli ... nolu 101.701,96 TL tutarlı ve 16.05.2024 tarihli ... nolu 411.600,00 TL tutarlı toplam 513.301,96 TL tutarlı faturaya davalı kayıtlarında itiraz olmadığı görülmektedir. 101.701,96 TL tutarlı fatura ise mutemed avans hesabına aktarılarak avans yöntemiyle, 411.600,00 TL fatura ise doğrudan temin yöntemi ile alındığı, davalı tarafça 24.10.2024 tarihli 91.729,18 TL tutarlı ... nolu vade farkı faturasının hiç kayıtlarına alınmadığı, 19.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı ve18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı” faturalara karşılıkta .. nolu 30.08.2024 tarihli 52.800,00 TL tutarlı ve 10.12.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı iade faturası düzenlendiği işbu iade faturalarının da davacı kayıtlarında olmadığı, doğrudan temin yoluyla yapılan ihale neticesinde davacı tarafça da uyuşmazlık konusu olmayan ... nolu 411.600,00 TL (343.000 TL * KDV) fatura edildiği ve her iki taraf kayıtlarında da bulunduğu, özetle somut olayda uyuşmazlığın davacı tarafça düzenlenmiş olan 24.10.2024 tarihli 91.729,18 TL tutarlı ... nolu vade farkı faturası, 19.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı ve 18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı, 24.10.2024 tarihli 91.729,18 TL tutarlı ... nolu vade farkı faturasında ise 24.10.2024 vade farkı fatura tarihi ile 19.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı ve 16.05.2024 tarihli ... nolu 411.600,00 TL tutarlı faturalara aylık % 2 vade farkı hesap edildiği, ... nolu fatura donanım (cihaz) faturası olduğu mezkur fatura dışındaki faturalar sistem kurulum, aktivasyon, eğitim, entegrasyon vb. hizmetlere ilişkin olup hizmet detayı faturalar üzerinde yer almaktadır. Ancak uyuşmazlık konusu olan 19.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı ve 18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı faturalardaki hizmetin davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin davacı tarafça ispatı gerektiği, çözümlenmesi gereken konu 19.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı ve18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı mezkur faturaları dava: düzenlemekte haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafça takip tarihinden sonra 04.12.2024 tarihinde davacıya 408.348,37 TL ödeme yapıldığı ödeme tarihinden sonra davacı kayıtlarında davalıdan alacak tutarının 279.575,08 TL olduğu bu tutardan 4.125,90 TL damga vergisi tutarının düşülmesi gerektiği, sonuç itibariyle sayın mahkemenizce davacının dava konusu 19.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı ve 18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı faturalardaki hizmeti ifa ettiği kabul edildiği takdirde; uyuşmazlık konusu olan 19.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı ve 18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL ve taraflarca mutabık kalınan 16.05.2024 tarihli ... nolu 411.600,00 TL tutarlı fatura toplamı asıl alacak toplamı 595.320,00 TL yaptığı bu tutara da ... 32. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasında ödeme emrinde davacının talebi Yıllık % 51,75 Avans Faizi üzerinden yapılan hesaplamada fatura tarihinden takip tarihi 19.11.2024 tarihine kadar 116.014,71 TL faiz hesaplandığı, davalının 04/12/2024 - tarihli ödemesinden 116.014,71 TL faiz mahsup edildiğinde 292.333,66 TL (408.348,37-116.014,71) asıl alacak tutarı kalmakta olup, 595.320,00 TL “den -292.333,66 TL ve 4.125,90 TL damga vergisi mahsup edildiğinde davacının 298.860,44 TL alacaklı olduğu, borçlar Kanununun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ödemesi mahsubu gereği davalının 04/12/2024 tarihli ödemesinden yukarıda açıklandığı üzere faiz mahsup edildiğinden davacının takip tarihine kadar faiz alacağının kalmadığı, davacı tarafça 19.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı ve 18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı faturalardaki hizmetin ifa edildiği ispatlanmadığında; davalıdan yalnızca 16.05.2024 tarihli ... nolu 411.600,00 TL tutarlı faturanın geç ödenmesinden kaynaklı faiz talebinde bulunabileceği fatura tarihinden takip tarihine kadar 109.127,56 TL faiz hesaplandığı, takip tarihinde toplam — 520.727,56 TL (411.600,004-109.127,56) alacağın hesap edildiği dolayısıyla davalının yapmış olduğu 408.348,37 TL'den öncelikle 109.127,56 TL faiz düşüldüğünde 299.220,81 TL “nin (408.348,37 — 109.127,56) asıl alacak ödemesi olarak düşülebileceği, 411.600,00 TL asıl alacaktan da 299.220,81 TL ve 4.125,90 TL damga vergisi mahsup edildiğinde davacının davalıdan alacağının faturanın geç ödemesinden kaynaklı 108.253,29 TL olduğu şeklinde rapor ibraz etmiştir. Dosya icra hukukunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek 130.000,00 ve 50.000,-00TL'lik faturalara karşı hizmetin verilmemiş olması ihtimaline binaen bu faturalar düşülerek ve davalının yapmış olduğu ödemelerde göz önünde bulundurularak, dosyada bulunan kapak hesabı tarihi itibariyle, davacının davalıdan icra takibinde ne kadar talep edebileceği ve bu faturalar düşülmeksizin davacı tarafın davalıdan ne kadar talep edebileceği hususunda her iki ihtimalde göz önüne alınarak iki aşamalı rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi dosyaya sunduğu 28/07/2025 tarihli raporda; 31.05.2024 tarihli 3.251,64 TL ve 01.03.2024 tarihli 874,26 TL olmak üzere toplam 4.125,90 TL 488 sayılı Damga Vergisi kanunu gereği zorunlu kesinti olup bu tutarın davacı kayıtlarında da düşülmesi gerektiği,01.03.2024 tarihli ... nolu 101.701,96 TL tutarlı fatura bedeli, 874,26-TL lik damga vergisi düşüldüğünde 100.827,69 TL ödenmiş ve bu faturaya ilişkin 0,01-TL alacak kaldığı, davacı tarafından 18.11.2024 tarihinde 687.923,45-TL Bakiye Fatura Alacağı açıklaması ile icra takibi başlatılmış, davalı tarafça takip tarihinden sonra 04.12.2024 tarihinde davacıya 408.348,37 TL ödeme yapıldığı, davacının 19.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı ve 18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı faturalardaki hizmeti ifa ettiğinin kabulü halinde 04.12.2024 tarihli ödeme tarihi itibari ile 427.286,82-TL bakiye alacak kaldığı, davacının 19.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı ve 18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı faturalardaki hizmeti ifa etmediğinin kabulü halinde 04.12.2024 tarihli ödeme tarihi itibari ile 198.003,20-TL bakiye alacak kaldığı, takip talebinde yalnızca fatura alacakları takibe konu edildiğinden, bu alacaklara takip tarihine kadar işlemiş faiz ayrıca hesaplanmadığı ve 28.04.2025 tarihli bilirkişi raporu ile farklılıkların bundan kaynaklandığı, ... 32. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasından gönderilen müzekkere cevabı ile “İlgi sayılı yazınız ile müdürlüğümüze ait dosyamızdan 04/12/2024 tarihli dosya hesabı yapılmış yazımıza ek yapılarak gönderilmiştir.” denilmiş olsa da kapak hesabı incelendiğinde 25.03.2025 tarihi itibari ile hesap yapılarak gönderildiği ancak tarafımızca bu durum gözetilerek 04.12.2024 tarihli ödeme tarihi itibari ile hesaplama yapıldığı, yönünde rapor ibraz etmiştir. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Davaya konu borç para borcu olduğundan BK 89/1-1 maddesi gereği para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden davacı alacaklının adresi itibariyle İstanbul icra dairesi ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalı borçlunun icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine yaptığı itirazın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 3. HD. 29.11.2021 T...E ... k sayılı kararında faturanın tek başına alacağın varlığına ispatlamaya delil olmayacağı belirtilmiştir. Somut olayda davacı taraf davalıya sunduğu hizmet sebebiyle alacağı olduğunu iddia etmekte davalı taraf ise hizmeti almadığını savunmaktadır. Dosyaya sunulan 29/04/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacının takibe dayanak yaptığı bakiyenin 01.03.2024 tarihli ... nolu 101.701,96 TL tutarlı, 16.05.2024 tarihli ... nolu 411.600,00 TL tutarlı fatura, 19.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı fatura, 24.10.2024 tarihli ... nolu 91.729,18 TL tutarlı vade farkı faturası, 18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı faturadan oluşmaktadır. Faturaların toplamı 788.151,14 TL olup davalı tarafça yapılan ödeme 100.827,69 TL “dir. Fatura toplamları 788.151,14 TL “den 100.827,69 TL ödeme düşüldüğünde davacının talebi olan 687.923,45 TL “ye ulaşıldığı anlaşılmıştır. Davalı nezdinde davalının davacıya 539.268,27 TL borcunun gözüktüğü, davacının takip talebinde dayanak yaptığı 01.03.2024 tarihli ... nolu 101.701,96 TL tutarlı ve 16.05.2024 tarihli ... nolu 411.600,00 TL tutarlı toplam 513.301,96 TL tutarlı faturaya davalı kayıtlarında itiraz olmadığı, ve davalının bu tutarı damga vergisi düşülerek 04/12/2024 günü davalıya ödediği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki itilaf Davalı tarafça 24.10.2024 tarihli 91.729,18 TL tutarlı ... nolu vade farkı faturasının hiç davacı kayıtlarına alınmayıp, 19.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı ve 18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı” faturalara karşılıkta ... nolu 30.08.2024 tarihli 52.800,00 TL tutarlı ve 10.12.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı iade faturası düzenlenmesinden ve bu düzenlenen işbu iade faturalarının da davacı kayıtlarında olmamasından kaynaklanmaktadır. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.... K.... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Dosyada bulunan davalı tarafça imzalı teklif mektubunda “Müşteri ödemelerden herhangi birini gününde ödemediği takdirde ve/veya herhangi bir ödeme vaadini yerine getirmediği takdirde, borcuna ek olarak ve temerrüt faizi alacağı saklı kalmak üzere ayrıca aylık %2 oranında TL üzerinden vadefarkı ödemeyi kabul eder.” ibaresi yer almaktadır. Davacı tarafın vade farkı faturasını teklif formuna dayandırdığı ve davacının 24.10.2024 tarihli 91.729,18 TL tutarlı ... nolu vade farkı faturası düzenlemekte haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Yargıtay 3. HD. 29.11.2021 T... E ... k sayılı kararında faturanın tek başına alacağın varlığına ispatlamaya delil olmayacağı belirtilmiştir. 19.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı ve 18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı” faturalara karşılık hizmetin davacı tarafından verildiğine ilişkin dosyada bir delil olmayıp davalı taraf bu faturaları iade faturası ile iade etmiştir. Bu sebeple davacı taraf 9.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı ve 18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı” faturalara karşılık davalıya hizmet verdiğini ispatlayamadığından davacının bu talepler yönünden icra takibi başlatma hakkının olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı taraf icra vekalet ücretinin 3/4 oranında hesaplanması gerektiği itirazında bulunmuş ise de AAÜT 11/4 maddesi "Borçlu ödeme süresi içerisinde borcunu öderse bu Tarifeye göre belirlenecek ücretin dörtte üçü takdir edilir. Maktu ücreti gerektiren işlerde de bu hüküm uygulanır." hükmünü içermekte olup davalı taraf ödeme süresi içerisinde borcunun tamamını ödemediğinden davacı taraf tam icra vekalet ücretine hak kazanmış ve tam icra vekalet ücreti üzerinden hesaplama yapılmıştır. Davalı borçlu 04/12/2024 tarihinde ödeme yapmış olmasına rağmen davacı taraf 687.923,45 TL değerinde davasını 23/12/2024 tarihinde açmış olup bilirkişi raporu ile hesaplanan 198.003,20 TL tutardan arta kalan kısım yönünden davacının dava açmasında hukuki yarar bulunmamakta olup bu kısım yönünden davacının davası reddedilmiş olup davalı lehine reddedilen kısım üzedrinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmiştir. Mahkememizdeki vekalet ücreti yönünden ise davalı borçlu dava açılmadan 04/12/2024 tarihinde 408.348,37 TL'lik ödeme yaptığından davalı taraf bakiye kalan 198.003,20 TL yönünden dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davacı lehine 198.003,20 TL üzerinden vekalet ücreti takdir edilmiştir. Davalı icra takibininden sonra ödeme yapması sebebiyle ödeme yaptığı 411.600,00 TL asıl alacağın icra vekalet ücreti, tahsil harcı başvurma harcı vekalet ücreti, gecikme faizi gibi ferilerinden sorumlu olduğu davalının yaptığı ödemelerin öncelikle faiz ve alacağın ferilerine mahsup edilmesi gerektiğinden ödeme tarihi 04/12/2024 tarihi itibariyle bilirkişinin 27/072025 tarihli raporunda da belirtildiği üzere 9.08.2024 tarihli ... nolu 52.800,00 TL tutarlı ve 18.11.2024 tarihli ... nolu 130.920,00 TL tutarlı” faturalara karşılık davalıya hizmet sunulmaması halinde icra takibi itibariyle asıl alacağın 495.494,80 TL olduğu ve faiz, icra vekalet ücreti, tahsil harcı, masraf gibi ferilerin bu tutar üzerinden hesaplanması gerektiği anlaşılmakla ve takip tarihi itibariyle davalı taraf davacıya olan borcunu ödememiş olduğundan davalının alacağın ferilerinden sorumlu olduğu ve davalının 04/12/2024 tarihinde yaptığı 408.348,37 TL ödemenin ilk olarak alacağın ferilerinden düşülmesi gerektiğinden davalının 04/12/2024 tarihi itibariyle davacıya 606.494,80 TL borcunun bulunduğu ve yaptığı 408.348,37 TL'lik ödemenin mahsubu neticesinde davalının icra takibi tarihi itibariyle davacıya 198.003,20 TL borcu kaldığı kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... 32. icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin sadece 198.003,20 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 198.003,20 TL'ye davalının kısmi ödeme tarihi olan 04/12/2024 tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, davalının yaptığı ödeme alacağın ferilerinden mahsup edildiğinden alacağın ferileri olan icra vekalet ücreti, tahsil harcı, başvurma harcı ve masraf kalemleri davalı tarafça yapılan ödemeden mahsup edildiğinden bu kalemler yönünden takibin devamına ilişkin fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM/ Yukarıda belirtilen gerekçeye göre: 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, - Davalının .... 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin sadece 198.003,20 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 198.003,20 TL'ye davalının kısmi ödeme tarihi olan 04/12/2024 tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, alacağın ferileri olan icra vekalet ücreti, tahsil harcı, başvurma harcı ve masraf kalemleri davalı tarafça yapılan ödemeden mahsup edildiğinden bu kalemler yönünden takibin devamına ilişkin fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine 2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 13.525,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.308,40-TL harcın ve İcra peşin harcı 3.439,62 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.777,58 -TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 8.308,40-TL peşin harç toplamı 8.736,00-TL harç bedelinin ve davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 10.280,00-TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre 2.958,59-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına 6-Davalı tarafından yapılan yargılama masrafı olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 31.680,51-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 8-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden red edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 77.488,04-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, 9-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL bedelin 1.036,08-TL'sinin davalıdan, 2.563,92-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.18/09/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır