İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/795 E. 2026/46 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/795
Karar No
2026/46
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/795 Esas KARAR NO : 2026/46

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2024 KARAR TARİHİ : 13/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, aralarında cari hesaptan kaynaklı 249.541,54 TL tutarında alacak bulunduğunu, cari hesap ektresinden kaynaklı söz konusu borcun davalı şirket tarafından ödenmediğini ve borcun muaccel hale geldiğini, buna bağlı olarak alacaklarının tahsili amacıyla ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalı şirketin herhangi bir borçları olmadığı gerekçesiyle alacağın tamamına ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ancak yapılan bu itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, zira cari hesap ekstresi ve ticari defter kayıtlarına istinaden müvekkilinin 249.541,54 TL alacağının bulunduğunun aşikar olduğunu, borçlu şirket tarafından bir ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından davalıya satılan tüm mal hizmetler yönünden fatura kesildiğini ve ticari defter kayıtlarına da işlendiğini, faturaların yasal süresi içerisinde iade edilmediği gibi itirazın da söz konusu olmadığını, davalının icra takibine itirazındaki amacının müvekkilinin yasal alacağının tahsilinin sürünceme de kalmasını sağlamak ve süre kazanmak olduğunu, huzurda ki davanın mutlak ticari davalardan olduğundan davalının tanık deliline dayanmasına muvafakatlerinin olmadığını, fatura içeriğinde ki alacaklarının müvekkilin ticari defter ve kayıtları ile de sabit olduğunu, Mahkemece gerekli görülür ise müvekkili şirkete ait kayıtlarda bilirkişi vasıtası ile inceleme yapıldığı vakit dava konusu alacağın defterlere geçirildiğinin ve faturaların kayıtlara derç edildiğinin de görüleceğini, bu bakımdan da alacaklarının geçerli bir alacak olduğunu, davalının itirazında hiç bir hukuka uygunluğun bulunmadığını bildirerek davalarının kabulü ile davalının ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibinin devamına, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde borca itiraz edildiğinden asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, süresinde cevap sunmadıkları, 08.12.2025 tarihli cevap dilekçesinin ıslahı olarak sundukları dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde müvekkili şirket ile arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olduğunu, aralarında cari hesaptan kaynaklı 249.541,54 TL tutarında alacak bulunduğunu ve cari hesap ektresinden kaynaklı söz konusu borcun müvekkili şirket tarafından ödenmediğini haksız şekilde iddia ettiğini, davacının iddia ettiği cari hesap ekstresi TTK hükümleri gereğinin geçerli olmadığını, TTK m. 89/2'de "Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz." hükmünün yer aldığını, müvekkili şirket ile davacı arasında yazılı olarak yapılmış ve imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmadığı gibi cari hesap sözleşmesinin de bulunmadığını, yazılı bir sözleşmeye dayanmayan cari hesabın, kanunun emredici hükümleri gereği geçersiz olduğunu, iddia edilen cari hesaba göre müvekkili şirketin borçlu olduğu iddiasının haksız ve yersiz olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili şirketle ticari iş ilişkisi kurulmuş olduğundan bahisle davalı tarafından müvekkili şirkete satılan tüm mal hizmetler yönünden fatura kesildiğini ve ticari defter kayıtlarına da işlendiğini haksız bir şekilde iddia ettiğini, müvekkili şirket, davalı tarafından herhangi bir mal/hizmet almadığını, müvekkili şirkete herhangi bir mal teslim edilmediğini, davacının müvekkili şirkete teslim etmemiş olduğu malların tutarlarını kendince düzenlediği sözde cari hesap ekstresine girdiğini, bu tutarları haksız şekilde müvekkil şirketten talep ettiğini, müvekkili şirkete teslim edilmeyen malların ödemelerinin talep edilmesinin haksız ve hukuksuz olduğunu, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkil şirketin davacıya konteyner satış ve teslimini gerçekleştirdiğini, davacının teslim edilen konteynerlerin bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, Sayın Mahkeme'nin müvekkili şirketin borçlu olduğu kanaatine varması halinde takas/mahsup itirazlarının bulunduğun,u bu doğrultuda müvekkilinin alacaklarının da hesap edilerek takas/mahsup yapılmasını talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinde müvekkil şirketle iş ilişkisi olduğundan bahisle faturalar kesildiğini ve faturalara müvekkili şirket tarafından itiraz edilmediğini haksız şekilde iddia ettiğini, salt fatura varlığının bir borç ilişkisini kanıtlayamayacağı gibi hangi tarafın borçlu olduğunu da kanıtlamadığını, taraflardan birinin fatura oluşturmasının mal/hizmet tesliminin gerçekleştiğini ve bir tarafın borcunun muaccel olduğunu tek başına ispat kaynağı olmadığını, müvekkil şirketin, davacı tarafından herhangi bir mal/hizmet teslim almadığını, bu nedenle anılan faturaların dayanak gösterilerek davacının müvekkili şirketten talepte bulunmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu bildirerek haksız, kanuna ve hukuka aykırı, davacı tarafından ispat edilememiş davanın reddine, kötüniyetli takip başlatan davacıdan en az yüzde yirmi nisabında kötüniyet tazminatı alınmasına yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafça iddia olunun taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle .... 7. İcra Müd.nün ... E sayılı dosyasına konu alacak talibine ilişkin olarak davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Talimat yoluyla; ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...talimat dosyası ile mali müşavir ... tarafından aldırılan 10.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda; " Davacı ... Şti. defter kayıtlarına göre dava tarihi olan 22.12.2024 itibariyle 249.541,54.-TL, davalı ... Tic. A.Ş.’den alacaklı olduğu" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 04.12.2025 tarihli bilirkişi raporunda; " Takdiri tamamen sayın Mahkemeye ait olmak üzere, dava dosyası, icra dosyası, davalı ticari defterleri üzerinden yapılan incelemeler neticesinde, 1-Davalı 2024 yılı ticari defterlerinin e-defter olduğu, TTK 64/3 maddesi gereği açılış tasdiki olarak kabul edilen Ocak ayı beratı ile kapanış tasdiki olarak kabul edilen Aralık ayı beratının kanuni süreleri içinde oluşturulup imzalanarak Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklendiği, envanter defterinin kanuni süresi içinde noter açılış tasdikinin yaptırıldığı, davacı 2024 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil edebileceği, takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, 2-Tarafların 2024 yılı öncesinden itibaren ticari ilişki içinde oldukları, cari hesap çalıştıkları, 3- Davalı ticari defterlerinde davacı faturalarının kayıtlı olduğu, 4-Davalı ticari defterlerinde tespiti yapılan davacı faturalarının, davacı için alınan 10/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu hususunun tespit edildiği, davacı ve davalı ticari defterlerinin düzenlenen faturalar yönünden birbirini doğruladığı, 5-Bilirkişi raporunun 4.sayfasında .... açıklamalı 135.000,00 TL tutarındaki davalının davacıya ödemesinin davalı ticari defterlerinde yer almadığı, bunun dışında kalan davalının davacıya ödemelerinin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dönem başı devir bakiyelerinin taraf ticari defterlerinde farklı olduğu, 6-Davalı ticari defterlerinde, davalının davacıya 289.467,91 TL borç bakiyesinin bulunduğu, işbu bakiyenin bir sonraki yıla devrettiği, davacı ticari defterlerinde davalı borç bakiyesinin 249.541,54 TL olduğu, işbu tutarın davacı takip talebininin dayanağını oluşturduğu, 7- Davalı ticari defterlerinde takip tarihinden sonra davacıya ödemesine rastlanmadığı, 8-Dava tarihi itibariyle asıl alacağın takibin dayanağı 249.541,54 TL olduğu, takip tarihi ile dava tarihi arasında davacının yıllık reeskont avans talebi nedeniyle işleyen faizin 18.043,90 TL olacağı, Asıl Alacak :249.541,54 TL İşleyen Faiz :18.043,90 TL (249.541,54TL*%51,75*51gün/36500) Dava Tarihi İtibariyle Toplam Alacak :267.585,44 TL sonuç ve kanaatine ulaşıldığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ..... Esas ... Karar sayılı kararında " Usul işleminin ıslahla düzeltilmesi öncelikle geçerli bir hukuki işlemin varlığını gerektirdiğinden, yapılmamış hükmünde sayılan bir usul işleminin ıslahla düzeltilmesi de düşünülemez. Bu aşamada süresinde cevap dilekçesi verilmemesinin doğuracağı sonuca da değinmek gerekmektedir. Bilindiği üzere davalı, davaya cevap vermek zorunda değildir. Davanın cevapsız bırakılması ya da süresi içinde cevap dilekçesi verilmemesi halinde davalının, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı 6100 sayılı HMK'nın 128. maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Bu kural, HUMK'nın yürürlükte olduğu dönemde de öğreti ve yargı kararlar ile kabul edilmiştir. Ancak, süresinde cevap dilekçesi vermemek suretiyle davanın inkarı ileri sürülen vakıaların inkarı niteliğinde olup, bu inkarın zamanaşımı def'ini de kapsadığı söylenemez. Ayrıca, davalının süresinden sonra verdiği cevap dilekçesini ıslah ederek zamanaşımı def'inde bulunabileceğini kabul etmek ıslah ile kaçırılmış olan sürenin geri getirilmesi, daha doğrusu ıslah ile davaya cevap verilmesi sonucunu doğuracaktır. Oysa ki kanun ile belirlenen süreler kesin olup, ıslah kaçırılmış olan süreleri geri getiren bir yol değildir. Hal böyle olunca, yasal süresi geçtikten sonra verilen ve davacı tarafın itirazı ile karşılaştığı için hiç verilmemiş sayılan cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle zamanaşımı def'inin ileri sürülemeyeceği kurul çoğunluğunca kabul edilmiştir." belirtilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında "Somut olayda dava dilekçesi davalıya 02.04.2018 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı vekilince 2 haftalık yasal süresinden sonra sunulan dilekçeyle süre uzatım talep edilmiş, bu talep de mahkemece süre yönünden reddedilmiştir. Dolayısıyla davalı tarafın cevap dilekçesi süresinde olmadığından, cevap dilekçesinde takas defi de yasal süresinde ileri sürülmemiştir. Bu nedenle mahkemece davalı tarafın takas defi dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. " belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ... 7. İcra Müdürlüğü 'nün ...Esas sayılı icra dosyası ile 249.541,54 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, taraflar arasında ticari ilişkinin ve alacağının bulunduğunun ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında davacının alacağının bulunup bulunmadığının tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, davacının defterlerinin incelenmesi için talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda davacının takip talebinde talep edilen miktar kadar alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davalının defterlerinin incelenmesi için mahkememiz yargı çevresinden alınan bilirkişi raporunda ise davalının davacıya 289.467,91 TL borcu bulunduğunun kayıtlı olduğu, davalı tarafça ıslah dilekçesi ile cevap dilekçesi sunulmuş ise de davalı tarafa usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin tebliğ edildiği, süresi içerisinde cevap dilekçesinin sunulmadığı, usul işleminin ıslahla düzeltilmesi için öncelikle geçerli bir hukuki işlemin varlığını gerektirdiği, geçerli bir cevap dilekçesi bulunmadığından ıslah yoluyla cevap dilekçesi sunulamayacağı, yine davalı vekilince sunulan bu dilekçesinde davalı tarafından davacıya konteyner satıldığı, bedelinin alınmadığı belirtilerek takas definde bulunulmuş ise de davalının ticari defterlerinde takip miktarından daha fazla borçlu olduğunun kayıtlı olduğu ve yukarıda belirtildiği üzere davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve yasal süresi içerisinde takas definde bulunulmadığından davalının bu talebinin bu davada değerlendirilemeyeceği, tarafların ticari defterlerinin karşılaştırılması ile 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun, icra takibinde talep edilen 249.541,54 TL alacağının bulunduğunun davacı tarafça ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, aksinin davalı tarafça somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından davanın kabulü ile davalının ... 7. İcra Müdürlüğü 'nün ...Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile davalının ... 7. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 17.046,18 TL karar harcından peşin olarak alınan 3.013,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.032,34 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcının 3.013,84 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 10.465,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 13/01/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/795, K. 2026/46, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-795-e-2026-46-k-7ceaadb3a474