İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/114 E. 2024/426 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/114
Karar No
2024/426
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/114 Esas KARAR NO : 2024/426 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/04/2017 KARAR TARİHİ : 07/06/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten fatura alacağının bulunduğunu, ancak davalı tarafın fatura borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ... 35. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından onaylanmayan siparişlere ilişkin davacı tarafından faturalar düzenlendiğini, müvekkilinin talep etmediği ürünlerin faturalandırıldığından müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. Mahkememizce dava konusu celp edilen ... 35. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı hakkında toplam 29.127,54 TL faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca, faize ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, süresinde de huzurdaki davanın açıldığı tespit edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları ile celp edilen delillerin dosya kapsamında değerlendirilmesi amacıyla Mali Müşavir bilirkişiye tevdii edilen dosyada 03/07/2018 tarihinde tanzim olunan raporda özetle; davacı ve davalı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin (HMK md. 222) uyarınca davacı lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı defterlerinde 29.127,65 TL ve davalı defterlerinde ise takip tarihi itibari ile davacının herhangi bir alacağının olmadığı, taraflar arasında ki hesap farkının davacı tarafça (kendi stoklarında davalı adına özel üretildiği iddia edilen) tanzim edilen ancak davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 08.06.2016 tarih .... no.lu 9.710,30 TL’lik, 15.07.2016 tarih...no.lu 9.531,88 TL’lik ve 01.08.2016 tarih ... no.lu 9.850,28 TL’lik faturalar ve 35,08 TL’lik devir olmak üzere toplam 29.127,54 TL’lik işlemlerden kaynaklandığı, davacının beyanlarında geçen davalı adına özel üretim yapılıp yapılmadığının tarafımızın teknik uzmanlık alanı olmadığı, Bu itibarla davalı adına üretildiği iddia edilen ürünlerin davalı haricinde başka tarafa satışının yapılıp yapılamayacağı hakkında değerlendirmenin tarafımızca yapılamayacağı, davacının tanzim ettiği faturaların davalı tarafça kabul edilmediği ve yine fatura içeriklerinin davalı tarafa tesliminin yapılmaması ile birlikte fatura içeirği ürünlerin salt davalı ile ilgili olmadığının mahkeme tarafından kabulü halinde ise davacının 23.12.2016 takip tarihi itibari ile herhangi bir alacağının bulunmayacağı, davacının tanzim ettiği faturaların E-fatura olması ve içeriklerinin sadece davalı için özel üretilen ürünler olduğunun mahkeme tarafından kabulünün yapılması halinde ise davacının 23.12.2016 takip tarihi itibari ile alacağının 29.092,46 TL’si olabileceği, dosya kapsamında davalının TBK. m 117 uyarınca mütemerrit olması gerektiği ancak davalının temerrüdüne ilişkin herhangi bir vesaikin bulunmadığı nazara alındığında davalının 23.12.2016 takip tarihi itibari ile mütemerrit olduğu, bu itibarla işlemiş faiz tahakkukunun mümkün olmadığı, bu itibarla mahkemenin takdirine göre davacı lehine hükmedilecek asıl alacağa 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları (01.01.2015-31.12.2016 tarihleri arası %10,50; 01.01.2017 sonrası %9,75) üzerinden basit usulde (3095 Sy.K.m3) temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmesi neticesinde tarafların beyan ve itirazlarının dosya kapsamında yeniden değerlendirilmesi amacıyla mali müşavir bilirkişinin yanına mimar bilirkişinin eklenmesiyle 16/01/2020 tarihinde tanzim olunan ek raporda özetle; Kök raporda da değerlendirildiği üzere davacı defterlerine göre davalının takip tarihi itibari ile borcunun 29.127,65 TL’si olduğu, teknik değerlendirmelerde dava konusu ürünlerin davalı için özel olarak üretildiğinin tespit edilmiş olduğu, özel üretim olan dava konusu ürünlerin 3. Kişilere satışının söz konusu olamayacağının belirlendiği, yine teknik değerlendirmelere göre dava konusu ürünlerin 3.491,10 TL hurda değerinin olabileceğinin belirlendiği, Bu durumda davacının takibe konu edilen ve yasal defterlerinde kayıtlı olan 29.127,65 TL’lik alacağından 3.491,10 TL’lik hurda değerinin düşülmesinin gerekeceği, teknik değerlendirme ve tespitlere göre davacının 23.12.2016 takip tarihi itibari ile davalı taraftan (29.127,65 TL – 3.491,10 TL) 25.636,55 TL’sı alacaklı olacağı tespit edilmiştir. Mahkememizin 16/09/2020 tarih 2017/365 esas, 2020/397 karar sayılı kararı ile verilen karar İstanbul BAM 15 Hukuk Dairesinin 17/01/2024 tarih 2021/31 esas, 2024/57 karar sayılı kararı ile taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı davacı tarafça gönderilen e postalara davalı çalışanı tarafından cevap verilmiş ise de davalı tarafın bu kişinin şirketi temsile yetkisi olmadığını belirterek e postalara itiraz etmesi sebebi ile davacı tarafın sözleşmenin varlığını ve eser sözleşmesini ispatlayacak yazılı delil sunmaması sebebi ile davacı tarafa mahkemece sözleşme ilişkisinin ispatı açısından davalıya yemin teklif etme hakkı olduğunu hatırlatarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kaldırılmıştır. Mahkememizce davacı tarafa yemin metni hazırlayıp sunmak üzere usulüne uygun süre verilmiş davacı taraf kendisine verilen süre de yemin metnini hazırlayıp sunmamıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; davacı tarafından fatura alacağına dayanılarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı taraf taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkini kabul etmemektedir. Bu durumda davacı taraf taraflar arasındaki eser sözleşmesinin varlığını ispatlamak durumundadır ancak davacı taraf dosyaya eser sözleşmesinin varlığını ispatlayacak yazılı delil sunamamıştır mahkememizce istinaf kaldırma kararı doğrultusunda davacı tarafa davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış ve 1 haftalık kesin süre içerisinde yemin metnini mahkememize sunmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı davacı tarafa ihtar edilmiştir. Davamızda ispat külfeti davacı tarafta olup davacı taraf eser sözleşmesinin varlığını ve davalıdan alacaklı olduğunu ispatlamak durumundadır ancak mahkememize bu durumu ispatlar yazılı delil sunmayan davacıya kesin delillerden olan yemin delili hatırlatılmış ve davacı taraf süresi içinde yemin metinini mahkememize sunmadığından davada üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmemiştir. Davacı tarafın davalı ile arasındaki sözleşmenin varlığını ve davacıdan icra takibine konu ettiği alacağının olduğu ispatlayamamış olması sebebi ile davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 165,83-TL harcın mahsubu ile bakiye 261,77-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.710,30-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 139,80-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/06/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır "Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır." -

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/114, K. 2024/426, T. 07.06.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-114-e-2024-426-k-068862e35da2