İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/813 E. 2025/272 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/813
- Karar No
- 2025/272
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/813 Esas KARAR NO : 2025/272 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2023 KARAR TARİHİ : 28/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflarının ... A.Ş. ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğunu, taraflarının sahibi bulunduğu internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, mal ve hizmetlerin satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulduğunu ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile Müşterilere satış gerçekleştirildiğini, üçüncü kişi tacirlere de ... adlı internet sitesi üzerinden tüketicilerle bir araya gelmeleri adına hizmet verildiğini, taraflarının, sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalışmakta ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM'de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, müşteriler tarafından ... internet sitesindeki üyelik hesaplarından oluşturulan siparişlerin, “...” adı verilen satıcılar tarafından mesafeli satım sözleşmeleri gereği müşterilere teslim edilmek üzere kargo aracılığıyla gönderildiğini, müşterilerden gelen ödemelerin de ilgili satıcı firma hesaplarına tarafları aracılığı ile ödendiğini, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) “Mesafeli Sözleşmeler” başlıklı 48. Maddesinin 4. fıkrasında; “Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir...” şeklinde yer alan düzenlemesi gereğince, üye satıcılardan ürün satın almış olan ve fakat 6502 sayılı TKHK'un 48/4 kapsamında “cayma hakkı”nı kullanan tüketicilere bedel iadeleri (ödemeler tarafları aracılığı ile yapıldığından) kendileri tarafından tüketicilere/müşterilere iade edildiğini, söz konusu ürün bedeli üye satıcıya gönderilmiş ise üye satıcıdan yapılan iadenin taraflarınca geri alındığını, davalı ... Şirketi ile tarafları arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğini, taraflarının anılı sözleşme gereği AVM'de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, davalının, taraflarına ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden satış gerçekleştirdiğini, davalıya ait firmaya, taraflarına borçlu olduğundan ... 2. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın, işbu takibe 04.10.2021 tarihinde; taraflarının alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle; herhangi bir borcu olmadığından bahisle ödeme emrine, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz türüne, tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, ilgili borca itiraz dilekçesi icra dosyasında bulunmasına rağmen taraflarına tebliğ edilmediğini, haksız olarak yapılan itirazın iptali için işbu davayı ikame etme zorunluluğunun doğduğunu, davalı ile süregelen ticari ilişkileri boyunca, cari hesap ekstresinde de yer alan ve farklı tarihlerde düzenlenen iadeleri, fatura, hizmet bedelleri, kargo ve sair bedellere ilişkin toplam 31.042,03 -TL cari hesabına kaydedildiğini, bunun üzerine taraflarınca ...2. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası üzerinden ilgili cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, borca yapılan itiraz sebebiyle takibin durdurulduğunu, uyuşmazlığa ilişkin öncelikle arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğunu, davalının görüşmeye katılmaması sebebiyle 19.10.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağında "anlaşamama" olarak sonuçlandırıldığını belirterek; davalı tarafından ...2. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 20/03/2024 tarihli dilekçesinde özetle; tarafları ile davacı arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” TTK. MADDE 89 “(1) İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir. (2) Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.” denildiğini, tarafları ile davacı taraf arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafça taraflar arasında cari hesap olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, tarafları ile davacı arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğini, davacı tarafın söz konusu cari hesap olduğu iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini, müşterilerden Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında ayıp, cayma hakkı vb. kaynaklanan iade talepleri iade sürecinde davacı yan tarafından taraflarının hesabına onay için geldiğini, taraflarının müşterilerden gelen iade talebini onaylaması üzerine iade işleminin gerçekleştiğini, satıcı sıfatında yer alan taraflarının iadeyi onaylayabileceği gibi iadeyi ret sebeplerinden birine dayanarak ret etme hakkı bulunduğunu, davacı şirket tarafından sistemden gönderilen bazı iade taleplerinin taraflarınca sistemden ret cevabı verilmesine karşın davacı şirket ret cevabını dikkate almadan www. ... adlı internet sitesindeki müşteri memnuniyetini artırmak adına müşterilerden gelen iade taleplerini onayladığını, olaya konu tüketici işlemi kapsamında imzalanan mesafeli satış sözleşmesinin taraflarının ilgili tüketici ve elektronik ticaret sitesinde satış yapan işletme olduğunu, davacı şirketin ise internet üzerinden elektronik ticarete imkan sağlayan aracı hizmet sağlayıcısı konumunda olduğunu, davacı şirketin, tüketici ile satıcı konumunda olan müvekkil şirket arasında imzalanan mesafeli satış sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu sebeple aracı hizmet sağlayıcısı konumunda olan davacı yanın sadece müşterilerden gelen iade taleplerini satıcı sıfatına haiz müvekkil şirkete iletmekle yükümlü olduğunu, tüketici ve davacı şirket arasında akdedilen sözleşmenin tarafı gibi davranıp müşteriden gelen iade taleplerini onaylama hakkına haiz olmadığını, bu sebeple haksız iade işleminden kaynaklanan icra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili taraflarının herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde faturalara dayalı bir alacaktan bahsetmişse de faturalar tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağını, faturalarla birlikte aynı zamanda fatura konusu işlemin ispatlamasının gerektiğini, davacı yan dava dilekçesinde ticari defterlerini delil olarak sunmuş olsa da taraflarının ticari defterleri ile davacının ticari defterleri birbirini doğrulamadığından davacı ticari defterlerini lehine delil olarak kullanılamayacağını, davacının alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu, Yargıtay 19. H.D., 28.06.2018 Tarih,...E....K. Sayılı Kararında; “Fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Malın teslim edildiğinin ispatlanmasının gerektiğini, davalı tarafın ticari kayıtlarını ibraz etmemiş olması münhasıran defterlerine dayanılmadığından herhangi bir sonuç doğurmaz. Somut olayda davacının malın teslimine ilişkin dosyaya sunduğu deliller üzerinde araştırma yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Denildiğini belirterek; tarafları hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasındaki satıcı üyelik sözleşmesi kapsamında, cari hesaba dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce celp edilen ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 31.042,03-TL'nin tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, davalı 04/10/2021 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Mahkememizin 19/03/2024 tarihli celse ara kararı gereği, ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine, dosyanın uyap ortamından bir sureti ekli talimat yazılarak, davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, davacı ile davalı arasındaki satıcı üyelik sözleşmesi kapsamında cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak davacının, davalıdan alacağının olup olmadığına dair rapor alınmasına karar verilmiş, tarafın defterleri ibraz etmediği için raporun hazırlanamadığı görülmüştür. Mahkememizin 19/11/2024 tarihli celse ara kararı gereği, davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, davacı ile davalı arasındaki satıcı üyelik sözleşmesi kapsamında cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak davacının, davalıdan alacağının olup olmadığına dair rapor alınmasına karar verilmiş, dosyaya Mali Müşavir bilirkişi ...'nun sunmuş olduğu 18/02/2025 tarihli raporunda, dosyaya sunulan deliller, icra takip dosyası ve davacı (...) defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; davacı şirketin, Türk Ticaret Kanunu'na göre tutulması gereken ticari defterlerini yasal süreleri içerisinde tasdik ettirdikleri, dolayısıyla davacı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdıkları tespit edilmiştir. Davacı şirketin, davalı şirketten takip tarihi (07.09.2021) itibariyle 31.042,03 TL (taleple bağlılık ilkesi gereği) alacağının olduğu hesaplanmıştır. Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasa gereği yıllık %16,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz oranından faiz işletilmesi gerekeceği kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür. HMK'nın 222/3 maddesinde tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği belirtilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde davacı kayıtlarında takibe konu faturaların yer aldığı ancak davalı kayıtlarında işbu faturaların mevcut olmadığı görülmüştür. Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin alıcıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Somut olayda, mali müşavir bilirkişi tarafından davaya konu toplam 31.042,03 TL'lik faturaların davacı ticari defterlerinde yer aldığı ve davacı alacağının takip talebinde belirtildiği şekilde olduğu tespit edildiği, böylece davacı tarafın iddiasının ispatlandığı kanaatine varılmış olup bu nedenle davanın kabulüne, davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına , takibe konu fatura bedellerinin davacı defterlerinde de kayıtlı olması nazara alındığında asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulüne, 2-Davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.120,49-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 399,92-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.720,57-TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 399,92-TL peşin harç bedelinin davacı tarafa iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 5.954,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120-TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.. 28/04/2025 Katip e-imzalı Hakim e-imzalı