İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/544 E. 2024/817 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/544
Karar No
2024/817
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/544 Esas KARAR NO : 2024/817 DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 15/08/2023 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 15/08/2023 tarihli dava dilekçesi ile, Müvekkili ...un fizyoterapist ve Manuel Terapi ve Klinik Pilates konusunda uluslararası kurs verme yetkisine sahip olduğunu, bu konuda fizyoterapistlere üniversite ve farklı platformlarda eğitimlerine devam ettiğini, 2010 yılından bu yana bu etkinliklerini ... çatısı altında yürüttüğünü, davalı şirketin kuruluş aşamasında %50 ortak olarak yer aldığını, şirketin kuruluş amacının sağlık hizmetleri vermek üzere çeşitli merkezler kurmak ve bu merkezleri işletmek, insan sağlığına hizmet edecek hastane bünyesinde olmak üzere tanı ve tedavi merkezleri, fizyoterapi, rehabilitasyon üniteleri açmak, check-up merkezleri kurmak ve işletmek, tıbbi tahlil laboratuarları kurmak ve işletmek, turizm ve seyahat acentacılığı ve şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapma işlerini yürütmek, gıda maddelerini almak ve satmak vb. faaliyetler olarak belirlendiğini, Müvekkilin pay sahibi olduğu söz konusu şirketin, uzun süredir amacı doğrultusunda hiç bir faaliyette bulunmadığını, şirketin yalnızca 22.03.2018 tarihli genel kurul toplantısı yapılmış olduğunu, genel kurulun bir daha hiç toplanamadığını, söz konusu şirketin gayri faal olduğunu, şirket adına gerçekleştirilen tek işlemin hukuki yükümlülükler gereğince verilen vergi beyannameleri olduğunu, faaliyette olmayan bir şirket için boş yere yapılan masraf kalemlerine bakıldığında; damga vergisi, yılda dört defa verilen geçici vergi beyannamesi, kurumlar vergisi beyannamesi, ... Ticaret Odası’na ödenen aidat, yasal defterlerin noter onayından geçirilmesi masrafları ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ücreti vb. Harcamaları olduğunu, amacına hizmet etmekten yoksun olan bu şirket için, müvekkil bir takvim yılı içerisinde ortalama 8.000,00 TL ila 10.000,00 TL arasında bir masrafa katlandığını, ortaklığın bu şekilde sürmesinin imkânsız hale geldiğinden müvekkilin gayri faal olan şirketin feshine yönelik talebinin haklı nedene dayandığını, davalı şirketin kuruluş amacına uygun faaliyetlerde bulunmaması ve uzun zamandır genel kurulun toplanamamış olmasının yanı sıra müvekkil ... ile şirketin diğer ortağı ... arasında soruşturma ve ceza dosyalarına konu bir husumet olduğunu, müvekkilin, davalı şirket ortağı ... ile husumeti 2019 yılında başladığını, Müvekkilinin, söz konusu ortaklığı sonlandırmak için diğer ortak ... ile görüştüğünü, ... müvekkili darp ettiğini müvekkilin eşyalarına ciddi oranda zarar verdiğini, bu olayın üzerine müvekkilinin suç duyurusunda bulunduğu ve soruşturma dosyasında yapılan incelemeler neticesinde ... aleyhine iddianame hazırlanarak ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi ...E. sayılı dosya ile ceza davası görülmeye başlandığını, davalı şirketin ortağı ...'ın müvekkile karşı işlediği suçlar nedeniyle tarafların bir araya gelmesi, şirket Genel Kurulunun yapılması ve şirketin diğer elzem işlemleri gerçekleştirilmesi mümkün olmadığı gibi şirketin tasfiye sürecine de başlanamadığını, ...'ın şirket dışı faaliyetleri nedeniyle ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, Vergi Usul Kanunu m.153/A/2 ve 3 çerçevesinde "adi ortaklık ve ticaret şirketlerinin; kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi, asgari % 10 ortağı olması, bunları devralması, kısmen veya tamamen bunlara devrolunması halinde, teminat isteneceği, teminat verilmezse 6183 AATUHK hükümleri uygulanacağı"nı gerekçe göstererek müvekkile teminat yazısı tebliğ ettiğini, Müvekkilin gerek şirket ortağıyla arasında husumet olması gerekse de ortağın faaliyetleri nedeniyle maddi anlamda ciddi olarak mağduriyet yaşaması sebebiyle şirketle ilişiğini koparma zorunluluğu hasıl olduğunu, Müvekkilin şirketle olan bağı hem isim hakkının hem de mülkiyet hakkını zedelediğini, dolayısıyla müvekkilin gerek ortağı, gerekse de şirketle olan ilişkisi çekilmez bir hal aldığını, şirketin gayri faal olması , ortaklar arasında anlaşmazlık ve husumet bulunması , kuruluş gayesinin sonradan gerçekleştirilemeyecek olması gibi hallerin fesih niteliğinde sayıldığını, sonuç olarak şirketin kuruluş amacına yönelik hiçbir faaliyetinin olmadığını, bunun yanı sıra şirket ortakları arasında ortaklığın devamını imkansız kılan bir husumetin bulunduğunu, bu nedenlerle müvekkilin şirketteki müdürlük görevinin sonlandırılarak pay sahibi olduğu ... Ticaret Ltd. Şti'nin haklı nedenle feshini ve şirkete tasfiye memuru atanmasını, mahkeme aksi görüşte ise pay sahibi müvekkil ...'un müdürlük görevi sona erdirilerek şirketteki gerçek ve tam pay karşılığı ödenerek şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin de davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti. Kayyumu Prof. Dr. ... 16/11/2024 tarihli cevap dilekçesi ile, davacı tarafın dava dilekçesi, dava dosyası ve dosyaya sunulu 05.11.2024 tarihli bilirkişi raporunun incelendiğini, bu kapsamda; ... Ticaret Ltd. Şti.'nin %50-%50 iki ortağı bulunduğu, bunlardan bir tanesinin davacı olduğu, ortaklar arasındaki husumet ve çekişme nedeniyle şirketin uzun süredir gayrifaal olduğu ve faaliyetine devam edebilmesinin mümkün olmadığının bilirkişi raporundan da açık olarak anlaşıldığı, şirket kuruluş amacının gerçekleşmesinin mümkün olmadığı görülmekte olduğundan en uygun yolun şirketin tasfiyesine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ... Ticaret Ltd. Şti.'nin davacı yanın talebi doğrultusunda feshine, tasfiye memuru olarak davacı ...’un atanmasına, kendisine bir ücret takdir edilmemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirketin ticaret sicil özetinin incelenmesinden, 10/01/20018 tarihinde ticaret siciline tescil olduğu, 20.000,00-TL sermayeli, iki ortaklı limited şirket olduğu, şirketin %50 payına ..., %50 payına da ...'ın sahip olduğu, %50'şer pay sahipleri ... ve ...'ın şirket müdürü sıfatıyla müşterek imzaları ile davalı şirketi temsil ve izama yetkili kılındıkları anlaşıldığından davacı ve davalı arasındaki menfaat çıkar çatışması sebebiyle davalı şirketi mahkememizdeki davada temsil etmek üzere temsil kayyumu atanması konusunda davacı vekiline kesin süre verilmiştir. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/04/2024 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...'ni ...5.Asliye Ticaret Mahkemesi ...esas sayılı dosyasında temsil etmek üzere temsil kayyımı olarak mali müşavir Prof. Dr. ...'ı atanmasına karar verilmiştir. Mahkememizce temsil kayyumu Prof. Dr. ...'a tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin 06/06/2024 tarihli celse ara kararı gereği, Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ile birlikte dosya incelenerek " davalı şirketin fesih ve tasfiyesinin gerekip gerekmediği, başka bir alternatif yol var ise belirtilmesi, ortaklıktan çıkma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 05/11/2024 tarihli raporunda, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucu, İki ortaklı 20.000 TL sermayeli davalı şirkette 31.12.2019 tarih itibariyle toplam %50 oranında payı bulunan davacının TTK.m.531 hükmü gereği davalı şirketin feshini “haklı sebebe” istinaden talep edebileceği, dosyadaki mevcut hale göre 31.12.2019 itibariyle borca batık durumda olan davalı şirketin 31.12.2019 tarih itibariyle Mal Varlığı Tespit Bilançosu düzenlenmek suretiyle davacının davalı şirketteki %50 payına isabet eden gerçek değerin belirlenmesine maddeten imkan bulunmadığını bildirmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti. Kayyumu Prof. Dr. ... 16/11/2024 tarihli cevap dilekçesi ile, davacı tarafın dava dilekçesi, dava dosyası ve dosyaya sunulu 05.11.2024 tarihli bilirkişi raporunun incelendiğini, bu kapsamda; ... Ticaret Ltd. Şti.'nin %50-%50 iki ortağı bulunduğu, bunlardan bir tanesinin davacı olduğu, ortaklar arasındaki husumet ve çekişme nedeniyle şirketin uzun süredir gayrifaal olduğu ve faaliyetine devam edebilmesinin mümkün olmadığının bilirkişi raporundan da açık olarak anlaşıldığı, şirket kuruluş amacının gerçekleşmesinin mümkün olmadığı görülmekte olduğundan en uygun yolun şirketin tasfiyesine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ... Ticaret Ltd. Şti.'nin davacı yanın talebi doğrultusunda feshine, tasfiye memuru olarak davacı ...’un atanmasına, kendisine bir ücret takdir edilmemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 636/3. Maddesinde; “Haklı sebeplerin varlığı halinde, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Şirketler hukuku bakımından şirketin devamlılığının sağlanılması esas olup; düzenleme uyarınca, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerlendirilmesi zorunlu kılınmıştır. Hakim şirketi feshetmek yerine fesih talebinde buluna pay sahiplerinin paylarının gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmalarına karar verilebilir. Bunun yerine duruma uygun düşen ve sadece davacının değil, diğer pay sahiplerinin ve hatta işçiler gibi bu karardan etkilenebilecek üçüncü kişilerin de kabul edebileceği başka bir çözüme de karar verebilir. Şirketin sona ermesi dışında duruma uygun düşen alternatif bir çözümün bulunması gereklidir. Bu alternatif çözüm, pay sahiplerinin menfaatlerini yeterli bir şekilde koruyacak bir çözüm olmalıdır. Duruma uygun olma şartı yanısıra bu çözümün ilgili tüm taraflarca kabul edilebilir bir çözüm olması gerekir. Burada temel esas, ölçülülük (orantılılık) ilkesidir. Bu alternatif çözüm, feshi talep eden azlık pay sahiplerinin menfaatleri ile şirket tüzel kişiliği ve diğer pay sahiplerinin çıkarlarının korunması arasında bir denge kurmalıdır. Duruma uygun düşen alternatif bir çözüme karar verme konusunda takdir hakkı hakimde olduğundan bu çözüm resen uygulanır. Alternatif çözümlere; kâr dağıtma zorunluluğu, davacı azlık pay sahipleri arasından birinin yönetim kuruluna alınması, sermaye azaltma yolu ile kısmi tasfiye, şirketin işlev görmesini tekrar tesis edecekse, fesih yerine esas sözleşmede daha hafif değişiklikler yapılabilmesi ve hatta dava esnasında tespit edilen ve geçersiz kabul edilen esas sözleşmedeki bir hükmün esas sözleşmeden çıkarılması, şirketin işletmesinin ayrılarak bir yavru şirket kurulması ve bu şirketin paylarının satılmasına karar verilmesi, şirketin bölünmesi vb. Örnekler verilebilir (Prof.Dr Sami Karahan- Şirketler Hukuku, 2.Baskı, Aralık 2013, sf.759 vd). Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davalı şirketin 31/12/2020 tarihi itibariyle gayri faal olduğu, resen terk sebebiyle 31/12/2020 tarihi itibariyle vergi dairesinde , mevcut kurumlar vergisi mükellefiyetine ilişkin kaydının silinmiş olduğu, şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olduğu, sermayesini fazlasıyla bitirmiş olmakla TTK'nun 376. Maddesi yönünden borca batık durumda olduğu, şirketin fesih ve tasfiyesinin sağlanmaması durumunda faaliyet giderlerinin artacağı, fesih ve tasfiye dışında duruma uygun düşen kabul edilebilir bir çözüm yolunun bulunmadığı hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığından; Davanın kabulüne, İstanbul Ticaret sicil müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı ...TİC. LTD.ŞTİ. 'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, kararın Ticaret Sicil Memuruluğunda Tescil ve ilanına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın kabulüne, ... Ticaret sicil müdürlüğünün... sicil numarasında kayıtlı ... LTD.ŞTİ. 'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına, 2-Tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 3-Kararın kesinleşmesine müteakip ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilanına 4-Harçlar yasasına göre alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75-TL'nin davalı şirketten tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 4.878,5‬0-TL yargılama masrafının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul edildiği tarihte yürürlükte bulan avukatlık ücret tarifesi gereğince 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde, davacıya iadesine, Dair davacı vekili ile davalı şirket adına temsil kayyumu yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/12/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/544, K. 2024/817, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-544-e-2024-817-k-c8f059a07218