İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/444 E. 2024/818 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/444
Karar No
2024/818
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/444 Esas KARAR NO : 2024/818 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/02/2023 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili sunmuş olduğu 22/02/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerin murisi ... (T.C Kimlik No: ...) 23.02.2015 günü, komşusu .... ile birlikte olay günü kurulan semt pazarında alışveriş yaptıktan sonra evine dönerken, ... karşısına geldiği sırada cadde üzerinden geçen, iş yerlerine ve park halindeki araçlara çarparak ilerleyen davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı yolcu otobüsünün çarpması sonucu yaşamını yitirdiğini, söz konusu trafik kazası sonucu davalı sürücünün cezalandırılması istemiyle ... 4. Ağır ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, yargılama sonucunda ...'ın tam kusurlu bulunduğunu, mezkur dosya yargılama ...'ın 09.02.2016 tarihinde cezalandırılması yönünde karar verildiğini, taraflarca temyiz edilen kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı 31.05.2016 tarihli kararı ile onandığını, kazaya sebep olan ...plakalı aracın sürücüsü ..., maliki ve işleteninin ... olduğunu, sigorta şirketinin ise kazaya karışan aracı sigorta eden şirket olduğunu, bu durumun sigorta poliçeleri ile sabit olduğunu, tüm davalıların müvekkillerin uğradığı maddi ve manevi zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, dava konusu olayda müvekkillerin murisi ... ile birlikte komşusu ...'nın da hayatını kaybettiğini, bunun yanı sıra olayda ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ün muhtelif şekillerde yaralandığını, ..., ..., ... , ..., ...'ın araçlarında hasar meydana geldiğini, ..., ..., ..., ...'ün de ev ve iş yerlerinde hasar meydana meydana geldiğini, ... 4 Ağır Ceza Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; kazaya sebep olan sürücünün kazanın oluşumunda tamamen asli kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer araç sürücüleri ile müteveffaların ve mağdurların ise kusursuz olduklarının tespit edildiğini, yine ceza dosyası kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin raporuyla da Davalı sürücü ... idaresindeki otobüs ile seyir halindeyken, seyrine yeterli özeni göstermediği, olay mahalline gelindiğinde sevk-idare hatası neticesi hızlanarak aracının kontrolünü kaybettiği ve sonrasında da kazaları önlemek adına alabileceği gerekli tedbirleri de almayıp, ardı ardına birçok araca ve yayalara çarptığı, olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede tamamen kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer araç sürücüleri ve yayalar, cadde üzerinde kontrolden çıkmış biçimde hareket eden davalı sürücü idaresindeki otobüsün birçok araç ve yaya çarpması hususunda kazaları önlemek adına alabilecekleri yeterli önlem bulunmadığından olayda atfı kabil bir kusurları bulunmadığı tespit edildiğini, davalı sürücü kaza anında gösterilecek en basit dikkat ve özeni göstermemiş olduğu için ağır kusurlu olduğunu, murisin ölümü sebebiyle müvekkillerinin murisin desteğinden yoksun kaldığını, murisin ölümü sebebiyle müvekkillerinin büyük bir yıkım, üzüntü ve acı duyduklarını bildirerek; öncelikle davalılar aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini, Mahkemece uygun görülmemesi takdirde kazaya karışan ... plakalı aracın üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, trafik kazası sonucu murisin hayatını kaybetmesi nedeniyle müvekkillerinin bu olaydan sonra çektiği sıkıntı ve üzüntüler için murisin oğlu ... için 100.000 TL, oğlu ... için 100.000 TL, kızı ... için 100.000 TL, kızı ... için 100.000 TL ve eşi ... için 200.000 TL'den az olmamak üzere hükmedilecek manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, HMK 107. maddesi gereği (belirsiz alacak davası, alacak miktarı tam ve kesin olarak toplanacak delillerle tespit ve belirlendiği zaman artırılmak üzere, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla) müvekkillerin 1000 TL maddi tazminat ve destek yoksun kalma tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı ... vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasının 23/02/2015 tarihide meydana geldiğini, davacı yanın dava dilekçesinde araç sürücüsü ...'ın ceza davasında alınan bilirkişi raporuna atıfla %100 kusurlu olduğu iddia edilmiş ise de, kazanın oluş biçimine bakıldığında sürücü hatasını aşan anormal bir kazanın meydana geldiğini, kazanın oluş biçimine göre bu kazanın tamamen sürücü hatasından kaynaklandığını söylemek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, araç sürücüsü ...'ın ...'den emekli olduğunu, 18 yılı ... de olmak üzere 25 yıllık tecrübeli bir şoför olduğunu, müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı vasıtanın diğer davalı ...Sigorta şirketi tarafından 27/05/2014-27/05/2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere trafik sigortası poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin maliki olduğu aracın kaza tarihi itibariyle manevi tazminatı da kapsar şekilde birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının abartılı olduğunu, davacıların ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların ancak yasal faiz talebinde bulunabileceği, davacıların faiz oranına ilişkin talebinin yerinde olmadığını bildirerek; öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, zamanaşımı def'i ve davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada Davalı ...'a usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı, duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş olup, davalı ... dosyaya cevap sunmamıştır. Mahkememizde görülmekte olan 2023/132 Esas sayılı dosyada, Anadolu Sigorta şirketine karşı arabuluculuğa müracaat edilmeksizin dava açılmıştır. 7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin 2.fıkrasının 4.cümlesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Davacılar, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının tazminini müştereken ve müteselsilen sürücü, işleten ve sigorta şirketinden talep etmektedirler. Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan ve aleyhlerine açılan davalar birbirinden bağımsız olduğundan, dava şartlarının (-arabuluculuk vb-) her bir davalı açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olması gerekmektedir. TTK'nın 4/1.maddesi uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hükümlerden doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası aynı yasanın 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, zarar gören üçüncü kişi tarafından, zarar verenin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aleyhine açtığı davalar TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari dava kapsamında kalmaktadır. 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. Davalı sigorta şirketi aleyhine açılan dava bakımından 6102 sayılı TTK'nın 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası aynı yasanın 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, zarar gören üçüncü kişiler tarafından, zarar verenin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aleyhine açıtığı davalar TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari dava ise de, davalı sigorta şirketi ile diğer davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, davalı araç sürücüsü ... aleyhine haksız fiil sorumlusu olması nedeniyle, diğer davalı ... aleyhine ise KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç işleteni ve maliki olmaları nedeniyle kanundan doğan sorumluluklarına dayanılarak açılan eldeki davada, uyuşmazlığın esasen haksız fiilden kaynaklanıp TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmaması nedeniyle, davalı araç sürücüsü ve davalı araç maliki yönünden nispi yada mutlak ticari davanın varlığından söz edilemeyeceğinden; davalı sigorta şirketi haricindeki davalılar hakkında, davacının TTK'nın 5/A maddesi gereğince arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığından bu davalılar hakkındaki davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş, bu davalılar açısından yargılamaya 2023/444 Esas sayılı dosya üzerinden devam olunmuştur. Davalı sigorta şirketine yönelik olarak açılan davada, arabuluculuk dava koşulunun gerçekleştirilmediği anlaşılmakla ... Esas, ...Karar sayılı ilam ile bu davalı açısından davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar tarafından ... Sigorta şirketine karşı arabuluculuk dava şartı yerine getirilerek ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesin in ... Esas sayılı dosyası üzerinden ...sigorta şirketi aleyhine dava açılmış, bu davanın ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas,... Karar sayılı kararı, 24/10/2023 tarihli ilamı ile mahkememizin 2023/444 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'ün 23/02/2015 tarihinde komşusu ile birlikte olay günü kurulan semt pazarında alışveriş yaptıktan sonra evine dönerken... karşısına geldiği sırada cadde üzerinden geçen işyerlerine ve park halindeki araçlara çarparak ilerleyen ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı yolcu otobüsünün çarpması sonucu yaşamını yitirdiğini, davalının sürücünün cezalandırılması için ... 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/60 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, yargılama sonunda sürücünün tam kusurlu bulunduğunu, 09/02/2016 tarihinde cezalandırılmasına karar verildiğini, taraflarca temyiz edilen kararın Yargıtay 12.Ceza Dairesinin... esas, ... karar sayılı 31/05/2016 tarihli kararı ile onandığını, araç sürücüsü ..., aracın maliki ve işleteni ... ve davalı sigorta şirketinin davacıların uğradığı maddi ve manevi zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davacıların murisin ölümü ile desteğinden yoksun kaldıklarını, davaya konu kazaya ilişkin tazminat talepleri nedeniyle ..., ... ve davalı aleyhine ... 5.ATM ... esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, davalı sigorta şirketine karşı arabuluculuğa başvurulmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddedildiğini, verilen kararın kesinleştiğini, ... ve ...'a ilişkin tefrik kararı verildiğini ve mahkemenin ... esas sırasına kayıt edildiğini, davalı sigorta şirketine karşı arabuluculuğa başvuru yapıldığını ve anlaşma sağlanamadığını, dava şartının yerine getirildiğini, işbu dosyanın ... 5.ATM ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava, şikayet, tazminat ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davacıların davaya konu kaza sonrası yaşadığı sıkıntı ve üzüntüler için murisin oğlu ... için 100 TL, oğlu ... için 100 TL, kızı ... için 100 TL, kızı Zehranur Düzgün için 100 TL ve eşi ... için 200 TL'den az olmamak üzere hükmedilecek manevi tazminatın, HMK 107.maddesi gereği alacak miktarı tam ve kesin olarak toplanacak delillerle tespit ve belirlendiği zaman artırılmak üzere 1.000 TL maddi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili 31/10/2023 tarihli dilekçesi ile, davaya konu trafik kazası için 14/06/2016 tarihinde davacılara 159.481,61-tl tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödemeyle birlikte müvekkil şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda müruru zamana uğradığını, iş bu nedenle 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, soruşturma ya da ceza davasında uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat, eski halin iadesi veya diğer bir tazminat davası açılamayacağını, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayıldığını, davacı yanın soruşturma veya ceza davasında uzlaşma yaptığının tespiti durumunda uzlaşma ile tüm hak ve alacaklarını aldığından davanın bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafa müvekkil şirketçe ödeme yapılmış ise söz konusu ödeme nedeniyle müvekkil şirketin sorumluluğu kalmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, huzurda görülmekte olan davada kazaya karıştığı iddia edilen aracın müvekkil şirket tarafından sigortalanmamış yahut sigorta poliçesi kaza tarihinden önce iptal edilmiş ise de davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, HMK 121. maddesi gereğince, davaya ilişkin delil örneklerinin taraflarına tebliğ edilmediği, sadece dava dilekçesindeki davacı ifadeleriyle poliçenin geçerliliği ve teminat kapsamı, rücu imkanımız vs. yönünden davaya cevap verme imkanı olmadığını, işbu sebeple delillerin tebliğine kadar davaya cevap verme hakları saklı kalmak kaydı ile söz konusu dava dilekçesi kapsamında davaya itiraz etme zarureti doğduğunu, kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın istanbul adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine sevk edilmesi gerektiğini, trafik sigortası genel şartları ek:2 madde 10 gereğince hesaplamaya ilişkin standartların hazine müsteşarlığı tarafından belirlendiğini, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren ve karayolları trafik kanunu’nda yapılan değişiklik ile hesaplamanın zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında öngörülen usul ve esaslara göre yapılacağı açıkça belirtildiğini, zorunlu mali sorumluluk genel şartları hükmü uyarınca da tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosu trh 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiğini, işbu nedenle tazminat hesaplanmasında bu tablonun kullanılmasını ve teknik faizin % 1,8 olarak esas alınması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu kaza iş kazası ise sgk tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, Müteveffanın kazayı yaşadığı sırada sigortalı araçta hangi amaçla bulunduğu ve bu taşımanın esasen hatır taşımasına binaen mi yapıldığı hususunun tespit edilmesi gerekliliği ve hatır taşımasının tespiti halinde bu hususun tazminat belirlenmesinde ciddi ve makul bir indirim sebebi olduğu Yargıtay’ın uygulamalarında sabit hale gelmiş bir hukuki gerçeklilik olmakla bu hususun yerel mahkeme tarafından tespit ve takdiri gerektiğini, müvekkil şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha öce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda karayolları trafik kanunu 96.madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarında sigortacının sorumlu olmadığı hususlar tek tek sayıldığını, bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2918 sayılı KTK'nun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Kaza sonucu davacıların desteği ... ölmüş, birden fazla kişide yaralanmıştır. Dava konusu olay yaralamalı ve ölümlü trafik kazası olması nedeni kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi olan 23/02/2015 tarihi ile asıl dava tarihi 22/02/2023 ve birleşen dava tarihi olan 19/10/2023 tarihine kadar 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşıldığından zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek, açık yargılama devam olunmuştur. Mahkememizin 25/01/2024 tarihli celse ara kararı gereği, Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller ile birlikte dosya incelenerek " asıl ve birleşen davada; davacıların talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatının ne miktar olduğu gerçekleşen kazada tarafların kusur durumlarının ne olduğu,nun tespiti açısından aktüer bilirkişi ... ve Kusur bilirkişisi ...'den rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişilerden sadece Aktüer bilirkişi ... 19/04/2024 tarihli raporu sunmuş, 23.02.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ... 'ün hak sahipleri; Eşi, kızı ve oğluna ödeme tarihli ödemenin yetersiz olduğunun tespit edildiği, eldeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde yapılan davacı baba ...'nün nihai ve gerçek maddi zararının 1.829.371,81 TL olduğu, bu tutarın 129.213,81 TL. lik bölümünün ZMSS bakiye teminat limitinden ve 1.700.158,00 -TL lik bölümünün ... ZMSS Artan Mali Sorumluluk kombine tek teminat limiti ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, davacı kızı ...'in nihai ve gerçek maddi zararının 8.481,95 TL olduğu, bu tutarın 652,60 TL. lik bölümünün ZMSS bakiye teminat limitinden ve 7.829,36 TL lik bölümünün İMM ZMSS Artan Mali Sorumluluk kombine tek teminat limiti ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, davacı oğlu ...'ün nihai ve gerçek maddi zararının 8.481,95 TL olduğu, bu tutarın 652,60 TL. lik bölümünün ZMSS bakiye teminat limitinden ve 7.829,36 TL Lik bölümünün ... ZMSS Artan Mali Sorumluluk kombine tek teminat limiti ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 14.06.2016 kısmi ödeme tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden 23.02.2015 kaza tarihi ve faiz nev'inin avans faizi olduğu bildirmiştir. 25/01/2024 tarihli inceleme ara kararında, aktüer bilirkişi ile kusur bilirkişisi tayin edilerek, dosya üzerinden inceleme yapılarak rapor sunulması konusunda karar oluşturulmuş ise de, sadece Aktüer bilirkişi tarafından rapor sunulduğu, kusur bilirkişisinin rapor da yer almadığı anlaşıldığından, mahkememizin 16/05/2024 tarihli celse ara kararı gereği, Tarafların bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmesi dosya içine alınan nüfus kaydı ve müteveffanın mirasçı olarak annesinin de bulunduğu davacı Zehra nın öğrencilik belgesi dikkate alınarak kusur bilirkişinin de katılımı ile yeniden rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti 25/09/2024 tarihli raporunda, ... plaka numaralı otobüs sürücüsü davalı ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, ...'e atfı kabil kusur bulunmadığı, Park veya seyir halindeki taşıt sürücülerine atfı kabil kusur bulunmadığı, Davacılar murisi müteveffa yaya ... kazanın meydana gelmesinde, ölüm ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş, etkili faktör, otobüsten kaynaklanan teknik arıza vb. Bulunmadığı, aktüerya yönünden; 23.02.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ...'ün haksahipleri; Eşi, kızı ve oğluna ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde yapılan ödemenin yetersiz olduğunun tespit edildiği; davacı baba ...'nün bakiye nihai ve gerçek maddi zararının 1.753.624,66 TL olduğu, bu tutarın 119.849,07 TL. lik bölümünün ZMSS bakiye teminat limitinden ve 1.633.775,59 TL lik bölümünün ... Artan Mali Sorumluluk kombine tek teminat limiti ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, davacı kızı ...'in nihai ve gerçek maddi zararının 13.551,01 TL olduğu, bu tutarın 926,68 TL. lik bölümünün ZMSS bakiye teminat limitinden ve 12.624,32 TL. Lik bölümünün İMM Artan Mali Sorumluluk kombine tek teminat limiti ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, davacı oğlu...'ün nihai ve gerçek maddi zararının 6.379,35 TL olduğu, bu tutarın 435,93 TL. lik bölümün ZMSS bakiye teminat limitinden ve 5.943,41 TL. Lik bölümünün ... Artan Mali Sorumluluk kombine tek teminat limiti ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 14/06/2016 kısmi ödeme tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden 23/02/2015 kaza tarihi ve faiz nevinin avans faizi olduğunu bildirmişlerdir. Davacı vekili 26/09/2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile, Müvekkil ...'ün maddi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı talebini 1.753.024,66-TL arttırarak 1.753.624,66-TL, Müvekkil ...'in maddi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı talebini 13.351,01-TL arttırarak 13.551,01-TL, Müvekkil ...'ün maddi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı talebimizi 6.179,35-TL arttırarak 6.379,35-TL olmak üzere, maddi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini toplam 1.773.555,02 tl üzerinden kabulüne karar verilmesini talep ettiği ve tamamlama harcını ikmal ettiği görüldü. Davalı sürücü ... ın sevk ve idaresindeki davalı ... adına tescilli, davalı Anadolu anonim si,gorta şirketi tarafından 27/05/2014-27/05/2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS sigorta poliçesi ile ve 30/05/2014-30/05/2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka numaralı ticari otobüsün 23/02/2015 günü saat 15:00 sıralarında, kaldırımda yürümekte olan yaya davacıların murisi ...'e çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...'ün vefat etmiştir. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda, araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğu tespit edilerek, ölümlü ve yaralamalı trafik kazasına sebebiyet vermekten dolayı cezalandırılmasına karar verilmiştir. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporları ve mahkememizde alınan kusur bilirkişi raporuna göre, olay anında sürücü ...'ın kazayı önlemek adına alabileceği tedbirleri zamanında almadığı, kazanın oluşumunu destekleyen herhangi bir teknik arızanın varlığına dair tespit ve veri olmadığı, tehlikeleri öngörmeyen hız ve direksiyon sapma açısını ayarlayamayarak seyir şeridi üzerinde kalamayan zamanında tedbir alamayan, gaz pedalına basarak taşıtın kontrolünü ve direksiyon ve pedal hakimiyetini kaybeden sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, yaya müteveffa ...'e yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Müteveffa ...'ün ölümü sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecek kişilerin eşi ..., kızı ..., oğlu ..., babası Bahattin Bayram, annesi Yeter Bayram olduğu, müteveffanın ev hanımı olduğu, Yargıtay İçtihatları doğrultusunda yasal asgari ücretlerin AGİ'siz net tutarı esas alınarak değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dava açılmadan önce, davalı sigorta şirketince ödeme yapıldığı, ancak bu ödemenin ne kadarının eş, ne kadarının kızı ve oğlu için olduğunun bilinmediği, maddi tazminatlar esas alınarak, garameten hesaplanmak sureti ile hak sahiplerinin nihai ve gerçek maddi zararının hesaplanması gerektiği, buna göre, davacı Eş ...'ün indirime tabi tutulmayan maddi zararının 2.028.981,42-TL olduğu, yapılan ödemenin düşülmesi ile birlikte talep edebileceği maddi zararın 1.753,624,66-TL olduğu, kızı davacı ...'in nihai ve gerçek maddi zararının 15.667,42-TL olduğu, yapılan ödemenin tenzil edilmesi sonucunda talep edilebilecek maddi zararın 13.551,01-TL olduğu, oğlu davacı ...'ün nihai ve gerçek maddi zararının 7.381,86-TL olduğu, yapılan ödemenin tenzili ile talep edilebilecek nihai ve gerçek maddi zararın 6.379,35-TL olduğu hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. 01/01/2015-01/01/2016 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına teminat limiti 290.000,00-TL olarak davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından hak sahiplerine 159.481,00-TL'lik ödeme yapılmış, yapılan ödeme sigorta teminat limitinden düşüldüğünde, kalan teminat limitinin 130.519,00-TL olduğu, destekten yoksun kalan dava dışı anne ve baba dahil tüm hak sahiplerinin nihai ve gerçek maddi zarar toplamının 1.909.739,74-TL olduğu, bu miktarın 130.519,00-TL tutarındaki bakiye ölüm teminat limitini aştığı, davacı hak sahiplerinin ZMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı olarak davalı ...Sigorta şirketinden talep edebilecekleri destekten yoksun kalma maddi zarar türünün garameten paylaştırılması sonucunda davacı ...'ün 119.849,07-TL , ...'in 926,68-TL, ...'ÜN 435.093,00-TL talep edebileceği, davacı ve dava dışı hak sahiplerinin nihai ve gerçek zararlarının ZMMS poliçe limitini aşan bölümünden birleşik kasko sigorta poliçesi kapsamında ...Sigorta a.ş. 'nin sorumlu olduğu, ... artan mali sorumluluk kombine tek limitin 2.500.000,00-TL olduğu, ZMMS poliçe limitini aşan 1.779.220,74-TL bakiye nihai gerçek maddi zararın poliçe limitinin altında kaldığı, buna göre davalı ...Sigortanın Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında ...'ün 1.633.775,59-TL, ...'in 12.624,32-TL, ...'ün 5.943,41-TL'lik maddi zararından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı sigorta şirketine temerrüt ihtarnamesinin hangi tarihte tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, ancak davalı sigorta şirketi tarafından 14/06/2016 tarihinde hak sahiplerine kısmi ödeme yapıldığı, kısmi ödeme tarihi itibariyle sigorta şirketinin temerrüte düştüğünü, araç işleteni ve sürücüsününü ise kaza tarihi olan 23/02/2015 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, aracın ticari olduğu ve uygulanması gerekli olan faizin de avans faizi olduğu anlaşıldığından, maddi tazminat talepleri açısından asıl davada, davanın kabulüne, 1.753.624,66-TL maddi tazminatın ...'e, 13.551,01-TL maddi tazminatın ...'e, 6.379,35-TL maddi tazminatın ...'e kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ödenmesine, birleşen davada, 1.753.024,66-TL tazminatın, 119.849,07-TL'lik kısmının ZMMS poliçesi kapsamında bakiyesi 1.633.775,59-TL'lik kısmının ... kapsamında davalı sigorta şirketinden 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile, ...'e ödenmesine, 13.551,01-TL tazminatın, 926,68-TL'lik kısmının ZMMS poliçesi kapsamında bakiyesi 12.624,32-TL'lik kısmının ... kapsamında davalı sigorta şirketinden 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile, ...'e ödenmesine, 6.379,39-TL tazminatın, 435,93-TL'lik kısmının ZMMS poliçesi kapsamında bakiyesi 5.943,41-TL'lik kısmının ... kapsamında davalı sigorta şirketinden 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile, ...'e ödenmesine karar vermek gerekmiştir. 6098 sayılı TBK m. 56. maddesi hükmünde "Hâkimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği" düzenleme konusu yapılmıştır. Bu maddeye göre özel haller göz önünde tutularak manevi zarar adı ile hak sahibine verilecek bir miktar para tutarının adalete uygun olması ve manevi tazminatın zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek oranda olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Gerçekleşen trafik kazası sebebi ile davacı ... 'ün eşi , diğer davacıların da annesi vefat etmiş olduğu, davacıların 6098 sayılı TBK nun 56. Maddesi uyarınca manevi tazminat talep etme hakkına sahip oldukları, olayın gerçekleşme şekli, müteveffanın kusursuz olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları değerlendirilerek, manevi tazminat talebinin asıl davada kabulüne, 200.000,00-TL manevi tazminatın ...'ê, 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e , 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e, 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e, 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılAr ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ödenmesine, birleşen davada kasko sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından manevi tazminat açısından da, teminat verilmiş olduğundan manevi tazminat talebinin kabulüne, 200.000,00-TL manevi tazminatın ...'ê, 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e , 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e, 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e, 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsili ile ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Asıl davada davanın kabulüne, 1.753.624,66-TL maddi tazminatın ...'e, 13.551,01-TL maddi tazminatın ...'e, 6.379,35-TL maddi tazminatın ...'e kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ödenmesine, Manevi tazminat açısından; 200.000,00-TL manevi tazminatın ...'ê, 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e , 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e, 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e, 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılAr ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ödenmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince maddi ve manevi tazminat açısından hüküm altına alınaz tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gerekli olan 162.137,54-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 2.052,72-TL peşin ve 6.054,90-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 8.107,62-TL harcın mahsubu ile bakiye 154.029,92-TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, -Davacılar tarafından yatırılan toplam 8.107,62-TL harç ile 8.877,00-TL yargılama masrafının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, -Maddi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince davanın kabul edilen miktarı üzerinden hesaplanan 252.898,71-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... 'e ödenmesine, -Maddi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık kanunun 13/2.maddesi uyarınca takdir edilen vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağı gibi kabul edilen kısmı da geçemeyeceğinden 13.551,01-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... 'e ödenmesine, -Maddi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık kanunun 13/2.maddesi uyarınca takdir edilen vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağı gibi kabul edilen kısmı da geçemeyeceğinden 6.379,35-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... 'e ödenmesine, -Manevi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık ücret tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ...'e ödenmesine, -Manevi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık ücret tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... 'e ödenmesine, -Manevi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık ücret tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... 'e ödenmesine, -Manevi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık ücret tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... 'e ödenmesine, -Manevi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık ücret tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... 'e ödenmesine, -Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayacak olan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 2-Birleşen davada davanın kabulüne, tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile, -1.753.024,66-TL tazminatın, 119.849,07-TL'lik kısmının ZMMS poliçesi kapsamında bakiyesi 1.633.775,59-TL'lik kısmının İMMS kapsamında davalı sigorta şirketinden 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile, ...'e ödenmesine, -13.551,01-TL tazminatın, 926,68-TL'lik kısmının ZMMS poliçesi kapsamında bakiyesi 12.624,32-TL'lik kısmının İMMS kapsamında davalı sigorta şirketinden 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile, ...'e ödenmesine, -6.379,39-TL tazminatın, 435,93-TL'lik kısmının ZMMS poliçesi kapsamında bakiyesi 5.943,41-TL'lik kısmının İMMS kapsamında davalı sigorta şirketinden 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile, ...'e ödenmesine, Manevi tazminat açısından; 200.000,00-TL manevi tazminatın ...'ê, 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e , 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e, 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e, 100.000,00-TL manevi tazminatın ...'e 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsili ile ödenmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince maddi ve manevi tazminat açısından hüküm altına alınaz tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gerekli olan 162.137,54-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 2.052,72-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 160.084,82-TL harcın davalı Sigorta şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına, -Maddi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince davanın kabul edilen miktarı üzerinden hesaplanan 252.898,71-TL nispi vekalet ücretinin davalı Sigorta şirketinden tahsili ile ...'e verilmesine, -Maddi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık kanunun 13/2.maddesi uyarınca takdir edilen vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağı gibi kabul edilen kısmı da geçemeyeceğinden 13.551,01-TL vekalet ücretinin davalı Sigorta şirketinden tahsili ...'e verilmesine, -Maddi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık kanunun 13/2.maddesi uyarınca takdir edilen vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağı gibi kabul edilen kısmı da geçemeyeceğinden 6.379,35-TL vekalet ücretinin davalı Sigorta şirketinden tahsili ...'e verilmesine, -Manevi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık ücret tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalı Sigorta şirketinden tahsili ile ...'e verilmesine, -Manevi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık ücret tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalı davalı Sigorta şirketinden tahsili ...'e verilmesine, -Manevi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık ücret tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalı davalı Sigorta şirketinden tahsili ...'e verilmesine, -Manevi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık ücret tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalı davalı Sigorta şirketinden tahsili ile ...'ê verilmesine, -Manevi tazminat açısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık ücret tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalı davalı Sigorta şirketinden tahsili ile ...ê verilmesine, -Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayacak olan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacılar vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/12/2024 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/444, K. 2024/818, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-444-e-2024-818-k-741c02ac721a