İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/329 E. 2024/698 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/329
- Karar No
- 2024/698
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/329 Esas KARAR NO : 2024/698 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/05/2023 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile aleyhine kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlatıldığını, takibin haksız olması, takip dayanağı edilen senedin karşılığında teslim edilmesi gereken uygulama ve yazılım ürünlerinin teslim edilmemesi ve başkaca sebeplerle dava açma zorunluluğu doğduğunu, öncelikle ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak senet bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitini, haksız olan takibin iptalini, davalının takip konusu bedelin yüzde 20'sinden az olmayan bir tazminata makkum edilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini, yapılan takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı üçüncü kişi ...'la birlikte davalı müvekkili şirkete ulaşarak bir mobil uygulama yaptırmak istediklerini belirtmiş ve akabinde şartlar detaylıca görüşülüp 11.06.2020 tarihinde davacı ve davalı müvekkili şirket arasında yapılacak işe ilişkin sözleşme imzalandığını, davalı müvekkili şirket tarafından işin yapımına başlanıldığını, bu kapsamda işin tamamı için davacı ... tarafından davalı şirkete 120.000 TL ödeme yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, bu bedelin 50.000 TL'sinin müvekkili şirkete farklı tarihlerde ödendiğini, uyuşmazlığın davacı yanın da tacir olarak hareket etmesi ve ticari nitelikli bir iş kapsamında müvekkili şirketle anlaşma yapmış olması nedeniyle ticari iş olduğu hususunda taraflar arasında bir husumet bulunmadığını, anlaşmanın sağlanmasının akabinde müvekkili şirketin talep edilen uygulamaların yazılımları için gerekli çalışmalara başladığı, kendilerine verilen sürede uygulamanın yazılımını hazırladığını, ancak davacı sözleşmede anlaşılan bakiye bedel olan 70.000 TL'yi müvekkili şirkete ödemediğini ve akabinde çeşitli bahanelerle ödemeyi uzun süre geciktirdiğini, davacı, dava dışı üçüncü kişi ...'la aralarındaki ilişkiden kaynaklı olarak sıkıntılar yaşadığını belirttiğini ancak davalı müvekkille dava dışı üçüncü kişi ... arasında hiçbir ilişki bulunmamakla birlikte bu durum yapılan sözleşme ve ödeme amacıyla verilen senette de açıkça görüldüğünü, davalı şirket yetkilileri adı geçen ... isimli şahsı davacı aracılığıyla tanıdığını, anlaşma yapıldığı dönemde kişiyi davacının nişanlısı olarak bildiğini, müvekkili şirketin yapılması gereken ödemeler kendilerine yapılmamasına rağmen iyi niyetli hareket ederek yazılımı tamamlanan uygulamayı en kısa sürede tamamlayarak davacıya teslim ettiğini ve bu durumun davacıya mail ve whatsapp yazışmalarıyla bildirildiğini, anlaşma kapsamında müvekkili şirkete ödemelerin yapılmamasının akabinde müvekkili şirketin durumu davacıya gerek mail gerekse whatsapp yazışmaları aracılığıyla birden çok kez bildirdiğini, davacınında cevaben borcun kendisine ait olduğunu, kimsenin parasının kendisinde kalmayacağını belirterek davalı şirketten süre talep ettiğini, vade tarihinin üzerinden uzun bir süre geçmiş olması nedeniyle davalı şirketin davacı tarafından kendilerine verilen senedi ... İcra Dairesi .... Esas Sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu etmiş ancak davacı, ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı dava dosyası üzerinden benzer iddialarla borca itiraz ettiğini, yapılan yargılama neticesinde davacının itirazının mahkemece reddedildiğini, akabinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda da cüzi bir hesaplama değişikliği haricinde istinaf itirazları da reddedilerek dosyanın kesinleştiğini, davacının borcu ödememek ve geciktirmek amacıyla huzurdaki davayı ikame edildiği, dava konusundan bağımsız ve dayanaksız iddialarla borcundan kurtulmaya çalıştığını, bu nedenle davacının gerçek dışı ve dayanaksız iddialarına tümüyle itiraz ettiklerini, haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilmiş huzurdaki davanın reddinİ, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, icra takibine dayalı bono nedeniyle menfi tespit davasıdır. ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı / alacaklı tarafından davacı / borçlu aleyhine 4 adet toplam 70.000 TL bedelli bono ile 2.028,60 TL işlemiş faiz toplamı 72.028,60 TL alacağın tahsiline yönelik kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine girişildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki 11.06.2020 tarihli Personel Takip Sistemi Proje Uygulama ve Bakım/Destek Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında mobil uygulama yapılması ve karşışığında davacı ... tarafından davalı şirkete 120.000 TL ödeme yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, bu bedelin 50.000 TL'sinin ödendiği, sözleşmede anlaşılan bakiye bedel olan 70.000 TL yönünden ise takibe konu bonoların düzenlenerek davalıya verildiği konusunda ihtilafın bulunmadığı, ihtilafın mobil uygulamanın yapılıp yapılmadığı, buna göre bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce, taraf iddia ve savunmaları, sunulan sözleşme, aralarındaki yazışmalar irdelenerek, davalı tarafça sözleşmenin gereği gibi ve süresi içinde mobil uygulamaya ilişkin ifanın yerine getirilip getirilmediği konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, Mahkememizin 10/10/2023 tarihli celse ara kararı gereği, bilgisayar mühendisi bilirkişi ....'ın sunmuş olduğu 12/01/2024 tarihli raporunda, Takdir tamamen Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; Bilirkişi olarak tarafımdan yapılan inceleme ve tespitlerde davalı tarafça sözleşmede belirtilen verilerin yükümlülüklerini gerçekleştirmediği tespit edilmiştir. Davacının dava konusu olan işleri davalı tarafından yapılan işlerin tarafça yapılan yazışmaları destekleyen herhangi bir veriye rastlanmadığı kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür. Ancak alınan rapor içeriğinde denetime elverişli olacak şekilde hiçbir tespit ve bilgiye yer verilmediği, taraflar arasındaki konuşma kayıtları sunulmakla yetinildiği görülmüş, bu nedenle rapor hükme elverişli olmadığından nazara alınmamıştır. Mahkememizin 19/03/2024 tarihli celse ara kararı gereği, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunun denetime elverişli ve gerekçeli olmadığı ve bu nedenle hükme esas alınamayacağı kanaatine varıldığından, taraflarca sunulan tüm deliller ve bunun dışında davalı sistem kayıtları üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle önceki celse ara karar uyarınca rapor alınmasına karar verilerek, Bilgisayar Mühendisi / Yazılım Uzmanı bilirkişi...'in sunmuş olduğu 27/07/2024 tarihli raporunda, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yapılması anlaşılan uygulama ve Web portalleri ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesi kaleminde yerinde incelendiği, imzalanan sözleşme sonrasında davacı tarafından bazı değişiklik talepleri olduğu dava dosyasında bulunan ve taraflar arasında yapılan iletişim trafiği incelendiğinde görüldüğü, davalı tarafından davacı taleplerine verilen yapılan teknik işlem cevaplarına davacı tarafından olumsuz bir yanıt verildiğinin dava dosyasından görülmediği, sadece bu iletişim dikkate alınarak taraflar arasında yapılan sözleşmeye uygun bir uygulama ve yazılım yapıldığı düşünüldüğü, davalı tarafından getirilen uygulamanın, bilgisayar ve Mobil Telefon üzerinde incelendiği ve sunulan detaylı görseller ve açıklamalarda görüldüğü üzere çalışır vaziyette olduğunun tespit edildiği, davalı programcılarına uygulamada neden veri olmadığı sorulduğu ve şu şekilde cevap alındığı: "Davacı tarafından ihtilaf konusu uygulama hayata geçirilmemesi sonrasında herhangi bir veri sisteme geçirilmemiş olduğu için veri tabanında firma, kullanıcı bilgilerine vb.veriler bulunmamaktadır. ”Yazılım projesi aşamalarında taraflar veri girmediği taktirde veri tabanında veri olmamasının beklenen bir durum olduğu, test çalışmaları amacıyla manuel olarak kullanıcı, firma oluşturulduğu ve taraflar arasındaki anlaşmaya uygunluk testleri yapıldığı, yerinde inceleme sırasında davalı tarafından teknik olarak teslim edilen uygulamanın hem portalda hem de mobil cihazda işlevleri karşılayacak şekilde çalıştırılabildiği kanaatine varıldığının bildirdiği görülmüştür. Anılan raporun, 17/07/2024 tarihli bilirkişi inceleme tutanağında da görüleceği üzere mahkememiz kaleminde taraflar arasındaki ihtilaf konusu olan mobil uygulamanın çalışır vaziyette olduğu cihaz ve uygulama alan ve fonksiyonlarına dair detaylı işlev raporları incelenmek suretiyle hazırlandığı, raporda bilirkişi tarafından temas edilen teknik verilerin görselleri ile birlikte sunulduğu, böylece mobil uygulamanın çalışır vaziyette olduğuna dair tespitlerin bilirkişi tarafından denetime elverişli bir şekilde raporda sunulduğu kanaatine varılmakla, aksi yöndeki tespiti içerir ilk bilirkişi raporunda hiçbir teknik değerlendirmeye yer verilmemesi nedeniyle raporlar arasında çelişki bulunmadığı kanaatine varılarak sunulan son rapor hükme esas alınmış ve davalının edimini sözleşmeye uygun bir şekilde ifa ettiği kabul edilmiştir. Davacı tarafça her ne kadar dava dilekçesinde TBK 28 maddesi gereği gabin ve TBK 36 maddesi gereği aldatma iddialarında da bulunulmuş ise de, taraflar arasındaki konuşma içerikleri ve mobil uygulamanın çalışabilir durumda olduğuna dair bilirkişi tespitleri doğrultusunda anılan iddialara da itibar edilmemiş, netice itibariyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.195,43-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 767,83-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120-TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/11/2024 Katip e-imzalı Hakim e-imzalı "Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."