İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/755 E. 2025/456 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/755
- Karar No
- 2025/456
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/755 Esas KARAR NO : 2025/456
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/10/2022 KARAR TARİHİ : 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; davalı ile davacı arasında mal hizmet alım işi kapsamında ticari ilişki bulunduğunu, davalının, itirazın kaldırılmasını talep eden müvekkilinden 11/06/2022 ve 29/06/2022 tarihlerinde lastik kaplama hizmeti aldığını ve davacı müvekkilinin hizmetlerinin karşılığı olarak toplamda 183.844,00 TL fatura düzenleyerek davalı firmaya tebliğ edildiğini, TTK Madde 21- ''(1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' davalı tarafa verilen hizmet karşılığı keşide edilen faturanın davacı ve davalı defter kayıtlarına işlendiğini, davalı tarafından faturaya, alınan hizmete ve bedele süresinde herhangi bir itirazlarının olmadığının, itiraz olmamasına rağmen ayrıca müvekkiline herhangi bir ödemede bulunmadığını, fatura karşılığı ödeme alınamamasına karşın davacı tarafından ... 28. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile alacak icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini ve itiraz sonucu ilgili icra müdürlüğünden dosya takibinin durdurulduğunu, İcra İflas Kanunu Madde 68: “Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz.” hükmü kapsamında, ödenmeyen fatura alacaklarına ilişkin ... 28. İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında takibe konulduğunu, söz konusu takip kapsamında gönderilen ödeme emrine karşı borçlu vekili tarafça borca itiraz niteliğinde itiraz edildiğini bildirerek borca itiraz eden davalının ... 28. İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında yapmış olduğu borca, faize ve tüm ferilerine olan itirazın kesin olarak kaldırılmasına, takibin devamına, dava dilekçesi ve eklerinin ayrıca davalı asile ve vekiline ayrı ayrı tebliğine, davalının, alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere haksız icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacı yanın dava dilekçesinde yer alan aleyhe hususları ve iddia edilen borcu kabul etmediklerini, davacı yan ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının her ne kadar müvekkili firmaya hizmet verdiğini, buna binaen davacının fatura kestiğini ancak müvekkilinin fatura bedelini ödemediğini iddia etmişse de müvekkili firmanın, davacıdan davacının iddia ettiği hizmeti almadığını, müvekkili firmanın, davacının iddia ettiği hizmeti almamış olmasına rağmen davacı tarafından müvekkili firmaya fatura kesildiğini, alacağın varlığı için tek başına faturanın düzenlenmesinin yeterli olmadığını, söz konusu faturanın akdi bir ilişkiye dayalı olarak düzenlenmiş olmasının, mal ve hizmetin teslim edilmiş olmasını da icap ettirdiğini, Yargıtay’ın da yerleşik hale gelmiş kararlarına göre; bir sözleşmeye dayanmayan faturanın soyut olarak muhatabına gönderilmesi ve muhatabın faturaya itiraz etmemiş olmasının onun kesinleştiği sonucunu doğurmadığını, faturanın içeriğine itirazda bulunulmadığı taktirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesinin doğduğunu, bu durumdan, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiğinin anlaşılmayacağını, uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanmasının gerektiğini, fatura deliline dayanılabilmesi için, fatura düzenleyen kişinin faturada yazılı mal veya hizmeti davalıya teslim ettiğini, bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre kanıtlaması gerektiğini, çünkü tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması halinin faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermeyeceğini, bunun sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına geldiğini, Yargıtay’ın emsal kararlarına göre, faturanın tek başına bir alacağın varlığına delil teşkil etmeyeceğini, faturanın bir alacağın veya borcun varlığına delil teşkil edebilmesi için; faturanın taraflar arasındaki akdi ilişkiye (sözleşme) dayanarak düzenlenmiş olması ve fatura konusu mal ve hizmetin alıcıya teslim edildiğinin satıcı tarafından kanıtlanması gerektiğini, ancak davacının ispat yükü kendisinde olmasına rağmen, söz konusunun faturaya ilişkin sözleşmeyi ve de faturaya konu hizmetin müvekkili şirkete yapıldığına ilişkin yazılı belgeyi dosyaya sunamadığını, dolayısıyla davacının, davasını ispat edemediğini bildirerek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, haksız dava nedeniyle müvekkil şirket lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ... 28. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 183.844,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, davaya ve icra takibine konu faturalar yönünden hizmetin verildiğinin ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında hizmetin verilip verilmediğinin tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, davacının ticari defterlerinin incelenebilmesi için ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, talimat mahkememsince davacı vekiline ticari defterlerini sunmak üzere iki haftalık kesin sürenin verildiği ve verilen süre içerisinde sunulmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verileceğinin ihtar edildiği tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı vekilince verilen kesin süre ve ihtara rağmen ticari defterlerin sunulmadığı, davalının ticari defterlerinin incelenmesi için ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı davacı ile aynı şekilde davalının da ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, rapor hazırlanamadığı, davacı tarafça tek taraflı düzenlenen faturaların hizmetin verildiğine tek başına delil oluşturmayacağı, davalı tarafça ticari defterler sunulmamış ise de 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında davacı tarafından hizmetin verildiğinin ispat edildiğinin kabul edilebilmesi için davacı tarafça kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulayan defter kayıtlarının sunulması gerektiği, davacı tarafça yukarıda belirtildiği üzere verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı bu nedenle davacının 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinden yararlanamayacağı, davacı tarafça dava dilekçesinde açık bir şekilde yemin deliline de dayanılmadığı açıklanan bu nedenlerle davacının faturaya konu hizmeti verdiğini somut ve yeterli delillerle ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL karar harcın, peşin olarak alınan 2.220,38 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.604,98 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 01/07/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır