İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/9 E. 2025/511 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/9
- Karar No
- 2025/511
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/9 Esas KARAR NO : 2025/511
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/01/2023 KARAR TARİHİ : 02/07/2025
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma tarafından davalı şirkette bünyesindeki özel ... Hospital hastanesinde anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı olarak ameliyathanede ve gece nöbetçi olarak ameliyathane ve erişkin yoğun bakım ünitesinde hizmeti 2018 yılının 2.ayından 2022 yılının 10 Ağustos tarihine kadar kesintisiz verdiğini, müvekkili firma tarafından verilen bu hizmet karşılığı olarak davalı şirket ile aralarında hastane tarafınızca günlük nöbet ücreti hafta içi 2018 yılı için 1.000TL, 2019 yılı için 1.100 TL, 2020 yılı için 1.200 TL, 2021 yılı için 1.300 TL, 2022 yılı için 1.400 TL, hafta sonu cumartesi için 2018 yılı için 1.200 TL 2019 yılı için 1.300 TL, 2020 yılı için 1.400 TL, 2021 yılı için 1.500 TL ,2022 yılı için 1.600 TL , hafta sonu Pazar günü için 2018 yılı için 1.400 TL 2019 yılı için 1.500 TL, 2020 yılı için 1.600 TL, 2021 yılı için 1.900 TL, 2022 yılı için 2.000 TL, MR ünitesinde verilen anestezili MR çekimi ücreti, gündüz ve gece nöbetlerinde ameliyathanede verilen anestezi ücreti için SGK tarafından erişkin yoğun bakım ünitesine kesilen KDV dahil faturanın %10'unun belirlendiğini, davalı şirketin yukarıda belirtilen ek hizmet hak edişlerinin hiçbirini ödemediğini, davalı şirket tarafından MR ünitesinde verilen anestezili MR ücreti, gündüz ve gece nöbetlerinde ameliyathanede verilen anestezi ücreti için SGK tarafından erişkin yoğun bakım ünitesine kesilen KDV dahil faturanın %10'u yerine pandemi tarihi olan 2019 yılı Aralık ayına kadar aylık cironun %10 'nu karşılığı olan ücret yerine aradaki mutabakata aykırı olarak %8 lik cironun müvekkili şirkete bildirildiğini ve müvekkili şirket tarafından bu beyan esas alındığından bildirilen miktar üzerinden fatura kesildiğini, davalı şirketçe %2' lik az ücret yatırıldığını, müvekkili şirket ile aralarındaki mutabakata aykırı uygulama pandemi döneminde yoğun bakım cirosunun %6' lık kısmının müvekkili şirkete bildirildiğini ve ona göre fatura kesildiğini %4 lük az ücret yatırıldığını, pandemi dönemi bitiminden 10.08.2022 tarihine kadar ise davalı şirketçe yoğun bakım ünitesinin aylık %8'lik cirosunun müvekkili şirkete bildirildiğini ve ona göre fatura kesilerek %2 lik az ücret yatırıldığını, müvekkili şirketin, davalı şirket tarafından kendine bildirilen yoğun bakım cirolarının aralarındaki mutabakata uygun şekilde %10 olarak bildirildiğinden hareketle tüm süreçte faturalar kesildiğini ise de aradaki hizmet mutabakatı bittiğinden sonra alınan bilgiler ışığında mutabakatın başından itibaren davalı şirketin %10 yerine yoğun bakım cirosunun %8 lik kısmını, pandemi sürecinde %6 'lık kısmını pandemi süreci akabinde ise yine %8' lik kısmını hak edilmiş gibi bildirilmiş olduğunu, diğer hizmetlere ilişkin ise hiçbir hak ediş bildirimi yapılmamış olduğunun anlaşıldığını, müvekkili şirketin, davalı şirketin aylık yoğun bakım cirosunu bilmek gibi bir imkanı ve görevi olmadığından dolayı, davalı şirketin beyanını kabul almış ancak mutabakatın bitiminde sonra yaptığı araştırmada davalı şirketçe devamlı suretle aylık cironun %10 'luk ksımın altında hak ediş bilgisi verdiğini, diğer hizmetlere ilişkin hak edişleri ise bildirmediğini halbuki müvekkili şirketin %10 'luk ciro payını ve diğer hak ediş hizmetlerini ticaret ve etik kurallarına aykırı olarak sakladığının anlaşıldığını, müvekkili şirketçe bu durum anlaşılmasına müteakip .... Noterliğinin 20.09.2022 tarih ... yevmiyeli ihtarını keşide ettiğini, davalı şirketin ise ... noterliğinin 07.10.2022 tarih ... yevmiyeli ihtarı ile talepleri kabul etmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla mutabakat gereği yoğun bakım cirosunun KDV dahil aylık %10 kısmının eksik bildirilmesi nedeniyle mahrum kalmış olduğu Pandemi döneminde %4 diğer dönemlerde %2' lik hak ediş miktarının şimdilik 500TL lik kısmı ile diğer hak ediş hizmetlerine ilişkin hak edişlerinin şimdilik 500TL lik kısmının toplamı olan 1.000TL'nin davalı tarafça temerrüt tarihinden itibaren en yüksek banka faiziyle ödenmesini, mahkemenin aylık %10' luk ciro bedelinin ücret olarak ödenmesi gerektiğini kabul edilmemesi halinde pandemi süresince %8'den aşağı olarak % 6 olarak bildirilmiş olan aylık cironun eksik bildirilen 2 hak ediş miktarının şimdilik 500TL'lik kısmı ile diğer hak ediş hizmetlerine ilişkin hak edişlerinin şimdilik 500TL'lik kısmının toplamı olan 1.000TL'nin davalı tarafça temerrüt tarihinden itibaren en yüksek banka faiziyle ödenmesini, mahkeme masrafı ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesini, karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili hastane ile aralarında müvekkili şirkete vermiş olduğu hizmet karşılığında 2018 yılı için hafta içi günlük nöbet ücretinin 1000 TL, 2019 yılı için hafta içi günlük nöbet ücretinin 1100 TL, 2020 yılı için hafta içi günlük nöbet ücretinin 1200 TL, 2021 yılı için hafta içi günlük nöbet ücretinin 1300 TL, 2022 yılı için hafta içi günlük nöbet ücretinin 1400TL, 2018 yılı için hafta sonu günlük nöbet ücretinin 1200 TL, 2019 yılı için hafta sonu günlük nöbet ücretinin 1300 TL, 2020 yılı için hafta sonu günlük nöbet ücretinin 1400 TL, 2021 yılı için hafta sonu günlük nöbet ücreti 1500 TL, 2022 yılı için hafta sonu günlük nöbet ücreti 1600 TL, 2018 yılı Pazar günü günlük nöbet ücretinin 1400 TL, 2019 yılı Pazar günü günlük nöbet ücreti 1500 TL, 2020 yılı Pazar günü günlük nöbet ücreti 1600 TL, 2021 yılı Pazar günü günlük nöbet ücreti 1900 TL, 2022 yılı Pazar günü günlük nöbet ücreti 2000 TL ve MR çekimi ücreti, gündüz ve gece nöbetlerinde ameliyathanede verilen anestezi ücreti için SGK tarafından erişkin yoğun bakım ünitesine kesilen KDV dahil faturanın %10'unun kendisine ödenmesi gerektiği halde müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmadığı iddiası ile huzurdaki dava ikame edildiğini, ancak davacının bu iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, dava dilekçesinde müvekkili hastane ile imzalandığı iddia edilen sözleşmeye ilişkin hiçbir delil sunulmamakla birlikte müvekkili şirketin davacının vermiş olduğu hizmete ilişkin kendisine kesilen tüm faturaları ödediğini, davacı tarafından taleplerine dayanak olarak gösterdiği taraflar arasındaki sözleşme içeriğinin gerçeğe aykırı bedeller ve hayatın olağan akışına aykırı kabul edilecek ödeme taahhütleri içerdiğinden davacı tarafça bu sözleşmeye ilişkin delillerin eksiksiz şekilde ortaya konulmasının gerektiğini, davalı tarafça müvekkili hastanenin kendisine ödeme olarak hayatın olağan akışına aykırı ödeme vaatlerinde bulunulduğu iddia edilmekle birlikte bu iddianın daha da artırılarak müvekkili hastanenin pandemi döneminde kendisine yoğunbakım ünitesinin aylık cirosundan %10'luk kısmının davacıya ödenmesi konusunda da tarafların mutabık kaldığının beyan edildiğini, müvekkili şirketin hiçbir şekilde davacının vermiş olduğu hizmete ilişkin %10 'luk ödeme yapacağı bir sözleşme bulunmamakta olup davacının iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının müvekkili şirkete vermiş olduğu hizmete ilişkin tüm faturaların eksiksiz şekilde ödenmiş olup davacının kendisine eksik bildirim ve ödeme yapıldığı iddialarınım kabul edilemeyeceğini, davacı tarafından kendisine müvekkili şirket tarafından yoğun bakım servisinin SGK'ya faturalandırılan aylık cirosunun eksik bildirildiği ve kendisinin eksik bildirilen tutar üzerinden faturalandırma yaptığı iddia edilmişse de öncelikle yoğun bakım servisinde hizmet veren basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davacı şirketin kendi verdiği hizmetin faturalandırılan tutarını bilmemesinin söz konusu olmadığını, diğer bir yandan ise davacının müvekkili şirketin aralarındaki sözleşmeye aykırı şekilde kendisine aylık cironun eksik bildirildiğini ve kendisinin müvekkili şirketin yoğun bakım servisinin aylık cirosunun bilemeyeceği iddia edilmişse de davacı şirketin yetkilisi ...'ın doktor olarak verdiği hizmet nedeniyle medula ve hastane otomaston sisteminde kendi adına, kendi görev yaptığı branşa ilişkin tedavilerin ve SGK 'ya yapılan faturalandırmaların görüldüğü kaydının mevcut olduğunu, sayın mahkemece yapılacak basit bir sistem incelemesinde de görüleceği üzere medula ve hastane otomasvon sisteminde kavdı bulunan her doktorun kendi adına, kendi görev yaptığı branşa ilişkin SGK'ya yapılan aylık faturalandırma meblağını rahatça görebildiğini, yani kısacası davacı şirket yetkilisinin müvekkili şirketin yoğun bakım servisi'nin SGK'ya yaptığı faturalandırma tutarının bilmemesi ya da eksik bilmesinin mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde faturalandırmaya ilişkin müvekkili hastanenin yoğun bakım servisinin aylık SGK'ya faturalandırdığı tutarı bilmediğinden bahisle belirttiği beyanlar ile davacı şirket tarafından yapılan faturalandırmalardaki tutarların çelişkili olduğunu, davacı şirket tarafından yapılan faturalandırmalarda görüleceği üzere davacının tam olarak müvekkili hastanenin yoğun bakım servisinin SGK'ya faturalandırdığı tutar üzerinden 8 lik fatura düzenlendiğini, bu nedenle davacının gerçeğe aykırı olarak vermiş olduğu kötü niyetli talepleri kabul edilemeyeceğini, cevap dilekçesinin ekinde sunmuş oldukları davacının da imzası bulunan protokol başlıklı belgede de görüleceği üzere müvekkili şirket tarafından davacıya tüm ödemeler yapıldığını ve müvekkili şirketin ibra edildiğini, müvekkili şirket ile davacı arasındaki sözleşmenin karşılıklı anlaşarak sona erdirildiğini, buna ilişkin 19.09.2022 tarihinde ibra sözleşmesi imzalanmış olup akdedilen ibra sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin sonradan ortaya çıkabilecek zararları haricinde tarafların birbirlerinden herhangi bir hak ve alacak talep etmeyeceklerine dair birbirlerini ibra ettiklerini, müvekkili şirketin davacıya böyle bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasındaki ibraya ilişkin protokol gereği dilekçelerine ekli belgelerde de görüleceği üzere davacıya ödeme bedeli olarak da çekler verildiğini ve davacı tarafından bu çeklere ödeme amacıyla aldığına ilişkin beyan imzalandığını, davacı tarafça bu çek bedellerinin de alındığını, bu nedenle gerçeğe aykırı iddialarla müvekkili şirketten ödeme talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Dava dilekçesinde davacı. tarafından müvekkili şirkete gönderildiği beyan edilen ....Noterliği 20.09.2022 tarih ... yevmiyeli ihtara karşılık cevaplarının ....Noterliği 07.10.2022 tarih - ... yevmiye nolu ihtarname ile gönderildiğini, gönderilmiş olunan cevabi ihtarnamede de davacının taleplerinin gerçeğe aykırı olduğunu, davacı ile yapılan protokolde de görüleceği üzere davacıya tüm ödemelerin eksiksiz yapıldığını, müvekkili şirketin davacıya borçlu olmadığının belirtildiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER ... İlçe Sağlık Müd.'ne, SGK'ya ve İl Sağlık Müd.'ne yazılan müzekkerelere verilen yanıtlar mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Taraflar arasındaki ihtarnameler dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı ... ve mali müşavir ... tarafından hazırlanan 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "....Taraflar Arasında 19.09.2022 Tarihli “Protokol” akdedildiği söz konusu protokol çerçevesinde ticari ilişkinin yürütüldüğünün anlaşıldığı, Davacı tarafça incelemeye yasal defter ve kayıtları ibraz edilmemiş olup dava konusu olaylar yönünden davacı yasal defterler üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, Davalı tarafça incelemeye ibraz edilen; 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait yevmiye ve kebir defterinin E-Deftere tabi olduğu, E-Deftere tabi yasal defterlerin E-Beratlarının yasal süresinde verildiği, sadece açılış tasdikine tabi envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin ise yasal süresinde yaptırıldığının tespit edildiğini, Davalı yasal defter kayıtları incelendiğinde davalının 31.12.2022 tarihi itibariyle davacıya herhangi bir borç alacağının bulunmadığının görüldüğü, Taraflar arasında akdedilen 19.09.2022 Tarihli “Protokol” Başlıklı Belgede davalı tarafça Sosyal Güvenlik Kurumu'na faturası kesilen hizmetin 408 nin davacıya ödeneceğinin belirtildiği (19.09.2022 tarihli Protokol başlıklı belgenin 3- 4-5.maddelerinde düzenlenen 68 oranının davacının ücret alacağı bakımından da uygulanmasının takdirinin Sayın mahkemeye ait olacağı), Bu kapsamda davacı tarafça incelemeye sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde davacı tarafça SGK na düzenlenen faturaların Hastanede yapılan tüm işlemler için toplu olarak düzenlendiği “Anesteziyoloji Ve Reanimasyon Uzmanı Olarak Ameliyathanede Ve Gece Nöbetçi Olarak Ameliyathane Ve Erişkin Yoğun Bakım Ünitesine” ait ciroya isabet eden kısmın davacı tarafça yasal defter kayıtlarında bölüm bazında ayrı tutulmaması nedeniyle tespit edilemediği, Davalı tarafça “...” sisteminden çekilerek incelemeye ibraz edilen veriler esas alınmak suretiyle davacı tarafça düzenlenen faturalar karşılaştırıldığında sayın mahkemenin kanaatine göre davacı alacağının alternatifli olarak; .Alternatif!i Sayın Mahkemece Taraflar arasında akdedilen Protokol kapsamında davalı tarafça SGK'na düzenlenen faturalar toplamı içerisinde “Anesteziyoloji Ve Reanimasyon Uzmanı Olarak Ameliyathanede Ve Gece Nöbetçi Olarak Ameliyathane Ve Erişkin Yoğun Bakım Ünitesine” isabet eden toplam tutara 08 oranı uygulanması gerektiği kanaatine varılması durumunda davacının huzurdaki davada talep edebileceği herhangi bir alacağın hesaplanmadığı, - 2.Alternatif: Sayın Mahkemece Taraflar arasında akdedilen Protokol kapsamında davalı tarafça SGK'na düzenlenen faturalar toplamı içerisinde “Anesteziyoloji Ve Reanimasyon Uzmanı Olarak Ameliyathanede Ve Gece “ Nöbetçi Olarak Ameliyathane Ve Erişkin Yoğun Bakım Ünitesine” isabet eden toplam tutara %10 oranı uygulanması gerektiği kanaatine varılması durumunda davacının huzurdaki davada talep edebileceği alacak tutarının 164.326,29 TL olarak hesaplandığı, sonuç ve kanaatine varıldığı hakkındaki takdir Yüce Mahkemenin olmak üzere, Saygı ile arz ederiz....." şeklinde heyet görüşünde bulunmuşlardır. Davacı vekili tarafından 14.12.2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile;".... Yanlış ve eksik verilere göre yapılan hesaplamalarda pandemi öncesi ( Mart 2020'ye kadar) müvekkil şirkete yapılan ödemeler düzenli olarak o ayki SGK ya kesilen faturanın %8'lik kısmına tekabül etmektedir. Pandemi döneminde (Mart 2020- Nisan 2022 arasında) müvekkil şirkete yapılan ödemeler SGK tarafından yoğunbakım hastaları için ödenilen ek pandemi hizmeti ücretleri dahil edilmeden hesaplandığında % 6'ya tekabül etmektedir. Pandemi sonrası yani mayıs 2022 tarihinden sonraki ödemeler tekrar % 8'lik ödeme planıyla yapılmıştır. Ancak davalı tarafça sunulan verilerin yanlış olması , bilirkişi raporununda yanlış hesaplama yapmasına yol açmıştır. Bu sebeple SGK tarafından gönderilen cevap yazısına müteakip dosyanın bilirkişilerce incelenerek hesaplanması gerekmekte olup, bu doğrultuda dosyanın ek rapor alınması için Bilirkişilere tevdine kara verilmesini talep etmekle , Dava duruşması ara kararı gereğince davacıya karşı belirsiz alacak olarak 1.000TL olan talebimizi ek bilirkişi raporu alınmaması halinde 163.326Tl artırıp, 164.326TL ye çıkardığımız saygılarımzla bilvekale arz ederiz...." şeklinde bedel arttırım talebinde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; alacak istemine ilişkindir. Huzurdaki davada uyuşmazlık; taraflar arasında sözleşme gereği b erişkin yoğun bakım ünitesine kesilen KDV dahil faturanın %10 eksik bildirilip bildirilmediği bu nedenle de davalı yanın davacıya eksik hak ediş ödemesi bulunup bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan 19.09.2022 ibra sözleşmesine göre davacının alacak talebinde bulunup bulunamayacağı noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında bilirkişiler borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı ... ve mali müşavir ... tarafından hazırlanan 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. Taraflar arasında imzalanan 19/09/2022 tarihli "Protokol" başlıklı belgenin incelenmesinde; protokolün ... ... Hizmetleri ile ... Medikal ... A.Ş arasında Anestezi Doktoru Hizmet Alım Sözleşmesinin sona erdirilmesine yönelik imzalandığı, davacının davalıyı 22/07/2014-10/08/2022 yılları arasındaki ilişkiye istinaden ibra ettiği, mutabakatı yapılmayan aylara ilişkin de kesintilerin %8'nin davacıya ödeneceği, tarafların basiretli tacir olarak bu sözleşmeyi kabul ettiğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Yapılan açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı değerlendirildiğinde; taraf defterlerinin incelenmesi hususunda ara karar oluşturulduğu ancak davacı tarafça incelemeye yasal defter ve kayıtları ibraz edilmemiş olup dava konusu olaylar yönünden davacı yasal defterler üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, davalı defterlerinin incelenmesinden defterlerin lehine delil teşkil ettiği, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, aralarında 19.09.2022 Tarihli “Protokol” akdedildiği, başkaca bir sözleşmeye rastlanmadığı, davalının 31.12.2022 tarihi itibariyle davacıya herhangi bir borç alacağının bulunmadığının görüldüğü, Taraflar arasında akdedilen 19.09.2022 Tarihli “Protokol” Başlıklı Belgede davalı tarafça Sosyal Güvenlik Kurumu'na faturası kesilen hizmetin %8 nin davacıya ödeneceğinin belirtildiği, incelenen belgelerde SGK na düzenlenen faturaların Hastanede yapılan tüm işlemler için toplu olarak düzenlendiği “Anesteziyoloji Ve Reanimasyon Uzmanı Olarak Ameliyathanede Ve Gece Nöbetçi Olarak Ameliyathane Ve Erişkin Yoğun Bakım Ünitesine” ait ciroya isabet eden kısmın davacı tarafça yasal defter kayıtlarında bölüm bazında ayrı tutulmaması nedeniyle tespit edilemediği görülmüştür. Taraflar arasında ödenecek hak edişin %10 olacağına dair bir sözleşme bulunmadığı, davalının bunu kabul etmediği davacının başkaca bir delille de bu iddiasını ispatlayamadığı ve defterlerini de incelemeye sunmadığı nazara alınarak HMK 222. Maddesi uyarınca davalı tarafça “medula” sisteminden çekilerek incelemeye ibraz edilen veriler esas alınmak suretiyle davacı tarafça düzenlenen faturalar karşılaştırıldığında taraflar arasında akdedilen Protokol kapsamında davalı tarafça SGK'na düzenlenen faturalar toplamı içerisinde “Anesteziyoloji Ve Reanimasyon Uzmanı Olarak Ameliyathanede Ve Gece Nöbetçi Olarak Ameliyathane Ve Erişkin Yoğun Bakım Ünitesine” isabet eden toplam tutara davacı yanın uygulanacak oranın %10 olduğuna ilişkin iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından tarafların basiretli tacir oldukları da dikkate alınarak davacının talep edebileceği bir alacak bulunmadığı kanaatine varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Ayrıca taraflar arasında imzalanan 19/09/2022 tarihli "Protokol" başlıklı belgenin TBK 132. maddesi kapsamında ibra sözleşmesi olduğu, ibra sözleşmesi kapsamında davacınn hak iddia ettiği 22/07/2014-10/08/2022 yılları arasındaki ilişkiye istinaden herhangi bir hak ve alacağı kalmadığı dolayısıyla ibra sözleşmesine konu borçların sona erdiği anlaşılmakla bu bakımdan da davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle davacı tarafından açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL peşin haçtan davacı tarafından yatırılan 179,90TL ve tamamlama harcı olan 2.787,66 TL düşümü sonucu fazla yatan 2.352,16 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin dava red ile sonuçlandığından davacı üzerine bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 99,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Dava red ile sonuçlandığından davacı vekiline herhangi bir vekalet ücretinin verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan (A.Ü.Ü.T )gereğince 30.000 TL 'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Devletçe karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen karara ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2025 14:15:37 02/07/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır