İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/842 E. 2024/849 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/842
- Karar No
- 2024/849
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/842 Esas KARAR NO : 2024/849 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/12/2021 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde; 21/09/2019 tarihinde meydana gelen kazada şirketiniz nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'ın yaralandığını, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu tespit edilen ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Sigortası ile sigortalandığını, müvekkili tarafından davalı sigorta şirketine ilk başvurunun yapıldığını, herhangi bir şekilde cevap alınamadığını, ödemenin yapılmadığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkili ...'ın yaralandığını, aylarca tedavi gördüğünü, sonuç olarak kaza ile ilişkili olarak 16/11/2020 tarihli ... Üniversitesi Adli Tıp raporu ile %39,2 (Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybına göre) maluliyeti olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin geçirdiği kaza sonucunda yaralanmasına bağlı olarak aylarca evde iyileşmeyi beklediğini, Adli Tıp raporunda 180 günlük geçici iş görmezlik ve 60 günlük bakıcı gideride olduğu tespit edildiğini belirterek kazaya bağlı olarak müvekkilimizin sağlık durumunda meydana gelen %39,2 maluliyet göz önüne alınarak müvekkilimizin tedavi süresince bakıcı gözetiminde olması ve iş göremezlik durumunun bilirkişi marifetiyle tespitini ve buna ilişkin tazminatın tespitini, müvekkilinde oluşan cismani zarar sebebiyle oluşacak maddi tazminatın, sürekli ve geçici maluliyet dönemine ilişkin tazminat tutarının, bakıcı giderinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, öncelikle 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; 2918 sayılı karayolları trafik kanunu'nun 6704 sayılı yasa ile değişik 97. maddesi uyarınca işbu davadan önce müvekkil şirkete yapılmış usulüne uygun bir başvuru söz konusu olmadığından dava usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından usulüne uygun başvurunun yapılmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, maluliyet oranı belli olmaksızın tazminat hesaplanmasının mümkün olmadığını, iş göremezlik oranının adli tıp kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, talep edilen tazminatın kabul edilemeyeceğini, iddia edilen maddi zarar konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek haksız davanın hukuki yarar yokluğundan aksi taktirde esastan reddine, davanın ...'ya ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. Dava ...'ya usulüne uygun ihbar edilmiş, ihbar olunan vekili cevabında; Davalının davanın ihbarı isteğinin reddine, huzurdaki davanın müvekkil Kuruma ihbar edildiği de dikkate alınarak, müvekkil Kurum aleyhine hüküm kurulmamasına, davacı kazalı ...'ın 21.09.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu gördüğü tedaviler bakımından sağlık hizmet sunucuları tarafından müvekkil Kuruma fatura edilen tedavi giderleri ve müvekkil Kurum tarafından yapılan ödemeleri gösterir kayıtların , bilgi ve belgelerin ... İl Müdürlüğünden celbine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından 13/11/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile; fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutularak davalı yana karşı açılan alacak davasında, bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkilinin maluliyet maddi zararı hesap edildiğini, dava değerini davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 390.000,00 TL'sına artırma zarureti hasıl olduğunu belirterek talep artırım dilekçesinin kabulü ile temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiz ile birlikte davalı yandan alınıp müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasında yaralanan davacının kalıcı, geçici maluliyet ve bakıcı gideri zararlarının kazaya karıyan aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizin 24/12/2024 tarihli duruşmasında, davacı vekili beyanında; davalı sigorta şirketi ile sulh olduklarını, bu sulh kapsamında davadan feragat etiklerini, yargılama ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, davalı tarafında aynı şekilde yargılama ve vekalet ücreti talebinde bulunmayacağını, ayrıca arabuluculuk ücretinin de davanın açılmasına müvekkili neden olmadığından davalı tarafa yüklenmesini talep ettiklerini beyan ettikleri anlaşılmıştır. Davalı vekili de beyanında; davacı taraf ile sulh olduklarını, yapılan feragat nedeniyle yargılama ve vekalet ücreti talebinde bulunmadıklarını beyan etmişlerdir. Davadan feragat HMK. nun 307 ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK'nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde, davadan feragate yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de HMK. nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle feragat sebebiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL karar arcından peşin olarak alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 398,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 3-Taraflarca sarf edilen yargılama giderlerinin talepleri üzerine kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Tarafların talepleri üzerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, 6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davanın açılmasına davalı neden olduğundan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 24/12/2024 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır